Anahtar kelimeler: Eft Vadeli Bedelsiz Kambiyo Senedin Tanzim Bedelli Senetlerinden Şirkete İlamda

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tanzim edilen ve davalı şirkete verilen █████/2017 vadeli, ... no.lu, 230.000 TL bedelli senedin, █████/2017 tarihinde, "█████/2017 vadeli ... nolu ... A.Ş. ..." açıklaması ile EFT yapılarak ödendiğini, bedelsiz kalan bu senedin, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine konu edildiğini, takibin kesinleştiğini ve müvekkili şirketin menkul ve gayrimenkul malları üzerine haciz konulduğunu, haciz baskısı altında müvekkili şirketin █████/2017 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki bütün borcu ödeyerek, mevcut hacizlerin kaldırılmasının sağlandığını, ancak bu halde davalı şirkete verilen 01.05.2017 vadeli ... no.lu 230.000 TL bedelli senedin mükerrer olarak ödenmek zorunda kalındığını, ortaya çıkan bu mükerrer tahsilatın istirdatı için Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile █████/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; İstanbul 16 ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasının neticesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, ortada mükerrer herhangi bir tahsilatın bulunmadığını, davacının borçlarını senedin vadesi geldiğinde ilgili bankaya ya da müvekkili şirket hesabına değil, aksine icra kanalı üzerinden ihtirazı kayıtla yaptığını, davacının müvekkiline senet borçları yanında cari hesap borçlarının da bulunduğunu, kambiyo senet ödemelerinin evrakın niteliğine uygun olarak bankaya senet teslim yöntemi ile yapılmasının mecburi olduğunu, diğer şekilde yapılan ödemelerin mutabık kalınan cari borçlarına mahsup olarak alındığını, bu bağlamda davacı firmanın müvekkiline olan cari borçlarına mahsuben göndermiş olduğu █████/2017 tarihli ödemenin gönderi açıklamasına "senet ödemesi" yazışının kötüniyetinin göstergesi olduğunu savunarak davanın reddini istemistir.İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar ve 02.07.2019 tarihli kararı ile; mahkeme dosyasının ████████ Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, yargılamanın söz konusu dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Birleştirilen ████████ Esas sayılı dosya hakkında, mahkemenin 15.10.2020 tarihli celse ara ile tefrik kararı verilmiştir. Tefrik sonucunda ████████ Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı tarafça davaya konu senedin ... Bankası aracılığı ile █████/2017 tarihinde "... A.Ş. 01.05.2017 VADELİ ... NO LU ... A.Ş. ... PROJE SENET ÖDEMESİ" açıklaması ile davalı yana EFT yapılarak ödendiği, davalı tarafça █████/2017 tarihinde başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu icra takibinde aynı senedin davacıdan tahsilinin talep edildiği ve dosya borcunun █████/2017 tarihinde davacı yanca yapılan son ödemeyle sona erdiği, tarafların ticari defterlerindeki farklılıkların senet ödemesinin cari hesaba kaydedilip kaydedilmemesi noktasında oluştuğu, ancak TBK'nun 101/1. maddesinin "Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir." şeklinde hüküm altına alındığı nazara alındığında, davacı yanca yapılan EFT sırasında ödemenin davaya konu senet nedeniyle yapıldığının net bir şekilde belirtilmesi nedeniyle açıklamanın TBK'nun 101/1. maddesine uygun olduğunun saptandığı, davalı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının cari hesap alacakları için başlatılmayıp açıkça davaya konu senedin de içinde bulunduğu üç adet kambiyo senedine dayalı olarak başlatıldığı, ödenmiş olan senet nedeniyle davacının söz konusu takiple ikinci kez ödeme yaptığı sabit olmakla, davalı yanın cari hesap nedeniyle davacıdan halihazırda alacaklı olmasının aynı senet nedeniyle iki kez ödeme yapılmasını meşru hale getirmeyeceğinden makbuzdaki açıklamaya rağmen davalı ticari defterlerinde ödemenin cari hesaba kaydedilmesinin haksız olduğu, TBK'nun 101. ve devamı maddelerinin açık hükümleri karşısında davalı tarafça hem banka EFT'si yoluyla hem de icra takibi kanalıyla aynı senet nedeniyle iki kez tahsilat yapıldığı anlaşılmakla davacı yandan mükerrer tahsil edilen bedelin davacıya iadesinin gerektiği, davacı yanca mükerrer tahsilatın iadesi amacıyla başlatılan Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 230.000,00 TL asıl alacak, 9.198,00 TL vekalet ücreti, 20.930,00 TL tahsil harcı ile bunların işlemiş faizlerinin talep edildiği, davalı yanca senet bedellerine ilişkin olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğündeki takip 2017 yılında yapılmış olmakla, 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 2.750 TL'ye kadar olan takiplere ilişkin icra vekalet ücretinin maktu alınacağı, bunu aşan bedeldeki takipler için ise tarifenin 3. kısmına göre vekalet ücretinin hesaplanacağı, bu kapsamda davacı yanca 9.198,00 TL'nin iadesinin talep edildiği, bu talebin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan meblağı aşmadığı, tahsil harcı kalemi olarak alacağın %9,10'u oranına tekabül eden 20.930,00 TL'nin iadesi talebinin de yerinde olduğu, işlemiş faizler yönünden Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü takip tarihi olan █████/2018 tarihi ila İstanbul ... İcra Müdürlüğünde mükerrer ödemenin yapıldığı █████/2017 tarihi arasındaki 272 günlük işlemiş yasal faizin; asıl alacak 230.000,00 TL yönünden 15.425,75 TL olduğu, 9.198,00 TL vekalet ücreti için 616,90 TL şeklinde hesaplandığı ve 20.930,00 TL tahsil harcı için 1.403,74 TL olduğu anlaşılmakla işlemiş faizler yönünden talebin yerinde olduğu, neticeten mükerrer takip nedeniyle davalı yana ödenen 230.000,00 TL asıl alacak 9.198,00 TL vekalet ücreti ve 20.930,00 TL tahsil harcı toplamı olan 260.128,00 TL ile toplam 17.446,39 TL işlemiş faiz yönünden davacı yanın talebinin haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulü ile davalı yanın itirazının iptaline, alacak davalı yanca da belirlenebilir yani likit olduğundan takibe haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair açıklanan gerekçelerle..." gerekçesiyle davanın kabulü ile Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 260.128,00 TL asıl alacak, 17.446,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 277.574,39 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile asıl alacak 260.128,00 TL’ye takip tarihinden itibaren takipte belirtilen oranlarda faiz uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacağın % 20'si oranındaki 55.514,88 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirkete olan borcuna istinaden müvekkiline verilen 01.05.2017 vadeli 230.000,00 TL bedelli senet bedelinin müvekkili banka hesabına ödendiği, aynı senedin müvekkili tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini ve haciz baskısından kaynaklı senet bedelinin müvekkili şirkete mükerrer ödenmek durumunda kalındığı gerekçesiyle Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında mükerrer tahsil edildiği belirtilen senet bedelinin istirdadı ve masrafların istirdadının talep edildiğini, itiraz üzerine itirazın iptali davasının açıldığını, mahkemenin davanın kabulüne karar verdiğini ancak müvekkilinin davacıdan hem kambiyo senedi hem de cari hesap alacağının bulunduğunu, davacı tarafça ticari ilişki kapsamında bir kısım sıralı senetlerin müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin bahse konu senetleri banka şubesine tahsil için teslim ettiğini, ... TAŞ Beylikdüzü Şubesinin tüm senetlerde olduğu gibi davaya konu senedin şubelerin nezdinde olduğunu, senet bedeli ödenerek senedin iade alınacağına ilişkin ihtarnamenin davacı şirkete gönderildiğini, davacı dava konusu senedin banka şubesinde olduğunu bilmesine rağmen söz konusu senet bedelini bankaya ödemediğini ve senet aslını teslim almadığını, yine taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak 13.12.2016 tarihli cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere 1.470.421,96 TL tutarında müvekkilinin cari hesap alacağının bulunduğunu, davacı firmanın müvekkiline hem senet hem de cari hesap borcunun olduğunu, davacının senet ödemesini gününde bankaya yapmadığını yaklaşık on altı gün sonra senet ödemesi açıklaması olarak şirket hesabına gönderdiğini, davacının kasıtlı ve kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu, davacı firmanın hukuku kendi lehine kullanma çabası içerisinde olduğunu, bu durum üzerine davacı tarafça ödenmeyerek protesto olan davaya konu bir adet senedin yanı sıra üç adet senedin tahsili için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, borçlunun ödeme emrinin tebliğini izleyen üç ay içerisinde dosya borcunun tamamını icra dosyasına ödediğini, ayrıca beş gün içerisinde icra hukuk mahkemesi nezdinde borca itiraza ilişkin herhangi bir başvuruda bulunmadığını, davacının kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine senet bedelinin ve ferilerinin iadesine ilişkin takip başlattığını, davacı firmanın tüm kambiyo senet ödemelerinin tamamını icra müdürlüğüne yaptığını, ilgili banka şubesine veya müvekkili şirket hesabına yapmadığını, mahkemece hukuki mevzuatın sadece TBK 101-102 maddeleri ile sınırlı olarak değil TTK ve ticari işleyişe göre değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişilerin ek raporlarında da davacı lehine yorumlarda bulunduğunu, takdiri mahkemeye bıraktıklarını, ek rapora yaptıkları itirazın reddedildiğini ve cevap alınamadığını, mahkemenin belirttiğinin aksine mükerrer bir tahsilat bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve yeniden bilirkişi raporu alınarak neticede davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ödenen senet bedelinin icra takibi neticesinde yeniden ödenmek zorunda kalınması nedeniyle, senet bedeli ve diğer masrafların tistirdadı amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı ve bu ilişki neticesinde davalı şirket adına davacı şirket tarafından çok sayıda sıralı her biri 230.000,00 TL bedelli bonoların düzenlendiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, dava konusu bono ile ilgili olarak davacı tarafça yapılan ödemenin davalıya cari hesap ödemesi olup olmadığı, davacı tarafça takibe konu edilen mükerrer ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediği ve bilirkişi rapor sonucunda mahkemenin kabulünün usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 19.10.2015 tarihinde düzenlenen ödeme tarihi 01.05.2017 olan 230.000,00 TL tutarlı ... takip no'lu bononun nakden ibareli olarak düzenlendiği, bono bedelinin davacı şirket tarafından ... Bankası aracılığı ile davalı hesabına 17.05.2017 tarihli işlem ile ödendiği, söz konusu dekontta ödeme açıklamasının yapıldığı, açıklamada ,01.05.2017 vadeli ... no'lu ... AŞ ... senet ödemesi ifadesinin olduğu, davalı şirket tarafından ödemeden yaklaşık üç ay sonra 23.08.2017 tarihinde davacı şirket ve dava dışı bonoda kefil olarak yer alan davalı şirketin eski yetkilisi ... hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında toplam 920.000,00 TL asıl alacak, işlemiş faiz ve komisyon bedelleri olmak üzere toplam 946.966,70 TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığı, takip talebine konu senetler arasında davacı şirketin 17.05.2017 tarihinde davalı hesabına yapmış olduğu ödemeye ilişkin 01.05.2017 vadeli 230.000,00 TL tutarlı senedin de yer aldığı, davacı şirket tarafından söz konusu dosyaya senet bedellerinin ödendiği, mükerrer ödeme nedeniyle davacı şirket tarafından bu kez davalı hakkında dava konusu Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı dosyasında 230.000,00 TL asıl alacak, 9.198,00 vekalet ücreti istirdatı, 20.930,00 TL fazla ödenen tahsil harcı ve işlemiş faiz tutarları olmak üzere toplam 277.574,39 TL alacağın tahsili amacıyla 27.08.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takipte asıl alacak tutarı olan 230.000,00 TL'nin 28.11.2017 tarihli İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 28.11.2017 tarihinde mükerrer tahsil edilen 01.05.2017 vadeli ... no'lu 230.000,00 TL senedin istirdatı şeklinde açıklandığı, davalı şirket tarafından başlatılan icra takibine karşı itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde alacaklı olan şirketin halen müvekkiline borçlu olduğunu, şirket hesabının tek hesap altında toplandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte böyle bir borcun var olması halinde bile diğer borçlardan düşülerek mahsup edildiğini, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını beyan ettiği, davacı tarafça icra takibine itiraz üzerine İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerinin dosyaya ibraz ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporu ve ek rapor alınmıştır. Mahkemece, davacı tarafça dosya senedi dahil olmak üzere toplam 40 adet senedin iptali amacı ile davalıya karşı açmış olduğu aynı mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasındaki dosya ile işbu dosyanın birleştirilmesine dair 02.07.2019 tarihli karar verilmiştir. Birleştirilen dosyalar 15.10.2020 tarihli ara karar ile tefrik edilmiştir. Tefrik kararı öncesinde düzenlenen 19.02.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; taraf şirketlerin ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı kayıtlarında davalı hesabında 27.05.2011 tarihli 495.696,00 TL tutarında fatura ve ödeme kaydı ile kayıtların başladığı, davalı tarafından 2011 yılı içerisinde tanzim edilen faturaların davacıların vermiş olduğu senet, banka havalesi ve çek ödemelerinin hesaplara borç kaydı olarak girilmesi neticesinde davacının davalıya hesaplar toplamı 1.708.585,66 TL borcunun 2012 yılına devrettiği, davalı kayıtlarında da 2011 yılı sonunda 1.785.026,13 TL davacı borcunun mevcut olduğu, davacı (... A.Ş.), davalıyla arasındaki temel borç ilişkinin geçersiz olduğunu ileri sürdüğü, kendisinin yetkilisi olan ..."nün ortada hiçbir haklı sebep olmaksızın kendisini borç altına soktuğunu, şirket aleyhine yüksek bedelli zararlar doğuran muvazaalı ve hileli işlemler yap tığını ve dolayısıyla kendisinin davalıdan dava konusu senetleri düzenleyip vermeyi gerektirecek bir mal veya hizmet almadığını, davalının da buna karşılık, davacıyla İstanbul ili Arnavutköy İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... numaralı arsada 6 kattan oluşan 27.555 m2 ruhsatlı bina yapmak için 07.06.2011 tarihinde sözleşme imzaladığını; sözleşme konusu bina için 31.12.2014 tarihine kadar olan süreçte 21.545.582,54 TL'lik imalat işlemleri gerçekleştirdiğini; imalat işlemleri için eksik kalan bakiyeler için en son yaklaşık 60 tane senet aldığın: ileri sürdüğünü, taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin, davacının, 06.09.2017 tarihli dilekçesiyle sunduğu eklerde “maliyet, hizmet, danışmanlık ve inşaat yapım sözleşmesi” isimli sözleşmeye dayandığını, aynı sözleşmenin, davalı-... Ltd. Şti.'nin sunduğu EX-6'da da yer aldığını, bu sözleşmede ... Sanayi Ticaret Ltd Şti işveren olarak, ... Tic. Utd. Şti İse hizmet şirketi olarak anıldığını, sözleşmenin her İki sayfasının alt sol kısmında, “işveren-... Sanayi Ticaret Ltd Şti” ibaresinin ve şirket kaşesi ile yetkilisinin imzasının ve alt sağ kısmında ise “hizmet şirketi-... İnşaat Ltd Şti” ve şirket kaşesi ile yetkilisinin imzasının bulunduğunun görüldüğünü, her iki tarafın da bu sözleşmeye ve unsurlarına itiraz etmediğinden, bu sözleşmenin hukuken geçerli ve bağlayıcı nitelikte bir sözleşme olduğunun kabulü gerektiği, ancak, söz konusu sözleşmede tarih tespit edilmediği, davalının sunduğu 10 sayfadan oluşan ... İnşaat Maliyet Pursantajı isimli belgenin üzerinde 07.06.2011 tarihinin ve bu belgede imalat birim fiyatlarının da yer aldığının tespit edildiği, bu belgenin aşağı kısmında imzanın yer aldığı ,taraflar arasında asıl borç ilişkisinin yanında kambiyo ilişkisi bulunduğu, davacının, dava dâilekçesinde kambiyo senetlerinden kaynaklanan borcunun bulunmadığının tespitini de talep ettiği, davacının bu talebinin altında, davalıyla arasındaki asıl borç ilişkisinin geçersiz olduğundan dolayı kambiyo senetlerinden sorumlu tutulamayacağı iddiası yattığı, uygulamada bu tip davalara bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası adı da veridiği, davacının, senetlerden doğan borcunu ödemekten kaçınabilmesi için taraflar arasındaki asıl borç ilişkisinin geçersiz olması veya borcun ortadan kalkmış olması gerektiği, ancak, dosya kapsamında sunulan belge ve delillerin incelenmesi neticesinde, taraflar arasındaki asıl borçlandırıcı işlemin geçersizliğine neden olabilecek bir ayıp ihbarı, sözleşmeden dönme ihtarı, irade bozukluğuna ve muvazaaya ilişkin bir belge tesbit edilemediğinden taraflar arasındaki asıl borçlandırıcı işlemin geçerli olduğu sonucuna varıldığı, bu nedenle, temel borçlandırıcı işlemin geçerli olmasından dolayı davacının kambiyo taahhütlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı, hukuki ilişkinin geçersiz olduğuna kanaat getirilmesi halinde davacının kambiyo senetlerinden kaynaklanan ve davalıya olan borcunu ödemekten kaçınma hakkının olabileceği belirtilmiştir. Taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itirazlarını belirtmişlerdir. 22.02.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; Ek bilirkişi raporunda, TBK m. 102 açısından inceleme yapmak gerekir ise; borçlunun ödeme zamanında hangi borcu için ödeme yaptığını beyan etmediği hallerde uygulama bulacağı, mahkemenin senet bedeli ödenirken yapılan beyanı kabul etmemesi halinde yapılan ödemenin neye sayılacağının tespitin gerekeceği, cari hesap ilişkisi ile tarafların, sözleşme kapsamındaki alacaklarını karşılıklı olarak hesaba yazmayı kabul edecekleri, hesaba geçirmenin sonucunun ise, hesaba geçirilen alacakların münferiden dava ve talep edilememesi olduğu, ancak cari hesap alacağını cari hesap sözleşmesinin sonunda talep edileceği hususunda anlaşmış oldukları, cari hesap sözleşmesi belirli süreli ise sürenin sonunda, taraflardan birinin iflası ve TTK m. 99 hükmünün koşullarına uygun olarak sona erebileceği, belirsiz süreli cari hesap sözleşmesinin ise taraflarca her zaman feshi ihbar olunabileceği “(TTK m. 980.1)dava konusu olayda cari hesap sözleşmesinin süreli olduğu yönünde bir belge olmadığı, cari hesap sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin de bir belge bulunmadığı, bu açıdan devam eden cari hesap bakiyesinin talebinin mümkün olmadığı, davacı ... A.Ş.'nin davalı ... İnş Tic. Ltd. Şti.'ne kendi defter kayıtlarına göre senet ödemelerini yaptığı, 17.05.2017 tarihi itibariyle kanuni defter kayıtlarında 1.349.155,72 TL borçlu olduğu, ihtilafın, protesto olan senedin, protesto tarihinden sonra, davalı alacaklının banka hesabına senet bedeli açıklamasıyla transfer ettiği ödemelerin, davalı tarafından, davacının cari hesabına mahsup edilmesi, senet ödemesi sayılmaması hakkında olduğu, davacı ... AŞ.'nin 230.000,00 TL'sı ödemeyi 17.05.2017 tarihinde (... Bankası TAŞ. hesabına yaparken “... Yapı A.Ş. 01.05.2017 vadeli ... no lu ... A.Ş. ... Proje Senet” açıklamasına yer verildiği; TBK m. 101 gereğince taraflar arasında birden fazla borç olması halinde borçlunun ödemede hangi borcu için ödemede bulunduğunu beyan etmesi halinde ödemenin bu borca mahsup edileceğinin düzenlendiği; ayrıca ödemenin senedin bulunduğu bankaya yapılmamış olması ve önce cari hesaba yazılmış daha sonra düzeltilmiş olması hususunun davacının kötüniyetli olduğuna delil olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, bu durumda ödemenin senede ilişkin olduğunun kabulü gerektiği ve iade edilemeyeceği; mahkemenin TBK m. 102 hükmünün uygulanması yönünde karar vermesi halinde, ödemenin muaccel olan borca sayılacağı; buna göre senet alacağının muaccel olacağı; muaccel bir alacak var iken bunun cari hesaba kaydedilmeyeceği, ancak dürüstlük kuralının uygulanmasının mahkemenin takdirinde olduğu; mahkeme tarafından 17.05.2017 tarihinde yapılan 230.000,00 TL'lik ödemenin Cari Hesap ödemesi olmadığı, ödenmeyen 230.000,00 TL'lik senet bedeli olduğu görüşünde olması halinde; davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın yersiz olduğuna ve takibin devam edilmesi gerektiği, mahkemenin sözkonusu ödemelerin cari hesaba mahsup edilmek üzere gönderildiği (cari hesaba mahsup edilmesi gerektiği ) görüşünde olması halinde davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın yerinde olduğu ve takibin iptal edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Tarafların ek bilirkişi raporuna beyan ve itirazları sonrasında mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin davalı şirkete sıralı senetler verdiği sabittir. Dava konusu, 19.10.2015 düzenleme, 01.05.2017 vade tarihli 15540 no'lu 230.000,00 TL bedelli bono davacı tarafça ödeme sebebi açıkça belirtilmek sureti ile banka havalesi ile ödenmiştir. Davalı tarafça davacının borçlu olduğu diğer senetler ile birlikte dava konusu ödenen senet bedeli de icra takibine konu edilmiştir. Bilirkişi rapor ve ek raporları, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen taraf ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu da anlaşılmaktadır. Ne var ki cari hesap sözleşmesi gereğince , cari hesap bakiyesinin talebinin mümkün olmadığı ,cari hesabın süresiz olduğu ve fesih edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin aynı senet bedelinin icra takibi sonucunda ikinci kez tahsiline ilişkin cari hesaba ilişkin borçtan mahsup edileceğine dair savunması yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan, ödemeye dair dekontta, ödenen bedelin söz konusu senede dair olduğu, keşide, vade tarihi ve numarası da yazılmak suretiyle açıkça belirtilmiş olduğundan ve davalı tarafça da icra takibi cari hesap alacağına ilişkin olmayıp yine daha önceden ödenmiş olan senet numarası ve diğer bilgileri de belirtilmek sureti ile kambiyo hukukuna ilişkin takip başlatıldığından davalı vekilinin aksine iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 14.220,10 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.02.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!