Anahtar kelimeler: Mersis Bülteninde İbareli Vakfın Sinaî Fikri Yazildiği Katip İbareleri Marka

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARA3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - (Mersis: ...)VEKİLLERİ
: Av. ... -...Av. ... -...DAVALILAR
: 1- ... - ...Av. ... -...: 2- ... ...Av. ...DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023TALEP
:Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla, müvekkilinin ... nezdinde ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... resmi markalar bülteninde yayınlandığını; davalı vakfın sayılı ... sayılı "... ...", "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı davalının yeniden inceleme taleplerinin ... ...sayılı ... kararı ile nihai olarak kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, ancak eğitim sektörü ile sınırlı faaliyet gösterdiğini, 04, 39 ve 40. sınıflarda markasını fiilen kullanmadığını, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “...” kelimesinin “sevmek” fiilinin yalın hali olduğunu, ibarenin gündelik dilde yaygın kullanıma sahip bir kelime olduğunu, müvekkili markasında yer alan diğer unsurların da asli unsur olduğunu, davalı vakıf markalarındaki “...” ibaresinin tali unsur olarak yer aldığını, müvekkili şirketin ticari unvanında da “...” ibaresinin yer aldığını, redde mesnet markalar yer alan “...” ibaresinin ayırt edicilikten yoksun olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, markaların hitap ettikleri tüketici kesimlerinin de farklı olduğunu, redde mesnet markalar ile müvekkili şirket markaları arasında benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinç seviyesinin yüksek olduğunu iddia ederek, ... ’nun ...sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE: başvuru markasının ve müvekkili markalarının asli unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davacının marka başvurusunun ayırt ediciliği bulunmadığını, müvekkilinin tescilli markaları ile dava konusu markanın ilişkilendirileceğinin şüphesiz olduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkili markaları ile aynı sınıflarda tescil ettirilmek istendiğini, davacının kullanıma yönelik iddialarının bu davanın konusu olmadığını, dava konusu markanın müvekkili markaları ile iltibas oluşturduğunu, ... kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ...sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davalı vakfın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiasının alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ...sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.İptali istenen ... karar tarihinin █████/2023 olduğu, █████/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık süre içerisinde olduğu, 6769 sayılı SMK 156 ncı maddesine göre görevli ve yetkili mahkemeye dava açıldığı anlaşılmıştır ve işin esasına geçilmiştir.... ...'in ...sayılı kararında; "... başvuru numaralı ev ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ...kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... ...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve 6/5 kapsamında tanınmışlık gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.…...Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza mesnet vsayılı markaların benzer oldukları, ayrıca söz konusu markaların aynı veya aynı türdeki ya da benzer malları/ hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle işbu başvurunun tescili halinde, tüketici nezdinde sayılan markalar arasında ilişkilendirme/karıştırma ihtimalinin oluşabileceği kanaatine varıldığından, itirazın kabulüne karar verilmiştir. İtiraza mesnet ... sayılı marka ile başvurunun marka örneğinde yer alan ibare arasında ilişkilendirilme/iltibas oluşturacak düzeyde işaret benzerliği bulunmadığı görüşüne varıldığında, söz konusu mesnet marka ile başvuru arasında ilişkilendirilme'iltibas ihtimali bulunmadığı sonucuna varılmıştır......6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi gereğince bir başvurunun reddedilebilmesi için, itiraza mesnet markanın ülkemizde tanınmış bir marka haline geldiğinin kanıtlanması ve bu tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya söz konusu markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi tehlikesinin doğabileceğinin ortaya konulması gerekmektedir. Dolayısıyla, bir markanın sektöründe belirli bir bilinirliğe sahip olması, aynı ya da benzer başka bir markanın farklı mallar üzerinde tesciline engel oluşturabilmesi için yeterli olmayıp, aynı zamanda yukarıda belirtilen şartların oluşması gerekmektedir. Önceki markanın sahibi fiili ve mevcut zararı göstermek zorunda olmasa da, markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağına ya da markasının itibarına zarar verileceğine ya da markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğine ilişkin olarak gelecekteki (markanın tescil edilmesi veya kullanılması halinde) riske dair farazi (varsayımsal) olmayan ve aksi ispat edilmedikçe iddiayı ispata yeterli ve geçerli olan deliller ileri sürmek zorundadır. Buradan hareketle, itiraz sahibi yukarıda sayılan durumların, olayların olağan akışı içinde öngörülebilir olması bakımından gerçekleşmesi muhtemel olduğunu ortaya koymak durumundadır.Muterizin md. 6/5 gerekçeli itirazı, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır.Belirtilen gerekçeler ile itirazın 6/1 açısından kabul edilmesine karar verilmiştir.KARAR
: İtirazın 6/1 açısından kabulüne ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.",Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davacı başvuru markası... ...(...)04. Sınıf39. Sınıf40. SınıfDavacı başvuru markası"... ...", "..."(...)01-45. Sınıflar arası mal ve hizmetlerBilirkişi heyetinden alınan alınan █████/2023 havale tarihli raporda konu ayrıntılı irdelenmiş olup özetle; "...Dava konusu marka kapsamında yer alan emtiaların, davalının redde mesnet kabul edilen markaları kapsamında yer alan emtialar ile aynı/aynı tür olduğu,Taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu,Taraf markaları arasında benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunduğu,Dava konusu ... kararının, raporumuzda varılan sonuç ile uyumlu olduğu..." ifade edilmiştir.Davacı vekilinin, yeni bir heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRMEDava konusu "... ..." ibareli marka başvurusunun 04, 39, 40 ıncı sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davalı vakıf tarafından 01-45. Sınıflar arasındaki mal ve hizmetler yönünden tescilli "... ...", " markaları mesnet gösterilerek itiraz edilmiştir.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME1.Mal/Hizmet Benzerliği Yönünden DeğerlendirmeDava konusu "... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu 04, 39, 40. sınıflardaki:"04. Sınıf
: Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları. Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler. Elektrik enerjisi.39. Sınıf
: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri.40. Sınıf
: Adi metallerin işleme hizmetleri. Değerli metallerin işlenmesi hizmetleri. Fotografik ve sinematografik ürünlerin işlenmesi hizmetleri, banyo, baskı ve foto gravür hizmetleri. Gıdaların kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, tütsülenmesi, salamura edilmesi hizmetleri; gıda işleme ve üretimi konularında bilgi verilmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri. Deri ve kürk işleme hizmetleri. Saraçlık hizmetleri. Kumaş işleme hizmetleri, yün işleme hizmetleri. Terzilik hizmetleri, nakış işleme hizmetleri. Ahşap ve kereste işleme hizmetleri. Sanat eserlerinin çerçevelenmesi hizmetleri. Sıvı, kimyasal madde, gaz, hava işleme hizmetleri. Cam ve optik cam işleme hizmetleri. Malzemelerin montajı (üçüncü şahıslar adına) hizmetleri. Diş teknisyenliği (döküm) hizmetleri. Çömlekçilik hizmetleri. ... üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri. Kağıdın işlenmesi. Baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri. Plastik işleme hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.İtiraza dayanak davalı vakıf markalarının ise ..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 01-45. sınıflar arasındaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.Davacının dava konusu marka başvurusu, 04, 39 ve 40. Sınıf mal ve hizmetlerde tescil edilmek üzere başvuruya konu edilmiştir. Davalının redde mesnet kabul edilen ... sayılı markaları ise hali hazırda 04, 39 ve 40. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescillidir.Dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davalının redde mesnet kabul edilen markaları arasında sınıfsal olarak ayniyet oluşmuştur.Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından taraf markaları arasında, “emtiaların aynı/aynı tür veya benzer olması” şartının sağlandığı tespit edilmiştir2.İşaretlerin Benzerliği Yönünden Değerlendirmeİşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.Somut olayda
: dava konusu marka başvurusu “... ...” ibaresinden oluşmakta olup, standart bir yazı karakteri ile büyük harflerle ve siyah renkle yazılmış bir kelime markasıdır. Dava konusu marka başvurusunda yer alan “...” ibaresi, “sevmek” fiilinin çekim almamış halidir. “...” ibaresi ise ... çevrimiçi sözlüğünde “Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç; erke. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç. Manevi güç.” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla bu ibarenin ayırt edici niteliği bulunmamaktadır. Dava konusu markanın esas unsuru “...” ibaresidir. Dava konusu marka başvurusu yazıldığı gibi okunmaktadır.Davalının redde mesnet kabul edilen markaları “... ” ibarelerinden oluşmaktadır. Davalının “... yayıncılık” markasında bulunan “yayıncılık” ibaresi, bir sektörü ifade eden bir kelime olup, tali unsur niteliğindedir. Nitekim “yayıncılık” ibaresi, küçük punto ile yazılmış ve markada “...” ibaresi ön plana çıkarılmıştır. Davalının “... ...” ibareli markasında ön planda olan unsur da “...” ibaresidir. Davalı markalarının esas unsuru “...” ibaresidir.Taraf markaları ortak olarak “...” ibaresini ortak olarak içermekte, uyuşmazlık bu ibarelerin ortaklığından kaynaklanmaktadır. “...” kelimesi, anlamı olan, orijinal olmayan, bir diğer deyişle davacı ya da davalı tarafça türetilmiş bir marka olmamakla birlikte, taraf markalarında ayniyet taşıyan 04, 39 ve 40. Sınıfta yer alan mal ve hizmetleri tanımlayan bir ibare değildir.Taraf markalarında, "...” ibaresi esas unsur olarak yer almaktadır. “...” ibaresini benzerşekilde esas unsur olarak içermeleri nedeniyle, taraf markaları arasında görsel benzerlik bulunmaktadır. “...” kelimesi, dava konusu markada esaslı unsur olarak, markada ilk dikkat çeken öge olma özelliğini taşımaktadır. Zira dava konusu markada yer alan “...” ibaresi tali unsur görevi görmektedir.Görsel açıdan ortaya çıkan bu yakın benzerlik, duysal/fonetik/işitsel ve anlamsal açılardan bakıldığında da aynı sonucu vermektedir. Tarafların markalarında ortak olan “...” ibaresinin aynı olan okunuşu, karşılaştırılan markaların işitsel açıdan benzer olmalarına sebebiyet vermektedir.Sonuç olarak Mahkememizce; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, bu nedenle somut olayda “markaların benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.Davacı şirket, davalı vakıf markalarının tüm emtia sınıflarında tescil ettirildiğini, ancak eğitim sektörü ile sınırlı faaliyet gösterdiğini, 04, 39 ve 40. sınıflarda markasını fiilen kullanmadığını iddia etmişse de, davalı vakfın redde mesnet markalarının tescil tarihi üzerinden 5 yıllık süre geçmediğinden, markaların kullanımının ispatlanması şartının sağlanmadığı görülmektedir.Neticeten; dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamı bakımından ayniyet bulunduğu, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığı ve dava konusu markayı davalı markalarından farklılaşmaya yetmediği, davalı markalarında da ayırt ediciliğe katkı sağlayan başka bir unsur bulunmadığı da gözetildiğinde, taraf markaları arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağı, “...” ibaresi anlamlı bir kelime olsa da, dava konusu emtialar bakımından herhangi bir anlam ifade etmediği, bu nedenle ayırt edici niteliğinin bulunduğu, aynı/aynı tür olarak işaretlenen emtiaların ortalamanın üzerinde dikkat ve bilinç seviyesine sahip tüketici kitlesine hitap ettiği kabul edilse dahi, taraf markaları arasında gerek sınıfsal gerekse işaretsel olarak yüksek seviyede benzerlik bulunduğu, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, somut olayda markaların karıştırılması/ ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu ve böylelikle dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ...aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023Katip ...¸Hakim ...¸¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğinceDYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.