Anahtar kelimeler: Köşede Davamenfi Tahrif Yitirmeden Seçilerek Yitirdiğini Tahrifatı Vasfını Bono Senette

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:███████DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; huzurdaki dava .... İcra Müdürlüğünün ... E. (...) sayılı ihtiyati haciz yolu seçilerek açılan takip dosyası ile alacaklı olduğunu iddia eden davalılar ... ve ... tarafından kambiyo senetlerine özgü takipte dayanak belge olarak gösterilen bononun, senedin ön yüzünde, sol üst köşede bulunan vade tarihinin tahrif edilmesi nedeniyle takip dayanağı bono, kambiyo vasfını yitirdiğini, davalı taraf kambiyo senedine özel olarak düzenlenen hem ihtiyati haciz kurumundan yararlanmak amacıyla hem de ilgili bono kambiyo vasfını yitirmeden kambiyo senedine özgü icra takibine konu edilmesi amacıyla senette tahrifatı gerçekleştirdiğini, takip alacaklısının bonoyu zamanaşımı süresi içerisinde takibe koymadığı için hak kaybına uğramamak adına TCK 204'e göre, gerçek resmi bir belgeyi hem başkalarını aldatacak şekilde değiştirmiş, değiştirdikten sonra sahte resmi belgeyi de aslı gibidir sureti yaparak hem ihyiyati haciz yoluna başvurmuş hem de icrai işlemleri gerçekleştirdiğini, bono üzerindeki imzanın müvekkili ...a ait olmadığını, müvekkilinin avalist sıfatını taşımadığının mahkememiz nezdinde tespit edilmesi gerektiğini, arz ve izah olunan, keza mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle davalarının kabul edilerek, vade tarihi tahrif edilen senedin ihtiyati hacze dayanak olması nedeniyle (kambiyo vasfını yitiren belge olduğundan bahisle) hükmolunan ihtiyati haciz kararının ve yapılan tüm haciz işlemlerinin kaldırılmasını, davanın kabulü ile yapılacak inceleme neticesinde senedin tahrif edildiğinden, takip tarihinde zamanaşımına uğramış olduğu için kambiyo vasfını yitirmesi neticesinde bononun geçersizliğine ve icra takibinin iptaline, senet bedelinin 260.000 YTL olduğu göz önüne alındığında, usulsüz ve hukuka aykırı yürütülen ilgili icra dosyasında 2008'den bu yana kısmı tahsilatın yapıldığının tespitine ve yapılan bu tahsilatların geriye dönük olarak iptaline ve kısmi tahsil edilen bedellerinin davalı tarafından iade edilmesine, bononun iptali mahkemece uygun görülmemesi halinde ise, yapılacak imza incelemesi neticesinde müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığına ve borçlu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (...) sayılı icra takibinin, müvekkilinin imzasının olmadığının tespit edilerek, avalist olmayan müvekkili nezdinde yürütülen takibinin iptaline, İcra takibinin iptal edilmesini ve haksız, hukuk aykırı olarak kötü niyetli bir şekilde icra takibine konulan senet sebebiyle davalı aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak icra takip hakları, alacak hakları dava tarihinden önce ... A.Ş. şirketine temlik edildiğini, dolayısıyla davaya konu icra takibine ilişkin her türlü hakların, borçlar ve dava haklarının temlik alan ... A.Ş.'ne geçtiğini, BK. 183 ve devamı maddeleri ve HMK 125/2 açık hükmü gereği temlik alıcısı şirket alacaklı ... A.Ş. yerine geçmiş olup, temlik tarihinden sonra icra takibi sebebiyle sadece temlik alıcısı ... A.Ş.'ne husumet yöneltilebileceğini ve dava açılabileceğini, öte yandan husumet/taraf ehliyeti davanın görülebilirlik şartlarından olup Mahkemece resen incelenmek zorunda olduğunu, huzurda görülen davada, dava öncesi bir tarihte icra takip haklarını temlik eden ... A.Ş.'ne husumet yöneltilemeyecek olup, HMK 114/d maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle ... A.Ş bakımından davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 20.05.2008 tarihli bono nedeniyle .... İcra Dairesi Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespiti talebiyle huzurdaki davayı açtığını, davacının iş bu davadaki talepleri yasal dayanaktan yoksun ve gerçek dışı mesnetsiz iddialardan ibaret olup huzurdaki davasının reddi gerektiğini, karşı tarafça açılan davada hukuki yarar bulunmadığından, huzurdaki menfi tespit davasının dava şartı noksanlığından reddi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde her ne kadar davaya konu senedin tahrifata uğradığını ve avalist konumda olan davacı ...ın imzasının sahte olduğunu iddia etse de bu iddialarını kanıtlar nitelikte bir belge dosyaya ibraz edemediğini, zira daha önce yasal süresi içerisinde dosya kapsamında herhangi bir itiraz da bulunmadığından menfi tespit davasının yasal süresi içerisinde açılmamış olduğunu, dava dilekçesinde sunulan imzaya itirazlar yasal süresi içerisinde yapılmamış olup, usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu iddialar hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetle ileri sürülmüş iddialar olduğunu, karşı taraf her ne kadar dava konusu senedin kambiyo vasfına haiz olmadığını ileri sürmüşse de bu iddilarını da yasal süresi içerisinde ileri sürmediğini, dolayısıyla dosyayı sürüncemede bırakmak maksatlı bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, işbu dava kambiyo senedine dayanan menfi tespit davası olduğundan ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, ancak davacı karşı taraf iddialarını ispatlar nitelikte herhangi bir somut delil sunamadığını, davacının davaya konu senedin ön yüz, sol üst köşesindeki vade tarihinin tahrif edildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, zira davacı aynı dilekçede iş bu dosyaya kısmi tahsilatın yapıldığının tespitini de talep etmekte olduğundan senet borcunun geçerli bir hukuki ilişkiden doğduğu karşı tarafça da sabit olduğunu, izah edilen gerekçe ve tespitler neticesinde karşı taradın tüm beyanları hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetili olup kabulü mümkün olmadığını, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davayı ikame eden davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Davanın .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu senedin kambiyo vasfının yitirilmesi nedeniyle bononun geçersizliği, takibin iptaline, bono üzerindeki imzaya itiraz ile davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu ,Öncelikle menfi tespit davaları bakımından özel bir zamanaşımı düzenlemesi bulunmadığı, hukuki yarar olması şartıyla her zaman imza inkarına dayalı menfi tespit isteminde bulunmanın mümkün olduğu, bu nedenle zamanaşımına yönelik itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; mahkememizce öncelikle davaya konu edilen senet üzerinde gerekli inceleme ve tetkiklerin yapılması için senet aslının dosyaya celbine yönelik davalılara gerekli müzekkereler yazıldığı, ....İcra ... Esas 30.03.2022 tarihli yazılarında "evrak aslı takip açılışı esnasında gerekli işlemler yapıldıktan sonra kasa yetersizliği nedeniyle alacaklı vekiline teslim edilmiştir." şeklinde yanıt verildiği görüldüğünden, ilgili icra dairesine müzekkere yazılarak, senet aslının teslim edildiği avukatın kim olduğu ve isim ve varsa kimlik bilgilerinin mahkememize gönderilmesinin istenmesine karar verildiği, ilgili avukatın isim ve bilgilerinin mahkememize gönderilmesi üzerine avukata yazılan müzekkereye , senet aslının kendisinde bulunmadığı, davalı banka ile vekillik görevi sona erdiği ,ilgili talebin bankaya gönderilmesini talep ettiği, ...'a yazılan müzekkereye ise senet aslının icra dairesinden sorulmasının talep edildiği, senet aslının yazılan tüm müzekkere ve taleplere rağmen temin edilemediği, takip dosyası incelendiğinde davaya konu takibin ... A.Ş tarafından başlatıldığı ancak daha sonra davaya konu alacak ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş arasında imzalanan 25.08.2011 tarihli temlik sözleşmesi ile davalı ... A.Ş ye devir ve temlik edildiği,Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-d maddesi hükmüne göre; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları bir dava şartıdır.Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.Öte yandan sıfat, dava konusu subjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davaya takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Dava dilekçesinde taraf olarak gösterilen kişiler, şeklen o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Temlik tarihinden sonra icra takibi sebebiyle sadece temlik alıcısı ... A.Ş. ne husumet yöneltilebileceğinden Davalı ... A.Ş yönünden açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.Davalı ... A.Ş ye yöneltilen dava yönünden yapılan yargılama sonucunda; senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfetinin senedi elinde bulundurup takibe girişen ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya düşeceği, mahkememizce senet aslına ulaşılamadığında imzanın borçluya ait olup olmadığının tespit edilemediği durumlarda yasada öngörülen imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması koşulunun gerçekleşmediği, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre; ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur ; düzenlemeleri de dikkate alındığında davalının senette yer alan imzanın borçluya ait olduğu iddiasını ispatlayamadığı , ispat külfetinin davalıda olduğu ve iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla , davacının menfi tespit talebinin kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas (eski ...) sayılı takip dosyasına konu senetten ve takip dosyasından dolayı davalı ... A.Ş ye borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin ispat edilemediğinden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.HÜKÜM
:DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;1-Davalı ... A.Ş yönünden açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE,2-A-Davalı ... A.Ş. Yönünden açılan davanın kabulü ile; Davacı ...ın .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas (eski ...) sayılı takip dosyasına konu senetten ve takip dosyasından dolayı davalı ... A.Ş ye borçlu olmadığının tespitine,B-Davacı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine,3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 17.760,60-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 4.440,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.320,45-TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-)Davacının yaptığı 80,70-TL başvuru harcı, 4.440,15-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı, 549,00-TL davetiye masrafı olmak üzere toplam 5.081,35-TL yargılama giderinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 41.600,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,6-)Davalı ... A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,7-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,Dair, Davacı vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzaHakim ...e-imza