Anahtar kelimeler: Hükümkarar Kalma Destekten Gaziantep Ölüm Kazası Kesinlik Şartı Eksiklikleri Esastan

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.HÜKÜM/KARAR
: Davanın Kabulü / İstinaf Başvurusunun Esastan ReddiTaraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalının davacılardane yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve davacıların eşi/babasının yolcu konumunda bulunduğu aracın 28.07.2014 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini, destek yolcu olup herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla desteğin eşi olan davacı ... için 5.000,00 TL, desteğin çocuğu olan davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.01.2019 tarihli dilekçesiyle dava değerini, davacı ... için 225.567,00 TL ve davacı için 42.385,00 TL olmak üzere toplam 267.952,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.07.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle desteğin eşi ... için 525.570,48 TL, oğlu ... için 104.024,17 TL olmak üzere toplam 629.594,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının aktüer bilirkişi tarafından hesaplandığı ve davalı taraf sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan ek raporla poliçe limiti dahilinde tazminat miktarlarının belirlendiği, masraf bölüşülmek üzere yolculuk yapıldığı hatır taşıması bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... için 225.567,00 TL, davacı için 42.385,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı vekili istinaf dilekçesinde; aktüer bilirkişi tarafından hak sahibi eşin muhtemel ömür süresinin doğru belirlenmesine rağmen aktif dönem hesabının beş yıl fazla yapıldığını ve fahiş fark olduğunu, desteğin iki çocuğu olacağı varsayımına göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 10.03.2019 tarihli aktüer raporunda yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olup raporun denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğu, tam kusur esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davacıların desteğinin müterafik kusurunun bulunduğu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini belirtmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.07.2014 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yolcunun desteğinden yoksun kalan davacı eşin/çocuğun destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.3. Değerlendirme1. Davalı vekilinin davacılardan ...'ye yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.Dosya içeriğine göre davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakla davacılardan ... yönünden hüküm altına alınan ve davalı vekilince temyize konu edilen miktar 42.385,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin davacılardan ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.2. Davalı vekilinin davacılardan ...'ye yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, davacılardan ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, davacılardan ...'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.