Anahtar kelimeler: Yitirdiklerini Ani Annesi Sürücünün Müteveffanın Vefat Desteklerini Desteğinin Desteği Karıştığı
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ Esas ████████ Karar.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ Esas ████████ Karar
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan ve davalı bakanlığın işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların desteği sürücünün vefat ettiğini, davacılardan müteveffanın eşi ... ile annesi ...' nin desteklerini yitirdiklerini ve çocukları olan diğer davacılar ile birlikte bu ani vefat nedeniyle büyük acı ve elem duyduklarını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... için 1.600,00 TL, ... için 1.600,00 TL toplam 3.200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi yönünden 01.11.2017 tarihinden, diğer davalı yönünden 21.08.2017 tarihinden itibaren (sigorta şirketi limit ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsilini ve davacı ... yönünden 175.000,00 TL, davacı ... yönünden 50.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Bakanlığından 21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Bakanlık cevap dilekçesinde; müteveffa sürücünün 2,85 promil alkollü olduğunu, aracının muayenesinin olmadığını, sürücünün yeterli ehliyetinin bulunmadığını, kask takmadığını, zorunlu sigortasının bulunmadığını, polis memurunun sevk ve idaresindeki aracın resmi görevli araç olduğu ve tepe lambaları yanar vaziyette seyir halinde bulunduğundan geçiş önceliği bulunduğunu, kazanın müteveffa motosiklet sürücüsünün ağır kusurundan kaynaklandığını bu nedenle illiyet bağının ortadan kalktığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, faiz türünün haksız olduğu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Buna göre, █████/2017 tarihinde Batuhan Beydüz sevk ve idaresindeki Isparta Valiliği Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı ... plakalı aracın müteveffa ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı karıştığı çift taraflı trafik kazasında, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nın vefat ettiği, geride mirasçıları olan davacıları bıraktığı, davacıların müteveffanın ölümü ile destekten yoksun kaldıkları, dosya kapsamında alınan kusur raporu ile bu kapsamda yargılama sürecinde sunulan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan değerlendirmede; davacı eş ...'nın 113.549,80 TL, annesi ...'nın 27.640,50 TL destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandıkları, davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda bu meblağda maddi tazminata hükmetmek gerektiği, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan █████/2017 tarihinden, diğer davalı İç İşleri Bakanlığı olay tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Davacıların manevi tazminata yönelik taleplerinin değerlendirilmesinde, desteğinin kaybedilmiş olmasından kaynaklanan elem ve ızdırabın derecesi ile zenginleşme aracı olmayacak şekilde tarafların sosyal ekonomik durumları ve destek süreci gözetilerek taktiren hükümde belirtildiği şekilde manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, fazlaya dair istemlerin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 113.549,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Doğa Sigorta A.Ş.'den 01.11.2017 tarihinden itibaren, davalı ...' ndan olay tarihi olan 21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...' ya verilmesine, 27.640,50TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Doğa Sigorta A.Ş.' den 01.11.2017 tarihinden itibaren, davalı ...' ndan olay tarihi olan 21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, davacı ...'ya 80.000,00 TL, davacı ...'ya 25.000,00 TL, davacı ...'ya 35.000,00 TL, davacı ...'e 35.000,00 TL, davacı ... 'ya 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' ndan tahsiline karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...her ne kadar desteğin alkollü olması, kask takmaması, yeterli ehliyetinin bulunmaması kazanın oluşumuna ilişkin bir kusur olmayıp, zararın artmasında müterafik kusuru oluşturmakta ise de, izafe edilen kusur oranı dikkate alındığında müterafik kusur indiriminin de kazanın oluşumuna ilişkin kusur içinde değerlendirildiğinin anlaşılması, istinafa gelenin sıfatı ve istinaf sebepleri gözetilerek bu hususa girilmemesi, bu hali ile kusur durumunun ve hükme esas alınan raporun denetime, hükme elverişli, dosya kapsamına uygun bulunması, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, davalı idarenin adam çalıştıranın ve araç işleteninin hukuki sorumluluğu gereğince tazminatlardan sorumlu bulunması ve mahkemenin gerekçesine göre..." istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; ölümlü trafik kazasına müteveffa ...' nın ağır kusurunun neden olduğunu, idarenin sorumluluğu bulunmadığını, müteveffanın 2,85 promil alkollü olduğunu, motosikleti kullanmaya yeterli ehliyeti olmadığını, kask takmadığını, motosikletin muayenesinin bulunmadığını, zorunlu mali sorumluluk sigortasının yapılmamış olduğunu, kavşakta geçiş önceliğine sahip emniyet aracına müteveffanın önlemsiz çarptığını, kazada kusurlu olduğunu, idareye kusur izafe edilemeyeceğini, idarenin hizmet kusuru bulunmadığını, kazadan sorumlu olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan ve davalı bakanlığın işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazasında sürücünün vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalan eşi ve annesinin destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile eşi, annesi ve çocuklarının manevi tazminat istemi talebine ilişkindir.
    1.Davalı ...' nın davacılar ..., ... ..., ..., ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
    Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.
    Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar davacılardan ... yönünden toplam 52.640,50 TL, ... yönünden 35.000,00 TL, ... yönünden 35.000,00 TL, ... yönünden 35.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin bu davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
    2.Davalı ...' nın davacı ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılar ..., ... ..., ..., ...' ya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
    2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılardan ...' ya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalı ... Bakanlığından harç alınmamasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!