Anahtar kelimeler: İhyası Esasında Esaskarar Açtıklarını Öğrendiklerini Yapmaya Görülecek Yazim Sunduğu Sicilinden

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA VE İSTEK
:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin █████/1992 tarihinden itibaren .... .... .... Esasında hizmet tespiti davası açtıklarını, dava sürecinde anılan Şirketin ticaret sicilinden terkin ve tasfiye edildiğini öğrendiklerini, yerleşik içtihatlar gereğince görülecek bir davanın devamını sağlamak amacıyla Şirketin ihyası davalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını beyanla ...Özel Sağlık Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şirketinin ihyasına, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama takdirine karar verilmesini talep etmiştir .
CEVAP VE SAVUNMA
:
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ihya istemine konu Şirketin TTK Geçiçi 7.m. gereğince █████/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, terkin işlemi öncesinde TTK Geçiçi 7/4-a.m. Gereğince █████/2013 tarihinde Şirkete çıkartılan tebligatın adreste tanınmadığından bahisle iade edildiğini, ayrıca ihtar yazısının da █████/2013 tarih ve 8420 yevmiye sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, terkin işleminin TTK Geçiçi 7.m. çerçevesinde hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, terkin sürecinde şirketin derdest davalarının ticaret sicil müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla davanın öncelikle yetkisiz Mahkemede açılması nedeni ile reddini aksi takdirde esas yönünden reddi ile ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
-Ticaret sicil kaydı
-İhya talebine dayanak dava dosyası örneği
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, 6102 sayılı TTK Geçiçi 7.m. gereğince ticaret sicilinden re'sen terkin edilen Şirketin derdest dava nedeni ile ihyası istemine ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamızda ihya istemine dayanak... ... ... ... Esas sayılı dosyasının örneği celp edilerek incelenmiş, dosyamız davacısı tarafından ihya istemine konu dosya örneği celp edilerek incelenmiş, aralarında dosyamız davalısı ...Özel Sağlık Malzemeleri San. Ve Tic. Ltd. Şirketinin de olduğu davalılar aleyhine açılan hizmet tespiti davası olduğu ve davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce celp edilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihya istemine konu Şirketin ... ... ... sicil numarasında kayıtlı iken 5174 sayılı Kanuna dayalı olarak oda kaydının silinmesi nedeni ile TTK Geçiçi 7.m. Kapsamında kendisine yapılan ihtar ve.... ... ... arihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; 6102 Sayılı TTK. Geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca █████/2015 tarihine kadar kanunda sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya █████/2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı açıkca kabul edilmiştir. Kanun koyucu aynı maddenin 15. fıkrasında yapılan düzenleme ile ticaret sicilinden bu kanun hükümlerine göre kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Yüksek Yargıtay yerleşik uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay .... ... ... HD.Başkanlığı'nın .... ... ... . madde uyarınca açılacak ihya davalarında davanın sadece ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi zorunlu ve yeterlidir.
Bu bilgiler ışığında; somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Ancak 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle, dava konusu ihyası talep edilen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır.
Öte yandan, 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesinde; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği" hükmünü içermektedir.
Yine, konu ilgili olarak █████/2012 gün ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan " Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde ise ; "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ hükmü ile düzenlemiştir.
Ne var ki, dava konusu Şirketin ticaret sicilinden terkin sebebi olarak gösterilen oda tarafından kaydı silinme olgusu, TTK Geçiçi 7.maddesinde belirtilen tahdidi nitelikteki sebepler arasında yer almadığı gibi ihtar yazısının da TTK Geçiçi 7/4-.m. gereğince terkin öncesinde Şirkete veya yetkilisine usulüne uygun olarak tebliğ edilemediği, bu nedenle de terkin işleminin yasaya ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmediği anlaşılmıştır. Terkin işlemi hukuka uygun olarak sonuçlandırılamadığına göre; somut uyuşmazlıkta 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması mümkün değildir.
Mahkememiz'ce yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; Yargıtay 6.H.D. Bozma ilamı ile dosyamızda sınırlı ihya kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiğinde bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, Mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş, dosya Mahkememiz yeni esasına kayden yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememiz'ce usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamı kapsamında dosyamızda başkaca inceleme ve araştırmaya gerek görülmemiştir.
Bu bağlamda yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; 6102 sayılı TTK'nun Geçici 7. m. uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin derdest icra takibi nedeni ile ihyası için yasal koşulların oluştuğu, terkin işleminin yasaya aykırı olması nedeni ile davacının hak düşürücü süre itirazına itibar edilemeyeceği, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu, bu doğrultuda Mahkememiz'ce de benimsenen bozma ilamı gözetildiğinde; terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda ihya istemine dayanak Mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak ihya kararı verilmek ve ek tasfiye nedeni ile Şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın kabulü ile; dava konusu Şirketin.... ... ... numarası tüm araştırmalara rağmen tespit edilemediğinden ticaret siciline tasfiye memuru olarak tesciline olanak bulunmadığı dikkate alınarak re'sen seçilen... ... ... tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine, dava konusu sicilden terkin işlemi davalı Ticaret sicil müdürlüğü tarafından usul ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirildiğinden, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti ve diğer yargılama gideri takdirine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;... ... ... E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak İHYASINA,
2-Davalı Şirketin terkin öncesinde görevlendirilen yetkili temsilcisi .... ... ... tüm araştırmalara rağmen tespit edilemediğinden ticaret siciline tasfiye memuru olarak tesciline olanak bulunmadığı dikkate alınarak re'sen seçilen SMMM .... ... ... tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memuruna emek ve mesaisi dikkate alınarak 3.000,00-TL ücret takdirine, ücretin 2 hafta içerisinde Mahkememiz veznesine davacı tarafından yatırılmasına,
3-Tasfiye memurunun ticaret siciline tescil ve ilanı için... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL başvurma ve 80,70-TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan posta ve davetiye gideri karşılığı 226,50-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Bu dava kapsamında davalı tarafından yatırılan delil avansından yapılan giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2024

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!