Anahtar kelimeler: Görmeden Urla Durdurduklarını Ltdşti Ambalaj İlamsız Temizlik Tutarları Menfi Sonradan

T.C.
İZMİR1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.İDDİA VE TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkil şirket aleyhine 17.04.2023 tarihinde Urla icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, yasal süresinde takibe itiraz ederek durdurduklarını, takibe konu edilen dava dışı... Temizlik ambalaj san. Ve tic. Ltd.şti tarafından müvekkiline tahakkuk ettirilen 81.540,00-TL tutarlı ve 35.105,00-TL tutarları faturaların konu edildiği, müvekkilinin dava dışı şirketlerle herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, faturaların sonradan düzenlendiğini, müvekkilinin böyle bir borcun bulunmadığını, takibinde haksız ve kötü niyetli alacaklı hakkında alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, müvekkilinin takibe konu borcun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP VE SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkeme açıldığını, Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, yetkili mahkemeninde İzmir olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari işlem olduğunu, Ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olduğunu, arabulucuya başvurulmadan açılan davanın reddinin gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesiniDAVA
:Dava vekaletsiz iş görme kapsamında girişilen takip sonrası açılan menfi tespit istemine ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Urla İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalının 2 adet faturanın rücuen tahsili amacıyla davacı aleyhinde ilamsız takip başlattığı, davacı tarafından takibe süresinde itiraz edildiği, takibin durduğu, davacının iş bu davada davalı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığı, davalının temsilci olmadığı, davalıya verilen herhangi bir talimat bulunmadığı, davalı tarafından takibe dayanak olarak gösterilen faturalara konu malın bedelinin ilgili şirketlere geçmiş dönemde ödendiği, davalıya borcunun bulunmadığını iddia ettiği, davalının ise zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğu, mahkemenin görevine itiraz ettiği, davanın arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk şartının yerine getirilmediği, hukuki yararın bulunmadığı, davacı şirket yetkilisi ile dava dışı babası arasında vekil ilişkisinin bulunduğu, kendisinin babasına yardımcı olmak üzere davacı şirket lehine bir kısım işlemleri yaptığı, davacı şirket adına üçüncü kişilere ödeme yapıldığı, bu ödemenin davacı tarafından kendisine iadesi gerektiğini savunduğu, taraflar arasında mahkememizin görevli olup olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın dava şartı zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davada hak düşürücü süre bulunup bulunmadığı, davacının takip konusu faturalar sebebiyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, takibe konu alacağın davacıdan talep edilip edilemeyeceği, davacının menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.Urla ...Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarih ...karar sayılı ilamı ile davaya konu uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklandığı gerekçesi ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri lehine görevsizlik kararı verildiği, taraflarca kanun yoluna başvurulmadığı, kararın kesinleştiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlıkta taraflar arasında doğrudan kurulan bir ticari ilişki bulunmadığı hususunun tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından davacı lehine dava dışı üçüncü kişilere yapıldığı bildirilen ödemelerin davacıdan talep edilip edilemeyeceği, davacının bu ödemelere istinaden davalı tarafından girişilen icra takibi nedeniyle menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında olduğu, taraflarca açıkça aralarında ticari ilişki bulunmadığı iddia edildiği ve savunulduğuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda yapılan incelemede dava bu haliyle mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği gibi her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulu da somut olayda gerçekleşmediğinden nispi ticari davadan da bahsedilemeyeceği, bu durum karşısında vekaletsiz iş görme hükümlerinden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Urla.. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,Görevli mahkemenin Urla... Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Mahkememiz ile Urla ... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan, taraflarca kanun yoluna başvurulmaması ve kararın kesinleşmesi halinde merci tayini için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. veya 23. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025Katip ... Hakim ....E-İMZA E-İMZA