Anahtar kelimeler: Kaybolmuş Satımdan Uhdesindeyken Kıymetli İstirdat Akabinde Şubesine Şahsı Şahsi Elinde

ESAS NO
: 2024/KARAR NO
: 2025/HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili tarafından ... ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı, 900.000 TL bedelli çek şahsı adına şahsi işlerinde kullanılmak üzere keşide edildiğini, ancak davaya konu çekin müvekkili uhdesindeyken kaybolmuş olup bunun üzerine ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... E. Sayılı dosyasıyla kıymetli evrakın iptali için dava açıldığını, akabinde davaya konu çekin ... elinde bulunduğunu, Müvekkilinin, ...'a ... ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 900.000 TL bedelli 31.07.2024 tarihli çeki rızası dahilinde vermiş işbu çeki ödemiş ancak ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... E. Sayılı davaya konu olan ... ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 900.000 TL bedelli 30.09.2024 tarihli olan çeki teslim etmediğini, dava konusu çek müvekkilin rızası dışında elden çıktığını, Davalı yan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... E. Sayılı dosyasına sunmuş olduğu beyanında çeki ticari ilişki karşılığında aldığını beyan ettiğini, Davalı yan söz konusu çeki hangi ticari ilişki karşılığında teslim aldığını açıklaması ve ispat etmesi gerektiğini, ... ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 900.000 TL bedelli çekin davalıdan istirdadına, dava konusu çekle ilgili müvekkilinin borçlu olmadığının ve müvekkilin meşru hamil olduğunun tespitine, telafisi mümkün zarara sebebiyet vermemek için ödeme yasağı kararının devamına, icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yandan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafça dava dilekçelerinde müvekkiline ... seri numaralı 900.000 TL bedelli 31.07.2024 tarihli çeki rızaları dahilinde verdiklerini ve ödediklerini ancak davaya konu çeki rızaları dahilinde vermediklerini ve kaybolduğunu beyan ettiklerini, davacı taraf kötü niyetli olup sırf ödemeden kaçınmak ve çekin yazılmasının yasal sonuçlarından kaçmak adına mevcut iddialarda bulunmakta ve davaları açtığını, açık bir şekilde kötü niyetli hareket ettiğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğu çek iptali davasında ilk çeki de şahsi işlerinde kullanmak için düzenlediklerini ve ödediklerini söyleyip akabinde istirdat davasında müvekkiline verdiklerini kabul etmelerinden açık bir şekilde belli olduğunu, dava dışı çek bedeli haricen müvekkiline ödendiğini, davacı taraf çekin rızaları dışında ellerinden çıktığını beyan etmekte olup bu hususta ispat külfetini yerine getiremediğini, ilgili çek nasıl rızaları dışında ellerinden çıkmış olduğuna dair hiç bir delil sunmadıklarını, mevcut davanın reddine ve ödeme yasağının kaldırılmasına, davacının yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.KANITLAR
:İcra dosyası, vs.KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :Dava, 6102 sayılı TTK m. 792 hükmüne istinaden açılan çek istirdadı talebine ilişkindir.6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddî hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır (...) İstirdat davası olarak nitelenen bu dava, özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medenî hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (...). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hâmile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hâmilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Bkz. ... ...'nın █████/2021, E. 2017/-, K. 2021/ tarih ve sayılı kararı).7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.█████/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın █████/2023 tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan değerlendirmede; 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın 6102 sayılı TTK m. 792 hükmü uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da █████/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğunun kabulü gerekir.Öte yandan, 6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.Yukarıda açıklandığı üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup;çek istirdadı istemine ilişkin eldeki davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile yasa hükümlerinin özü itibari ile arabuluculuğa tabi olması gerektiği ( aynı doğrultuda ... 1 1 . H U K U K D A İ R E S İ Esas No: 2024/ Karar No: 2024/ sayılı kararı ) mahkememizce değerlendirilmiş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlere,1-Davanın TTK 4/1, 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A m. 2. f.,HMK 114/2, 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Mahkememizin 2024/... E. Sayılı dosyasından verilen ödeme yasağı kararına ilişkin █████/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 15.369,75 TL'den düşümü ile artan 14.754,35 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,6-Davalı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır