Anahtar kelimeler: Kelime Birebir Ülkede Ülkemizdeki Sınıfta Unsur Tekstil Yıllardır Perakende Unsurunun

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Markanın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin "..." markası ile ülkemizdeki en önemli perakende tekstil şirketlerinden biri olduğunu, bir çok farklı ülkede satış gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardır "..." markasını kullanıyorsa da , ... tescil numaralı " ..." , .... tescil numaralı "..." , ... tescil numaralı "... ..." , ... tescil numaralı " ..." vs. Gibi 25. Sınıfta bir çok marka tescilinin bulunduğunu, davaya konu edilen ve hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli .... tescil numaralı "..." ibareli markanın asli unsur konumundaki kelime unsurunun müvekkil markaları ile birebir aynı olduğunu, SMK 6/1 maddesi uyarınca markaların benzerlik gösterdiğini, davalının bu tescilinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markasına yanaşma eylemi gösterdiğini, bu nedenlerle davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, kısaltımı TST (Tam Senin Tarzın) olan müvekkili firmanın 2020 yılında kurulduğunu, müvekkilinin herhangi bir taklit amacı olmaksızın davacı firmadan habersiz ve bağımsız bir şekilde marka oluşturma gayretine girdiğini, davacı markası ile müvekkil markası arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkil firmanın e ticaret firması olarak faaliyet gösterdiğini ve saygı gören bir işletme olduğunu, müvekkilinin davacı markasına herhangi bir yanaşma eylemi göstermediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,..,... tescil numaralı markaların davacı adına, .... tescil numaralı markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu marka uzmanı bilirkişi hazırlamış olduğu █████/2024 tarihli raporda sonuç olarak; SMK 6/1 yönünden; davalı markasının 35 inci sınıfın 25 inci sınıfla bağlantılı iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler kısımları yönünden SMK 6/1’e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, SMK 6/4 ve 6/5 yönünden; Davacının ... markasının tanınmış marka olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden ve Yargıtay .... HD,nin ... E., .... K. Sayılı ilamı da dikkate alındığında tanınmış marka olduğu davacının markaları ile davalı markası arasında yukarıda da belirtildiği üzere karıştırılma ihtimali doğuracak benzerlik söz konusu olması ve davalı markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabilme durumu nedeniyle takdiri mahkemeye ait olmak kaydıyla davalının markasının tescilli olduğu 35. Sınıftaki tüm içerikler yönünden SMK 6/5’e dayalı hükümsüzlük talebinin koşullarının oluştuğunu, SMK 6/9 yönünden, Dosyada davacının kötüniyetine ilişkin somut herhangi bir delile rastlanmamakla birlikte kötüniyet hususunun gerçekleşmiş sayılıp sayılmayacağı hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının önceki tarihli olup, SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlüğe dayanak yaptığı markaları ... tescil nolu " ..." , ... tescil nolu "...." , ... tescil nolu "... ..." , ... tescil nolu "... " markaları davalının sonraki tarihli dava konusu edilen markası ise "...." markasıdır. Görüldüğü üzere davacının hükümsüzlüğe dayanak yaptığı markaların tamamının ortak unsuru "..." ibaresidir. Diğer unsurlar slogan şeklindedir. Davalının markasında "..." ibaresi geçmemektedir. Yine, tanınmış marka olan davacı markası "..." markasıdır. Buna göre, görsel , işitsel ve anlamsal olarak markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sloganların bir ayırt ediciliği bulunmayıp, aslolan "..." markası olup, davalının markasında şekil unsuru da önemli ölçüde yer aldığından SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibas veya iltibas tehlikesinin bulunduğundan söz edilemez. Davacının tanınmış markası "..." markası olup, "..." markası ile birlikte kullanılan diğer ekler tanınmış marka değildir. Bu haliyle SMK 6/4 ve 6/5 maddeleri kapsamında da hükümsüzlük koşulları oluşmamıştır. Davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğuna dair de bir delil bulunmamaktadır. HMK'nın 282 maddesi uyarınca hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Ayrıca Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2016 tarih ve .... Esas ve .... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi hukuki bir konu olduğundan bu yönüyle bilirkişi raporunda ki hukuki değerlendirmeye itibar edilmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL ilam harcından, 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile, 157,75 TL bakiye karar harcının, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacından alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!