Anahtar kelimeler: Güvene Sorunsuz Yaşanmaya İlerleyen Ayından Eylül İlişkide Üstlendiği Firmanın Taşeronluğunu

ESAS NO
:2020/KARAR NO
:2025/BAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:ASIL DAVADADAVACI
:VEKİLİ
:Av.DAVALI
:VEKİLİ
:Av.BİRLEŞEN ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/ ESAS SAYILIDOSYASINDADAVACI
:VEKİLİ
:Av.DAVALI
:VEKİLİ
:Av.ASIL VE BİRLEŞENDAVA
:Alacak (Eser sözleşmesinden kaynaklanan)ASIL DAVA TARİHİ
:29.07.2020BİRLEŞENDAVA TARİHİ
:08.02.2021KARAR TARİHİ
:05.02.2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:13.02.2025Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA
: Asıl davada davacı vekili, 2015 yılından itibaren müvekkili firmanın davalı firmanın üstlendiği inşaat işlerinin taşeronluğunu yaptığını, ancak güvene dayalı ve sorunsuz şekilde ilerleyen bu ilişkide 2019 yılı Eylül ayından itibaren sorunlar yaşanmaya başlandığını, müvekkilinin taşeron olarak kendisine yüklenen inşaat yapım işlerini, malzeme ve işçilik kendisine ait olmak üzere birim fiyat üzerinden, süresi içinde eksiksiz olarak yerine getirip davalı şirkete teslim ettiğini, ancak bu işlerin karşılığı olan miktarları hiçbir zaman tamamen tahsil edemediğini, bu yüzden davalı ile hiçbir şekilde hiçbir saha için sözleşmenin tamamen tasfiyesine yönelik olarak bir mutabakata varamadığını, müvekkilinin ödemeleri oldukça davalıdan tahsilat yaptığını, davalının ise her inşaat işinde yapılacak işleri müvekkiline taşere ettiğini, müvekkilinin 2019 yılında davalıdan tahsilatlarda aksaklık olması üzerine muhasebe hesaplarını netleştirmek istediğini ve davalıdan yaklaşık 5 yıllık dönemin kapanışını ve hesabın görülmesini talep ettiğini, ancak davalı tarafça olumsuz bir tavır içinde girildiğini, alacağın miktarının görüşmeyle çözümlenmesi ve tahsili için davalıya ... 10. Noterliği vasıtasıyla █████/2020 tarih ve yevmiye Nolu ihtarnamenin gönderildiğini, ancak yapılan görüşmelerden olumlu sonuç alınamadığını, bu nedenle ticari ilişkinin sonlandırıldığını, taraflar arasında işin yapımı konusunda ihtilaf olmamakla birlikte bedel ve tahsilatlarda uzlaşma sağlanamadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi ve keşif ile yapılan imalat miktarlarının net olarak belirlenebileceğini ve belirlenecek olan bu miktarlar üzerinden, yapım tarihindeki sunulan faturalardaki birim fiyatlar, rayiç ya da Bayındırlık fiyatlarıyla müvekkilinin alacak miktarının net olarak ortaya konulacağını, yapılan işler imar, plan ve ruhsata tabi işler olduğundan metrajların projeler üzerinden dahi hesaplanabilir mahiyette olduğunu, ayrıca taraf kayıtları karşılaştırıldığında davalı tarafın kayıtlarında tutarsızlıklar olduğunun görüldüğünü, örneğin davalı kayıtlarında görülen 400.000,00 TL’lik bir çek ödemesinin gerçek olmadığını, 250.000,00 TL’lik bir çek bedeli tahsil edilip talep üzerine elden davalıya verilmiş olmasına rağmen davalı tahsilatı gibi gösterildiğini, 100.000,00 TL miktarlı bir kaydın mükerrer olduğunu, diğer pek çok kayıtta hatalar ve çelişkiler bulunduğunu, müvekkili tarafından süregelen zaman içerisinde tahsilatlar yapıldıkça kesin mutabakat olmamakla birlikte muhtelif tarihli faturalar kesilerek davalıya teslim edildiğini, ancak davalı tarafça ödenmeyen kısımlara ilişkin vergi yüküm altına girmemek için henüz fatura düzenlenmediğini, müvekkilinin önceki faturalardaki birim fiyatlar üzerinden faturalandırma isteminin davalı tarafça kabul edilmediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıdan olan bakiye alacak miktarının tespiti ile bakiye alacaklarının (fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’sinin) ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davacı vekili █████/2014 tarihli dilekçesinde, mahkemenin █████/2024 tarihli ara kararı ile tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının reddine karar verilerek, ıslah hususunda beyanda bulunmak üzere taraflarına 2 haftalık kesin süre verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazları ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, █████/2024 tarihli ek raporda yapılan hesaplamalar dikkate alınarak 10.000,00 TL olan dava değerini 4.218.308,50 TL artırarak, 4.228.585,50 TL’ye çıkardıklarını belirterek müvekkili alacağına karşılık olmak şimdilik 4.228.308,50 TL’nin hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Asıl davada davalı vekili, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının 2015 yılından itibaren müvekkil şirketin bazı inşaatlarında bir takım iş ve işlemler yaptığını, ancak bazı inşaatlarda yapılan tüm bu iş ve işlemlerin ücretlerinin ve hak edişlerinin kendilerine ödendiğini, hatta yapmadığı işlerin dahi ödemelerinin kendisine avans olarak yapıldığını, bu nedenle davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağı olmadığı gibi müvekkil şirketin avans olarak yaptığı bu ödemeler karşılığında iş yapılmaması nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen metraj ve birim fiyat çizelgelerini kabul etmediklerini, bu belgelerde yer alan rakamlar tamamen hayal ürünü olup davacının müvekkili şirkete eski tarihlerde davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlerden bazılarının davacı tarafından yapılmadığını, bazı işlerde de fazla metrajlar yazılıp haksız kazanç sağlamaya çalışıldığını, ayrıca bazı işlerde fiyatlar KDV dahil belirlenmesine rağmen davacının ayrıca KDV talep ettiğini, bazı işlerde kendi imzaladığı hakkedişler ile dava dilekçesinde sunduğu tablolardaki rakamların da çelişmekte olduğunu, davacı tarafa 2015 yılından itibaren resmi, gayri resmi ve iş karşılığı araç ve daire devri (barter) olmak üzere bir çok ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki ticarete duyulan güvenden dolayı davacı her paraya ihtiyaç duyduğunda müvekkil şirketten avans istemesi nedeniyle davacıya hak edişi oluşmadan da bir çok ödeme yapıldığını, tarafların ticari defter kayıtları incelendiğinde müvekkil şirket tarafından davacıya verilen çekler, senetler ve banka kanalı (...) ile yapılan ödemeler toplamının yaklaşık 13.000.000,00 TL olduğunun görüleceğini, iddia edildiği gibi müvekkilince davacıya muhasebe kaydı vs sunulmadığını, müvekkilince verilen çeklerin davacıya tahsil ettirilip tekrar bedelinin iade alındığı iddiasının da doğru olmadığını, davacıya toplam 469.650,00 TL nakit ödeme yapıldığını ve davacı tarafından müvekkili şirkete verilen, sadece davacı asilin imzasını taşıyan "Ocak İnşaattan Alınan Hak Edişler" başlıklı belgede (söz konusu bu belgedeki aleyhlerine olan diğer kalemleri kabul etmemek kaydı ile) "nakit tahsil edilen" olarak 402.650,00 TL’nin davacı tarafından tahsil edildiğinin kabul edilmekte olduğunu, söz konusu bu ödeme dışında davacı tarafa müvekkilinin █████/2020 tarihinde 17.000,00 TL, █████/2020 tarihinde 30.000,00 TL, █████/2020 tarihinde 10.000,00 TL ve █████/2020 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemelere ilişkin davacı tarafın imzasını taşıyan ödeme fişlerinin bulunduğunu, yine davacıya iş karşılığı araç ve daire olarak (barter) yapılan ödemelerin toplamının 3.740.000,00 TL olduğunu, bu listede yer alan çoğu dairenin davacı tarafa barter olarak verildiği davacının imzasını taşıyan "Ocak İnşt. ...'ın İş Karşılığı Almış Olduğu Daireler" başlıklı belgede de yar almakta olduğunu, ancak söz konusu belgede davacı tarafça alınan bazı dairelerin fiyatlarının düşük gösterildiğini, bazı dairelerin de yazılmadığını, davacının davasını ispatlayacak hiçbir somut delil sunamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Asıl davada davalı vekili █████/2024 tarihli dilekçesinde, asıl davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kısmi dava olduğunu, █████/2024 tarihli dilekçenin bedel artırım dilekçesi olduğunu, ıslah dilekçesi olmadığını, faiz taleplerinin haksız olduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını belirtmiştir.BİRLEŞEN DAVA
: Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında uzun zamandır muhtelif inşaat işlerine ilişkin taşeronluk ilişkisi bulunduğundan müvekkilinin davalıya avans ödemeleri yaptığını, ancak davalının bu ödemelere karşılık inşaat işleri yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Birleşen davada davalı vekili, davacı tarafça müvekkiline yapılan ödemelerin avans ödemesi değil yapılan iş karşılığı ödemeler olduğunu, müvekkili yapmış olduğu işleri bitirerek teslim etmiş olmasına rağmen bu işlerin karşılığı olan miktarları hiçbir zaman tamamen tahsil edemediğini, bu nedenle asıl davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEAsıl dava, eser sözleşmesi uyarınca ve sözleşme dışı yapılan işlerin bedelinin tahsili istemine, birleşen dava ise, eser sözleşmesi uyarınca fazla yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.Asıl davada davacı vekili, 2015 yılından 2019 yılına kadar davalının üstlendiği inşaat işlerinin taşeronluğunu yaptığını, ancak yapmış olduğu işlerin bedelini hiçbir zaman tamamen tahsil edemediğini, 2019 yılında kendisinin bakiye alacak bedeli konusunda anlaşma sağlanamadığını, yapılan işler imar, plan ve ruhsata tabi işler olduğundan metrajların projeler üzerinden dahi hesaplanabilir mahiyette olduğunu, davalı tarafça ödenmeyen kısımların henüz faturalandırılmadığını ileri sürerek iş bedeli alacağının ödenmesini talep etmiştir.Asıl davada davalı ise, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının yaptığı tüm işlerin bedelinin ödendiğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlerden bazılarının davacı tarafından yapılmadığını, bazı işlerde de fazla metrajlar yazılıp haksız kazanç sağlamaya çalışıldığını, ayrıca bazı işlerde fiyatlar KDV dahil belirlenmesine rağmen davacının ayrıca KDV talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Dosya kapsamından taraflar arasında çok sayıda inşaat projesine ilişkin farklı taşeronluk sözleşmeleri akdedildiği anlaşılmakta olup, dilekçeler teatisi aşamasında sunulan █████/2017 tarihli Kaba Sıva Mantolama Boya Sözleşmesi başlıklı genel fiyatlandırma sözleşmesi ile █████/2017 tarihli yeni fiyat anlaşması dışında, asıl davada davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesinde sözünü ettiği her projeye ilişkin farklı sözleşmeler bulunmaktadır. Davalı tarafça da söz konusu sözleşmelere ve içeriklerine itiraz edilmemiştir.İş bu davadan önce davacı tarafça düzenlenen ve dava konusu edilmeyen faturalar incelendiğinde ise, yapılan işin mahiyeti, miktarı ve birim fiyatının yazılı olduğu, ancak hangi inşaat projesine ilişkin olduğuna dair açıklama bulunmadığı görülmüş, davacı cevaba cevabında her proje için ayrı fatura kesilmediğini, tüm faturaların malzeme ve işçilik olarak kesildiğini, tüm işlerin tek iş gibi kabul edildiğini belirtmiştir.Dosya kapsamında mevcut gerek █████/2017 ve █████/2017 tarihli sözleşmeler gerekse davacı vekilinin ██████████ tarihli dilekçesi ekinde sunulan ve █████/2017-█████/2018 tarihleri arasında düzenlenen her projeye ilişkin olarak ayrı düzenlenen sözleşmeler incelendiğinde, sözleşmelerin birim fiyatlı olduğu görülmüş, davacı tarafça metraj ve birim fiyat çizelgeleri de sunulmuş olup, projelerden de metraj hesabının yapılabileceği açıktır. Dolayısıyla iş bu davaya konu sözleşmeler uyarınca yapıldığı ileri sürülen işlere ilişkin alacak davacı yönünden hesaplanabilir nitelikte olmakla, bu kısım yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün görülmemiş, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan kısmi dava olarak kabulü gerekmiştir. (... 6 HD █████/2024 tarih 22/ E., 2024/ K. sayılı emsal kararı, ...-kapatılan-15 HD █████/2021 tarih 2020/ E., 2021/ K. sayılı emsal kararı ve ... ... █████/2020 tarih 2019/ E., 2020/ K. sayılı emsal kararı)Bununla birlikte TBK 147.maddesi uyarınca yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklarda zamanaşımı 5 yıldır ve ...--15 HD ve 6 HD yerleşik içtihatları uyarınca, genel olarak zamanaşımının işlemeye başladığı tarih olarak teslim tarihi esas alınmıştır. Eksik ve ayıplı da olsa eserin sözleşmeyi ifa etmek niyetiyle iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirildiği tarih teslim tarihidir. Bu nedenle genel olarak teslim tarihi fiili teslim tarihidir.Dosya kapsamından her bir sözleşmeye konu işin teslim tarihi net olarak anlaşılamadığından, mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasında taraf vekillerinden teslim tarihlerini açıklamaları ve buna ilişkin belgeleri sunmaları talep edilmiştir. Davalı tarafça bildirilen en geç teslim tarihi █████/2018, davacı tarafça bildirilen tarih ise █████/2019 dur. Davacı tarafça bildirilen tarihler esas alındığında dahi davacının teslim tarihlerini bildirdiği projelerden 2 projeye ( Ada ... Parsel ... Projesi) konu iş dışında diğer tüm işlerin teslim tarihi en geç █████/2018 olup, buna göre esasında ıslah dilekçesi niteliğinde olan talep artırım dilekçesinin sunulduğu █████/2024 tarihi itibariyle 2 projeye konu iş dışında kalan projelere konu işlerin bedeline ilişkin alacağın 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu açıktır. Ne var ki taraflarca dava konusu tüm projelere konu işlerin teslim tarihleri açıklanmadığından veya bir kısım tarihlerin netleştirilmesi gerektiğinden, söz konusu projelerle sınırlı olarak seviye tespit tutanakları, iskan belgeleri ve abonelik bilgileri celp edilerek Mahkememizce incelenmiştir. Bu inceleme ile, ... ... Projesi ve ... B Blok ... ... Projesinin iş bitirme tutanağına göre iş bitim tarihinin █████/2017 tarihli olduğu, ... projesinin iş bitirme tutanağına göre iş bitim tarihi iş bu davadan sonraki bir tarih olan █████/2020 olmakla birlikte davalı adına açılan █████/2018 tarihli ilk su aboneliği tarihinden sonraki diğer şahıslar adına olan abonelik tarihlerinin █████/2019 tarihinde başlamış olması nedeniyle iş teslim tarihinin en geç █████/2019 olarak kabul edilmesi gerektiği, ... Parsel ... Sıva Projesinin iş bitirme tutanağına göre iş bitim tarihinin █████/2018 olduğu, ... Parsel ... Sıva Projesinin iş bitirme tutanağına göre iş bitim tarihi █████/2019 olmakla birlikte davacı yan açıklamasına göre dahi en geç 2018 yılı sonu itibariyle teslim edilmiş olması gerektiği, ilk doğalgaz aboneliğinin de █████/2018 olduğu, dolayısıyla iş teslim tarihinin en geç █████/2018 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, ... Bina Projesi iş bitirme tutanağına göre iş bitim tarihi █████/2019 olmakla birlikte iş seviyesinin █████/2018 tarihli fesih seviyesine istinaden belirlendiği anlaşılmakla iş teslim tarihinin en geç █████/2018 olarak kabul edilmesi gerektiği tespit edilmiş olup, bu projelere konu alacağın da ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.Dava konusu projelerden sadece ... Projesinin iş bitirme tutanağına göre iş bitim tarihinin tamamı okunaksız olmakla birlikte 2020 yılı olduğu görülmüş, davacı tarafça kendi edimine konu işin █████/2019 tarihinde teslim edildiği açıklanmış ve bu tarih öncesine ait bir abonelik kaydına da rastlanılmamış olup, iş bitim tarihi olarak kabul edilen █████/2019 tarihine göre bu projeye konu alacağın ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı kanaatine varılmıştır. Ne var ki davacı dava dilekçesinde, davalı tarafça ödemelerin her bir projeye konu işin başında veya bitiminde düzenli olarak yapılan ödemeler olmadığını, kendisinin ödemesi oldukça davalıdan tahsilatlar yaptığını ve akabinde davalının yeni projelere konu işleri kendisine verdiğini açıklamıştır. Mahkememizce alınan █████/2023 tarihi kök rapor ve █████/2024 tarihli ek raporda her proje yönünden yapılan toplam iş miktarı ve bedeli hesaplanmış, bu proje yönünden de 1.672.494,50 TL olarak hesaplanmış ise de, yukarıda da açıklandığı üzere bu işlerin bedelinin önemli bir kısmı iş bu dava öncesinde Aralık 2017-█████/2019 tarihleri arasında faturalandırılmıştır. Davacı bu projeye konu işin kendisine Kasım 2018 tarihinde teslim edildiğini açıklamıştır. Yine davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere söz konusu faturalar tüm işler tek bir iş gibi kabul edilerek faturalandırılmış, yani her bir projeye konu işin bedeli ayrı ayrı faturalandırılmamış, ödeme belgelerinde hangi projeye konu işin bedelinin ödendiği açıklanmadığı gibi, son fatura tarihinden sonra da davalı tarafça dava tarihine kadar çok sayıda ödeme yapılmış olmakla, Ada 1 Parsel ... Projesine konu işin bedelinin bir kısmının veya tamamının daha önce faturalandırılmış veya ödenmiş olup olmadığının, ne kadarının iş bu davaya konu edildiğinin tespiti mümkün görülmemiştir. Dolayısıyla davacı bu proje yönünden alacak iddiasını ispat edememiştir.Öte yandan davacı sözleşme dışı iş iddiasında da bulunmuş olup, bu alacak belirsiz alacak niteliğinde olduğu gibi, vekaletsiz iş görme hükümlerine tabi olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında sözleşme dışı işlere ilişkin bir tespit yapılamadığı belirtilmiş ve davacı tarafça rapora bu yönüyle itiraz edilmemiş olup, davacının bu yöndeki davasını da ispat edemediği kabul edilmiştir.Bu durumda asıl davada davacının 10.000,00 TL dışında kalan alacak talebinin zamanaşımına uğradığı, 10.000,00 TL alacak talebinin ise ispatlanamadığı kanaatine varılmış ve asıl davanın reddi gerekmiştir.Birleşen davada ise davacı iş sahibi, davalı yükleniciye avans ödemeleri yapıldığını, ancak bu tutarda iş yapılmadığını, dolayısıyla fazla ödeme yapıldığını ileri sürmüş olmakla birlikte, bilirkişi kök ve ek raporunda bu yönde bir tespit yapılmamış olmakla, ispatlanamayan birleşen davanın da reddi gerekmiştir.HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl ve karşı davanın REDDİNE,ASIL DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 170,78.-TL peşin harç ile 72.038,17.-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 71.593,55.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 482.264,68.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,BİRLEŞEN DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;7-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 170,78.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 444,62.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 10.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,9-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Başkane-imzaÜyee-imzaÜyee-imzaKatipe-imza