Anahtar kelimeler: Plakla Çalışamadığını Cismani Müzakere Çarpması Sonuna İşini Araca Kiralama Aracının

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların sorumluluğunda bulunan ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakla sayılı araca çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, mevcut yaralanma nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü, aracının da hasar uğradığını, kazanın oluşumunda sürücü ... 'in tamamen kusurlu olduğunu , davacının kendi adına araç kiralama işini yaptığını, çalışamadığını işyerinin en az yıl sonuna kadar 4 ay faaliyetsiz kaldığını, davacının babası ...'in de kaburgu kırığı olacak şekilde yaralandığını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla davacının kendisinin ve babasının yaralanması nedeniyle 100,00 TL tedavi gideri, yaralanma nedeniyle oluşacak kazanma gücündeki kayıptan dolayı şimdilik 200,00 TL, tedavi süresince çalışamamasından dolayı uğradığı kazanç kaybından şimdilik 200,00 TL, hasar gören aracı için 100,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 600,00 TL maddi tazminatının sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00 TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü ile araç malikinden tahsiline, hüküm altına alınacuk maddi ve manevi tazminatın kazanın vuku bulduğu 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 1.080.624,39TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; ... plaka sayılı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti olan 175.000 TL ile sınırlı sorumluluk olduğunu, kazanın meydana geliş şeklinin, kusur durumunun ve maluliyet derecesinin tespit edilmesi ve kaza tarihindeki bilinen ücret üzerinden aktüerya raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının ve manevi tazminatın teminat içinde olmadığını, yoksun kalınan kazanç kaybı ile araçtaki değer kaybına ilişkin talebin reddi gerektiğini, dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... plaklalı aracın kendisine ait olduğunu, olay günü araç diğer davalı ... tarafından kullanılmakta olduğunu, dava dilekçesinde, kişilere ait araçları ve aynı zamanda plakasını da yanlış gösterdiğini, kazada kendisinin bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, davacının kaza sonrası diğer davalı ... tarafından Özel Silivri Hayat Hastanesine götürüldüğünü, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulu raporunda, davacının 30 gün istirahatli sayılması gerektiği yönünde rapor verildiğini, davacı tarafından ise kaza sonucu 4 ay iş gücü kaybından yoksun kaldığı belirtildiğini, sağlık kurulu raporu ile davacının iddiası arasında çelişki bulunduğunu, davacının, araç kendi adına kayıtlı olmadığı halde, değer kaybından dolayı tazmin talep etmesi kanuna ve usule aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... kazanın oluşumunda davacı tarafın kusurlu olduğunu, talep edilen tazminatın yasal dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafından davalılar ... ile ... aleyhine açılan tedavi gideri ile araç değer kaybı istemli taleplerden feragat edildiğinden iş bu taleplerin feragat nedeniyle reddine, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maluliyet nedeniyle kazanç kaybı isteminin ıslah talebi kapsamında kısmen kabulü ile 225.874,13TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak koşuluyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen alacağa davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihi olan █████/2011 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan █████/2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin ıslah talebinin reddine, davacı tarafından davalılar ... ile ... aleyhine açılan manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iş bu davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazadan sonraki döneme ilişkin, işletme ve dolayısıyla müvekkilinin gerçek kazancının, yani asgari ücretin belli bir katı oranında kazancın tazminata esas alınması gerekirken 1. seçenekteki kaza sonrası döneme ait asgari ücret tutarı üzerinden yapılan hesaplamayla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, kaldırma kararında davacının Rent a Car işletmesinin bulunduğu, davacının mesleği, işi, işletmeye şahsi katkıları dikkate alınarak şahsi kazancının net bir şekilde ortaya konulması gerektiğinin belirtildiğini, buna rağmen yine asgari ücret baz alınarak rapor hazırlandığını, müvekkilinin 2011 yılına esas gerçek kazancının ortalamasının tespit edildiğini, kaza sonrası döneme ilişkin ise müvekkilin gerçek ortalama kazancı yerine kaza sonrası dönem için asgari ücret tutarının kazanca esas alındığını, bu durumun BAM kararı ile bağdaşmadığı gibi usul ve yasaya da aykırı olduğunu, müvekkilinin işletmesinin beyan edilen kazancı üzerinden ortalama gerçek kazancı belirlenmişken kazadan sonraki dönem için asgari ücretin esas alınması ve buna göre yapılan hesaplama üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, ilk hükümde sigorta şirketi lehine 118.396,00 TL ret vekalet ücretine hükmedildiğini, daha sonra davalı vekilinin talebi üzerine tashihi karar ile bu vekalet ücretinin davalılara eşit oranda paylaştırıldığını ancak sigorta şirketi yönünden talebin poliçe miktarı ve sigortanın sorumlu olduğu tutar ile sınırlı olduğunu, ne dava dilekçesi, ne talep artırım dilekçesinde sigorta şirketinin sorumluluğunu aşan bir talebin olmadığını, poliçe miktarı ile sınırlı olarak verilen kabul kararının, sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirmediğini, ayrıca avukatlık asgari ücret tarifesinde yapılan değişiklik sonucu manevi tazminat davalarında olduğu gibi kısmi kabul kısmi ret durumunda davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden fazla ret vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davalının %100 kusurlu bulunmasına ve zenginleşme amacına hizmet etmesi mümkün olmamasına rağmen talepten düşük tutara manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında alınan ATK raporunda ilk önce davacının maluliyetinin bulunmadığının bildirildiğini, daha sonra aynı ihtisas dairesince 8.1 oranında maluliyet oranı belirlendiğini, bu çelişkiye karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişilerin █████/2018 ve █████/2018 tarihli raporlarında bu maluliyet çelişkisini dikkate almaksızın 8.1 oranındaki hatalı maluliyet tespiti doğrultusunda tazminat hesaplaması yaptığını, mahkemenin █████/2023 tarihli gerekçeli kararının hüküm kısmının 9 nolu bendinde, "Davalı ... Sigorta A.Ş. reddedilen maddi tazminat yönünden vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 118.396,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine" karar verildiğini, hükmün bu kısmı ile ilgili ilgili olarak düzeltme talep edildiğini, mahkemece █████/2023 tarihli ara karar ile söz konusu madde hükmünün, "Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... için reddedilen maddi tazminat yönünden vekilleri için AAÜT'ne göre belirlenen 118.396,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara verilmesine" şeklinde düzeltildiğini ancak yine hata yapıldığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminat miktarı ile sorumlu olduğunu, sorumluluk miktarının 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dolayısıyla reddedilen kısmın müvekkili yönünden olup, diğer davalı tarafa vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2021 tarih, ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile "... Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1. maddesine göre, müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163. maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Bu itibarla davalı vekilinin araç sahibine kusur atfedilemeyeceğine yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. ... ek inceleme ve değerlendirme yapılarak düzenlenen 2. rapora göre raporlar arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği, bu nedenle █████/2015 tarihli raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ... Mahkemece "aynı nedene" dayalı olarak reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar açısından ortak vekalet ücreti verilmiş olmasında (... açısından devam eden cümledeki açıklama saklı kalmak üzere) usul ve yasaya aykırılık bulunmamakla birlikte, kendini vekil ile temsil ettiren davalı ... açısından reddedilen maddi ve manevi tazminat üzerinden vekalet ücreti takdiri gerekirken, vekille temsil edilmeyen ... yararına vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır. Dosyada görevsizlik öncesi kök ve ek raporlar alınmış, Mahkemece, aktüer hesaplama açısından açısından █████/2018 tarihli kök ve süresinde yapılan itiraz ile █████/2018 tarihli ek rapor alınmıştır. Ek raporda davacının kazancı açısından, araç kiralama işi yaptığı değerlendirilerek beyan olunan matraha göre ve asgari ücrete göre olacak şekilde terditli olarak hesaplama yapılmış, talep edilebilecek maddi zarar ilk seçenekte 542.813,93 TL, ikinci seçenekte 57.925,08 TL olarak hesaplanmış, mahkemece "davacının rent a car işyerini işlettiği, söz konusu faaliyetin münhasıran davacı tarafından yerine getirilmesi gereken bir faaliyet olmadığı, bu bağlamda davacının işletmenin gelirine göre hesaplanacak tazminata hak kazanamayacağı, bilirkişinin raporunda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere davacının asgari ücret geliri dikkate alınarak 57.938,91TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesi ile kabul kararı verilmiştir.Dosyadaki belgelerden "..." işletmesi olduğu anlaşılan davacının, mesleği, şahsi katkıları gibi hususlar göz önüne alınarak çalışması karşılığı olarak kazandığı gelirin daha net kriterler ile ortaya konulması gerekmektedir. Davacının kişisel yetenek ve emeğinin işyeri gelirine katkısı belirlenmeli ve bu miktar üzerinden zararı hesaplanmalıdır.Öncelikle davacıya bu konuda ispat imkanı verilmesi ve varsa resmi kayıtların getirtilmesi, bu konu ile ilgili kuruluşlara yazı yazılarak muhtemel geliri tespit edilmeli, gerektiğinde ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak tespit edilecek miktara göre tazminatın belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, davacının mali ve sosyal durumu netleştirildikten sonra manevi tazminatın belirlenmesi gerektiğinden, manevi tazminata ilişkin taraf vekillerinin istinaf talebi yerindedir." gerekçesiyle kararı kaldırmıştır.Dosya kapsamından █████/2011 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı, diğer davalı ...'nın işleteni olduğu ... plakalı kamyonet ile davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpması sonucu ile meydana gelen kazasında davacının yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Davalı ... vekilinin önceki kararı da istinaf ettiği ve maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu öne sürdüğü, bu istinaf talebinin dairemizce "Kaza tarihine göre doğru yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen her iki rapor arasında fark var ise de; █████/2015 tarihli raporda, █████/2014 tarihli rapor ve bu rapordaki belgeler yanında 5 ve 6. bent ile "5-Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin █████/2015 tarihli anamnez ve fizik muayene formunda, 2011 yılında odontoid vida anterior girişimle opere edilen hastanın muayenesinde motor ve duyu defisit olmadığı, servikal boyun kısıtlılığının olmadığı, hoffman olmadığının belirtildiği, 6- Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin █████/2015 tarihli Servikal Vertebra MR incelemesinde, servikal lordozda düzleşme, C2 vertebra dens prosesinde vertical oblik seyirli fiksatör aparat, C4-C5 diskinde minimal santral protrüzyon olarak değerlendirildiği, açıklanmak suretiyle, ek inceleme ve değerlendirme yapılarak, %8.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı yönünde açıklanan kanaate göre; ek inceleme ve değerlendirme yapılarak düzenlenen 2. rapora göre raporlar arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği, bu nedenle █████/2015 tarihli raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazı yerinde değildir." şeklinde karşılandığı anlaşılmakla, bu istinaf talebi yerinde değildir. Dairemiz ilk kararında da açıklandığı üzere dosyadaki belgelerden "..." işletmesi olduğu anlaşılan davacının, mesleği, şahsi katkıları gibi hususlar göz önüne alınarak çalışması karşılığı olarak kazandığı gelirin daha net kriterler ile ortaya konulması gerekmektedir. Davacının kişisel yetenek ve emeğinin işyeri gelirine katkısı belirlenmeli ve bu miktar üzerinden zararı hesaplanmalıdır. Öncelikle davacıya bu konuda ispat imkanı verilmesi ve varsa resmi kayıtların getirtilmesi, bu konu ile ilgili kuruluşlara yazı yazılarak muhtemel geliri tespit edilmeli, gerektiğinde ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak tespit edilecek miktara göre tazminatın belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece işletmenin vergi kayıtları getirtilmiştir. Davacı tarafça getirtilen vergi kayıtları dışında kişisel yetenek ve emeğinin işyeri gelirine katkısı belirlenmesi bakımından kazancını ispat edecek ticari defter, bilanço, banka kaydı, vs gibi yazılı delil sunulmamıştır. İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının geliri hesaplanırken, seçenekli olarak 2011 yılı vergi kayıtlarına göre aylık ortalama 5.035,36 TL geliri olması hali ile asgari ücret üzerinden olmak üzere seçenekli hesaplama yapılmıştır. Ancak davacı, kaza tarihi itibariyle işyerinden kazanılan gelirin elde edilmesinde davacının kişisel katkısını, geçici işgöremezlik döneminde aynı işin görülmesi için davacının yerine başka birisinin aylık ne kadar ücretle çalıştırılabileceği net gelirinin belirlenmesi bakımından ispat külfetini yerine getirmediğinden İlk Derece Mahkemesince " ...davacının rent a car işyerini işlettiği, söz konusu faaliyetin münhasıran davacı tarafından yerine getirilmesi gereken bir faaliyet olmadığı, bu bağlamda davacının işletmenin gelirine göre hesaplanacak tazminata hak kazanamayacağı, bilirkişinin raporunda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere davacının asgari ücret geliri dikkate alınarak 57.938,91 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3.maddesi ile maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Mahkemece reddedilen miktar yönünden davalı taraf lehine vekalet ücreti belirlenirken A.AÜ.T.'nin 13/3. maddesi gözetilmeden davacı lehine hükmedilen fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Yine kabule göre dava ve ıslah dilekçesinde davalı sigorta şirketinden sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere tazminat talep edildiği ve bu yönde hüküm kurulduğu halde ıslah ile talep edilen maddi tazminatın reddedilen tutarı üzerinden vekalet ücreti hesaplanması da usul ve yasaya aykırı olmuştur. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenle; davacı ve davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davacı tarafından davalılar ... ile ... aleyhine açılan tedavi gideri ile araç değer kaybı istemli taleplerden feragat edildiğinden iş bu taleplerin feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maluliyet nedeniyle kazanç kaybı isteminin ıslah talebi kapsamında KISMEN KABULÜ ile 225.874,13-TL'nin davalılardan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun poliçe limiti ve yapılan ödeme dikkate alındığında 142.061,09 TL ile sınırlı olmak koşuluyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen alacağa davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihi olan █████/2011 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan █████/2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Fazlaya ilişkin ıslah talebinin REDDİNE, 3-Davacı tarafından davalılar ... ile ...aleyhine açılan manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile 20.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iş bu davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 16.795,65-TL ilam harcından peşin alınan 90,90-TL + 1.853,00-TL ıslah harcı ve 3.690,90-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 11.160,85-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davalılara yükletildiği halde davacı tarafından davanın açıldığı tarihte peşin olarak yatırılan 90,90-TL, 1.853,00-TL ıslah harcı ve 3.690,90-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.634,80-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 5.756,05-TL (Yargılama gideri ayrıntısı "Tevzide dava açma gideri: 24,45-TL, tebligat-posta gideri ve bilirkişi ücreti: 4.508,85-TL, ATK masrafı: 1.222,75-TL) yargılama giderinden, kabul-ret oranına göre 1.151,20-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı vekili için maddi tazminat yönünden AAÜT'ne göre belirlenen 31.622,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı vekili için manevi tazminat yönünden AAÜT'ne göre belirlenen 9.200-TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... için reddedilen maddi tazminat yönünden vekilleri için AAÜT'nin 13/3. maddesine göre belirlenen 31.622,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara verilmesine, 10-Davalı ... vekili için reddedilen manevi tazminat yönünden AAÜT'ne göre belirlenen 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,11-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 135,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 385,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!