Anahtar kelimeler: Talepli Tedbiren Şerhinin Dürüstlük İstemli Sürülerek Usuli Kuralına Kurul Olağan

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin █████/2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 7 nolu kararın yasaya, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline ve uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı vekili duruşmada da tekrar ettiği cevap dilekçesinde genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilmesi için yasal koşulların gerçekleşmediğini ve yasaya uygun olarak muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediğini ileri sürülerek öncelikle usuli yönden olmak üzere ve esas bakımından da dava konusu kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı savunularak davanın ve tedbir talebinin reddine karar verilmesi istenmiştir.Ön inceleme yönünden █████/2025 tarihli duruşmada yapılan irdelemede dava konusunun █████/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 7 nolu karar olması ve davanın █████/2024 tarihinde açılmış olması nedeni ile 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı belirlenmiş olup, muhalefet şerhinin usulüne uygun olmadığına yönelik dava şartı itirazı yönünden duruşmada alınan beyanlar ve yapılan irdeleme █████/2025 tarihli duruşma tutanağına:
"...
Belirli gün ve saatte celse açıldı.
Davacılardan ----- duruşmaya katıldı. Başka gelen yok. Belli yerde açık yargılamaya başlandı.
Taraf teşkilinin sağlanmış olduğu anlaşıldı.
Davanın tensip tutanağında da belirtildiği gibi 6100 sayılı HMK'nın 320’inci maddesi gereğince basit yargılamaya tabi olduğu ve HMK uyarınca dava hakkında HMK'nın 316-322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği anlaşıldı.
HMK'nın 119-121 maddeleri uyarınca dava dilekçesi ve ekleri incelendi, Dava dilekçesi ve eklerinde herhangi bir eksiklik olmadığı görüldü.
HMK'nın 114-115 maddeleri uyarınca yapılan inceleme neticesinde dava şartları yönünden muhalefet şerhinin usulüne uygun olmadığına yönelik dava şartı itirazının irdelenmesi gerektiği, bunun dışında kalan dava şartlarının mevcut olduğu, davacıların davaya dayanak yasal düzenlemeler yönünden dava açma haklarının ve hukuki yararlarının bulunduğu ve bu yönlerden de bir dava şartı eksikliğinin bulunmadığı görüldü.Muhalefet şerhinin usulüne uygun olmadığına yönelik itiraz yönünden soruldu:
Davalı vekili
: cevap dilekçemizi, █████/2025 tarihli dilekçemizi ve zapta geçen usuli itirazımızı tekrar ederiz, █████/2025 tarihli dilekçemiz ekinde örneğini sunduğumu---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı davanın konusu da aynı genel kurul kararı olup, başka bir davacı adına açılmıştır ve geçerli muhalefet şerhi olmadığından dolayı dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmiştir, bu kararın da gözetilmesini istiyoruz, dedi.
Davacılar vekili
: dava dilekçemizi tekrar ederiz, cevaba karşı sunduğumuz █████/2024 tarihli dilekçemizi aynen tekrarla usulüne uygun muhalefet edilmiş olduğundan itiraz yerinde değildir, ileri sürüldüğü gibi peşin muhalefet söz konusu değildir, usulüne uygun olarak muhalefet şerhi düşülmüştür dedi.
Dosya incelendi
: dava şartı yokluğu nedeniyle yargılamanın bittiği bildirildi.
..."şeklinde geçirilmiş olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Emsal olduğu ileri sürülen ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ---- Esas ve ---- Karar sayılı kararına göre aynı genel kurul kararının 7 nolu maddesinin iptaline ilişkin davanın davacısının ----- olduğu, dava tarihinin █████/2024 olduğu ve davacının olumsuz oy verilmesine rağmen muhalefet şerhi bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olduğu anlaşıldığından davaların birleştirilmesi ihtimalinin olmadığı anlaşılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 446. Maddesi:
''II - İPTAL DAVASI AÇABİLECEK KİŞİLER
Madde 446- (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri,
iptal davası açabilir.''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Dava konusu toplantı tutanağına ve hazirun listesine göre davacı ---- adına temsilcisinin toplantıya katıldığı, diğer davacıların asaleten toplantıya katıldıkları, dava konusu 7. maddenin görüşülmesi sırasında önerinin reddini talep ettikleri ve davacıların red oyu ile oy çokluğuyla kabulüne karar verildiği ve oylamadan sonra tutanağın altında gerekçeli her hangi bir muhalefet şerhinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda belirtilen şekilde muhalefetin yasanın aradığı anlamda muhalefet olması için olumsuz oy kullanmanın yeterli olmadığı hatta oy kullanma sırasında ileri sürülen muhalefetin de yeterli olmadığı ve oylamadan sonra kararın veya toplantı tutanağının altında karara muhalefetin açıkça belirtilmesi gerektiği ve yargısal uygulamanın bu yönde karar kıldığı anlaşıldığından dava konusu olayda da söz konusu yargısal uygulama ışığında TTK. Madde 446 düzenlemesinde öngörülen ''muhalefetini tutanağa geçirten'' şartının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından bu dava şartına yönelik eksiklik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından sair hususların irdelenmesine gerek görülmeyerek söz konusu dava şartı eksikliğine bağlı olarak aşağıdaki şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmamasına bağlı dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine, Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davacılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yapılan harç ve giderin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Davalı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacılardan müştereken alınarak davalıya ödenmesine,Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına,
Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacılardan ----- ve Vekilleri Av. -- ile Davalı Vekili Av. ---- ----- yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!