Anahtar kelimeler: Sağdan Kavşakta Turz Çarpışması Ktk Madencilik Taah Finansal Seyir Aşye

T.C.

İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihinde müvekkil şirkete kasko sigortalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile seyir halindeyken ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, ...plakalı araç, kontrolsüz kavşakta sağdan gelen KTK 84/H maddesini ihlal ettiğinden meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu,... plakalı araç, araç maliki ...İnş. Taah. Enerji Turz. Tic. Ve San A.Ş. tarafından ...Madencilik İnş. Yapı Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş.'ye finansal kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde "... aracın uzun süreli kiralama, ariyet ve rehin gibi hallerde kiracı... işleten sayılır." hükmüne yer verilmiş olup kaza tarihinde dere madencilik a.ş.'nin işleten sıfatı ile sorumluluğu mevcut olduğunu, müvekkil şirkete kasko sigortası ile sigortalı...plakalı aracın malikine araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak toplam 223.628,45 TL ödeme yapılmış olup sigortalının zararının giderildiğini, müvekkil şirket aleyhine kalan 123.958,31 TL,...plakalı aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu bulunması sebebiyle, TTK madde 1472 uyarınca aracın kaza tarihindeki işleteni... Madencilik İnş. Yapı Malzemeleri San. Ve Tic. A.ş.'ye ve aracın sürücüsü ...'e rücu edildiğini, davalının menkulleri, gayrimenkulleri ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları yönünden ihtiyati hacze hükmedilmesine, bu taleplerinin yerinde görülmediği takdirde davalıların menkulleri, gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı araç maliki ... İnş. Taah. Enerji Turz. Tic. Ve San A.Ş. firması, kazaya karışan araçlarındaki değer kaybı ve maddi zararın tazmini için davacı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkil...usursuz bulunmuş, dava dışı araç malikinin başvurusu kabul edilerek 15.000 TL maddi zarar ve 25.000 TL değer kaybı alacağının bulunduğuna karar verildiğini, davacının Uyuşmazlık Hakem Kararına yaptığı itiraz üzerine karar İtiraz Hakem Heyetince incelenmiş neticede davacının itirazı red edilerek karar kesinleştiğini, davacının, tahsil edildiğini iddia ettiği 120.000,00 TL hiç bir zaman ne müvekkiller tarafından ne de dava dışı araç sahibi ... İnş. Taah. Enerji Turz. Tic. Ve San A.Ş. ve ZMMS sigortacısı tarafından ödendiğini, daha önce belirtildiği üzere kazanın gerçekleşmesinde müvekkil ...in kusuru bulunmadığını, davacı, tahsil etmediği hayali bir para üzerinden hesap yaparak kalan bakiye iddiasıyla müvekkiller aleyhine iş bu davayı açtığını, Davacı taraf, dava ve delil dilekçesi ekinde, aracı tamir eden ...Turizm Taşımacılık Yatırım Sanayi firmasına ödenen 223.628,45 TL'nin banka dekontunu ibraz etmiş, ancak tahsil edildiğini iddia ettiği 120.000,00 TL için banka dekontu ibraz etmediğini, davacının müvekkillerin kusuru nedeniyle para tahsil ettiği iddiasının gerçek dışı ve soyut olduğunu ispatladığını, meydana gelen ve dava konusu olan trafik kazasında müvekkillerin kusuru bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Sigorta rücu davalarının TTK'nun 1472. maddesi hükmünden kaynaklanması nedeniyle TTK'nın uygulanmasından bahisle, aynı yasanın 4. maddesi uyarınca bu tür davaların Ticaret Mahkemesinin görev alanında olduğu düşünülebilir ise de, davanın TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması, halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre, davada Ticaret Mahkemesinin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği gerek doktrinde gerekse de uygulamada çekişmesiz bir şekilde kabul edilmektedir. Bir başka deyişle, sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava, ticari dava niteliğinde ise davaya Ticaret Mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da Ticaret Mahkemesi görevli olmayacaktır.
Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde; ... plakalı araçların █████/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde ...plakalı araçta maddi hasar oluştuğu, söz konusu aracın davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğu, davacı sigorta şirketinin kasko poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısının hasarını karşıladığı, söz konusu hasar bedelinin kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan... plakalı aracın sürücüsü ve işleteni olan davalılar tarafından karşılanması gerektiği iddiası ile halefiyete dayalı rücu istemli olarak iş bu davanın ikame edildiği, dava konusu uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerektiği, somut olaya bakıldığında; davacının sigortalısı olan dava dışı ...ın gerçek kişi olup aracının hususi nitelikte otomobil olduğu, adı geçen ile davalılar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalılar ile davacı sigortalısı arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiilden doğduğu, bu durum karşısında her iki tarafı tacir olmayan kişiler ve haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-)Görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-)Mahkememizce verilen █████/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA,
4-)6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, süresinde talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
5-)Yargılama giderlerinin esas mahkemesince hüküm altına alınmasına,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!