İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, mali durumu bozuk bir şirkete görev kabul beyanı olmaksızın yönetim kurulu üyeliğine tescil edilen davacının bu tescilin iptali talebiyle ticaret sicil memuru kararına itiraz davasının reddine ilişkin ilk derece mahkeme kararının istinaf incelemesi.
Özet: Dava, davacının şirketin olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine rağmen, görev kabul beyanı vermeksizin ve usulsüz oylama ile tescil edildiği iddiasıyla, hukuka aykırı tescil kararının iptali talebine ilişkin olup; davacı, genel kurula hissedar sıfatıyla değil murahhas üye olarak katıldığını ve görev kabul beyanı bulunmadığı için tescilin reddedildiğini, ancak daha sonra hukuka aykırı bir şekilde tescil ve ilan yapıldığını savunurken, davalı vekili davacının genel kurula katıldığını ve bu durumda görev kabul beyanının gerekmediğini, ayrıca davacının başvuru hakkı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş, ilk derece mahkemesi ise davacının toplantıda hazır bulunması nedeniyle görev kabul beyanına gerek olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtirazDAVA TARİHİ
: █████/2025İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... AŞ’nin 21.01.2025 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi seçildiğini, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 17. Maddesi gereğince murahhas üyelerin tamamının toplantıda hazır bulunmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin murahhas yönetim kurulu üyesi sıfatıyla toplantıya katıldığını, hazirun cetvelinden de açıkça görüleceği üzere müvekkilinin genel kurula hissedar olarak katılmadığını, genel kurul toplantısında aday gösterilen yönetim kurulu üyelerinin seçiminde tek tek oylama yapılması gerekirken toplu liste ile genel bir oylama yapıldığını, müvekkilinin görev kabul beyanı bulunmadığını, şirketin genel kurul kararının tescili için başvurusunun müvekkilinin görev kabul beyanı olmaması nedeniyle davalı tarafından 11.02.2025 tarihinde reddedildiğini, şirketin geçici tescil müracaatının da 14.02.2025 tarihinde aynı gerekçeyle reddedildiğini, ret kararı üzerine İstanbul 11. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasıyla şirket yönetim kurulu başkanı ..... tarafından itiraz davası açılması ve 24.02.2025 tarihinde evrakların davalı sicil müdürlüğüne elden ibrazı üzerine yazılı veya elektronik görev kabul beyanı olmaksızın 24.02.2025 tarihinde tescil ve 25.02.2025 tarihinde ilan yapıldığını, ancak tescil başvurusu için gerekli 15 günlük sürenin geçirildiğini, şirketin konkordato sürecine girdiğini, şirkette vuku bulan usulsüzlükler ile ilgili olarak vergi incelemesi yürütüldüğünü, müvekkilinin konkordato yoluna gidebilecek kadar mali durumu bozuk bir şirkete kabul beyanı vermeksizin yönetim kurulu üyesi olarak tescil edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen 21.01.2025 tarihli ... AŞ olağanüstü genel kurulunun ve 27.01.2025 tarihli yönetim kurulu kararının tesciline ilişkin kararın iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; tescil edilmiş bir olgunun terkini talebinin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 22.maddesi gereğince davacının başvuru hakkının bulunmadığını, aktif ve pasif husumetin gerçekleşmediğini, müvekkilinin TTK'nın 32. maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu genel kurulun tescili bakımından görev kabul beyanı aranmasına gerek bulunmadığını, Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 69/f.1.h uyarınca, pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyelerinin bu görevi kabul ettiklerine ilişkin yazılı beyan vermesi ve yine, "Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik" m. 30/f.3 uyarınca pay sahibi olduğu halde genel kurula katılmayan ortakların da, yönetim kurulu üyeliği görevine aday olduklarını bildikleri veya görevi kabul ettiklerini belirten yazılı beyan sunması gerektiğinin düzenlendiğini, seçilen kişilerin durumdan haberdar olmasını temin için bu düzenlemelerin getirildiğini, iki kez tescil başvurusunun iade edildiğini, sonrasında davacının toplantıda hazır bulunduğunu kanıtlayan video ve fotoğrafların müvekkili müdürlüğe 20.02.2025 tarihli dilekçe ekinde sunulması üzerine tescil işleminin yapıldığını, toplantı öncesindeki imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu ile toplantıda yönetim kurulu üyesi seçileceğini bilen davacının toplantı öncesinde seçilmesine itiraz etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 69. Maddesinde Anonim Şirketler hakkında kuruluş aşamasında sunulması gereken belgeler arasında (h) bendinde Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyelerinin bu görevi kabul ettiklerine ilişkin yazılı beyanları olması gerektiğinin belirtildiği, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik m.30/3'e göre de genel kurul toplantısında hazır bulunmayanların yönetim kurulu üyeliklerine seçilmesi halinde, bunların bu göreve aday olduklarını veya görevi kabul ettiklerini belirten yazılı beyanlarının bulunmasının şart olduğu, davacının şirketin hissedarı olduğu ve bahsi geçen genel kurul toplantısına hissedar sıfatı ile değil murahhas YK üyesi olarak katıldığı, davacının gelen kurul toplantısına katıldığı ve toplantıda hazır bulunduğu, yönetmelik maddelerine göre görev kabul belgesinin genel kurul toplantısına katılmayan bir hissedar yönünden istenilecek bir belge olup, YK üyesi seçiminden haberi olmayan kişinin onayının olup olmadığının belirlenmesi için gerekli olan bir işlem olduğu, ilgili maddelerde genel kurul toplantısında hissedar sıfatı ile bulunup bulunmama ile ilgili bir ayrım yapılmadığı, davacı tarafın kendisinin YK üyesi olarak seçildiği genel kurula katıldığı, YK üyesi olarak seçildiğini genel kurul toplantı sürecinde bildiği, bu seçime ilişkin herhangi bir itirazının olmadığı, bu sebeple tescil işlemleri için görev kabul belgesi aranmasına gerek olmadığı, tescil işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; müvekkilinin toplantıda pay sahibi sıfatıyla değil murahhas üye sıfatıyla bulunduğunu, alınan karara toplantıdan sonra itirazlarını dile getirdiğini, hissedar olarak katılmadığından alınan karara karşı toplantıda hazır bulunanlarca itirazların dile getirildiğini, bu hususun tutanağa da yansıdığını, müvekkilinin imzadan imtina ettiğinden bahisle tescil yapılamadığına ilişkin şirket tarafından KAP açıklaması yapıldığını, müvekkilinin toplantı sonrasında da görev kabulünün bulunmadığını, iddia edilen fotoğraf ve kayıtların dosyaya sunulmadığını, ayrıca tescil için 15 günlük sürenin geçirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, ticaret siciline usulsüz olarak yapıldığı ileri sürülen genel kurul kararı ile yönetim kurulu kararının tescil işleminin terkini istemine ilişkindir.Davacı, ... AŞ'nin █████/2015 tarihli olağanüstü genel kurulunda şirketin murahhas üyesi sıfatıyla toplantıda bulunan yönetim kurulu üyesi seçilmiş, █████/2025 tarihli yönetim kurulu kararıyla şirketin temsil şekli belirlenmiştir. Davacının yönetim kurulu üyeliğine aday gösterilirken görev kabul beyanı bulunmadığından bahsi geçen genel kurul kararının tescili istemi █████/2025 tarihinde, geçici tescil istemi ise █████/2025 tarihinde reddedilmiş, şirket tarafından sicil memurluğuna █████/2025 tarihinde istenen evrakların sunulması üzerine genel kurul kararı █████/2025 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı görev kabul beyanı bulunmadığından bahisle alınan olağanüstü genel kurul kararı ile yönetim kurulu kararının terkinini talep etmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 34/1 maddesinde, ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir. Kanunda özel olarak Ticaret Sicil Müdürlüğünün işleminin iptaline dair düzenleme bulunmadığı hallerde Ticaret Sicil Müdürlüğü işlemine karşı açılacak davalarda genel hüküm olan TTK'nın 34.maddesi uygulanacaktır. TTK'nın 34.maddesine göre sicil işlemine karşı itiraz davası açılmadan önce Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılması zorunludur. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından henüz işlem tesis edilmeden ve Ticaret Sicil Müdürlüğünü uyarıcı nitelikte bulunan başvurunun Kanunun aradığı anlamda bir başvuru niteliği olmadığı açıktır. Bunun gibi Ticaret Sicil Müdürlüğünün talebi reddedeceğinin düşünülmesinden hareketle, sicil memurluğuna hiç tescil başvurusu yapılmadan veya red kararı olmadan doğrudan doğruya mahkemeye başvurulması mümkün değildir. Bir diğer ifadeyle mahkemeye başvurabilmek için elde sicil memurunca reddedilmiş bir istem dilekçesi olmalıdır. Somut olayda her ne kadar davacı tarafça henüz dava konusu tescil işlemi yapılmadan █████/2025 ve █████/2025 tarihlerinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil işleminin yapılmaması için başvuru yapılmış ise de bu başvuru tescilin yapılmamasına yönelik olup tescil işleminden sonra yapılması gereken tescilin terkin edilmesi istemiyle aynı mahiyette değildir. Bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tescil işleminin iptali için itiraz dava yoluna başvurulabilmesi için gerekli olan dava şartı gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken tescil işleminin mevzuata uygun olarak yapıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih █████████ E. █████████ K.; █████/2024 tarih █████████ E. █████████ K. Sayılı içtihatları) Açıklanan nedenlerle; davanın başvuru şartının gerçekleşmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ Tarih 2025/.....Esas 2025/... Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 732-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026