Anahtar kelimeler: Sbm Süratli Çamurluğuna Çarptığını Dönüş Fiilden Plaka Kazada Kusursuz Görüleceği

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: “Müvekkiline ait ---- Plaka No’lu araç, ---- Plaka No’lu aracın sebep olduğu 15.03.2022 tarihli kazada, ----- plaka sayılı araç süratli bir şekilde müvekkile ait aracın sağ ön çamurluğuna çarptığını, her ne kadar SBM kayıtlarında farklı da olsa bilirkişi incelemeleri sonucu görüleceği üzere müvekkile ait araç kazada kusursuz, ----plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, ------ plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını tanzim eden ----- yazılı başvuru yapılmış ise de sigorta şirketi süresi içerisinde herhangi bir dönüş yapmadığını, kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere hasar bedelini tazminini HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Müvekkile ait araçta meydana gelen 100,00-TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi arz ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Kazaya karıştığı ifade edilen --- plakalı araç müvekkil şirket ---- Tarafından █████/2022-2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davayı kabul etmemekle birlikte, dava konusu kazanın meydana gelip gelmediği kesin delillerle ispatlanmamış olup davacının işbu kazanın meydana geldiğini ve iddia olunan hasar ile kazanın illiyetinin olduğunun ispatlanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının talep ettiği değer kaybı tutarı net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olmakla nitekim daha evvel müvekkil şirkete başvurusu kapsamında da kısmi nitelikte bir talepte değil net bir tutar talep edildiğini, 04.12.2021 tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'na göre aracın değişen parçaları olup olmadığı, varsa bu parçaların değeri ile oluşan maddi hasar tutarı gibi hususların değerlendirilmesini, ayrıca davacı tarafın kaza tarihindeki Kasko Sigortası bulunan bulunup bulunmadığının ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının da netleştirilmesi gerektiğini, davacı yan iddia ettiği şekilde bir kısım evrak iletse dahi, özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunu, eksik evrak ibrazı müvekkil şirketin ödeme yapıp yapmayacağı hususunda net bir tespit yapmasını engellediği için esasında müvekkil şirketin yasal hakkını kullanmasını engellediğini, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirileceğini, talep sahibi aracın ---- model bir araç olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmadığını, bununla birlikte fatura sunulmaksızın kdv tutarının talep edilmesi ve kdv tutarına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, mesnetsiz davanın zamanaşımı ve Husumet nedeniyle davanın reddine, İddia edilen kazanın gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine, Kusur ve hasara yönelik itirazlarımızın kabulü ile kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddine, aksi halde, fahiş tamirat bedeli taleplerinin reddine, teminat dışı olan kazanç kaybı, araç ikame bedeli ve sair taleplerin reddine, Aksi halde, kusur incelemesi yapılmasını, kazanın meydana gelmesindeki kusur ile araçtaki hasar tutarının yeni Genel Şartlarla belirlenen kriterlere göre hesaplanmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesine, Ticari faiz yürütülmesi talebinin reddine karar verilmesine, mesnetsiz arabuluculuk vekalet ücreti talebinin reddine, Dava açılmasına müvekkil şirketçe sebebiyet verilmemiş olduğundan yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden aleyhimize hüküm kurulmamasını, davacı yanın kaza tarifinden faiz taleplerinin yukarıda izah edildiği üzere reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Huzurdaki dava; trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin tazminine ilişkin maddi tazminat davasıdır.Davalı vekilinin █████/2024 tarihli beyan dilekçesinde; 'Bilirkişi ek raporu doğrultusunda; "Kaza olayında, davalı tarafın sorumlu olduğu ----- Plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olması hasebiyle oluşan 5.281,18TL tutarda hasar onarım bedelinden, toplam 1.320,30TL tutarda zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı," denilerek davacının aracında 1.320,30 TL hasar bedeli oluştuğu tespit edilmiş olup yargılamayı sürüncemede bırakmamak adına işbu davayı kabul ederek asıl alacak, yargılama giderleri ve faiz dahil olmak üzere tüm zarar müvekkil şirketçe 11.09.2024 tarihinde karşılanmıştır.1.320,30 TL Hasar bedeli, 801,47 TL İşlemiş Faiz (█████/2022 tarihinden itibaren), 1.320,30 TL İlam Vekalet Ücreti, 3.029,95 TL Yargılama Gideri, olmak üzere toplam 6.472,02 TL üzerinden 220,05 TL Tevkifatı yapıldığında 6.251,97 TL tutarında davacıya ödeme yapılmıştır. Dava konusu hasar bedeline ilişkin tüm talep, fer'ileri ile birlikte karşılandığından ve dosyada karar verilecek herhangi bir husus kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesini arz ve talep ederiz.'' şeklinde talep ve beyan etmiştir.Davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile ''1- Bedel artırım talebimizin kabulüne, 2- 100,00 TL hasar bedeli talepli olarak açılan davamızın bedel artırım ile 1.320,30 TL 'nin olduğunu, iş bu bedelin ödenmesi neticesinde asıl alacak yönünden davanın konusuz kalmasına karar verilmesini 4- HMK 331 kapsamında tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.'' şeklinde talepte bulunmuştur.Davacı vekili █████/2025 tarihli duruşmada beyanında; " asıl alacak yönünden dava konusuz kalmıştır, davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu ödeme dekontu müvekkilimiz hesabına yatmıştır, talebimiz gibi dosyanın ferileri yönünden hüküm kurulmasını talep ediyoruz" şeklinde talep ve beyanda bulunmuştur.Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak, davalının davacıya yargılama devam ederken, asıl alacak, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri adı altında ödeme yapmış olduğu görülmekle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-KONUSUZ KALAN DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Karar tarihinde alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harç ve 20,85 TL tamamlama harçtan mahsubu ile bakiye 414,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davalının, davacıya 1320,30-TL vekalet ücretini ödemiş olması sebebiyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,5-Davacı tarafça yapılan 2.593,75-TL yargılama gideri, 179,90-TL peşin harç ve 20,85 tamamlama harcı toplamı 2.794,50-TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmiş olması sebebiyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,9-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.