Anahtar kelimeler: Makinadan Bölüşüleceği Yarıya Makinalar Makinasiürünü Yarı Kalıp Sağlandığını Akdedildiğini Yazildiği

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2022/
KARAR NO
: 2025/
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
:Adi Ortaklığın Fesih Tasfiyesi- Alacak
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Fesih Tasfiyesi- Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ile davalı arasında █████/2021 tarihli ... ... Kar Ortaklığı Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeye göre; müvekkile ait olan "..." makinasi/ürünü davalıya teslim edilmiş olup yapılan anlaşmaya göre müvekkile ait olan makinalar, şirketin "..." adresinde kalıp makinadan sağlanan gelir yarı yarıya bölüşüleceği kararlaştırılmış ve bu şekilde çalışma sağlandığını, bu sözleşme neticesinde müvekkile ait olan makinadan sağlanan gelir payı, müvekkile ödenmediği gibi makinaların teslimi de sağlanmadığını, bu sebeple ... 12. Noterliği'nin █████/2022 tarihli yevmiye sayılı İhtarnamesi ile; taraflar arasında akdedilen █████/2021 tarihli ... ... Kar Ortaklığı Sözleşmesi’nin 7. maddesi ve 9.1.1. ile 9.1.2. maddeleri uyarınca işbu sözleşmeyi haklı nedenle feshedildiğini, ancak bu zamana kadar davalı tarafından müvekkile gerek sözlü gerekse de yazılı bir dönüş yapılmadığı gibi dava konusu makinenin müvekile teslim edilmediği gibi makine/lerin bedeli müvekkile de ödenemediğini belirterek fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi neticesinde müvekkile ait makinaların müvekkil tarafından teslim edildiği şekilde aynen iadesinin/teslimine; mümkün olmaması halinde yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile değeri tespit edilen makinenin davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işlemiş ve işleyeceği reeskont avans faizi ile birlikte olmak üzere şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın/alacağın tahsiline, ihtarname masrafı da dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasına dayanak olarak sunduğu sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; adi ortaklığın tasfiyesi ve alacağın tahsili istemine ilişkindir.Adi ortaklık doktrinde, “Adi ortaklık, emeklerini veya araçlarını herhangi bir müşterek amaç doğrultusunda birleştirerek, bu amaca ulaşma konusunda birlikte çaba göstermeyi sözleşmeyle birbirlerine karşı yükümlenen kişilerce oluşturulan, tüzel kişiliği bulunmayan bir kişi topluluğudur.” şeklinde tanımlanmıştır (). Adi ortaklık sözleşmesi az yukarıda belirtildiği gibi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşme olup, adi ortaklık ilişkisi mutlaka sözleşme temeline dayanır. Adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir.Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 187/1 maddesi).Adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir. İhtilaf halinde, bu ortaklığın var olduğunu ileri süren kişi, iddiasını, HMK'nın 200. md gereğince senetle ispat etmelidir. Her ne kadar adi ortaklık ilişkisi herhangi bir şekle bağlı değilse de, bu kural geçerlilik şekli bakımından söz konusu olup, ihtilaf çıktığında adi ortaklık sözleşmesinin varlığını ispat yükü, adi ortaklık ilişkisinin varlığını iddia edene düşer. Bu durumda, davacı ortaklığın varlığını ispat ile yükümlüdür. Adi ortaklıkta yazılı sözleşme, geçerlilik koşulu değil, bir ispat aracıdır. Adi ortaklığın kanuni düzenlemeler gereğince tanıkla ispatı mümkün değildir. 6100 Sayılı HMK'nun 202/1. fıkrası gereğince senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. 2. fıkraya göre delil başlangıcı; iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatina yeterli olmamakla birlikte söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilci tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge olarak tanımlanmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı taraf, davalı ile aralarında adi ortaklık sözleşmesinin kurulduğunu iddia ettiği, davalı tarafça akdi ilişkinin inkar edilerek davacının davasına dayanak olarak gösterdiği 09.10.2021 tarihli “... ... Kar Ortaklığı Sözleşmesi”nde davalı şirkete atfen atılı imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının belirtildiği, sözleşmenin tanzim tarihinde davalı şirket yetkilisinin ... olduğu, imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafoloji raporunda sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisi ... eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, yine dosyaya akdi ilişkinin ispatı için sunulan makinelerin sevk ve teslimine ilişkin sevk ve sipariş formunun dava dışı ... San.AŞ tarafından davalı şirket adına düzenlendiği, bu belge içeriği de akdi ilişkinin ispatına elverişli olmadığı, davacı tarafça iddianın hukuken ispatlanamadığı, dava dilekçesinde deliller arasında açıkça "yemin" deliline de dayanmadığı hep birlikte değerlendirildiğinde, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; ispat edilemeyen davanın reddine dair şağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70.-TL davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 500,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!