Anahtar kelimeler: Onbinlerce Turistlerin Taşıyarak Turisti Yüzlerce Oyaladıklarını Otelde Konaklama Konaklattırdıklarını Otel

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: TazminatİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; dava dışı müflis ... şirketinin yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri olan davalı şahısların 2011-2012 yıllarında konaklama ücretlerini peşin aldıkları onbinlerce turisti parasını ödemeden yüzlerce otelde konaklattırdıklarını, turistlerin konaklama ücretlerini ise otel sahibi şirketlere ödemediklerini, davalı şirket yöneticilerinin borçlarını ödemeyerek alacaklıları oyaladıklarını, sonrasında da borçlu şirketin merkezini Antalya’dan İstanbul’a taşıyarak iflas yoluna gittiklerini, davacı şirketin iflas kararından önce müflis borçlu ... şirketi aleyhine Manavgat ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile alacaklı bulunduğu 163.512,65-Euro alacağı için icra takibi başlattıklarını ve takibin kesinleştiğini, yönetici oldukları müflis şirket aleyhine yüzlerce icra takibi başlayınca şirket yöneticilerinin alacaklılarına zarar vermek kastıyla üçüncü kişilerle ve şirketlerle anlaşarak müflis şirketin ticari mal varlıklarını devir ve temlik edip kaçırdıklarını, müflis şirketin %70 oranında hissedarı bulunduğu arazisinin, 4500 yataklı yıldızlı turistik tesislerinin, araçlarının ve çok varlıklı ... Otelcilik şirketindeki hissesinin ucuz bedelle alacaklılara zarar vermek kastıyla üçüncü şahıslara satıldığını, davalı şirket yöneticilerinin kurdukları iki yeni şirkete kredi alma bahanesi ile borçlu ... şirketinin müteselsil borçlu ve kefil yaparak ... Bankası’ndan 38.500.000-Euro kredi çektiklerini, daha sonra icra takiplerinden kurtulmak maksadıyla müflis şirkete ait Antalya Muratpaşa‘da bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine ... Bankası lehine 2013 yılında 120.000.000-Euro tutarında ipotek tesis edip müflis şirketi borçlandırdıklarını, müflis şirket yöneticilerinin kurmuş oldukları ... ve ... şirketinin kredi borçlarına karşılık müflisin yukarıdaki taşınmazını rehin vererek borçlandırdıklarını, bu suretle bankadan aldıkları 38.500.000-Euro krediyi yeni kurdukları şirketlerde ve zimmetlerinde sakladıklarını, davalıların her üç şirketi aynı anda iflas ettirdiklerini, bu şirketlerden ... şirketinin İstanbul ... İflas Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, ... şirketinin ise İstanbul ... İflas Dairesinin ... esas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemlerinin yürütüldüğünü, müflis şirket yöneticilerinin yaptıkları haksız işlemler sebebiyle müflis şirket aleyhine Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ████████ esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali istemiyle dava açtıklarını, bu dava devam ederken davalı yöneticilerin her üç şirketi İstanbul iline taşıyıp iflas kararı aldıklarını, borçlu şirketleri İstanbul 3. ATM'nin ████████ esas ████████ karar sayılı dosyasında muvazaalı olarak iflas ettirdiklerini, söz konusu kararın kesinleşmesini müteakip iflas işlemlerinin İstanbul ... İflas Dairesinin ... esas sayılı dosyasında görüldüğünü, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasındaki dava kazanılsa da kaybedilse de davacı şirketin zararının değişmeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin dava açmakta menfaatinin bulunduğunu, borçlu şirket vekilinin iflas kararını mahkeme dosyasına ibrazdan sonra ikinci alacaklılar toplantısında masa leh ve aleyhine açılmış ve açılacak olan dava ve takiplere münhasır olmak üzere masayı münferiden temsil yetkisi verilmesi oylanıp kabul edildiğinden bahisle iflas idaresinin Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasındaki davaya davacının şirketin yerine asli müdahale talebiyle başvurduğunu, iflas masasının ikinci alacaklılar toplantısında alacaklıların menfaatlerini korumanın kendilerine düştüğü gerekçesiyle tasarrufun iptali davasında müvekkilini dışladığını, davaya müvekkili yerine asli müdahil olarak geçtiğini, bu davada borçlu müflis yerine geçmeyen iflas idaresinin bu talebinin kabul edildiğini, davanın borçlu olmadan, borçlu yerinde onu temsil eden iflas masası bulunmadığı halde davacı mevkiinde iflas idaresi olduğu halde yürütüldüğünü, İİK'nın 277. maddesinin öngördüğü dava şartının bu şekilde bozulduğunu, bu nedenle iptal davası açtıkları ve harç ile yargılama giderlerini kendilerinin ödediği, başından beri takip ve devam ettirdikleri bu davaya müvekkilinin bu kez feri müdahil olarak katıldığını, bu davadaki dava değerinin iflas masası alacaklarının alacağını karşılamasının mümkün olmadığını, iflas masasına yazılan alacakların miktarının müvekkilinin alacağının 200 katı olduğunu, müvekkilin açtığı ve sonradan feri müdahil olduğu davanın konusunun ise 163.512,66-Euro olduğunu, neticede müvekkilinin bu alacağını iflas masasında harcamalara ve garameye gideceği ve asla masadaki alacaklılara yeterli olmayacağı belli olduğundan, müvekkilinin uğradığı bu zarar ile kalacağını, İstanbul ... İflas Dairesi müdürü ...‘nın beyanına göre masanın ███████ esas sayılı dosyada masaya yazılan alacaklıların haklarını iflas idaresinin takip ve sonuçlandıracağını, iflas idaresine 11.01.2016 ve 12.09.2014 tarihlerinde başvuru yaptıklarını, bu başvurularda iflas masasına kayıtlı alacaklıları temsilen müflis borçlunun iflas etmeden önce alacaklılara zarar verme kastıyla yaptığı tasarrufların iptali için kanun yollarının başlatılması, kanun yollarına gidilmeyecek ise masaya dahil alacaklılarla üçüncü alacaklılar toplantısı yapılmasını veya bu konuda oylama yapılmasını talep ettiklerini, bu taleplerine iflas idare memurlarının cevap vermediklerini, söz konusu yazılarına rağmen iflas idare memurlarının alacaklılar lehine bugüne kadar iptal davası açmadıklarını, üçüncü şahıslar ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine hiçbir yaptırıma gitmediklerini, alacaklıların masaya yazdırdıkları alacağın tümünün riske edildiğini, dava dışı borçlu müflis şirket yöneticilerinin müvekkili şirkete kasten zarar verdiklerini, yöneticilerin borçlu şirketin sermayesini koruyup muhafaza etmediklerini, müflis şirketi sonradan kurdukları diğer iki şirkete çektikleri kredilere borçlandırdıklarını, bu şekilde kullanılan kredinin 38.500.000-Euro olduğunu, yine borçlu şirketin taşınmazı üzerine 120.000.000-Euro tutarında ipotek vererek bu taşınmazı alacaklılardan kaçırdıklarını, borçlu müflis şirketin ticari varlığı içindeki taşınmazın davalı yöneticilerin usulsüz işlemleri ile diğer iki şirket ve şahsi menfaatleri uğruna kullanıldığını, usulsüz ve gerçeğe aykırı işlemlerle borçlu müflis şirketi batırdıklarını, davalı şirket yöneticilerinin haksız fiil hükümleri ve yönetici sorumluluğu kapsamında sorumluluklarının bulunduğunu, müflis ... şirketinin iflas idaresinin İstanbul ... İflas Dairesinin ... esas sayılı dosyasında görüldüğünü, müvekkilinin 22.09.2014 tarihinde iflas masasına alacak kaydı yaptırdığını, iflas idaresine yönelik keşide ettikleri yazılar ile tüm alacaklıları ilgilendiren müflisin iptale tabi tasarruflarının iptali için dava açılmasını talep ettiklerini, gerekirse üçüncü alacaklılar toplantısı yapılarak bu konuda oylama yapılmasını istediklerini, ancak iflas idare memurlarının bu taleplerine cevap vermediklerini, gerekli özen ve dikkati göstermediklerini, sadece iflas dairesi müdürü ...‘nın iptal davasını sadece masanın açacağını beyan ettiğini, ancak bugüne kadar bu konuda dava açılmadığını, 20.03.2015 tarihinde icra edilen ikinci alacaklılar toplantısında gündemin beşinci maddesi gereğince tasarrufun iptali davasına iflas idaresince devam edilmesi veya bu hakkın İİK 245 maddesine göre isteyen alacaklıya devrinin yapılıp yapılmayacağı hususunun görüşüldüğünü, alacaklıların tamamının kabul oyu ile açılmış ve açılacak tasarrufun iptali davalarının masa tarafından takip edilmesine karar verildiğini, iflas idare memurlarının davacının ve masaya dahil diğer alacakların menfaatlerini tehlikeye soktuklarını, iflas masasının sadece müvekkilinin Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasındaki davaya davacı sıfatıyla katıldığını, ancak bu davada istenen miktarının iflas masasına kayıtlı alacak tutarının çok altında olduğunu, bu davaya iflas idaresi davacı sıfatıyla katılınca müvekkilinin davadan dışlandığını, bu davanın kabulü halinde dahi müvekkilinin alacağına ulaşmasının mümkün olmadığını, davada iflas masasının müvekkiline hiç bir desteğinin olmadığını, davalı olan müflis şirketi kimse temsil etmeden davalı konumunda borçlu müflis bulunmadığı halde dava şartlarına aykırı olarak davanın yürütüldüğünü, iflas idare memurlarınca alacakların tümü adına hala bir dava açılmadığını ve alacaklılara bilgi verilmediğini, iflas idare memurlarının İİK 226. maddesine aykırı davrandıklarını, davaya katılmaktan başka hiçbir hukuki işlemde bulunmadıklarını, masaya dahil 323 alacaklının masadaki 200.000.000-TL alacağının tahsilinin tehlikeye sokulduğunu, iflas idare memurlarının kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, İİK’nın 240. maddesindeki tekrar toplanma ve yeniden karar alınması istemlerini işleme koymadıklarınI, kontrol görevini yerine getirmediklerini, sonuçta kusurlarıyla müvekkili şirkete zarar verdiklerini belirterek, 163.512,66-Euro tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalılar ... ve ... vekili; müvekkillerinin İstanbul 3. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında 26.06.2014 tarihinde iflasasına karar verilen ... şirketinin iflas tasfiye işlemlerini yürüten İstanbul ... İflas Dairesinin ... esas sayılı dosyasında iflas idare memuru olarak görev yaptıklarını, müvekkillerinin kanunların kendilerine yüklediği tüm yükümlülükleri tamamen yerine getirerek iflas tasfiye işlemlerini yürütmekte olup, iflas tasfiyesinden dolayı herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, iflas dosyasına davacı vekili tarafında12.09.2014 tarihinde verilen dilekçe ile müflis şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan ipotek ile ilgili Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile açılan tasarrufun iptali davasının 13.03.2014 tarihli tensip kararıyla mahkemece ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, rehnin paraya çevrilmesi ve paylaştırmada 26.06.2014 tarihi itibarı ile alacağı olan 583.550,95-TL’nin dikkate alınarak rehinli alacaklıya ödenmemesini talep ettiğini, bu doğrultuda iflas idaresince ikinci alacaklılar toplantısında görüşülmek üzere ve iflas idaresinin yapmış olduğu işlemler açısından iflas idaresi faaliyet raporu hazırlandığını, söz konusu faaliyet raporunda ipotek alacağına konu taşınmazın bir ve iki ikinci derece ipotek alacağından dolayı cebri icra yoluyla satışının yapıldığı ve satışın kesinleştiği gözönüne alınarak, müflis şirket aleyhine ikame edilen tasarrufun iptali davasında şirket hakkında iflas kararı verildiğinden İİK‘nın 187 ve 194. maddeleri uyarınca iflasın açılmasından sonra dava açma ve davayı takip etme yetkisi iflas idaresine geçmiş olup, ikinci alacaklılar toplantısında görüşülüp karara bağlanacağının, söz konusu davaya devam edilip edilmeyeceği veya isteyen alacaklıya yetki verilmesi yönünde gerekli kararların verilmesi için gündem maddesi oluşturulduğunun belirtildiğini, 20.03.2015 tarihinde icra edilen 2. alacaklılar toplantısında açılmış ve açılacak tasarrufun iptali davalarının masa tarafından takip edilmesi hususunun oylamaya sunulduğunu, bir ret oyuna karşılık diğer alacaklıların tamamının kabul oyu ile kabul edildiği anlaşıldı denilmek suretiyle açılmış ve açılacak tasarrufun iptali davalarının masa tarafından takip edilmesine alacaklılar tarafından karar verildiğini ve söz konusu davanın iflas masasını temsilen iflas idaresi vekili tarafından takip edildiğini, alınan karar gereğince iflas idaresi vekilinin, açılmış olan tasarrufun iptali davasına davacı sıfatıyla katıldığını, söz konusu davada iflas idaresinin davacı konumunda bulunmasının kanun gereği olduğunu, Yargıtay kararları gereğince iflastan önce açılmış olan tasarrufun iptali davalarının isteyen alacaklı ya da iflas idaresince takibinin esas olduğunu, müvekkillerinin de gereken usuli işlemleri yaparak 2. alacaklılar toplantısında yapılmış olan oylama sonucu alınan karar doğrultusunda davayı takip ettiklerini, tasarrufun iptali davası açısından yapılan tüm işlemlerin kanuna uygun olduğunu, davacının ihtarname ve dilekçelerinde tasarrufun iptali davasında mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verilebileceği belirtilerek iflas masasındaki tüm alacakları kapsayacak şekilde tasarrufun iptali davası açılması, açılacak davanın takip ve sonuçlandıracak yetkilinin kim olacağının saptanması ve anket suretiyle alacakların dava açmakta serbest olup olmamaları için üçüncü alacaklılar toplantısının yapılmasının istenildiğini, müflis şirketin iflas tasfiye işlemlerinin İİK‘nın 219. maddesi gereğince adi tasfiye şeklinde yürütüldüğünü, adi tasfiyede iflas tasfiye işlemlerinin ilk alacaklılar toplantısında alacaklılarca gösterilen adaylar arasından İİK'nın 223. maddesi gereğince icra hakiminin seçeceği üç kişilik iflas idare memurları tarafından yürütüleceğini, İİK'nın 226. maddesi gereğince iflas masasının kanuni mümessili iflas idaresi olup iflas idaresinin tasfiyeyi yapmakla mükellef olduğunu, iflas tasfiye işlemlerinin iflas idaresi tarafından yürütüldüğünü, masada gerekli kararları iflas idare memurlarının alacağını, iflas dairesinin ise iflas idaresinin almış olduğu kararların gereğini yerine getireceğini veya uygun görmediği kararlara karşı yedi gün içerisinde icra mahkemesine itiraz edebileceğini, davacı vekilinin iflas dosyasına vermiş olduğu 14.01.2016 tarihli dilekçe ve 11.01.2016 tarihli keşide edilen ihtarnamedeki talepleri ile ilgili olarak 18.02.2016 tarihinde iflas idare memurları tarafından karar alındığını, bu kararın gereği iflas müdürü tarafından yerine getirilerek davacıya 18.02.2016 tarihli yazının tebliğ edildiğini, davacıya gönderilen yazılarda dava açma ve veya açılmış davayı takip etme yetkisi iflas idaresine geçtiğinden müflis şirket masasında 20.03.2015 tarihinde yapılan 2. alacaklılar toplantısında İİK’nın 221. maddesine göre nisap oluşarak söz konusu tasarrufun iptali davasının masa tarafından takip edilmesine alacaklılar tarafından karar verildiğini, ilk alacaklılar toplantısında vekil tutma yetkisine istinaden tutulan vekil tarafından takip edildiğini, bu nedenle yeni bir toplantı günü verilmesi talebinin geçerliliğinin olmadığını, şirket yöneticileri hakkında dava açılması istenilmiş ise de 2. alacaklılar toplantısı tutanağından anlaşılacağı üzere toplantıda müflis şirket yöneticileri hakkında bir dava açılmasına yönelik karar verilmediği hususunun davacı vekiline bildirildiğini, bu bildirimden sonra davacı tarafından iflas idare memurlarının iptal davası açmadıkları ileri sürülerek iflas idare memurlarının görevine son verilmesi hususunda İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkemece ikinci alacaklılar toplantısında açılmış veya açılacak tasarrufun iptali davalarına iflas idaresince devam edilmesine alacaklarca karar verildiği, bu kapsamda tasarrufun iptali dosyasında daha önce açılan tasarrufun iptali davası mevcut olduğundan yeni bir dava açmaya gerek kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın davacının temyiz üzerine Yargıtay tarafından onandığını, tasarrufun iptali davasına konu müflis şirkete ait Antalya ili Muratpaşa ilçesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 120.000.000-TL tutarlı ipoteğin mevcut olduğunu, Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından gelen yazıya göre, söz konusu taşınmazın 23.250.000-TL bedelle satıldığının bildirildiğini, satış bedelinin dosya borcunu karşılamadığından rehin açığı belgesi verildiğinin belirtildiğini, dolayısıyla taşınmazın satış bedelinin 1. ve 2. derecedeki ipotekleri bile karşılamaması nedeniyle üçüncü derecedeki ipoteğin iptalinin iflas masasına herhangi bir yararının olmayacağını, davacının açmış olduğu tasarrufun iptali davasının kabul edilmesi halinde dahi masaya bir bedel gelmeyeceğini, davacının diğer iddiasının müflis şirketin ... Otelcilik şirketindeki %70 hissesinin üçüncü kişiye devir ve temlikinin iptaline ilişkin olduğunu, dolayısıyla iflas idaresi tarafından açılmadığı iddia edilen tasarrufa dair davacı tarafından iflastan önce dava açıldığını, iflas kararından sonra da bu davanın iflas idaresi tarafından takip edildiğini, davanın iflas masasının alacağı ile sınırlı olmak üzere kabulüne karar verilmesi ihtimalinde bakiye harcın tamamlanması gerekeceğini, bu durumda iflas masasında kayıtlı 270.364.016,58-TL alacak üzerinden hesaplanacak 4.617.141,49-TL harç yatırılması gerekmekte olup, iflas dosyasında bu miktarda bir para bulunmadığından söz konusu harcın da alacaklılardan istenbileceğini ve gerektiğinde o zaman toplantı yapılabileceğini, bu nedenle davacı tarafından iflas masasına verilen dilekçelerdeki hususlar ile ilgili gerekli kararların müvekkili iflas idare memurlarınca verildiğini, dilekçelerdeki yeni iptal davası açılması ve üçüncü alacaklılar toplantısı yapılması taleplerinin ise izah edilen hususlar nedeniyle uygun görülmediğini, bu durumda davacının ve iflas masasının herhangi bir zararının doğmadığını ve dolayısıyla iflas idare memurlarının kusurlarının bulunmadığını, müflis şirket yöneticileri hakkında mahkemelerce iflas kararları verilmiş olduğunu, davada taraf olarak gösterilen yöneticilerin iflası karşısında iflas idare memurlarının masa adına tazminat davası açmasının masa menfaatine olmayacağını, iflas masasına alacak kaydı yaptıran alacak toplamı 270.364.016,58-TL olup bu miktar üzerinden başka bir dava açılması halinde tekrar 4.617.141,49-TL harç yatırılması gerekeceğini, dava harcının alacaklılar tarafından yatırılıp şirket yöneticileri hakkında açılacak tazminat davası kazanılsa dahi yöneticilerin iflas etmiş olması sebebiyle alacağın tahsil imkanı bulunmadığını, ancak iflas masalarına alacak kaydı yapılabileceğini, davanın reddine karar verilmesi halinde ise iflas masası aleyhine vekâlet ücretine hükmedilecek olup iflas masasının yaklaşık 3.000.000-TL daha borçlandırılacağını ve bu miktarın masa borcu olarak ödenmesi zorunda kalıncağını, dolayısıyla söz konusu davanın açılması masanın menfaatine olmayacağından iflas idare memurlarının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, İİK’nın 240. maddesi gereğince alacakların çoğunluğunun istemesi veya iflas idaresinin gerekli görmesi halinde yeniden alacaklılar toplanması için davet yapılabileceğini, buna istinaden müvekkili iflas idare memurları tarafından toplantı yapılmasına gerek görülmediği gibi alacaklılar çoğunluğu tarafından da toplantı yapılması yönünde bir talepte bulunmadığını, İİK'nın 226. maddesi gereğince iflas idaresinin görevleri kapsamında müvekkilleri tarafından iflas dosyasında ilk etapta müflis şirket masasına alacak kaydı yaptıran alacaklar hakkında gerekli kararlar verilerek sıra cetveli düzenlenip ilan edildiğini, müflis şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi ile birlikte iflas idaresince alınan karar doğrultusunda masada ikinci alacaklar toplantısının yapıldığını, müflis şirkete ait iki aracın satılarak paraya çevrildiğini, üç aracın ise kayıtlarına yakalama şehri konulmasına rağmen bugüne kadar bulunamadığını, müflis şirketin Antalya ile Muratpaşa ilçesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki iki adet bağımsız bölümün satılarak paraya çevrildiğini ve satış bedelinin ipotek alacaklısına ödendiğini, müflis şirketin Antalya MuratPaşa'da bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ipotek takibi neticesinde satıldığının dosyaya bildirildiğini, müflis şirkete ait markaların kıymet takdirlerinin yapıldığını, ancak markaların herhangi bir değerinin olmadığı tespit edilerek masanın mal varlığından çıkarıldığını, müflis şirkete ait yediemin deposunda bulunan malların iflas idaresinin alınan karar doğrultusunda gönderilen talimat neticesinde satıldığını, iflas masasına sıra ve ek sıra cetvelinin ilanından sonra masaya alacak kaydı yaptıran alacaklılar hakkında gerekli kararlar verilerek ek sıra cetveli tanzim ve ilan edilerek kanunun verdiği görevlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacının 2. alacaklılar toplantı günü bildirilmesine rağmen toplantıya katılmadığını, ancak sonraki yazılı beyanları ile 3. alacaklılar toplantısı yapılmasını talep ettiğini, 2. alacaklılar toplantısına katılmayan davacının masa menfaatine aykırı taleplerde bulunduğunu, ancak bu zamana kadar tüm yazılı taleplerine eksiksiz olarak cevap verildiğini, kaldı ki bu taleplerin davacının katılmadığı ikinci alacaklar toplantısında görüşülerek oy çokluğu ile karara bağlandığını, açılmış olan davaların yeniden açılmasına dair taleplerin hukuki bir menfaat bulunmadığından açılmış davaların takip edilmesi ve buna dair kesinleşmiş icra mahkemesi kararının olması karşısında davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iflas idaresinin şirket ortaklarına karşı açılacak dava sonucunun lehe olması durumunda dahi iflas masasına külfet getireceği ve tahsilat yapılamayacağı öngörüsüyle karar verdiğini, ancak bu hususta dava açma yetkisinin sadece iflas idaresinde olmadığını, TTK uyarınca böyle bir durumda alacaklıların da şirket ortaklarına karşı dava açma hakkının bulunduğunu, dolayısıyla davacının TTK‘nın 556. maddesi uyarınca iflas idaresi tarafından açılmasını talep ettiği yönetici sorumluluğuna dair davayı açma hakkının bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; her ne kadar davacı müvekkili hakkındaki davayı İİK'nın 223. maddesine dayandırmış ise de böyle bir dava açamayacağını, iflas müdürü ve memurlarının kusurlarıyla verdikleri zarardan devlet sorumlu olduğundan iflas müdürüne karşı açılacak davanın İİK'nın 5. maddesi uyarınca reddinin gerektiğini, dolayısıyla iflas idare memurları ve müflis şirketin yöneticilerine karşı açılan dava ile iflas müdürü olan müvekkiline karşı açılan dava arasında bağlantı bulunmadığını, bu nedenle davanın ayrılarak müvekkili hakkındaki davanın İİK’nın 5. maddesi uyarınca reddinin gerektiğini, müvekkiline karşı açılan davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça 11.01.2016 tarihli ihtarname, 14.01.2016 ve 7.02.2016 tarihli dilekçelere iflas idare memurları tarafından cevap verilmediği, gereken özen ve dikkatin gösterilmediği, iflas müdürü tarafından ise taleplerinin reddedildiğinin bildirildiğini, burada haksız fiil zamanaşımı uygulanması gerekmekte olup olayın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açılmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının tazminat talebinin koşullarının oluşmadığını, İİK‘nın 223 ve 227 maddeleri uyarınca müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, olsa olsa İİK'nın 5. maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilebileceğini, bunun da koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin görevini ifa ederken hukuka aykırı davranmadığını, iflas müdürü olarak kanun uyarınca üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun, müflis şirkete ve şirket alacaklarına vermiş olduğu herhangi bir zararın bulunmadığını, bu nedenle uygun illiyet bağından da bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin iflas müdürü olarak kanun uyarınca üzerine düşen görevleri diğerine getirdiğini, İstanbul ... İflas Dairesinin ... esas sayılı dosyasında müvekkili tarafından bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, müflis şirketin icraatlarında İİK’ın 310 ve 311. maddelerinde belirtilen taksiratlı ve hileli iflas durumunun mevcut olmadığının 3.09.2014 tarihli rapor ile tespit edildiğini, iflasın açılmasından sonra dava açma veya açılmış davayı takip etme yetkisinin iflas idaresine geçtiğini, müvekkili tarafından 21.01.2016 tarihinde verilen karar ile dava açma veya açılmış davayı takip yetkisi iflas idaresine geçtiğini, müflis şirket masasında 20.03.2015 tarihinde yapılan 2. alacaklılar toplantısında söz konusu tasarrufun iptali davasının masa tarafından takip edilmesine karar verildiğini, karar gereğince iflas masası tasfiye alacaklıları tarafından Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ████████ ve ████████ esas sayılı dosyaları ile açılan tasarrufun iptali davalarının iflas masasında yapılan ikinci alacaklılar toplantısında alınan karar gereği iflas masası adına takip edilmesi yönündeki alacaklılar kararına istinaden, iflas masası tarafından takip edilmesine karar verildiğini ve söz konusu davalarda davacı sıfatı iflas masasına geçtiğinden bu konuda gerekli işlemlerin yerine getirildiği hususunda ve yine müvekkili tarafından 18.02.2016 tarihinde verilen karar ile 20.03.2015 tarihinde yapılan ikinci alacaklılar toplantısında İİK’nın 221. maddesine göre nisap oluşarak söz konusu tasarrufun iptali davasının masa tarafından takip edilmesine alacaklılar tarafından karar verildiğini ve yürütüldüğünü, alacaklılar toplantısında vekil tutma yetkisine istinaden tutulan vekil tarafından davanın yürütüldüğünü ve bu konuda gerekli işlemler yapıldığından yeni bir toplantı günü verilmesi talebinin geçerliliğinin olmadığını, şirket yöneticileri hakkında dava açılması istenilmiş ise de iflas masasında yapılan ikinci alacaklar toplantısı tutanağının bir örneğinin eklenerek toplantıda müflis şirket yöneticileri hakkında bir dava açılmasına yönelik karar verilmediği hususunun 27.01.2016 tarihinde alacaklılardan olan davacı şirkete bildirildiğini, müvekkilinin zararlardan sorumlu tutulabilmesi için görevini yaparken hukuka aykırı olarak hareket etmiş olması gerektiğini, ancak müvekkilinin hiçbir hukuka aykırı davranışının bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir kusurlu davranışının da bulunmadığını, sorumluluktan bahsedebilmek için kusurlu işlem veya eylem ile davacının uğradığı zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması gerektiğini, ancak müvekkilinin kusuru bulunmadığından davacıya bu nedenle verilmiş bir zarar bulunmadığını ve dolayısıyla uygun illiyet bağından söz edilmeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin müflis ... şirketinin iflas dosyasında iflas idare memuru olarak görev yaptığını ve ayrıca müflis şirketten alacaklı şirketin vekili olduğunu, müvekkilinin iflas idare memuru olarak seçildiği tarihten itibaren kanunların kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri tamamen yerine getirerek iflas tasfiye işlemlerini yürütmekte olup, iflas tasfiyesinden dolayı herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafından iflas dosyasına verilen 12.09.2014 tarihli dilekçe ile müflis şirkete ait Antalya ile Muratpaşa ilçesinde bulunan ... ada ... parseldeki taşınmaz üzerindeki ipotek ile ilgili olarak Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasıyla açılan tasarrufun iptali davasında verilen tensip ara kararı gereğince, ihtiyati haciz kararı verildiği belirtilerek rehnin paraya çevrilmesi ve paylaştırmada alacakları dikkate alınarak rehinli alacaklıya ödeme yapılmamasının talep edildiğini, bu doğrultuda iflas idaresince ikinci alacaklılar toplantısında görüşülmek üzere ve iflas idaresinin yapmış olduğu işlemler açısından iflas idaresi faaliyet raporu hazırlandığını, raporda dava açma ve takip etme yetkisi iflas idaresine geçtiğinden ikinci alacaklılar toplantısında görüşülüp karara bağlanacağı, söz konusu davaya devam edilip edilmeyeceği veya isteyen alacaklıya yetki verilmesi yönünde gerekli kararın verilmesi için gündem maddesi oluşturulduğunun belirtildiğini, 20.03.2015 tarihinde yapılan ikinci alacaklılar toplantısında açılmış ve açılacak tasarrufun iptali davalarının masa tarafından takip edilmesinin alacaklıların oy çokluğuyla kabul edildiğini, söz konusu davanın iflas masasını temsilen iflas idaresi vekili tarafından takip edildiğini, ikinci alacaklılar toplantısında İİK’nın 195 ve 245. maddeleri dikkate alınarak işlem yapıldığını, alınan karar gereğince iflas idaresi vekilinin açılmış olan davaya davacı sıfatıyla katıldığını, söz konusu davada iflas idaresinin davacı konumunda bulunmasının kanun gereği olduğunu, iflastan önce açılmış olan tasarrufun iptali davalarının isteyen alacaklı ya da iflas idaresince takibinin esas olduğunu, müvekkilinin de gereken usuli işlemleri yaparak ikinci alacaklılar toplantısında yapılmış olan oylama sonucu alınan karar doğrultusunda davayı takip ettiğini, tasarrufun iptali davası açısından yapılan tüm işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu, davacının iflas idaresine yönelik ihtarname ve dilekçeleri ile iflas masasındaki tüm alacaklıları kapsayacak şekilde tasarrufun iptali davası açılması, açılacak davanın takip ve sonuçlandıracak yetkilinin kim olacağının saptanması ve anket suretiyle alacakların dava açmakta serbest olup olmamaları için üçüncü alacaklılar toplantısının yapılmasının istenildiğini, müflis şirketin iflas tasfiye işlemlerinin İİK’nın 219. maddesi gereğince adi tasfiye şeklinde yürütüldüğünü, buna göre iflas tasfiye işlemlerinin iflas idare memurları tarafından yürütüldüğünü, davacının iflas dosyasına sunmuş olduğu taleplerle ilgili olarak 18.02.2016 tarihinde müvekkilleri tarafından karar alınarak bu kararın gereğinin iflas müdürü tarafından yerine getirilerek davacıya 18.02.2016 tarihli yazıyla bildirildiğini, davacının 14.01.2016 tarihinde tarihli dilekçesindeki talepleri ile ilgili olarak 27.01.2016 tarihinde iflas idare memurlarınca karar alınarak karar gereği iflas müdürünce yerine getirilerek davacıya yanıt verildiğini, tasarrufun iptali davası açmadıkları ileri sürülerek görevlerine son verilmesi hususunda İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onandığını, davacı tarafından ileri sürülen tasarrufun iptali davasındaki dava konusu müflis şirkete ait Antalya ili Muratpaşa ilçesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 120.000.000-TL bedelli ipoteğin iptalinin talep edildiğini, ilgili icra dosyasından gelen 31.12.2014 tarihli yazıda söz konusu taşınmazın 23.250.000-TL bedelle satıldığının ve ayrıca satış bedelinin dosya borcunu karşılamaması nedeniyle rehin açığı belgesi verildiğini belirtildiğini, dolayısıyla taşınmazın satış bedelinin birinci ve ikinci derecedeki ipotekleri bile karşılamadığını, dolayısıyla üçüncü derecedeki ipoteğin iptalinin iflas masasına herhangi bir yararı olmayacağını, tasarrufun iptali davasının kabul edilmesi halinde dahi masaya bir bedel gelmeyeceğini, müflis şirketin ... Otelcilik şirketindeki %70 hissesinin üçüncü kişi firmaya devir ve temlik iptali bakımından iflas kararından sonra da davanın iflas idaresi tarafından takip edildiğini, davanın davacının iflas masasındaki alacağıyla sınırlı olmak üzere kabulüne karar verilmesi ihtimalinde bakiye harcın tamamlatırılması gerekeceğini, bu durumda iflas masasında kayıtlı 270.364.016,58-TL alacak üzerinden hesaplanacak 4.617.141,49-TL harcın yatırılmasının söz konusu olacağını, ancak iflas dosyasında bu miktarda bir para bulunmadığında söz konusu harcın da alacaklılardan istenbileceğini ve gerektiğinde o zaman toplantı yapılabileceğini, bu nedenle davacının dilekçelerindeki yeni bir iptal davası açılması ve üçüncü alacaklılar toplantısı yapılması taleplerinin bu hususlar nedeniyle uygun görülmediğini, davacı tarafından ileri sürülen müflis şirket yetkilileri hakkında iflas kararları verilmiş olup iflas tasfiye işlemlerinin devam ettiğini, yöneticilerin iflası karşısında iflas idare memurlarının masa adına tazminat davası açmasının masa menfaatine olmayacağını, bu durumda bir dava açılması halinde tekrar 4.617.141,49-TL harç yatırılması gerekeceğini, açılacak tazminat davası kazanılsa dahi yöneticilerin iflas etmiş olması sebebiyle alacağı tahsil imkanının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi halinde ise iflas masası aleyhine yaklaşık 3.000.000-TL tutarında vekalet ücretine hükmedileceğini, masanın bu borcu ödemesi gerekeceğini, dolayısıyla söz konusu davanın açılması masa menfaatine olmayacağından iflas idare memurlarının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili iflas idare memurları tarafından yeni toplantı yapılmasına gerek görülmediği gibi İİK’nın 240. maddesi gereğince alacaklılar çoğunluğu tarafından da bu konuda bir talepte bulunulmadığını, toplantı günü bildirilmesine rağmen ikinci alacaklılar toplantısına katılmayan davacının sonraki yazılı beyanları ile üçüncü alacaklılar toplantısı yapılmasını talep ettiğini, davacının bu zamana kadar tüm yazılı taleplerine eksiksiz cevap verildiğini, bu taleplerin davacının katılmadığı ikinci alacaklılar toplantısında görüşülerek oy çokluğu ile karara bağlandığını, müvekkillerince şirket ortaklarına karşı açılacak dava sonucunun lehe olması durumunda dahi iflas masasına külfet getireceği ve tahsilat yapılamayacağı öngörüsü ile karar verildiğini, ancak bu hususta dava açma yetkisi sadece iflas idaresinde olmayıp TTK‘nın 556. maddesi gereğince alacaklıların da şirket ortaklarına karşı dava açma hakkının bulunduğunu, dolayısıyla davacının iflas idaresi tarafından açılmasını talep ettiği yönetici sorumluluğuna dair davayı açma hakkının bulunduğunu, müvekkilinin müflis şirketten yüksek meblağda alacaklı olan ... şirketinin vekili olup alacağın tahsil edilmesinin en çok kendisine fayda sağlayacağını, dolayısıyla müvekkilinin alacaklı vekili olarak da alacaklılar lehine hareket etmek durumunda olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: Mahkemece; davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin olması ve İİK 194. maddesi kapsamında iflas eden bu davalıların iflas kararlarının kesinleşmesi ve 2. alacaklılar toplantısının yapılması bekleneceğinden, işbu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği, davacının ... hakkında tazminat davası bakımından temsilcide yanılma sebebiyle taraf değişikliği talebi uygun görülerek HMK'nın 124. maddesi uyarınca ...'nın davada taraf olmaktan çıkarılarak davanın ...'na yöneltilmesine karar verildiği ve dava dilekçesi ile duruşma günün ...'na tebliğ edildiği, İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacı ... tarafından iflas idare memurlarının görevlerine son verilerek yenilerinin seçilmesinin talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda şikayetin reddine karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu, dava dışı ... Turizm şirketinin İstanbul 3. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyası üzerinden █████/2014 tarihinde iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, yapılan 2. alacaklılar toplantısında, iflas idare memurları ..., ..., ...'ın ibra edilerek görevlerine devamına karar verildiği, gündemin 4. maddesi ile masa malvarlığının satış şeklinin görüşüldüğü, masa malvarlığının açık arttırma suretiyle satışının kabul edildiği, gündemin 5. maddesi gereğince tasarrufun iptali davasına iflas idaresince devam edilmesi veya bu hakkın İİK 245. maddesine göre isteyen alacaklıya devrinin yapılmasının görüşüldüğü, açılmış ve açılacak olan tasarrufun iptali davalarında masa tarafından takip edilmesinin oybirliği ile kabulüne karar verildiği, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında, davacı ... şirketi tarafından davalılar müflis ... Turizm şirketi, ... Turizm, ... Otelcilik, ..., ... Turizm aleyhine tasarrufun iptali davası açıldığı, davacının dava dilekçesinde müflis ... Turizm şirketinden olan alacağı dolayısıyla Manavgat ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, borçlu ... Turizm adına kayıtlı gayrimenkullerin ... lehine 120.000.000-Euro miktarında ipotek verildiğini, borçlu ... Otelcilik'teki hisselerini ... şirketine sattığını, bu şirketteki tüm hak ve yetkilerini yitirdiğini, ...'in sahibi bulunduğu gayrimenkulün de borçlu şirketin yönetim kurulu başkanı ...'nün 13 yaşındaki oğlu ...'ye satıldığını, böylece alacaklılardan mal kaçırıldığını, diğer davalı .... şirketi lehine borçlu ...Turizme ait taşınmaz üzerine 120.000.000-TL'lik ipotek tesis edildiğini, tüm bu işlemlerin alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapıldığını bildirerek, yapılan tasarruf işlemlerinin iptalini talep ettiği, yargılama sürerken ... Turizm şirketinin iflasına karar verildiği, tasarrufun iptali davası devam ederken borçlu davalının iflas etmesi halinde iflas idaresi tarafından davayı takip etmek isteyen alacaklıya yetki verilmesinin gerektiği, davayı alacaklılardan herhangi birisi takip etmez ise iflas idaresinin davayı davacı sıfatı ile takip edeceği, davacı yerine doğrudan iflas idaresinin geçeceği, iflas idaresi tarafından iflas idare memurları seçilerek iflas idare memurlarının da Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında açılan davanın yargılamasına katıldıkları, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında davacı Borçlu ... Turizm'in yapmış olduğu tüm tasarrufların iptali talep edilmiş olup, birden fazla tasarrufa yönelik iptal davasının aynı yargılama içerisinde görüldüğü, müflis şirketin 2. alacaklılar toplantısında tasarrufun iptali davalarında iflas idaresi tarafından devam ettirilmesi kararının alındığı, davacının iflas idare memurlarının görevden alınması isteminin İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesince reddedildiği anlaşıldığından, iflas idaresi ve iflas idare memurlarının görevlerini yerine getirirken İİK hükümleri doğrultusunda hareket ettikleri, 2. alacaklılar toplantısı doğrultusunda açılmış bulunan Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasının takip edildiği, bu davada davacının birden fazla tasarrufun iptalini talep ettiği, yeni bir dava açılmasına gerek bulunmadığı, İİK'nın 227. maddesi kapsamında iflas idaresinin kusuru ile bir zarara sebebiyet vermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili; borçlu müflis şirketin yurt dışından 2012 yılında Türkiye’ye getirdiği turistleri Antalya ilindeki değişik otellerde konaklatarak konaklama ücretlerini ilgili otellere ödemeyerek haksız kazanç elde ettiğini, borçlu müflis şirketin Antalya’daki taşınmazını maliki ve sahibi oldukları diğer iki aile şirketinin ... Bankası’ndan alacağı krediye müşterek ve müteselsil kefil yapılarak 38.500.000-Euro kredi çektiklerini, teminat olarak borçlu şirketin taşınmazına banka lehine ipotek tesis edildiğini, borçlu şirketin alacaklılarına zarar vermek kastıyla ticari varlıklarını başka şirketteki hisselerini üçüncü şahıslara satıp edindiği kazançların tamamını yurt dışında sakladıklarını, devamında borçlu şirketle birlikte diğer aile şirketleri İstanbul’a taşınarak hepsinin ayrı ayrı iflas ettirildiğini, müvekkili şirketin diğer 350 alacaklı gibi alacağını tahsil edemeyince borçlu ... Turizm şirketi hakkında Manavgat ... İcra Dairesi 163.512,66-Euro tutarında alacak için icra takibi başlattığını ve takibin kesinleştiğini, ancak alacağın tahsil edilemediğini, borçlu şirketin aleyhine başlayacak takipleri önlemek için alacaklılara zarar vermek kastıyla üçüncü şahıslarla iptale konu tasarrufları yaptığının öğrenildiğini, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında İİK‘nın 277. maddesi uyarınca tasarrufun iptali davası açtıklarını, iflas idare memurlarının tasarrufun iptali davasında borçlu müflis yerine değil alacaklı müvekkili yerine davacı asli müdahil olarak bulunacağını beyan ettiklerini, müvekkilinin asli müdahilliğinin kaldırılmasına talep ettiklerini, mahkemece itirazlarına rağmen müvekkilinin asli müdahil sıfatının kaldırılarak davacı sıfatının iflas masasını temsilen iflas idaresine verildiğini, müvekkilinin tasarrufunu iptali davasındaki dava değeri 163.566,12-Euro olup masaya kayıtlı alacak miktarının 255.000.000-TL civarında bulunduğunu belirterek iflas masasına kayıtlı alacak tutarı kadar dava açmaları gerektiği konusunda iflas tasfiye memurlarını uyardıklarını, bu konuda iflas idaresine ihtarnameler gönderdiklerini, buna karşılık iflas memuru ... tarafından verilen 21.01.2016 ve 18.02.2016 tarihli yazı cevapları ile iflas masası tarafından yürütülmesine karar verilen tasarrufun iptali davası açmaya ve açılmış davayı sürdürmeye iflas idaresinin tek yetkili olduğunun bildirildiğini, dolayısıyla ikinci alacaklılar toplantısı kararı gösterilerek tasarrufun iptali davasını kendilerinin açıp sürdüreceklerini belirtip bu konudaki taleplerini reddettiklerini, iflas idare memurlarının İİK’nın 187 ve 284. maddesindeki hükümleri dikkate almayarak beş yıllık hak düşürücü süreyi bilerek geçirdiklerini ve masa alacaklılarına zarar verdiklerini, müvekkili alacaklı şirketin tasarrufunu iptali davasındaki taraf sıfatının elinden alındığını, iflas idare temsilcilerinin taraf oldukları tasarrufun iptali davasının kazanılması halinde paranın iflas masasına gideceğini, yapılan masraflar ödendikten sonra bir şey kalırsa alacaklı sayısına göre o davanın dava değeri olan 163.512,66-Euro’nun tüm masa alacaklılarına paylaştırılacağını, bu duruma göre müvekkilinin alacağını tahsil etme imkanı kalmadığını, müvekkilinin tek beklentisinin iflas idare temsilcilerinin alacaklılar toplantısında verilen karar gereğince iflas masasına kayıtlı alacakların tamamı üzerinden tasarrufun iptali davası açması olduğunu, davalıların buna uygun olarak tasarrufun iptali davasına süresinde açmayarak veya mevcut davayı süresinde ıslah etmeyerek, ya da yeni bir tasarrufun iptali davası açılmayacak ise dava açma yetkisini isteyen alacaklıların dava açabilmesi için üçüncü alacaklılar toplantısı yapmayarak tüm masa alacaklarıyla birlikte müvekkilinin kesinleşmiş olacağını tahsilini engelleyerek zarar görmesine neden olduklarını, mahkemece iflas masası temsilcilerinin bu konudaki kanuna aykırı fiillerinin hiç değerlendirilmediğini, iflas idare memurlarının 20.03.2015 tarihli ikinci alacaklılar toplantısında alınan karara açıkça aykırı davrandıklarını, ortada iflas masasına kayıtlı alacaklıların tamamını kapsayan masa alacağı kadar bir dava bulunmadığını, ortada yalnız müvekkilin açtığı 163.512,66-Euro dava değeri olan davanın bulunduğunu, davalıların İİK'nın 187. maddesi hükmüne aykırı olarak dava açmayarak masanın zararına hareket ettiklerini ve masanın menfaatini gözetmediklerini, İİK'nın 227/2 maddesi gereğince kusurlarından doğan zararlardan sorumlu olduklarını, davalıların İİK’nın 223. maddesine de bilerek aykırı davrandıklarını, iflas idaresinin bu madde hükmünde belirtilen yetkileri kullanmak yerine iflas idare temsilcileri ile birlikte hareket ettiğini, kanuna aykırı davranışları sonucunda zararın oluşmasına bilerek sebebiyet verdiğini, ihtarlarına rağmen üçüncü alacaklılar toplantısını yapmadıklarını ve ilgili davayı açmadıklarını, mahkeme kararında bu konuda da herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, icra hukuk mahkemesi kararı kesin hüküm niteliğinde olmayıp tasarrufun iptali davasını açtırmak veya açtırmamak gibi bir kararı vermekle yetkili ve görevli olmadığını, icra mahkemesinin yetkili olmadığı alanda verdiği yanlış kararına geçerlilik kazandıran ilk derece mahkemesinin tazminat alacağının ...’ndan tahsiline karar vermesi gerektiğini, iflas idare temsilcilerinin değiştirilmesine ilişkin şikayet ve ret kararından çok sonra İİK’nın 284. maddesindeki hak düşürücü sürenin bittiğini, iflas idare temsilcilerinin ilerleyen zaman içerisinde yükümlülüklerini bilerek yerine getirmediklerini, müvekkilinin iflastan önce tasarrufunu iptali davası açmış olduğunu, ikinci alacaklılar toplantısında verilen karar ile dava yetkilerinin müvekkilinin elinden alınarak rızası dışında iflas idaresine verildiğini, tasarrufun iptali davasında alacak tutarı ve feriler kadar, alacak tutarına yeter miktarda hakimin takdir edeceği tasarrufların iptaline karar verilebileceğini, alacak ve feriler ile sınırlı olarak alacağın tahsili için icra takibinin o mala şamil olarak devamına karar verilebileceğini, mahkeme kararında sanki borçlunun tüm tasarrufları kendiliğinden iptal olacak ve tüm tasarruflar iflas masasına tahsil tahsis olunacak gibi kanuna aykırı değerlendirme yapıldığını, oluşan zararlardan ...nın da sorumlu olduğunu, iflas idaresinin bilerek masanın menfaatlerini korumadığını, kanunların emredici hükümlerine rağmen tasarrufun iptali davasını bakiye masa alacağı tutarı kadar süresinde açmayarak hak düşürücü süreyi kasten geçirdiklerini, tasarrufun iptali davasında alacağın miktarı ile sınırlı olarak iptal kararı verileceğini, iptal davasındaki alacak 163.512,66-Euro olmasına karşın mahkemenin iflas masasındaki 255.000.000-TL alacak üzerinden karar vermesinin mümkün olmadığını, söz konusu davada iflas idaresinin süresinde ıslah yaparak dava değerini masa alacakları miktarına yükseltmediğini, süresinde ek dava açmadığını, davada taraf olmayan iflas müdürüne vekâlet ücreti takdirine de itiraz ettiklerini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, İİK'nın 5. maddesine dayalı iflas dairesi müdürünün kusurundan kaynaklanan tazminat ile İİK'nın 227. maddesine dayalı olarak iflas idare memurlarının kusuruna dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK'nın 5. maddesinde “İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.” düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenleme, icra ve iflas dairelerinin görevleri sırasında ilgililere vermiş oldukları zararların tazminini amaçlamaktadır. İlgililer kavramına icra takibinin tarafları olan alacaklı ve borçlunun yanında, zarara uğrayan üçüncü kişiler de girerler. Madde lafzından açıkça anlaşılacağı üzere İİK'nın 5. maddesi kusur sorumluluğunu düzenlemektedir. Bu sorumluluğun gerçekleşmesi için icra ve iflas dairelerinin görevleri ile alakalı olarak olumlu ya da olumsuz bir eylem ya da işleminin mevcut olması ve bu işlemi gerçekleştiren memur tarafından kusurlu olarak icra edilmesi ve bunun sonucunda bir zarar doğması gerekir. İİK'nın 223. maddesindeki düzenleme uyarınca ise iflasın tasfiyesi, iflas dairesince iflas idaresine havale olunur. İflas idaresi ise üç kişiden oluşur ve iflas dairesinin denetimi altındadır. İflas idaresinin görevi, iflas masasını idare ve tasfiye etmektir. Dolayısıyla, görevi iflasın kapanmasına kadar devam eder. İİK'nın 226. maddesine göre masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir. İİK'nın 227. maddesine göre ise iflas idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan sorumlu oldukları gibi, Türk Ceza Kanunu uygulanmasında da memur sayılırlar. Somut olayda; davacı tarafından borçlu ... Tur Turizm aleyhine Manavgat ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 163.512,66-Euro alacağın tahsili istemiyle kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, takibin kesinleşmiş olduğu ancak alacağın tahsil edilemediği, davalı şirket ile yöneticilerinin yapmış oldukları tasarruflarla mal kaçırdıkları iddiasıyla davacı tarafından davalı ... Tur ve bu şirketle iptal tabi tasarruflarda bulunduğu ileri sürülen diğer davalılar aleyhine 13.03.2014 tarihinde Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali davası açıldığı, işbu yargılamanın devamı sırasında davalı ... Tur Turizm aleyhine ... Otomotiv tarafından açılan iflas davasında İstanbul 3. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece 26.06.2014 tarihi itibariyle davalı ... Tur Turizm şirketinin iflasına karar verildiği, aynı zamanda şirket yöneticileri ... hakkında İstanbul 42. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında 05.05.2014 itibariyle, ... hakkında İstanbul 38. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında 11.03.2014 tarihi itibariyle iflas kararı verildiği, davalı ... Tur şirketinin iflas tasfiye işlemlerinin iflas tasfiyesinin İstanbul ... İflas Dairesinin ... iflas sayılı dosyası üzerinden adi tasfiye usulünde sürdürüldüğü, dosyamız davalılarından ..., ... ve ...'in iflas tasfiye memuru olup davalı ... 'nın ise iflas müdürü olduğu, iflas dosyasında 20.03.2015 tarihinde gerçekleştirilen 2. alacaklılar toplantısında, müflis hakkında açılmış tasarrufun iptali davasına iflas idaresince devam edilmesi veya dava hakkının İİK'nın 245. maddesine göre isteyen alacaklıya devrinin yapılıp yapılmayacağı hususunun oylandığı, oylama sonucunda 1 ret oyuna karşılık diğer alacaklıların tümünün kabul oyu ile açılmış ve açılacak tasarrufun iptali davalarının masa tarafından takip edilmesinin oy çokluğu ile kabul edildiği, bu karar doğrultusunda davacının daha önce açmış olduğu Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasındaki tasarrufun iptali davasına iflas idaresinin davacı yerine geçtiği, davacının ise feri müdahil olarak kabul edildiği, söz konusu dosyada yargılamanın halen sürdüğü anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince verilen ilk kararda; iflas idare memurları ile iflas müdürünün eylemlerinden kaynaklanan davanın idare aleyhine açılabileceği, davalı şirket yöneticileri hakkındaki sorumluluk davasında ise davacının tazminatın kendisine ödenmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle iflas müdürü ve iflas idare memuru davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, şirketi yöneticisi davalılar aleyhine açılan davanın ise reddine karar verilmiş olup, kararın istinafı üzerine Dairemizin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamıyla; davalı yöneticiler ..., ... ve ... aleyhine açılan dava yönünden, işbu dava açılmadan önce bu davalıların iflaslarına karar verilmiş olduğundan İİK 194. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmadan karar verilmesi doğru görülmediği, iflas idare memuru davalılar ..., ... ve ... aleyhine İİK 227/4 maddesine dayalı olarak açılan davada, İİK 227/1 maddesinde aynı kanunun 5. maddesine atıf yapılmadığından bu davalılar aleyhine doğrudan dava açılabileceği, bu nedenle bu davalılar aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddinin hatalı olduğu gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemece davalı şirket yöneticisi davalılar ..., ... ve .... hakkında açılan davanın işbu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, davacının iflas müdürü davalı ... hakkında açmış olduğu tazminat davası bakımından ise temsilcide yanılma sebebiyle taraf değişikliği talebi uygun görülerek HMK'nın 124. maddesi uyarınca ...'nın davada taraf olmaktan çıkarılarak davanın ...'na yöneltilmesine karar verilmiş ve dava dilekçesi ile duruşma günü ...'na tebliğ edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dolayısıyla işbu davanın konusu iflas müdürü ile iflas idare memuru davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilince; müvekkilinin alacaklısı olduğu müflis ...-Tur şirketine yönelik olarak açmış oldukları tasarrufun iptali davasının, 2. alacaklılar kurulunca alınan karar doğrultusunda davalı iflas tasfiye memurlarınca takip edilerek müvekkili yerine davacı sıfatıyla iflas masasının geçtiği, müvekkilince açılmış olan tasarrufun iptali davasının dava değeri müvekkilinin alacak miktarı olan 163.512,65-Euro olduğundan, davanın kabulü halinde elde edilecek tutarın masa alacaklarını karşılayacak miktarda olmayacağı, bu nedenle davanın iflas masasına kaydedilen toplam alacak tutarınca devam etmesi gerektiği, bu kapsamda tasarrufun iptali davasının ıslahı ya da ek dava açılması gerektiği, ancak taleplerine rağmen davalı iflas tasfiye memurlarınca bu konuda bir işlem yapılmadığı, bu nedenle alacağın tahsilinin mümkün olmayacağı ileri sürülerek, müvekkilinin alacağı tutarındaki zararın davalılardan tahsili talep edilmiştir. İİK'nın 187. maddesinde, 201. madde ile 277'den 284. maddeye kadar olan maddeler mucibince iptal davasına mevzu olabilecek bütün şeylerin masaya intikali için iflas idaresinin gerekli davaları açacağı düzenlenmiş olup, somut olayda 2. alacaklılar toplantısında alınan karar gereği davacının daha önce açmış olduğu tasarrufun iptali davasının iflas idaresince takibi gerçekleştirilmiştir. Davacının açmış olduğu ve Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında yargılaması süren tasarrufun iptali davasında; müflis şirkete ait Antalya Muratpaşa'da bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazı üzerine kredi borçlusu ... Otel şirketinin kredi borcunun teminatı olarak alacaklı lehine 120.000.000-Euro bedelli ipotek tesisi, müflise ait ... Otelcilik şirketinde bulunan 70.000 adet hissenin 70.000.000-TL bedelle ... Turizm şirketine devredilmesi, ... ilçesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ...'ye satışı ve Serik ilçesinde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın ... Turizm şirketine satışı işlemleri dava konusu edilmiştir. İstanbul ... İflas Dairesinin ... İflas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetveline göre iflas masasına kaydedilen toplam alacak tutarı 195.469.279,91-TL'dir. İptale tabi tasarruflardan Serik ilçesinde bulunan ... parsel sayılı taşınmaz müflis şirket adına kayıtlı olmayıp hazine adına kayıtlı olduğu ve 2005 yılında ... Otelcilik lehine üst hakkı tesis edildiği, aynı ilçede bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın da yine müflis şirket adına kayıtlı olmayıp dava dışı ... Otelcilik adına kayıtlı olduğu, 17.01.2013 tarihinde 700.000-TL bedelle ...'ye satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Antalya Muratpaşa'da bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ise müflis şirket adına kayıtlı olup alacaklı ... Bankası (temlik sözleşmesi ile sonradan ... Otel) lehine 19.03.2013 tarihinde 3. derece 120.000.000-Euro bedelli ipotek tesis edilmiştir. Ancak bu ipotek öncesinde aynı taşınmaz üzerinde 14.02.2007 tarihinde ... Otel lehine tesis edilmiş 10.000.000-TL bedelli 1. derece ipotek ile yine 25.12.2007 tarihinde ... Otel lehine tesis edilmiş 2. derece 10.000.000-Euro bedelli ipotek bulunmakta olup, bu ipotekler iptal davası kapsamı dışındadır. İptale konu 3. derece ipotek tesisine ilişkin tasarrufun iptali halinde dahi taşınmaz üzerinde 1 ve 2. derecede tesis edilmiş olan ipotek bedellerinin ve taşınmaz üzerine konulmuş 100'ün üzerinde haciz şerhinin dikkate alınması gerekmekte olup, söz konusu ipotek alacakları masaya kayıtlı toplam alacak miktarının üzerindedir. Müflise ait ... Otelcilik şirketinde bulunan 70.000 adet hissenin 70.000.000-TL bedelle ... Turizm şirketine devredilmesi hususu da hem Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında hem de dava dışı alacaklı Özuysal şirketi tarafından Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında açılan tasarrufun iptali davasında dava konusu edilmiş olup, söz konusu bu ikinci dava dosyasını da davacı yerine geçen iflas idaresi takip etmektedir. Davacı tarafça iflas idaresinin masa alacak miktarınca ek olarak tasarrufun iptali davası açmaması nedeniyle davalı iflas idare memurlarının görevlerine son verilerek yerlerine yenilerinin seçilmesi istemiyle şikayet yoluyla İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında dava açılmış olup, mahkemece yeni bir dava açılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine kesin olarak karar verilmiştir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davalı iflas müdürü ile iflas idare memurlarının kanuna ve alacaklılar toplantısında alınan kararlara uygun olarak hareket ettikleri, yapmış oldukları işlemlerde kusurlu olmadıkları ve buna bağlı olarak İİK'nın 5 ve 227. maddelerine dayalı tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece temsilcide yanılma sebebiyle davacının taraf değişikliği talebi uygun görülerek HMK'nın 124. maddesi uyarınca iflas müdürü ...'nın davada taraf olmaktan çıkarılarak davanın ...'na yöneltilmesine karar verilmiş, yargılama sonucunda taraf olmaktan çıkarılan davalı iflas müdürü lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. HMK'nın 124/4 maddesinde; "Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." hükmünü haiz olup, somut olayda davalı iflas müdürünün aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediği dikkate alındığında, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalılar ... ve ... tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2025