Anahtar kelimeler: Firmadır Kesmiş Ödememiştir Ürüne Satmış Yapmamıştır Aramalara Süredir Satımdan İhtarı

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
: Davacı vekili █████/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ------şahıs şirketi olup, yurt içi ve dışında hizmet sağlayan nitelikli bir firmadır. Müvekkil firma davalı ile uzun süredir ticari ilişki içerisindedir. Davalı, müvekkilimizden ürün satın almıştır. Davaya konu olayda ise, müvekkil firma davalı tarafa satmış olduğu ürüne istinaden █████/2023 tarihinde -----,No'lu faturayı kesmiş, Ancak davalı bu peşin bedelli fatura karşılığını ödememiştir. Davalı tüm talep ve aramalara rağmen yine müvekkil firmaya hiçbir ödeme yapmamıştır. Bunun üzerine müvekkil tarafından ----- ---- üzerinden 29.03.2024 tarihinde---- numaralı Ödeme Talep İhtarı Konulu ihtarnamesi gönderilmiş ancak davalı tarafından yine hiçbir ödeme gerçekleştirilmemiştir. Buna istinaden tarafımızca-----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine geçilmiş, davalı işbu icra takibine hiçbir yasal dayanağı olmaksızın itiraz etmiş, itiraz dilekçesinde şirketin ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve tutarda bir borcu bulunmadığını belirtmiştir. Öncelikle davalı sistem üzerinden kesilen E - faturaların tamamını onaylamış, faturaların hiçbirine karşı yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda da bulunmamıştır. Tüm bu sebeplerle tarafımızca yapılan zorunlu arabuluculuk başvurusunda davalı taraf alacakları ödemeyi burada da reddetmiş, buna istinaden █████/2024 tarihinde anlaşmama son tutanağı tutulmuştur. Hal böyle olunca işbu davanın ikame edilmesi zaruriyeti hasıl olmuştur. Arz ve izah ettiğimiz ayrıca mahkemenizin resen nazara alacağı nedenlerle haklı davamızın kabulü ile, davalının ---- İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, Alacak likit olduğundan davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil Şirketin Davacıya Bir Borcu Bulunmamaktadır. Davanın dayanağı, davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine başlatılan -----İcra Müdürlüğü -----Sayılı dosyasıdır. Anılan icra dosyası incelendiğinde davacının; 48.353,81-TL alacak talep ettiği görülecektir. Bu talebin dayanağı olarak taraflar arasındaki 15.12.2023 tarihli ve -----, No'lu fatura gösterilmişse de müvekkilin bahsi geçen faturaya ilişkin bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple davacının iddia ettiği şekilde bir alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Nitekim taraflar arasındaki ticari defterler ve cari hesap kayıtlarının incelenmesi neticesinde de müvekkilin, davacıya bir borcu bulunmadığı görülecektir. Davacının, Bir Faiz Alacağı Bulunmamaktadır. Davacı tarafından başlatılan icra takibi incelendiğinde davacının, takip talebinden itibaren işleyecek faizin de ödenmesi talebinde bulunduğu görülecektir. Ancak, davacının bu yönde de bir alacağının bulunmadığı sabittir. Zira taraflar arasındaki ticari defterler ve cari hesap kayıtlarının incelenmesi sonucunda müvekkilin bir borcu bulunmadığı anlaşılacaktır. Bu çerçevede, davacının faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği sabittir. Haksız İcra Takibi Başlatan Davacının %20'den Aşağı Olmamak Üzere Kötüniyet Tazminatına Hükmedilmesini Talep Ediyoruz. İtirazın iptali davalarını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi ile aynen, "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir" denilmektedir. Bu sebeple, müvekkil aleyhine haksız icra takibi başlatan ve bununla da yetinmeyerek iş bu itirazın iptali davasını açan davacının (alacaklının), hem icra takibinde hem de davasında kötü niyetli olmasından dolayı, yukarıda alıntılanan kanun hükmü çerçevesinde kötü niyet tazminatına çarptırılmasını Sayın Mahkeme'nizden arz ve talep ederiz. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz hususlar çerçevesinde anlaşılacağı üzere davacının, müvekkilden bir alacağı olmadığı sabit olduğundan müvekkil hakkında açtığı iş bu davanın haksız ve mesnetsiz olduğu sabit olup, davanın reddine, açılan icra takibinin iptaline ve haksız ve kötü niyetli takip yapan davacı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda Arz ve İzah Ettiğimiz Hususlar Çerçevesinde, Fazlaya Dair Tüm Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla, 1. Haksız Davanın reddine ve açılan icra takibinin iptaline, 2. haksız ve Kötü Niyetli Takip Yapan Davacı Hakkında Takip Konusu Alacağın %20'sinden Aşağı Olmamak Üzere Tazminata Mahkûm Edilmesi ile Yargılama Gideri ve Avukatlık Ücretinin Karşı Taraflara Tahmiline Karar Verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ---- İcra müdürlüğünün ---- Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 09.12.2024 tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davalının 48.353,81 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan kesin süreli ihtara rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı bununla birlikte davalıya ait ba formlarında dava konusu faturaların yer bulduğu bu haliyle dava konusu ürünlerin davalı tarafından teslim alındığının kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE;
-Davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 48.353,81 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
2-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalının asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 9.670,76 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.303,04 TL harçtan, peşin yatırılan 584,00 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.719,04 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 584,00 TL Peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı 3.800,00 TL bilirkişi ücreti ve 77,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.888,6‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!