Anahtar kelimeler: Mersis Yaratacak İltibas Düzeyde İbareli Sinaî Fikri Tanınmış Hükümsüzlüğü Markanın

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.ANKARA1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ...Mersis No
: ...VEKİLİ
: Av. ... -...DAVALI
: 1- ... - ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: 2-...Mersis No: ......VEKİLİ
: Av. ......DAVA
: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2023KARAR YAZIMTARİHİ
:█████/2024Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin en önemli markalarından birinin de “...” markası olduğunu, dava konusu “... ...” ibareli markanın, müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduklarını, markaların kapsamlarının benzer olduğunu, markaların bütünsel algılarında benzer olduklarını, alıcıların “...” ibareli müvekkili markasını taşıyan mal ve hizmetlerden satın almak veya yararlanmak isterken başvuru konusu markayı tercih ederek yanılgıya düşebileceklerini, dava konusu markanın mevcut haliyle müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını iddia ederek ... sayılı ... kararının iptalini ve ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer Davalı vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili firma hakkında ... E. sayılı dosyasından █████/2020 tarihinde iflas kararı verildiğini, ...sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde anılan kararın kesinleştiğini, taraflar arasında daha evvel de ... sayılı dosyanın görüldüğünü, anılan kararın ““elektronik ...” ibareli marka başvurusuna yönelik olduğunu ve müvekkili lehine sonuçlandığını, somut olayda da yine taraf markaları arasında iltibas ihtimaline neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, dava konusu “... ...” markasının da bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının “...”, “...”, “...” ibaresini haiz itiraz gerekçesi markalarına benzerlik göstermediğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.YARGILAMA
:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır....'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... ... ibaresinin 35. Sınıf hizmetlerde tescili amacıyla 28.11.2019 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 27.12.2019 tarih ve 339 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli bir kısım markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu, ... tarafından bu itirazların haklı görülmeyerek reddolunduğu, söz konusu karara karşı davacı tarafça yeniden itiraz edildiği, davacı itirazlarını inceleyen ...’nun 28.01.2021 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, çekişme konusu markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ihtiva ettiği anlam itibariyle çekişme konusu hizmetler bakımından ayırt edici niteliği çok düşük bir ibare olması, dolayısıyla, başvuru konusu markanın sadece "..." ibaresinden değil, "... ..." şeklinde kavramsal bir bütünden oluşması, markaların "..." ibaresi dışında ihtiva ettiği diğer unsurlar bakımından herhangi bir benzerlik taşımaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, sadece zayıf unsurun ortak olmasının markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, diğer unsurlar arasındaki belirgin farklılıkların somut olayda karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu görüşüne varılmıştır. Dolayısıyla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmış ve itirazın reddi gerekmiştir” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:dava konusu ... sayılı başvuru ile davacı yanın gerekçe markaları arasında 35. Sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları.Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başaBilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar, akıllı saatler, bileklikler, başa)…. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” hizmetleri bakımından emtia benzerliğinin mevcut olduğu, başvuruda yer alan sair hizmetler yönünden ise taraf markaları arasında herhangi bir benzerliğin zaten mevcut olmadığı, bununla birlikte işaretlerin bütünsel algılarında hiçbir benzerlik bulunmadığı, ortak unsur olan “...” ibaresinin, markasal niteliği dahi tartışmalı, kimsenin tekelinde görülemeyecek bir kavram olduğu, dolayısıyla SMK m. 6/1 kapsamında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.GEREKÇE
:Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı Markası Örnek Davacı Markaları... ... ...(35. sınıf) ......(09, 35, 38, 42. sınıf)Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu ... sayılı başvuru ile davacı yanın gerekçe markaları arasında 35. Sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için … Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları.Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başaBilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar, akıllı saatler, bileklikler, başa)…. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” hizmetleri bakımından emtia benzerliğinin mevcut olduğu, başvuruda yer alan sair hizmetler yönünden ise taraf markaları arasında herhangi bir benzerliğin zaten mevcut olmadığı, anlaşılmaktadır.Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun ... ... şeklinde bir sözcük grubu markasıolduğu, anılan markanın “...” ve “...” şeklinde ayrıştırılabilecek ikibölümden oluştuğu, “...” ibaresinin bütün olarak algılanacak bir tamlamaolduğu, kavramsal olarak “bir kişinin sahip olduğu iş” anlamına geldiği, “...”kelimesinin ise “fırsat” sözcüğünün çoğul eki almış hali olduğu, markadaki herhangibir unsurun diğerine nazaran ön planda olmadığı, markanın bu haliyle bir bütünolarak algılanacak olduğu anlaşılmaktadır.Davacının markalarının incelenmesinde; davacıya aitmesnet gösterilen markalarda da yine aynı şekilde figüratif bir unsur içermeden standart harfkarakteri ile “...”, “...”, “...” birer kelime markasındanoluştuğu, anlaşılmaktadır.Markalardaki ortak unsurun ''...'' ibaresi olduğu görülmektedir.Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir....'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..., ..., ..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... ..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, davalı yanın markası incelendiğinde de “... ...” şeklindeki sloganınkelimelerin sahip oldukları anlamlardan bağımsızlaşmayan, mecazi bir anlam taşımadığı,tüketiciye doğrudan sahip olduğu anlamı veren, yalın nitelikte bir slogan olduğu; dolayısıyla ayırt edici gücü yüksek olmayan böylesi bir sloganın, tescilliolduğu müddetçe korunacak olmakla birlikte, nasıl ki zayıf ayırt edici unsurlardan oluşanolağan markalar bakımından, bu markaların yapılacak ufak değişikliklerle oluşturulmuşbenzerlerinin, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğurmayacağı kabul edilmekte ise, aynışekilde slogan niteliğindeki bu markalar bakımından da yapılacak değişikliklerin karıştırılmaihtimalini bertaraf edebileceği; her ne kadar uyuşmazlık konusu markadaki kullanım “...”şeklinde değil “... ...” şeklinde ise de taraf markalarında yer alan bu sloganlararasında belirgin bir farklılık bulunması ve ortak olan “...” ibaresinin ayırt ediciliğindüşük olduğu, bu ibarenin markanın işlevi olan kaynağa gönderme mevcudiyetinin olmamasınedeniyle markaların görsel farklılıklarının yüksek olduğu, tüketici nezdinde karıştırılmaihtimalinin oluşmayacağı, taraf markaları arasında iktisadi bir ilişki bulunmayacağı, davalımarkasının, davacı tarafça yaratılmış/kullanım izni verilmiş bir marka olarak algılanmasınınoluşmayacağı, karıştırılma ihtimali, karşılaştırılan iki işaretin içerdiği unsurlardanbirinin, bir kaçının veya hepsinin benzerliğinin varlığı ile ortaya çıkabilecek bir kavram olup,benzer işareti gören ve duyan tüketiciler daha önce tanıdıkları markaların bıraktığı intibaıhatırlayarak, yeni markanın daha önce görmüş oldukları markanın bir başka versiyonu, serisi,uzantısı olduğunu veyahut da bildikleri marka sahibi tarafından verilmiş bir lisans ile sözkonusu ürünün üretildiğini düşünmelerinin oluşmayacağı; taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere:1-DAVANIN REDDİNE,2-Davacı tarafça yatırılmış olan peşin harç yatırıldığı anda yeterli olduğundan yeniden değerleme oranı dikkate alınarak karar tarihinde geçerli olan harç miktarına tamamlanmasının davacının mülkiyet hakkını ihlal edeceği dikkate alınarak yeterli olduğuna ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00 TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30.11.2023Katip ... Hakim ...e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır