Anahtar kelimeler: Satımdan Lik Durduğunu Borcun Bakirköy Bakırköy İlişki Borcunun Ödenmemesi Takibi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararTARİH
: █████/2022DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketin 79.175,19-TL borcunun bulunduğunu, bu borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla borcun şimdilik 59.175,00-TL 'lik kısmı için icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu davacıdan alınan ürünlerin bedelinin icra takibi başlatılmadan önce para yerine halı gönderilmek suretiyle ödendiğini, müvekkili şirket tarafça düzenlenen faturaların davacı şirkete tebliğ edildiğini, süresi içerisinde de itiraz edilmediğini, davacı şirketin takip miktarının tamamı üzerinden dava açmamış olması da bunun kanıtı olduğunu beyanla davanın reddini, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "Yapılan yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, İstanbul Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğünden ve İstanbul Zeytinburnu Vergi Dairesi Müdürlüğünden tarafların B formları getirtilmiş, davalı vekili yemin deliline dayandığından davacı şirket yetkilisi ...'ye yemin yaptırılmıştır.Davacı şirket yetkilisi ... yemin beyanında; " Ben davalı taraftan halı aldığımı kabul ediyorum, ancak verilen halı benim borcumu kapatmadı, tarafıma 70.000,00-TL lik halı verildiği söylendi, ben bu şekilde kabul ettim, yalnız satıcılarımız halının piyasasının 20.000,00-TL olduğunu söylemişlerdi, davalı taraf fatura kesip tarafımıza gönderdi ama göndermiş olduğu halıların bedeli bizim borcumuzu kapatmaya yetmedi, eda etmiş olduğum yeminimde ve huzurunuzdaki beyanlarımda ısrar ediyorum" şeklinde yemin beyanında bulunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile tarafların karşılıklı tazminat istemlerine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun davalı olduğu, 79.175,19 TL alacak için ilamsız takip yapıldığı, takibin cari hesap alacağına dayandığı, davalının takibe █████/2020 tarihinde itiraz ettiği, davacının icra takibine yapılan itirazın iptali için 59.175,00-TL dava değeri bildirilerek █████/2021tarihinde süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.Davalı taraf, davacı şirket yetkilisi ... ile yapılan görüşmeler neticesinde halı göndermek suretiyle davacı şirkete borcunu ödediğini, iki adet faturanın davacı şirkete tebliğ edildiğini ve süresinde içeriğine itiraz edilmediğini savunmuş, davacı şirket yetkilisi ...'ye yemin teklifinde bulunmuştur. Davacı vekili tarafından yemini edaya hazır olduklarını, davacı şirket yetkililerini hazır edeceklerini beyan etmiştir. Davacı taraf yemini edaya hazır oldukları beyan ettiklerinden, artık davalı taraf teklifinden vazgeçerek başka bir kanıta dayanamayacak ve yeni bir kanıt da gösteremeyecektir. HMK'nin 232. maddesinde, yeminin, tarafa teklif olunacağı ve tarafça eda yahut iade olunacağı, taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yeminin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm doğrultusunda davalı tarafından yapılan yemin teklifinin davacı şirkete yönelik olarak kabul etmek gerekmiş, gerek dosya arasında bulunan davacı şirket yetkililerine ait imza sirkülerinde gerekse de davacı şirketin İstanbul Ticaret Odasının internet sitesindeki kayıtlarında davacı şirketin yetkililerinin ... ile ... oldukları ve temsil şekillerinin müşterek olduğu görülmekle, bu doğrultuda teklif edilen yemin müşterek yetkiye istinaden davacı şirket yetkililerin tümü tarafından yerine getirilebileceğinden davalı tarafından sunulan yemin metni davalı şirkete şirket yetkilisinin dikkatine kaydıyla, geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı bildirimiyle tebliğ edilmiştir. Belirlenen duruşma gününde davalı tarafından teklif edilen yemini eda etmek üzere davacı şirket yetkililerinden ... gelmiş, diğer yetkili ... katılmamıştır. Hazır olan yetkili yemini eda ederek, davalının savunmasında belirttiği halıları aldığını, tarafına 70.000,00-TL'lik halı verildiğinin söylendiğini ve kabul ettiğini, ama satıcılarının halıların piyasasının 20.000,00-TL olduğunu söylediklerini, halıların borcunu kapatmadığını, faturaların taraflarına gönderildiğini beyan etmiştir. Davacı şirket yetkilisinin bu beyanından halıları alacağına karşılık aldığı anlaşılmakla davalının ediminin ifa yerine edim olduğunu kabul etmek gerekmiştir. İfa yerine yapılan edimle artık borç sona erecektir. Diğer yandan davacı şirket yetkilisi ... şirkette müşterek yetkili olup, yetkilisi olduğu şirket adına diğer yetkili olmadan yaptığı yeminin yöntemine uygun olarak eda edildiği söylenemeyecek ve dolayısıyla davacı şirketin diğer yetkilisi geçerli bir özür bildirmeden yemini edaya gelmediğinden yemin konusu vakıalar ikrar edilmiş sayılacaktır. HMK'nin 188/1 maddesi uyarınca ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar ve kanıtlanması gerekmez. Açıklanan nedenlerle, davacının davasını kanıtlayamadığı sonucuna varılarak, davanın reddi ile davacı tarafın kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı dosya kapsamından anlaşılamadığından davalının tazminat istemi kabul edilmeyerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin red kararı ve gerekçesinin yerinde olmadığını; müvekkili şirkete usulüne uygun yemin daveti tebliğ edilmediğini, Müvekkili şirketin müşterek imza ile temsil edilmekte olduğunu; davalı savunmasında müvekkili şirket yetkililerinden ... ile görüştüğünü ve halıları da ona verdiğini savunarak yemin teklifini ...ye yönelttiğini; müvekkili şirket yetkililerinden sadece birinin yemini eda etmesi talep edilmesine ve tebligat da bu şekilde yapılmasına rağmen diğer ortağın mahkemede yemin için hazır olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, Davacı tarafından mahkemeye yemin metni sunulduğunu ve müvekkili şirkete tebliğ edildiğini; müvekkili şirkete tebliğ edilen 02.12.2021 tarihli davalının yemin metni dilekçesinde "Yemin teklifimizi Davacı ... CİHAZLAR A.Ş 'nin yetkilisi ...'ye teklif etmiştik, yeminin onun tarafından edilmesini talep ediyoruz." ifadesi yer aldığını; iş bu tebligat üzerine kendisine yemin teklif edilen davacı şirket yetkilisi ... mahkemede hazır bulunduğunu, diğer şirket yetkilisinin de kendisine yemin teklifi tebliğ edilmediği için mahkemeye gelmediğini; davalı taraf savunmasında borcun yerine halı vermeyi şirket yetkilisi ... ile görüştüklerini ifade ederek yemin teklifini ...'ye yönelttiğini; dolayısıyla diğer şirket yetkilisinin taraflar arasında cereyan eden hadiselerden bilgisi ve görgüsü olmadığından ondan sadır olmayan bir konuda yemin etmesini beklemenin de doğru olmadığını; üstelik mahkeme tarafından gönderilen yemine davet tebligatında şirket yetkilisinin dikkatine denildikten sonra bu tebligat zarfından çıkan yazıda yemin teklifinin şirket yetkilisi ...ye yöneltildiğinin ve yeminin onun tarafından ifa edilmesinin talep edilmekte olduğunu; ...'nün de mahkemeye gelerek yemini eda ettiğini; buna rağmen diğer yetkilisinin mahkemede hazır olmadığı gerekçesiyle yemin edasından kaçınıldığının kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme kararının gerekçesinde müvekkili şirket yetkilisinin halı aldığını kabul ettiğini ve ifa yerine edim ile borcun sona erdiğini; ancak davacı şirketin müştereken temsil edilmesi sebebiyle diğer şirket yetkilisi olmadan yapılan yeminin eda edilmiş sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığını; müvekkilinin kendisine halı verildiğini ancak bunların borcu kapatmaya yetmediğini alınan halıların 70 bin lira olduğu söylenmesine rağmen 20 bin lira ettiğini ve bu sebeple borcun sona ermediğini de beyan ettiğini; bu beyandan müvekkilinin 70 bin liralık halı aldığının kabul edilmesinin doğru olmadığını; müvekkili şirket yetkilisinin, kendisine teslim edilen halıların 70 bin lira ettiği söylenmesine rağmen 20 bin lira değeri olduğunu ve dolayısıyla borcun sona ermediğini de ifade ettiğini; müvekkilinin davalıdan halı aldığını, halıların değeri olan (takip 79.000,00TL üzerinden başlatılmış itirazın iptali davası 59.000,00TL üzerinden açıldığını,) 20.000,00TL'yi borçtan mahsup ederek huzurdaki davanın açıldığını, müvekkilinin ifadesinin yanlış yorumlanması suretiyle borcun sona erdiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını, Bir an için müvekkilinin aldığı halıların değerinin 70 bin lira olduğu kabul edilse bile taraflar arasındaki cari hesap alacağının 79.175,19-TL olduğu dikkate alındığında davalının borcunun tamamen sona ermediği dikkate alındığında davanın tamamen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmeden verilen kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verildiğinden yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmek gerektiğini, Yargılamanın sonuna kadar tehiri icra kararı verilmesini talep ettiklerini; istinaf başvurusunun tek başına ilamın icrasını durdurmayacağından yargılama sonuna kadar telafisi imkansız zararların doğmaması için tehiri icra kararı verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda izah olunan ve dosya kapsamından anlaşılan nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüyle Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E-████████ K sayılı ilamının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama sonuna kadar tehiri icra kararı verilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan, taraflar arasında açık hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalının, davacıya olan bakiye açık hesap borcunun tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürmüş, delil olarak ticari defter ve kayıtlara, bilirkişi incelemesine, tanık ve yemin deliline dayanmış; davalı yan, davacıya olan bakiye açık hesap borcunun takip tarihinden önce iki adet fatura karşılığı davalıya teslim edilen halılar ile ödendiğini, davalıya herhangi bir borçları bulunmadığını savunmuş, delil olarak davacıya borç karşılığı teslim edilen halılar için kesilen iki adet faturaya, ticari defter ve kayıtlara, bu faturaların tebliğine ilişkin kargo ve ptt kayıtlarına, borcun halı teslimi ile karşılanması amacıyla görüşülen davacı şirket yetkilisi ...'ye yöneltilecek yemin deliline ve tanık beyanına dayanılmıştır. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 79.175,19-TL bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takibe yasal sürede vaki itiraz sonucu takibin durduğu, davacının 59.175,19-TL alacak üzerinden eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin sicil kayıtları incelendiğinde, şirket yönetim kurulu üyelerinin ... ve ... olduğu, şirketin tüm işlemleri bakımından her iki yönetim kurulu üyesinin şirketi müşterek imzaları ile temsil ve ilzam etmeye yetkili bulundukları anlaşılmıştır. Davalı vekilinin mazeret nedeniyle hazır olmadığı ön inceleme celsesinde davacı vekilinin "Dava dilekçemizi tekrar ederiz, cevap dilekçesini kabul etmiyoruz, defter incelemesi yapılsın, ayrıca yemini eda etmeye de hazırız," beyanında bulunduğu, mahkemece uyuşmazlığın; "Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemi noktasında toplandığı anlaşıldı." şeklinde zapta geçirildiği ve ön inceleme celsesinin üç nolu ara kararı ile "Davacı vekili tarafından vekaletnamesindeki özel yetkiye dayanılarak davalı vekilince yapılan yemin teklifi kabul edilmekle, davalı vekiline yemin metnini sunmak üzere bir sonraki celseye kadar süre verilmesine," karar verildiği, davalı vekilinin kendisine tebliğ edilen ara karara istinaden █████/2021 tarihli dilekçesi ile "Yemin teklifimizi Davacı ... CİHAZLAR A.Ş.'nin yetkilisi ...'ye teklif etmiştik,yeminin onun tarafından eda edilmesini talep ediyoruz." beyanında bulunduğu ve "Yetkilisi ve ortağı bulunduğum davacı ... CİHAZLAR A.Ş.'nin,davalı ... TİCARET-...'dan, cari hesap alacağına karşılık olarak halı almadığına,halıların davacı ... CİHAZLAR A.Ş.'ne teslim edilmediğine,namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” şeklindeki yemin metnini sunduğu, mahkemece bu yemin metninin davalı şirket adresine "Davalı taraf, 6100 sayılı HMK'nın 227. maddesi gereğince yemin teklif ettiğinden geçerli bir özrünüz olmaksızın yemin için tayin edilen gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediğiniz veya gelip de yemini iade etmediğiniz yahut gelip de yemini eda etmekten kaçındığınız takdirde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağınız HMK'nin 228/2 ve 232/2 maddeleri gereğince ihtar olunur." meşruhatı ile tebliğ edildiği, davacı şirketin müşterek yetkililerinden ...'nün yeminin eda edileceği celsede hazır bulunduğu, davalı vekilinin bu celsede söz alarak "Tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilebilir, biz davacı şirket yetkilisi olarak ...'yü biliyorduk, onunla ticaret yaptığımız için ona yemin teklif etmiştik, geçen celse davacı şirketin vekalete ekli imza sirküsünde müşterek temsil gördüğümüzden usul gereğince diğer yetkilinin de yemin etmesi gerekmektedir, huzurda olan şirket yetkilisine yemin teklifimizi yineliyoruz, diğer şirket yetkilisi hazır olmadığından yemin etmemiş sayılmasına karar verilsin," beyanında bulunduğu, mahkemece hazır olan ...'nün huzura alındığı, yetkilinin kendisine teklif edilen yemini eda ederek "Ben davalı taraftan halı aldığımı kabul ediyorum, ancak verilen halı benim borcumu kapatmadı, tarafıma 70.000,00-TL lik halı verildiği söylendi, ben bu şekilde kabul ettim, yalnız satıcılarımız halının piyasasının 20.000,00-TL olduğunu söylemişlerdi, davalı taraf fatura kesip tarafımıza gönderdi ama göndermiş olduğu halıların bedeli bizim borcumuzu kapatmaya yetmedi" beyanında bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının takibe dayanak bakiye açık hesap dökümünün ve bu hesaba konu faturaların celbedilmediği, tarafların 2018 ve 2019 yılı BA-BS formlarının celbedildiği, taraf defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yapılmadığı; son celse şirketin müşterek yetkililerinden birinin yemini eda etmesi üzerine tahkikatın bitirildiği anlaşılmıştır. Mahkemce; duruşmada hazır olan yetkilinin yemini eda ederek, davalının savunmasında bildirdiği halıları teslim aldığını belirtmesi, diğer yetkilinin ise özür bildirmeden yemini edaya gelmemesi nedeniyle yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılması karşısında, davalının davacıya bakiye açık hesap boruna karşılık halı teslim etmek suretiyle borcunu ödediğini ispat ettiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; mahkemece davacı şirkete çıkartılan yemin metninde yeminin şirket yetkilisi ...'ye teklif edildiği açıkça belirtilmesine rağmen, diğer yetkilinin duruşmada hazır olmadığı gerekçesi ile yemini eda etmekten kaçındığının ve yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, kaldı ki duruşmada hazır olan yetkilinin de davalının kendisine teslim ettiği halıların 70.000,00-TL değerinde olduğunu söylemesine rağmen teslim alınan halıların 20.000,00-TL değerinde olduğunun anlaşıldığını beyan ettiği, nitekim davanın takip tutarından bu 20.000,00-TL mahsup edilerek açıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin ve yemin eda eden yetkilinin beyanları yanlış yorumlanarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu yönündedir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu █████/2019 tarihli, teslim alan kısmı imzasız, konusu muhtelif cins halılar olan iki adet faturanın KDV dahil toplam tutarının 73.889,31-TL olduğu, bu iki faturanın davalı tarafından satış olarak vergi dairesine beyan edildikleri, ancak davacı tarafından alım olarak vergi dairesine beyan edilmedikleri anlaşılmıştır. Davalı yan, bakiye açık hesap borcunu kabul edip, bu borcun davalıya fatura karşılığı halı teslimi ile ödendiğini savunduğuna göre artık ödeme iddiasını, diğer ifade ile faturaların davacı şirkete tebliğ edildiğini ve muhtevalarının da davacı şirkete teslim edildiğini ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı yan bu iddiasını ispat için yalnızca yemin deliline dayanmamış, aynı zamanda ticari defter ve kayıtlara da dayanmıştır. HMK'nun 222/1 fıkrası uyarınca ticari davalarda hakim tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden de karar verebilir. Yemin delili, kendisine yemin teklif edilecek tarafın inançları üzerine kurulu olması nedeniyle başvurulacak son çaredir ve kural olarak taraf iddialarını diğer delillerle ispat edemezse, son aşamada yemin deliline de başvurur. Öte yandan davalı yan cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmakla kalmamış, yemini davada taraf olan davacı şirkete değil, davacı şirketin müşterek yetkililerinden sadece birine teklif ettiklerini açıklamıştır. HMK'nun 227/2 fıkrası uyarınca, yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf tekliften vazgeçerek başka bir delile dayanamayacak ve yeni bir delil gösteremeyeck ise de, somut olayda davacı şirkete usulüne uygun şekilde yemin teklif edilmediğinden, davacı vekilinin teklif edilen yemini edaya hazır olunduğunu beyan etmesi anılan hükümdeki usuli sonucu doğurmayacaktır. Bu çerçevede davalının savunmalarının ispatı bakımından öncelikle her iki tarafın da delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmaksızın ve tüm deliller toplanıp tahkikat aşamasına geçilmeksizin davalı yana cevap dilekçesinde davacı şirket yetkililerinden birine yemin teklif edildiği ve davacı vekilinin ön inceleme celsesinde bu yemin teklifini kabul ettiği gerekçesi ile yemin metnini sunmak için kesin süre verilmesi, aksi halde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edilmesi yerinde olmamıştır. Az yukarıda belirtildiği üzere davacı şirket, gerek davalının cevap dilekçesinde sunduğu faturaların tanzim tarihinde, gerek dava tarihinde, gerekse yemin metninin tebliği tarihinde, her ikisi de yönetim kurulu üyesi olan ... ve ... tarafından müştereken temsil edilmektedir. HMK'un 232/2 fıkrası uyarınca kendisine yemin teklif edilen tarafın tüzel kişi olması halinde, yemin tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ tarafından eda edilir. Davacı anonim şirketin temsile yetkili organı yönetim kurulu olup, yönetim kurulu üyelerinin şirketi münferiden temsil yetkilerinin bulunmaması karşısında, davacı şirketin müşterek yetkililerinden birinin şirket adına tek başına yemin eda etmesi mümkün değildir. Mahkemece davalı şirkete çıkartılan tebligata rağmen diğer şirket yetkilisinin duruşmada hazır bulunmaması nedeniyle yemini eda etmekten kaçındığına yönelik kabul de hatalıdır. Zira mahkemece davalı şirkete gönderilen yemin metninde davalı yanın yemini yalnızca şirket yetkililerinden ...'ye teklif ettiği ve yeminin bu kişi tarafından eda edilmesini talep ettiği görülmektedir. Yemin teklifi bu haliyle usule uygun olmadığı gibi, kendisine yemin teklif edilmeyen diğer yetkilinin duruşmaya katılmadığından ve yemini eda etmediğinden bahisle yemine konu vakıaları ikrar etmiş sayılması da mümkün değildir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece yapılması gereken iş, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadıklarının, takip ve dava tarihleri itibariyle taraf defterlerindeki alacak borç durumunun tespit edilmesi, savunma dilekçesi ekindeki iki adet faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olması halinde sonucuna göre bir değerlendirme yapılması, faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmaması halinde, davalının, davacı şirket yetkilisi ...'nün ile davacı şirkete halı teslimi ile bakiye açık hesap borcunun kapatılacağı hususunda anlaşmaya varıldığını savunulması karşısında, gerekli görülmesi halinde davacı şirketin diğer yetkilisi de isticvap edilerek, şirketi tek başına temsile yetkili olmayan ...'nün yapmış olduğu bu anlaşmaya diğer yetkilinin de icazet verip vermediğinin, böylece temsil eksikliğinin giderilip giderilmediğinin, buna göre yine ...'nün faturalara konu halıların teslim alındığına yönelik beyanına bağlanacak hukuki sonucun değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesidir. Sonuç itibariyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının yukarıda açıklanan sebeplerle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████//2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.