Anahtar kelimeler: Kraliçesi Abartılarak Zorluklar Eziyet İkrarın Boşanmış Üstlenilmesi Eşinden Vasfının Vasıflandırılması
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Eziyet
    HÜKÜM
    : Hükümlülük
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    1- Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. İkrar tek başına, suçun sabit olması ve vasfının tayini açısından yeterli olmayıp, bu ikrarın maddi deliller ile doğrulanması gerekmektedir. İkrarın, suçun kabulü ve vasfının tayininde delillerin kraliçesi olması dönemi, ceza yargılamasının maddi gerçeğin bulunması şeklindeki amacı ile bağdaşmamaktadır. Herhangi bir menfaat elde etmek amacıyla suç işlendiği kabul edilebileceği gibi, basit bir suçun bir takım nedenlerle abartılarak vasıflandırılması ve hatta bir başkasının işlediği suçun üstlenilmesi de mümkündür. Bu nedenlerle, mevcut delillerin bir bütün halinde irdelenerek sonuca ulaşılması gerekmektedir.
    Somut olayda, eşinden boşanmış olup çocuğunun velayeti kendisine verilen sanık, maddi ve manevi zorluklar içerisinde olup bakamadığı küçük çocuğunun kendisinden alınarak yurda verilmesi konusunda 2003 yılında talepte bulunmuş, bu talebi kabul edilmeyip maddi yardımda bulunulacağı belirtilmiştir. Dosyada mevcut sosyal inceleme raporlarına göre, yeniden evlenmek isteyen ve evlenmek istediği şahsın çocuğu istememesi nedeniyle bunalıma giren, bu konuda kendince çözüm arayan sanığın, çocuğunun yurda verilmesi hususunda Cumhuriyet Başsavcılığına başvurusu üzerine alınan ifadesinde mağduru dövdüğünü bildirdiği, gerekçeli kararın tebliği üzerine Tarsus Aile ve Sosyal Politikalar İlçe Müdürlüğü tarafından sunulan 25.12.2012 tarihli yazı ve ekindeki sosyal inceleme raporu ile diğer belgelerde ''sanığın 2010 yılında yeniden evlendiği, SGK güvencesi ile bir tekstil atölyesinde işçi olarak çalıştığı, boşanma sonrasında çocuğu ile birlikte anne ve babasıyla yaşadığı sorunlarından ikinci evliliği ile kurtulduğu, yurda alınmış olan mağdurun sürekli annesini özlediğini ifade ettiği, üvey babası ile diyaloğunun iyi olduğunun gözlemlendiği ve sonuçta sosyal ve ekonomik destek hizmeti kapsamında tekrar sanığa verildiği'' hususlarının belirtildiği anlaşılmakla, hükümden sonra dosyaya sunulan belgeler ve mağdura ilişkin doktor raporunda sadece, sol kulak arkasında muhtemelen tırnak izi ve sıyrıktan bahsedilmesi gözetilerek, gerektiğinde sanığın yakınları ve komşuları da tanık olarak dinlenerek, sanığın sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde süreklilik arz edecek mahiyette, insan onuru ile bağdaşmayan, mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre eyleminin TCK.nun 86/2., 96. ve 232. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
    2- Kabul ve uygulamaya göre de;
    TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
    Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görül- müş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!