Anahtar kelimeler: Öğün Saha Sistem Esaskarar Haftada İik Vardiyalı Cetveline Yemek Terkin

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████...DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025KR.YZL. TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin saha görevlisi sıfatıyla 01.01.2020-05.05.2022 tarihleri arasında çalıştığını, asgari ücret aldığını, işverence bir öğün yemek verildiğini, haftada 6 gün vardiyalı sistem ile bir gün 08:00-18:00 bir gün ise 18:00-08:00 saatleri arasında gerçekleştirdiğini, işe başlamadan önce yapılan görüşmede davalı yanca her hafta gece vardiyasından sonraki gün izin günü olduğu bildirilmiş ise de çoğu zaman izin günü haksız ve mesnetsiz gerekçeler ile ertelendiğini, hafta tatillerinde çalıştığı zamanlar olduğunu, UBGT günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, iş akdinin feshedildiği gün yine her zamanki gibi çalışmasını gerçekleştirmek adına sabah erkenden davalı iş yerine gittiğini, ancak iş yeri müdürünün müvekkilini odasına çağırıp "Seni yıllık izine ayırıyoruz. İznin bitince de gelme, iş akdin feshedildi." dediğini ve ortada haklı yahut geçerli herhangi bir neden bulunmamasına rağmen davalı işveren tarafından iş akdinin feshedildiğini, bu halde ise davalı işverenin müvekkilinin iş akdinin feshine yönelik açık ve net tavrı karşısında müvekkilinin yıllık izine ayrıldığını kabul etmek hayatın olağan akışına aykırı olup 05.05.2022 tarihi itibarıyla davalı tarafından fesih işleminin gerçekleştirildiğini beyan etmiş fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; 100,00-TL. Kıdem tazminatı, 100,00-TL. İhbar tazminatı, 100,00-TL. Fazla çalışma ücreti, 100,00-TL. Hafta tatili ücret, 100,00-TL. UBGT ücreti, 100,00-TL, Yıllık izin ücreti alacağı olmak üzere, 600,00-TL. Toplam alacağının faizleri ile tahsilini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2020-05.05.2022 tarihleri arasında 28.12.2019 tarihli iş sözleşmesi çerçevesinde çalıştığını, en son aldığı maaşın bordroda belirtildiğini, maaşların bankadan ödendiğini, davacı fazla mesai, bayram ve hafta tatili çalışması yapmadığını, yapmış olduğu çalışmaların karşılığında ödemelerini aldığını, yıllık izinlerini kullandığını, müvekkili ile davacı işçi arasında imzalanmış olan 28.12.2019 tarihli belirsiz iş sözleşmesinin 1.2 maddesine göre "... Personel verilen işi özenle yapmak, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymakla... yükümlüdür." aynı sözleşmenin 3.1 maddesi "İşçi çalışmış olduğu iş arkadaşları ile iyi geçinmek zorundadır... işyerindeki huzursuzluk ortamlarında sorumlu olan kişinin iş sözleşmesi fesholunur."; 3.5 maddesinde "işçi işyerinde bulunmuş olduğu süre içerisinde konuşmalarına hal ve hareketlerine dikkat eder, ciddi olur." son olarak da 4.1 maddesinde "İşçi ve işveren yukarıdaki maddelerde yazılı sorumluluklarını yerine getirmez ise karşı tarafa sözleşmeyi feshetme hakkı doğduğunu kabul ve taahhüt etmişlerdir..." denildiğini, davacının 04.05.2022 tarihinde iş yerine akaryakıt almaya gelen araçların yazarkasa fişlerine farklı plaka girilmesini istediğini, talebinin reddedilmesi üzerine işyerinde bulunan iş arkadaşlarına küfür ve hakaretler ettiğini, yaşanan olayın ardından şahitlerin de imzaladığı bir tutanak tutulduğunu, fakat kendisinin imzadan imtina ettiğini, yaşanan olay nedeniyle de iş akdi feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.Dava, sıra cetveline itiraz ve kayıt kabul istemine ilişkindir..... Sayılı kararında da belirtildiği şekilde; iflas alacağı, masa borcu/alacağı ve iflastan sonra doğan genel nitelikli alacak olmak üzere üç grup alacak bulunmaktadır. Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nin 235 maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa bile, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesine değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir, iflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. Böyle bir alacak, sıra cetvelinde yer alamayacağından, bunlar için iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nin 235. Maddesindeki süreler uygulanmaz.Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK'nin 235. maddesinden alan davalar olup, ...görevlidir. Masa borçları sıra cetvelinde yer alamayacağından, bunlar için iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gerekir ve bu davada İİK'nin 235. maddesindeki süreler uygulanmaz. İİK'de masa borçları ve iflastan sonra doğan genel nitelikli alacak için İİK'nin 235/2. maddesinin ilk cümlesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme de bulunmamaktadır.Ticaret mahkemeleri sadece ticari davalar bakımından görevlidirler. Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Birici gurupta, mutlak ticari davalar yer almaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer bazı kanunların ilgili hükümlerinde açıkça gösterilmiştir. İkinci gurupta, nispi diğer ticari davalar yer almakta olup nispi ticari davalar, her iki tarafın tacir olduğu ve işin de tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekir. Üçüncü grup ticari davalar ise yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu gruptaki davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesi ile ilgili olması yeterli görülmüştür.Somut olayda; borçlu olduğu iddia edilen... █████/2019 tarihinde iflasına karar verilmiştir. Davacı işçinin çalışma dönemi 01.01.2020-05.05.2022 tarihleri arasında olup davacı işçinin alacakları iflas tarihinden sonra muaccel olmuştur. Bu nitelikteki davalarda görevli mahkeme, alacağın iflas tarihinden önce doğup doğmadığına göre belirlenecek olup borçlu şirketin dava tarihinden önce iflas etmiş olmasının görevli mahkemenin genel hükümlere göre belirlenmesi bakımından bir önemi bulunmamaktadır. Davacının alacağı, iflas tarihinden sonra muaccel olduğundan müflis şirketin borcu, masa borcu mahiyetindedir. Masa borçlarında görevli mahkeme, ticaret mahkemeleri olmayıp yukarıda da açıklandığı üzere genel hükümlere göre belirlenecek görevli mahkemedir. İddia edilen alacak iflas tarihinden sonra doğduğundan, davacı işçi olup tacir sayılmadığından ve uyuşmazlıkta mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından görevli mahkeme, genel hükümler dikkate alındığında iş mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle mahkememizin karşı görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin karşı görevsizliğine, ... görevli olduğunun tespitine,2-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın resen görevli mahkemenin tespiti için ilgili İstinaf Mahkemesine gönderilmesine,3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025...