Anahtar kelimeler: Modern Çağdaş İnsanları Çıkma Cihazlarla Sistem Yürütmek Yazim Sicilinde Ortağı

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2021
DAVANIN KONUSU
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, davacının Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numaralı ticaret sicilinde kayıtlı bulunan davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin insan sağlığı ile ilgili her türlü faaliyetleri yürütmek; modern tıp ve sağlık hizmetleri ile ilgilenmek; çağdaş ve son sistem cihazlarla insanları tedavi etmek gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini, şirket ortakları arasında anlaşmazlık bulunduğunu, şirketin fiilen faaliyet göstermediğini, davacının da yurtdışında bulunduğunu ve yaşadığını, ortaklıktan çıkmak istemesinde haklı nedenlerin mevcut olduğunu, şirketin diğer ortağı ... tarafından şirketin işleyişini sağlanmaya çalışıldığını, davacının şirketin % 99 ortağı olmasına rağmen şirketin işleyişi için gerekli bilgileri diğer ortak ...’den alamadığını, şirketin ticari defterlerinin ve karar defterinin davacıya teslimini istemesine rağmen diğer ortak tarafından defterler teslim edilmediğini, şirketin tüm vergilerini ödemesine rağmen bilgi alma ve belge inceleme hakkının ihlal edildiğini, vergi borçlarının doğduğunu, vergi ödemelerinin de davacı tarafından yapıldığını, şirket muhasebecisi ...’ın da diğer ortak ile yaptığı görüşme sonucunda evrakların tedarik edilmemesi nedeniyle aradaki sözleşmeyi feshettiğini, bakiye borcunun ödenmesini istediğini, bakiye borcun ödenmemesi nedeniyle muhasebecinin yasal yollara başvurduğunu, kalan borcun davacı tarafından ödendiğini, şirketin diğer ortağı tarafından davacı ve davacının diğer şirketi ... Turizm Tic. Ltd. Şirketi aleyhine sahte senet düzenlediğini, senet nedeniyle Antalya 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ve yine Antalya 3. İcra Müdürluğü’nün ... esas sayılı dosyaları ile takip başlattığını, senetlerdeki borca ve imzaya Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı ve Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyaları ile itiraz edildiğini, diğer ortak ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, şirket müdürü olan ... tarafından ... Özel Sağlık Hizmetleri Turizm Gıda İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi isimli bir şirket kurduğunu, davacının ortaklıktan ayrılmak istediği şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, şirket müdürü ... şirkette kendi yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi kötü niyetli olarak aynı alanda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurarak haksız rekabet oluşturduğunu, şirketin kötü yönetildiği ve davacının zarara uğratıldığını, davacının ve diğer ortak arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini, ortaklığın çekilmez bir hale geldiğini, ... tarafından davacı ve davacının diğer şirketi aleyhine sahte senet düzenlenerek icra takibine geçilmiş olmasının da ortaklar arasındaki ilişkileri tamamen kopardığını, davacının yaşanan tüm bu olaylar sonrasında şirketi kapatmayı düşündüğünü, karar defterinin kayıp olmasından dolayı şirketin tasfiye edilemediğini, ticari defter ve kayıtların nerede olduğunun bilinmediğini, şirketin faal durumda olmadığını, yasal yükümlülüklerin devam ettiğini, vergi borcu doğmaya devam ettiğini, TTK'nun 638/2 maddesi “Her ortak, haklı sebeplerin varlıfcında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar" verebileceğinin düzenlendiğini, davacının ortaklıktan ayrılmasını gerektiren haklı nedenler bulunduğunu, davalı şirketin ortaklığından ayrılmak amacıyla davalı şirkete Antalya 2. Noterliğinin 23.08.2019 tarihli ... nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, tebligatın şirketin herhangi bir faaliyet göstermemesi ve bahsedilen adreste olmaması sebebiyle iade edildiğini belirterek davacının şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına izin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili, iddiaların asılsız olduğunu, davacı ortağa şirket ile ilgili bilgilerin mail ve diğer ortamlar üzerinden gönderildiğini, davacının bilgilendirildiğini, davacı tarafın kendine ait başka bir şirket kurduktan sonra dava konusu şirkete ait bilgilerin temini için üçüncü kişileri yönlendirdiğini, ve bu kişilerin şirketle ilgisi olmadığı ve yetkilerinin de ortaya koyulmaması nedeniyle bilgi verilmediğini, sahte senet düzenlenmesi iddiasının yargılama aşamasında bulunduğunu, icra hukuk mahkemesi ve icra dosyasının yapılacak inceleme sonucu gerçeğin ortaya çıkacağını, davacı tarafın aynı faaliyet konusu ve aynı işle alakalı başka bir şirketi 07.11.2018 tarihinde kurduğunu, davacının kendi oluşturduğu sonuçlara dayanak hak iddia etmesinin iyi niyetli olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen tüm iddiaların soyut olgularla kendini haklı çıkarmaya yönelik olduğunu, ortaklıktan çıkma istemiyle ilgili diğer ortağın görüşlerinin alınması, çıkmaya katılıp katılmayacağının sorulması ve iddiaların diğer ortakla ilgili olduğunun ispatlanması gerektiğinden haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, 24.11.2020 tarihli beyan dilekçesinde de davacı tarafından 07.11.2018 tarihinde davalı şirket ile aynı konularda faaliyet gösteren ... Turz. Tic. Ltd. Şirketinin kurulduğunu, kendisinin rekabet etmeme kuralına aykırı davrandığını, yine davacı tarafından mahkemenizin ... esas sayılı dosyasında ticari defterlerin ocak 2018 yılında kaybolduğundan bahisle dava açtığını, kendisine şirketle ilgili bilgilerin mail ve ... kanalıyla gönderildiğini, herhangi bir başka belge veya bilgi isteme talebinin olmadığını, sahte senet düzenlediği iddiası ile hakkında yapmış olduğu şikayet ve davaların haksız olduğunu, imzaların davacıya ait olduğunu, imzaya itiraz davasının da reddedildiğini, kendisi tarafından şirketin % 1'lik hissesinin davacıya devri konusunda teklif iletildiği halde davacının yanaşmadığını, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak dava açıp menfaat elde edemeyeceğini, davacının haksız olup, kendisinin haklı olduğunu, öncelikle % 1 hissedar olduğu şirket ortaklığından ayrılmak istediğini, şirketin uzun süredir faaliyetsiz kaldığını, her iki ortağın da başka şirket kurup faaliyetlerine bu şirketler üzerinden devam ettiklerini, bu nedenlerle davacının davasının reddine, kendisinin ortaklıktan çıkarılmasına, şirketin feshine karar verilmesini talep etmiş, dilekçesine Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı karar örneğini, dosya kapsamında alınan grafoloji uzmanı imza inceleme raporunu, adli tıp imza inceleme raporunu, 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında alınan grafoloji raporunu, şirketlerin kuruluşuna ilişkin ticaret sicil kayıtlarını, whatsapp yazışma çıktısı fotokopilerini ibraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı davalı şirketin % 99, dava dışı ... ise % 1 hisseli ortağıdır. Dava dışı ... de 24.11.2020 tarihli dilekçe ile çıkma veya fesih talep etmiş, kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının kusurlu olduğunu, şirket defterlerinin de kayıp olduğunu, davacı tarafından açılan zayi davasının da reddedildiğini beyan etmiştir. Davacı haklı neden olarak kendisine şirketle ilgili bilgi ve belge verilmediğini iddia etmiş ise de limited şirketlerde bilgi verme ve alma hakkı TTK'nun 614. maddesinde düzenlenmiş olup, ortağın bilgi ve belge alma talebi konusunda genel kurula müracaat etmesi, kabul edilmediği takdirde mahkemeye müracaat etmesi gerekmekte olup, davacı tarafça bu konuda yapılmış herhangi bir müracaat veya dava bulunmamaktadır. Yine davacı tarafça defterlerin verilmediği iddia edilmiş ise de; mahkememizin ... esas sayılı dosyasında karar defterinin zayi olduğuna dair dava açılmış ve dava süresinde açılmadığı için reddedilmiştir. Davacı tarafça davalının sahte bono düzenleyerek hakkında icra takibi yaptığı yönündeki şikayet ve davalar yönünden de yapılan yargılamalarda alınan raporlar sonucunda senetlerdeki imzaların davacıya ait olduğu gerekçesi ile açtığı davalar reddedilmiştir. Yine davacı tarafından haklı gerekçe olarak ileri sürülen diğer ortağın aynı konuda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiği öne sürülmüş ise de, diğer ortak tarafından kurulan şirket 29.03.2019 tarihinde tescil edildiği halde bizzat davacı tarafından davalı şirketle aynı konularda faaliyet gösteren ikinci şirketin kuruluş ve tescil tarihi ise 07.11.2018'dir. Davacı ve dava dışı diğer ortağın hisse oranları gözetildiğinde davacı tarafça davalının ortaklıktan çıkarılması veya fesih istenilmediği gibi diğer ortağın şirketin feshi veya kendi payının davacı tarafından devralınması ve ortaklıktan çıkarılması talebi de kabul edilmeyip, ısrarla ortaklıktan ayrılma talep edildiği halde ortaklıktan çıkmaya gerekçe olarak gösterilen sebeplerden olan rekabet yasağına aykırı şekilde yeni şirket kurulduğu iddiası konusunda davacı bizzat kendisi daha önceden şirket kurarak kendisi kusurlu hareket ettiği gibi sahte bono düzenlendiği iddiası konusunda da imzalar kendisine ait çıktığı için yine kusurlu taraftır. Bilgi ve belge alma hakkı yönünden de yasaya uygun geçerli bir müracaatı bulunmamaktadır. Yine şirketi dava dışı ortağın idare ettiği, kendisinin yurt dışında bulunup şirketle ilgilenemediği iddiası yönünden de 07.11.2018 tarihinde davalı şirketle aynı konuda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurmuş olmakla, bu iddiası yönünden de iddiasını ispatlayamamıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle; davacı tarafça ortaklıktan çıkmasına izin vermeye yetecek şekilde kendi kusuruna dayanmayan haklı bir sebep ispatlanamadığından davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasını gerektiren haklı nedenlerin gözetilmediğini, müvekkilinin yurt dışında yaşamasından dolayı şirketin diğer ortağı olan ...'den gerekli bilgilerin alamadığını, müvekkilinin şirket ortağı ile büyük anlaşmazlıklar yaşadığını, müvekkilinin diğer şirket ortağı ... ile güven ilişkisinin zedelendiğini ve ortaklığın çekilmez bir hal aldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, limited şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, TTK'nun 614. Maddesi gereği davacı tarafça bilgi ve belge alma hakkında yapılmış herhangi bir müracaat veya dava bulunmadığından bu sebebe dayalı çıkma isteminin yersiz olmasına, davacının davalının rekabet yasağını ihlal iddiası nedeniyle davalı hakkında açılan ve kesinleşen bir dava bulunmadığından davacının bu iddiasının haklı nedenle çıkma sebebi olmamasına, tüm bu sebeplerle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!