Anahtar kelimeler: Anlaşarak Dönük Geçmişe Ortağı Kambiyo Senet Gerçekte Tanzim Bakirköy Senetlerinden

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin eski ortağı ve yetkili ... tarafından muvazaalı olarak ve davalı ile anlaşarak gerçekte müvekkil şirketin borcu olmamasına rağmen geçmişe dönük olarak davalı lehine senet tanzim edildiğini, davalı ile müvekkil şirketin iş ortağı ve yetkilisi olan ... ile birlikte ortak iş yapıldığını, takibe konu senetteki imzanın müvekkil şirketin yetkililerine ait olmadığını, müvekkil şirketin alacaklıya borcu olmadığını ileri sürerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu senetten dolayı müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine ve davaya konu senetteki vadeler hem rakamla hem yazı ile █████/2016 olduğunu, davacının "imza müvekkil şirkete ait değildir" şeklindeki beyanı da gerçeği yansıtmadığını, senetin, düzenleme tarihindeki (█████/2016) şirket yetkilisi ... tarafından imzalanarak müvekkile verildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düştüğü, ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düştüğü, borçlu imza inkarında bulunduğu takdirde ispat yükünün alacaklıda olduğu, dosya içeriğinde dava dışı ...'un Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihi itibariyle kesinleşen ████████ E. ████████ K. sayılı ilamı ile dava konusu senedi sahte olarak düzenlediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne; davalı tarafın senedi sahte olarak üreten kişi olmaması sebebiyle kötüniyete ilişkin şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dosyasıyla bağlantılı ve bekletici mesele yapılan Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/7 E. ████████ K. sayılı dosyasından alınan ATK raporlarda senetteki imzanın tanzim tarihinde şirket yetkilisi olan ...'un eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, davacının savunmasına dayanak yaptığı ceza mahkemesi kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, bu nedenle ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, yerel mahkeme kararına dayanak yapılan ceza mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, tüm savunma ve haklılıklarını İstanbul BAM 20.HD'nin ████████-808 E-K sayılı kararının da doğruladığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince ceza mahkemesince ilamı ile dava konusu senedi sahte olarak düzenlediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; TBK'nın 74.maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağlaması için, ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerektiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ceza mahkemesi kararının, hukuk mahkemesini bağlamayacağı sabittir. Yine icra mahkemesi dar yetkili mahkeme olup, buradan verilen kararın genel yetkili mahkemeyi bağlayıcı etkisi yoktur. Davaya konu uyuşmazlık, davaya konu senedin davacı şirket eski yetkilisinin temsil yetkisi sona erdikten sonra geçmiş tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediği noktasında toplanmaktadır. Somut olayda davaya konu senedin lehdarı, yargılama sırasında vefat eden davalı ...'tur. Davacı şirketin eski temsilcisi olan ...'ın davacı şirketin hali hazırdaki şirket yetkilisi olan ...'ı bıçakla kasten yaraladığı, bu yaralama olayından dolayı açılan ceza davasında, davalı ...'un sanık .... lehine tanıklık yaptığı, senedin söz konusu yaralama olayından yaklaşık 1 ay sonra takibe konulduğu, dolayısıyla davaya konu senedin ödeme tarihi █████/2016 tarihi olmasına rağmen, 2018 yılına kadar takibe konulmayıp söz konusu yaralama olayından sonra takibe konulduğu görülmektedir. Somut olayın özellikleri ve temsil yetkisinin sona erdiği bir zamanda, temsil yetkisinin var olduğu zaman dilimine ilişkin olarak geçmiş tarihli kambiyo senedi tanzim edilmesi durumunun tespitinde, kıymetli evrakın sebepten bağımsızlığı ilkesinin çok katı yorumlanmaması geremektedir. Kambiyo senetleri sebepten bağımsız olmakla birlikte, her durumda kambiyo senedinin düzenlenmesine sebebiyet veren bir temel ilişki mevcuttur. Öncelikle senet lehdarı olan davalının senedin doğuş nedeni hakkında isticvap edilmesi ve saptanacak hukuki ilişki çerçevesinde davaya bir çözüm bulunması gerekmekteyse de, davalı yargılama sırasında vefat etmiştir. Müteveffa davalı ..., soruşturma ve ceza davaları sırasında sırasında davaya konu senedin davacı şirkete verdiği 47.500-TL borç para karşılığında kendisine veriliğini ileri sürmüştür. Bu durumda davaya konu senedin düzenlendiği 2016 yılına ilişkin davacı şirketin ticari defterleri incelenerek, davacı şirket ticari defterlerine göre; davaya konu senedin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacı şirket ticari defterlerine göre davalının davacı şirkete 47.500-TL borç para verip vermediği incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, 2-Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalılara iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 234,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 726,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!