Anahtar kelimeler: Sokakta Bisiklet Cismani Evlerinin Seyir Malul Sokak Çarpması Küçük Ölüm

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: █████/2021 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... idaresindeki aracı ile ... İlçesi, ... Mahallesi ... sokak üzerinde seyir halinde iken ... sokakta evlerinin önünde seyir halinde bulunan bisiklet sürücüsü ...‘e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında küçük ...’nin ağır yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine █████/2021 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketince herhangi bir cevap verilmediğini belirterek, █████/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL sürekli iş göremezlik ve 500,00 TL geçici bakıcı giderleri tazminatı olmak üzere toplam şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi yapılan yazılı başvurunun usulüne uygun olmadığını, eksik evrakla başvuru yapıldığını, davayı kabul anlamına gelememek kaydıyla, öncelikle sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur durumunun tespitinin gerektiğini, ayrıca bisiklet kullanan davacının koruyucu önlem alıp almadığının tespiti ile müterafık kusur indirimi talep ettiklerini, maluliyet durumunun tespitinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiğini, hesaplamanın ZMMS Genel şartlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 ve 1,8 teknik faizle hesaplanmasını, müvekkil sigorta şirketinin bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, genel şartların A5 maddesinde sağlık giderleri kapsamında olduğunun belirtildiğini, temerrütten söz edilmeyeceğini, sigortalı aracın hususi olması nedeni ile ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Toplanan Deliller
:... ve ... tarafından hazırlanan █████/2024 bilirkişi heyet raporu,█████/2021 tarihli araç takyidat bilgisi,█████/2022 tarih,... sayılı Adli Tıp Kurumu müzekkeresi,█████/2023 tarih, ...sayılı Adli Tıp Kurumu müzekkeresi,█████/2023 tarih ve 5908 karar sayılı Adli Tıp Kurumu müzekkeresi,█████/2023 tarih,... sayılı Adli Tıp Kurumu mütalaası,... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,... Şehir Hastanesi Başhekimliği'nden tetkik ve tedavi evrakları,... Polis Merkezi Amirliği'nden araştırma tutanağı ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
:Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı (bakıcı gideri, sürekli iş göremezlik tazminatı) istemine ilişkindir.Davanın Niteliğine Yönelik;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.maddesi ile 1086 sayılı HUMK'da bulunmayan ''belirsiz alacak davası'' türü kabul edilmiş olup alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için, dava açacağı miktarı ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı veya bu durum objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tesbit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacak olup böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Medeni Usul hukuku Ders Kitabı 2011 Baskı sf.277).Dosya kapsamına göre davanın niteliğinin, maluliyet ve tazminat miktarının ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlemesinin davacıdan beklenilmesinin mümkün olmamasına göre (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar), davanın belirsiz alacak olarak açılmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı görülmekle dava bu yönde görülmüş, sunulan █████/2024 tarihli dilekçe değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmiştir.Haksız Eyleme ve Somut Olaya İlişkin;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.Somut uyuşmazlıkta, █████/2021 tarihinde, ihbar olunan sürücü ...'nun sevk ve idaresinde bulunan, davalı ... Şirketi tarafından █████/2021-█████/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ölüm ve sakatlık hallerinde kişi başına azami 430.000,00-TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka sayılı, hususi kamyonet ile seyir halinde iken olay mahallinde seyir halinde olan 7 yaşındaki davacı ...'in sevk ve idaresindeki, bisiklet ile çarpışması şeklinde vuku bulduğu ve kazanın davacı ...'in vücudunun baş ve diz bölgesinden yaralanması ile sonuçlandığı, haksız fiilin özel bir türü olan trafik kazası nedeniyle tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla kusur, zarar ve illiyet bağına ilişkin yapılan araştırmalar ile maddi tazminata ilişkin tüm koşulların oluştuğu kabul edilmiştir.Kusur Durumuna Yönelik;6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır.Toplanan tüm delillere göre uyuşmazlık konusu trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti için dosyada tanzim edilen rapor ile, sürücülerin değişik taşıtlar ile değişik konum ve hızlarda seyir veya manevra halinde olabilecekleri, ayrı bisiklet yolu veya şeridi bulunmayan yolu takiben sevk ve idaresindeki bisiklet ile seyir halinde iken olay mahalli olan dört yönlü kavşak kesimine geldiğinde ortak kavşak alanına ilerlemeden önce aksine davranarak tehlikeleri ön görmeyen, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, yolu takiben sağından veya solundan emniyetle duramayacak mesafede yaklaşmış durumdaki kamyoneti, motor ve egzoz gürültüsünü, konumunu, hız ve mesafesini dikkate almayan, dağınık dikkatle kontrolsüz ilerlemesine devam ederek ilk geçiş hakkını engelleyen, tamamen durup geçiş için uygun anın ve tehlikesiz şartların oluşmasını, kamyonet sürücüsünün geçmesini beklemeyen, tehlikelere açık ve korunmasız halde kontrolsüz ilerlediği esnada da kamyonetin sadmesine maruz kalan kazazede çocuk davacı ...'in bilinçsiz ve kontrolsüz davranışının olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %70 (yüzde yetmiş) oranında asli derecede etkili olduğu, ... plaka numaralı hususi kamyonet ile vaktin gündüz, hava ve görüşün açık olduğu, görüşe engel bir durumun bulunmadığı meskun mahalde .... sokak yolunu takiben düz seyir halinde iken olay mahalli + tipi dört yönlü kontrolsüz kavşak kesimine geldiğinde solundan veya solunan gelen motorsuz bisiklet sürücüsü çocuğa nazaran ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen bu hakkını kullanırken aksine davranarak müteyakkız olmayan, tehlikeleri ön görmeyen, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, sağında ve solunda taşınmazların bulunduğu sokak yolunun mahal şartları da dikkate alındığında risklere karşı her an durabilecek düzeyde zamanında fren tedbiri ile yavaşlamadan ön tedbirsiz yaklaşan, emniyetle duramayacak mesafede yaklaşan ilerlemiş durumdaki bisiklet sürücüsünü, konumunu, hiz ve mesafesini dikkate almayan, olası kaza tehlikesini savuşturmak adına zamanında etkili fren veya direksiyon manevra tedbiri uygulayamayan, uyguladığı anda ise süre ve mesafe nedeniyle etkisiz kalan, ortak kavşak alanına ilerlediği esnada da bisiklet sürücüsü ile çarpışan, dalgın, kontrolsüz, dikkatsiz, özensiz ve tedbirsiz davranan ihbar olunan sürücü ...'nun olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %30 (yüzde otuz) oranında tali kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun kazanın meydana geliş şekliyle uyumlu olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, öyleyse davalının meydana gelen zararın %30'undan sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmiştir.Maluliyet Tespitine İlişkin;Kural olarak trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybedildiği iddiasına yönelik maddi tazminat istendiğinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, kazadaki kusur oranının ve tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi gerekir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu yahut Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamında çelişkilerin giderilmesi amacıyla düzenlenen Adli Tıp Kurumu İkinci Kurulu'nun ... tarihli ... karar numaralı raporu ile, kaza tarihinin █████/2021 olmasına ve davacının çocuk olmasına göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak, davacının meydana gelen kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve başkasının yardımına muhtaç durumda olmadığı kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Tazminat Tutarlarına İlişkin;Aktüerya bilirkişisi tarafından TRH 2010 tablosu esas alınarak ve progresif rant yöntemi uyarınca (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar, .... Esas ... Karar, ...Esas ... Karar, ... Esas ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar), “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olarak (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu █████/1991 tarih ... Esas ... Karar) dönemin asgari ücretleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, sürekli iş göremezlik zararının 1.344.720,81-TL olduğu, davalının kusuru nispetinde hesaplama yapıldığında %30 kusur oranına göre 403.416,24-TL'den davalının sorumluluğunun bulunduğu, ATK tarafından bakıcı ihtiyacı olduğu tespit edilmediğinden buna yönelik hesaplama yapılmadığı kanaatinin bildirildiği, öyleyse ATK 2.İhtisas Kurulu tarafından davacı küçüğün bakıcı ihtiyacı tespit edilmediğinden söz konusu talebin reddi gerektiği, davalının kusuru nispetinde yapılan hesaplamaya göre sürekli iş göremezlik zararının davalıdan tahsili gerektiği değerlendirilmiştir.Kusura ve Sorumluluğa Yönelik;2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Dosya kapsamında, davacının, ihbar olunanın sevk ve idaresinde olan ve kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın sebebiyet verdiği kazada yaralandığı, tanzim edilen kusur raporu ile karşı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca %30 oranında sorumluluğu bulunduğu, ancak sorumluluğun poliçe içeriğine göre sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına azami poliçe limiti olan 430.000,00-TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.Muacceliyet Tarihine ve Temerrüte Yönelik;Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte, sigorta şirketi bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/I.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise zararın tamamı için dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Zarar gören, davaya veya talep artırımına konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahiptir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, ...Esas ... Karar, ... Esas ... Karar, ... Esas ...Karar,... Esas ...Karar). Bu doğrultuda somut olayda, davalı yönünden temerrüdün başvurunun tebliğ tarihi olan █████/2021 tarihinden sekiz iş günü sonrası olan █████/2021 tarihi itibariyle gerçekleştiği, somut uyuşmazlığın haksız eylem olan trafik kazasından kaynaklanması sebebiyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.Tüm Dosya Kapsamına Göre;Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi heyet kök raporu, ATK maluliyet raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:İzah olunan gerekçelerle,Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-Sürekli iş göremezlik tazminatı olan 403.416,24-TL'nin temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak -poliçe limiti olan 430.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere- davacı ...'e verilmesine,2-Davacının bakıcı gideri talebinin reddine,3-Kabul edilen dava değeri (403.416,24-TL) üzerinden alınması gereken 27.557,36-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 59,30-TL peşin harç, 1.400,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.459,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 26.098,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30-TL peşin harç, 1.400,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.459,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 12.322,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 12.306,75-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 64.512,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin,a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.318,37-TL'sinin davalıdan,b)Davanın red oranına isabet eden 1,63-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,Dair, davacı vekilinin ve E-duruşma ile katılan davalı veklinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025KatipHakim