Anahtar kelimeler: Kızılbey Kahveciler İstemektedir Almaya Mükellefi Aylığı Yaşlılık İstinaden Kazandığının Kaydına

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:1188-972Davacı, 5510 sayılı Yasanın geçici 24. maddesi gereğince yapılandırma hakkının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemektedir.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Dava konusu somut olay incelendiğinde; davacının 13.09.1983 tarihinde Kızılbey Vergi Dairesi'nin kaydına istinaden 20.04.1982 tarihi itibari ile kayıt ve tescilinin yapıldığını, 25.01.1980 – 10.03.1992, 24.09.2002 – 30.06.2004 ,01.07.2004 – 31.12.2004 tarihleri arasında vergi dairesi mükellefi, 15.08.1979 – 25.10.1993 tarihleri arasında Ankara Kahveciler Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda ve 21.01.1985 – 31.05.2006 tarihleri arasında Ankara Esnaf Sanatkarları Sicil Müdürlüğü'nde kaydının olduğu, 25.07.2008 tarihinde Kuruma ibraz ettiği ek5 formuna istinaden 20.04.1982 tarihi itibari ile başlayan sigortalılığının 5362 sayılı kanuna göre 15.08.2005 tarihi itibari ile sona erdirildiğini, 30.06.2008 tarihinde birikmiş borçlarını yapılandırarak 1 ay içerisinde peşin ödeme talebinde bulunduğu, davacıya borç miktarının bildirildiğini, ancak 01.08.2008 tarihinde ödemenin kurum kayıtlarına geçtiği, yapılan ödemenin süresi içerisinde olmadığından 5510 sayılı Kanuna göre peşin ödeme talebinin iptal durumuna düştüğünden davacının yapılandırma talebinin reddedildiği, davacı tarafından 5510 sayılı Yasanın geçici 24. maddesi gereğince yapılandırma hakkının geçerli olduğu ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti için iş bu davanın açıldığı,mahkemece, süresi içerisinde ödeme yapılmadığından Kurumca davacının yapılandırma talebinin geçerli kabul edilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Davanın yasal dayanağı olan ve 01.04.2006 günü yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 5458 sayılı Kanunun 2’nci maddesinde, 1479 sayılı Kanuna göre, 31.03.2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği güne kadar ödenmemiş olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçlarının, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak koşuluyla, 2 ve 3’üncü madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılacağı yönünde düzenleme yapılmış, Bağ - Kur Genel Müdürlüğü’nün 30.05.2006 gün ve ████████ sayılı kararıyla, anılan Kanunun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının verdiği yetki çerçevesinde, prim borçlarının yeniden yapılandırma başvuru süresi 30.06.2006 tarihine kadar bir ay süre ile uzatılmıştır. Diğer taraftan, 26.05.2008 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 26’ncı maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen “Sosyal güvenlik yapılandırılması bozulanlara ilişkin hükümler” başlığını taşıyan geçici 23’üncü maddede, 5458 sayılı Kanunun 1 ve 2’nci maddeleri kapsamına giren borçları yeniden yapılandırılmasına karşın aynı Kanunun 3’üncü maddesi uyarınca yeniden yapılandırma haklarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar kaybedenlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği günü izleyen iki ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları durumunda, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmalarının, 5458 sayılı Kanuna göre yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi dikkate alınmak suretiyle ihya edileceği öngörülmüş, 5763 sayılı Kanunun 27’nci maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen “Sosyal güvenlik alacakları” başlıklı geçici 24’üncü maddede de, 1479 sayılı Kanuna göre sigortalı olanların 31.03.2008 tarihine kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek prim borçlarının, bu maddenin yürürlüğe girdiği günü izleyen iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla, bu maddede belirtilen koşullarla peşin veya yirmi dört aya kadar eşit taksitler halinde ödeneceği belirtilmiştir. Ayrıca, 5797 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 4’üncü maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen ve 19.08.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren geçici 25’inci maddede ise, 5510 sayılı Kanunun geçici 24’üncü maddesi kapsamına giren borçları anılan madde hükümlerine göre yapılandırılmamış olan sigortalıların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yirmi gün içinde yazılı olarak Kuruma başvurmaları kaydıyla, söz konusu madde kapsamına giren borçlarının bu maddede belirtilen koşullarla peşin veya on iki aya kadar taksitler halinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır.Davacının ,5510 sayılı yasanın geçici 24. maddesi uyarınca prim borçlarını yapılandırma talebinin, son başvuru tarihinin 28.7.2008 olduğu göz önüne alındığında,yasal süresi içerisinde olduğu ve bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, yapılandırma talebi üzerine ,davacıya borç durumunun aynı tarih itibari ile bildirildiği, davacının Türkiye Halk Bankası nezdinde yaşlılık aylığı bağlanması için kredi talebinde bulunduğu, yazışma sonucunda borç tutarının adı geçen banka tarafından Kuruma 01.08.2008 tarihinde ödenmiş olduğu, davacının aylık talebinin talep tarihi itibari ile borcu bulunduğundan yaşlılık aylığı talebinin geçersiz olduğu hususunun davacıya 19.11.2008 tarihinde bildirildiği, banka tarafından kuruma ödenen miktarın da Kurumca bankaya iadesi yoluna gidildiği görülmektedir.Davacının yapılandırma talebinde bulunduğu tarih 30.06.2008 tarihidir. 1 aylık ödeme süresi 30.07.2008 tarihinde dolmaktadır. Davacı banka yolu ile kredi hesabından ödeme yapılması yolunda müracaat tarihi 25.07.2008 tarihidir. Banka tarafından kuruma para 01.08.2008 tarihinde ödenmiştir. Kuruma paranın yatırıldığı tarih 1 aylık süreden "bir gün" sonradır.Mahkemece, davacıya ödemesi için verilen süreye rağmen ödeme yapmadığı ve prim borcu bulunduğundan yaşlılık aylığı tahsis koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de;davacının ,söz konusu prim borcunu taksitle ödeme imkanına sahip iken peşin olarak ödediği ve bankanın bir gün gecikerek Kurum hesabına havale yapmış olmasının sorumluluğunun davacıya yüklenilemeyeceği, davacının ,kişisel kusur ve sorumluluğunun ispatlanamadığının anlaşılmış olması karşısında, yapılandırmanın tümden iptal edilmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı da gözönünde bulundurulmalıdır.Mahkemece yapılması gereken, davacının yapılandırma hakkından faydalanmaya hakkı olduğunun tespitiyle davacıya yapılandırma bedelinin ödenmesi hususunda süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.