Anahtar kelimeler: Özetiidare Atanma Rektörlüğü Profesör Dalı Anabilim Fakültesi Kadrolardan Sekizinci Atanmasına

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Üniversitesi-... RektörlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacının ... Üniversitesi ... Rektörlüğü Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Malzeme Anabilim Dalı için ilan edilen (2 adet) profesör kadrosuna atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin...tarih ve ... sayılı işlem ile bu kadrolardan birine ...'nın atanmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı Üniversite Yönetim Kurulu Kararı'nın iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun değerlendirilmesi neticesinde davacının ilan edilen profesör kadrosuna atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine yönelik işlem ile bu kadrolardan birine ...'nın atanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Bilirkişi heyeti tarafından jüri raporlarının özetlendiği, davacı aleyhine yorum yapmaktan ve görüş belirtmekten ibaret bir rapor olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğunun bilirkişi raporunda da tespit edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:... Üniversitesi ... Rektörlüğü Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Malzeme Anabilim Dalı için █████/2020 tarih ve 31132 sayılı Resmi Gazete'de 2 (iki) adet profesör kadrosu ilanı verilmiş olup; anılan kadroya atanmak istemiyle davacıyla birlikte üç aday tarafından başvuru yapılmış, anılan kadrolara Doç. Dr. ...ve Doç. Dr. ...'nın atanması üzerine davacının atanma başvurusunun reddi ile Doç. Dr. ...'nın atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; bu Kanunda hüküm bulunmayan haller arasında sayılan davanın ihbarı konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; bilirkişilerin, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesinde, "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir." kuralı; 62. maddesinde, ''İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez.'', kuralı; 63. maddesinde, ''Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.'' kuralı; ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kuralı yer almıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi uyarınca, uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiriyor olması durumunda, bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların ve konuyla ilgili yasal düzenlemelerin bir bütün içinde değerlendirilmesi ve ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karşılanarak hüküm kurulması gerektiği açıktır. Bilirkişi incelemesinin esasını oluşturacak çerçevenin ve bu kapsamda yargılamanın sınırlarının belirlenmesi işlevinin, bilirkişilere değil yargılamayı yapan mahkemeye ait olduğu da kabul edilmelidir.Anayasa Mahkemesi'nin muhtelif kararlarında; bilirkişi raporundaki inceleme yönteminin veya sonucun ilgili uzmanlık alanı bakımından uygunluğuyla ilgili haklı şüphelerin bulunması veya raporda açıklığa kavuşturulması gereken hususlar olduğu gerekçesiyle ek veya yeni bilirkişi raporu alınmasını isteyebilmenin yalnızca taraflara tanınan usuli bir güvence olarak görülmemesi gerektiği, uyuşmazlıkların çözümü için öncelikle maddi vakıanın/gerçekliğin aydınlatılmasının devletin ilgili hakları gerçekleştirme ve koruma yükümlülüğünün bir gereği olduğu, yeniden bilirkişi raporu alınmasını istemenin sadece davanın taraflarına sağlanmış usuli bir güvenceden ibaret olmayıp aynı zamanda uyuşmazlığı çözmekle ve bu bağlamda maddi gerçeği ortaya çıkarmakla yükümlü olan mahkemeye verilmiş yargısal bir görev ve yetki olduğu belirtilmiştir. (İsmail Tuncel [GK], B. No: █████████, █████/2023, § …) (Ahmet Özgan ve Şule Özgan [GK], B. No: ██████████, █████/2023, § …)Uyuşmazlığın çözümünün özel ve/veya teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup; bilirkişi heyetinden jürinin objektif kriterlere göre değerlendirme yapıp yapmadığı, anılan kadrolara yapılan atamaların yerinde olup olmadığı ortaya konularak davacı ile birlikte diğer iki adayın niteliklerinin karşılaştırılması suretiyle bir bilirkişi raporu düzenlenmesi istenilmiştir.Dosyada yer alan bilirkişi raporuna bakıldığında;, anılan bilirkişi raporunun jüri raporlarını değerlendirmeye ve özetlemeye yönelik olduğu, jüri raporlarından bağımsız bir şekilde davacının ve diğer iki adayın bilimsel niteliklerinin ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.Diğer yandan; bilirkişi raporunda adaylara ait başvuru dosyalarının detaylarıyla birlikte dava dosyasında mevcut olmaması nedeniyle yeniden puanlama yapılamadığı hususuna yer verildiği ve jüri raporlarında yer verilen toplam aday puanlamalarına atıf yapıldığı görülmüş olup; davacı ve diğer adayların bilimsel niteliklerinin ortaya konulmasına esas teşkil edecek tüm bilgi ve belgenin Mahkemece davalı idareden istenmesi ve bilirkişi heyetince bu bilgi ve belge üzerinden inceleme yapılması gerekmektedir.Bu itibarla; bilirkişi tarafından davacının ve diğer iki adayın ilgili bilim alanında özgün yayınları veya çalışmalarının olup olmadığının davalı idarenin akademik yükseltilme ve atama kriterleri de dikkate alınmak suretiyle karşılaştırmalı olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmış olup; Mahkemece yeni bilirkişi heyeti belirlenmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Bu durumda; davanın reddine ilişkin istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,4. Kesin olarak █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OY
:(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.