Anahtar kelimeler: Hükümkarar Koşul Red Tasarrufun Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak Yokluğundan Bozmaya
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : 2022/4 E., 2023/9 K.
    HÜKÜM/KARAR
    : Red
    İ
    Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın da daire tarafından bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 25.03.2011 tarihinde mal kaçırma amacı ile babası 'a devrettiğini, onun da 26.09.2011 tarihinde diğer oğlu ...'a sattığını belirterek, borçlu ile üçüncü kişiler arasındaki tasarrufun iptali karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
    III. MAHKEME KARARI (I)
    Mahkeme 26.02.2014 tarih ████████ Esas ███████ sayılı kararı ile yetkisizlik kararı vermiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı (I)
    1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 09.12.2014 tarih ve ██████████ Esas, 2014 /18069 Karar sayılı ilamında; zorunlu dava arkadaşı olan borçlunun yetki itirazı olmadığından, yetkisizlik kararının hatalı olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (I)
    Mahkeme 06.12.2016 tarih ████████ Esas ████████ sayılı kararı ile borç kaynağı bononun tanzim tarihinin 04.12.2012 olduğu tasarrufların ise bu tarihten önce 2011 yılında gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    C. Bozma Kararı (II)
    1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 24.04.2018 tarih ve █████████ Esas, 2018 /4421 Karar sayılı ilamında; "...Somut olayda, dava dayanağı takibe konu bono 30.05.2011 ve 04.12.2012 tanzimli tarihli olmakla birlikte davalılar temel borç ilişkisinin 25.03.2011 tarihinden önce doğduğunu ileri sürmektedirler. Davacı alacaklı ve ile ticari ilişkisinin 2010 yılından beri devam ettiğini, takip dayanağı bonoları ilk düzenleyen borçlu ... ile bonoların taşınmaz satışları sırasında verildiğini iddia ederek, buna ilişkin belge sunmuştur.
    Bu durumda yapılacak iş, davacı alacaklı ile dava dışı arasındaki borç kaynağı senetlerin hangi ticari ilişkiden doğduğunun tesbiti için davacının ticari defterlerinin incelenmesi yine borçlu ... ile arasında takip dayanağı senetlerin düzenlenmesi gerektiren satış ve ticari ilişkinin tesbiti için borçlu ...'ın ticari defterleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılıği ile inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir..."gerekçesi ile karar bozulmuştur.
    D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (II)
    Mahkeme 10.06.2019 tarih ████████ Esas ████████ sayılı kararı ile, borcun doğumunun tasarruf tarihinden önce doğduğunun ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    E. Bozma Kararı (III)
    1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 07.10.2021 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında "Somut olayda, davacı alacaklının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunu ispat etmesi gerekir. Davacı tarafından bu yönde birtakım belgeler sunulmuş ise de sunulan belgeler ispata elverişli görülmemiştir. Davacı dava dilekçesinde açıkca yemin deliline dayandığından hakimin bu delili davacı tarafa hatırlatarak, davacının bu delil hakkını kullanmak istemesi halinde, usule uygun olarak ... edilecek yemine göre karar verilmesi, aksi durumda şimdiki gibi davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    2-Kabule göre, dava ön koşul yokluğundan red edildiğine göre karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 nci maddesine göre davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur..."gerekçesi ile karar bozulmuştur.
    F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (III)
    Mahkeme tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispata yönelik sunulan delillerin borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden önce doğduğuna yönelik olmadığı, davacıya yemin hakkının hatırlatıldığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan yemin metinleri incelendiğinde davanın çözümü bakımından önem taşımayan hususlarda ve ispatı istenen vakıa dışındaki olaylara ait olması nedeniyle yemin metninin kabul edilemediği, bu haliyle borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden önce olduğu hususunun ispatlanamadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde, mazeret dilekçeleri kabul edilmediğinden, savunma hakkının ihlal edildiğini, yemin metninde hata veya yanlış varsa mahkemece metin düzeltilmesi gerektiği halde hatalı değerlendirme ile davanın red edildiğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
    3. Değerlendirme
    1. HMK'nın Yemin hususunun açıklattırılması başlıklı 237 nci maddesinde "Hakim, eksik olan noktaları tamamlamak veya açık olmayan hususları aydınlatmak için yeminin konusu ile bağlantılı gördüğü soruları yemin eden kimseye sorabilir." hükmüne yer verilmiştir.
    Somut olayda mahkemece bozma ilamı gereğince davacıya yemin delili hatırlatılmış, davacı vekili bu delili kullanacaklarını belirtmiş ve mahkemece davacı vekiline yemin metni hazırlaması için süre vermiştir. Davacı vekilinin hazırladığı yemin metnine davalılar vekili itiraz etmiş, mahkeme yeniden metin hazırlanması için kesin süre vermiş, 15.12.2022 tarihli oturumda ise, mahkeme yemin metninin yasanın aradığı şartları taşımadığı gerekçesi ile vazgeçmiş sayılmasına karar vererek, 05.01.2023 tarihinde davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    Dosyadaki ön sorun dava koşullarından olan, tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olup olmadığı noktasındadır. Davacı bu hususu ispat ekmek zorunda olup, diğer delillerle ispatlayamadığından son olarak dayandığı yemin delilini kullanma hakkı hatırlatılmış davacı vekili bu hakkı kullanacaklarını belirtmiştir. Bu halde yemin metninin, borcun tasarruf tarihi olan 25.03.2011 tarihinden önce 2010 yılından itibaren devam eden ticari ilişkiden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususuna ilişkin olarak düzenlenmesi gerekmekte olup, davacının hazırladığı metnin hatalı veya yanlış olması halinde HMK'nın 237 nci maddesi gereğince mahkemece düzeltilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
    2. Kabule göre ise, dava ön koşul yokluğundan red edildiğine göre davalılar lehine AAÜT nin 7/2 nci maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi de hatalı olmuştur.
    IV. KARAR
    Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
    Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
    28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!