Anahtar kelimeler: Malezyaya Maket Darbeye Hadisenin Layıkıyla Tahtında Davaitirazın Rizikolara Emtiası Yükün

T.C.
İSTANBUL20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ"Davanın Reddi"ESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:███████DAVA
:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş.'ye ait "maket" emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile müvekkili sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığını, emtialar, ... numaralı hava yolu taşıma senedi tahtında hava yolu taşıması ile Türkiye'den Malezya'ya taşınmak üzere yola çıktığını, söz konusu emtia alıcıya teslim edildiğinde yapılan kontrollerde emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz raporu neticesinde hadisenin yükleme-aktarma-boşaltma işlemleri esnasında yükün darbeye maruz kalması ve/veya layıkıyla elleçlenmemesi neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı konşimentoyu düzenlemek ve taşıma işini fiilen gerçekleştirmek suretiyle davalı Yargıtay İçtihatları gereğince somut olaya konu taşımada "fiili taşıyan" olarak hareket etmiş olduğundan sorumluluğu söz konusu olduğunu beyan ederek; .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına borçlu /davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... ... tahtında ... - ... - ... ... güzergahında taşınan emtialar 13.03.2022 tarihinde eksiksiz ve hasarsız şekilde teslim edildiğini, müvekkili şirketin kusurunun yada sorumluluğunun bulunmadığını, kargoda meydana geldiği iddia olunan hasarın en geç 14 gün içerisinde taşıyıcıya yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini ancak, davacı ya da sigortalısı tarafından müvekkili şirkete iletilen resmi bir yazılı müracaatın bulunmadığını, davacı taraf hasar iddiasını ispat ile mükellef olmasına rağmen, hasarını ve hasardan taşıyıcının sorumlu olduğuna dair tek bir delil dahi sunamadığını, süresi içerisinde yapılan bir hasar bildirimi de bulunmadığını, davanın ... A.Ş.' ye ihbarını talep ettiklerini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını savunarak; Montreal Konvansiyonu'nun öngördüğü hak düşürücü süre içerisinde yazılı ihbar yapılmamasına bağlı olarak dava açma hakkının ortadan kalması nedeniyle davanın reddine, maddi ve hukuki mesnet barındırmayan haksız ve hukuka aykırı davanın redine, davacı aleyhine %20’den az olmayan kötüniyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, ... poliçe no'lu nakliyet emtea sigorta poliçesi, hasar ekspertiz raporu, hava taşıma senedi, ödeme dekontu, ibraname, temlikname, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın hasarlanması nedeniyle ödenen bedelin rücuen tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı ... A.Ş tarafından sigortalı maket emtiasının, nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, emtiaların hava yolu taşıması ile Türkiye'den Malezya'ya taşınmak üzere yola çıktığını, emtialar alıcıya teslim edildiğinde emtiaların hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davalının fiili taşıyıcı olduğunu, dava dışı sigortalının zararının davacı sigorta şirketi tarafından ödendiğini, TTK 1472. Maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, hava yoluyla taşımacılığına Türkiye'nin de taraf olduğu Montreal Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, hasar iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, emtianın hasarsız ve eksiksiz şekilde teslim edildiğini, davacı tarafından resmi bir hasar bildiriminin yapılmadığını, iddia olunan zararın ambalaj hatası ya da paketlemeden kaynaklı olup olmadığı ve davacının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalılar/borçlular aleyhine 57.560,00-TL rucuen tazminat olmak üzere toplam 57.560,00-TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu ...'na çıkartılan ödeme emrinin █████/2023 tarihinde ve borçlu ... A.Ş.'ye █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... Anonim Ortaklığı'nın ve █████/2023 tarihinde ve borçlu ... A.Ş.'nin █████/2023 icra takibine itiraz ettikleri, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Makina Mühendisi Bilirkişi ..., Sigorta Uzmanı Bilirkişi ... ve Taşıma Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından █████/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davaya konu taşımacılığın, Türkiye ile Malezya arasında gerçekleşen bir havayolu taşımacılığı olduğu, bu nedenle; taşıma esnasında emtiada meydana geldiği iddia edilen kısmi hasarın Varşova konvansiyonu (Montreal Konvansiyonu) kapsamında değerlendirileceği, davaya konu alıcısına kısmen hasarlı olarak teslim edildiği iddia edilen taşımacılığın herhangi bir aşamasında Kargo Hasar Raporu tespit edilemediği için davalı taşıyıcının meydana geldiği iddia edilen kısmi hasardan kusuru/sorumluluğu olduğunun ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, davaya konu alıcısına kısmen hasarlı olarak teslim edildiği iddia edilen 6 kap emtianın hasarlı olduğuna dair taşıyan firmaya Montreal Konvansiyonu 31. maddeye göre hasar bildiriminde bulunulmadığı kanaatine varıldığı, Sayın Mahkemenin davaya konu alıcısına kısmi olarak teslim edildiği iddia edilen emtiada meydana gelen kısmi hasarın taşımacılık faaliyeti sırasında meydana geldiğini taktir etmesi durumunda davalı fiili taşıyıcının tazminat sorumluluğu sınırlı sorumluluk olduğu, hasarlanan 2 kap maket cinsi emtianın 164,00 ağırlığında olduğu, Montreal Konvansiyonu m.22/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarının (85.303,58 TL) davacı tarafından talep edilen (57.560,00 TL) tazminat miktarının üzerinde olduğu tespit edildiğinden; somut olayda sınırlı sorumluluk uygulamasına yer bulunmadığı kanaatine varıldığı, ürünlerin ambalajlandığı ahşap kasanın hatalı bir şekilde elleçlenmiş olmasının zarara sebep olduğu, hasar ekspertiz raporunda tespit edilen 57.560,00 TL’ nin makul olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Somut olayda uluslararası hava yolu ile kargo taşıması işlemi gerçekleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti 2011 yılında Montreal Konvansiyonu'na taraf olarak Konvansiyon'un 1/1. maddesi uyarınca uluslararası kargo taşımalarında konvansiyonun uygulama alanı bulacağını kabul etmiştir. Montreal Konvansiyonu 04.11.1999 tarihinde yürürlüğe girmiş, Türkiye 26.03.2011 tarihi itibariyle Konvansiyon'a taraf olduğundan uyuşmazlığın çözümünde Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Montreal Konvansiyonu'nın 18. maddesi uyarınca, hava yolu taşımasını yapan davalı, hasarın hava yolu taşıması sırasında meydana gelmesi hâlinde sorumlu olacaktır. Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde ise "Kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya hasar gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve sorumluluk sınırları düzenlenmiştir. Taşıyıcının konvansiyon kapsamındaki sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluktur.Montreal Konvansiyonu'nın 18. maddesi uyarınca, hava yolu taşımasını yapan davalı, hasarın hava yolu taşıması sırasında meydana gelmesi hâlinde sorumlu olacaktır. Yine Konvansiyon'un 31. maddesindeki düzenleme uyarınca, hasarın, teslimden itibaren 14 günlük sürede taşıyıcıya ihbarı gerekmektedir. Aksi halde gönderilene, taşınan emtianın eksiksiz ve hasarsız teslim edildiği karine olarak kabul edilir. Bu düzenleme karşısında, ihbar sürelerine uyulmaması hâlinde, yalnızca taşıyıcı leyhine bir karine söz konusu olmayıp, taşıyıcının sorumluluğu da sona ermektedir (Hüseyin Ülgen, Havva Taşıma Sözleşmesi, İstanbul 1987, s. 211; Tuba Birinci Uzun, Uluslararası Hava Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu, 2012, s.134-135).Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın hasarlanması nedeniyle ödenen bedelin rücuen tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine yönelik olarak dava açıldığı, davacının sigortalıya ödeme yapmasıyla TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğu ve dava açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davaya konu taşıma işinin Türkiye-Malezya arası hava yolu taşımacılığı olduğu ve somut olayda Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, fiili taşımacılık işleminin ... numaralı AWB (havayolu konşimentosu) ile ... tarafından gerçekleştirildiği, davaya konu kısmi hasarlı olarak teslim edildiği iddia edilen 6 kap emtia için sevkiyatın herhangi bir aşamasında “Kargo Hasar Raporu” düzenlendiğinin dosya kapsamında tespit edilemediği, davalı tarafından dosyaya sunulan teslimat belgesinde hasarsız olarak teslim edildiğinin anlaşıldığı, Montreal Konvansiyon'un 31. maddesindeki düzenleme uyarınca, hasarın, teslimden itibaren 14 günlük sürede taşıyıcıya ihbarı gerektiği, aksi halde gönderilene, taşınan emtianın eksiksiz ve hasarsız teslim edildiğinin karine olarak kabul edileceği, davaya konu alıcısına kısmen hasarlı olarak teslim edildiği iddia edilen 6 kap emtianın alıcısına teslimi sırasında kısmi hasar tespit edildiğine dair taşıyan davalı firmaya bildirimde bulunulduğuna dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, davacı tarafından davalıya Montreal Konvansiyonu 31. maddeye göre hasar bildiriminde bulunulmadığı bu nedenle taşıyıcı firma olarak davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla; düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınarak davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE,2- Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin yatırılan 695,19-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 79,79-TL'nin davacıya iadesine,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı, davalı ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalı*Hakim ...e-imzalı*