Danıştay 3. Dairesinin 2024/2221 E. ve 2025/582 K. sayılı kararı, kurumlar vergisi indiriminden yararlanma koşullarının ihlal edilip edilmediğine ilişkin davada, pişmanlıkla verilen beyannamelerin vergi indirimi hakkını etkileyip etkilemediği konusunu ele almaktadır.
Özet: Davacı şirketin, kurumlar vergisi indirimi başvurusunun reddi üzerine açtığı davada, vergi mahkemesi tahakkukun kaldırılmasına karar vermiş, bölge idare mahkemesi ise davayı reddetmiştir. Ret gerekçesi, davacının bazı beyannamelerini süresinde vermemesiydi. Ancak Danıştay tetkik hakimi, süresinde verilmeyen beyannamelerin pişmanlık talebiyle verilmesi ve verginin süresinde ödenmesi durumunda, indirim şartının ihlal edilmiş sayılmayacağını belirtmiştir. Dosyadaki diğer şartların ihlal edildiğine dair bir tespit bulunmadığından, Danıştay, şirketin vergi indirimi uygulamasından yararlandırılmamasının hukuka uygun olmadığı yönünde görüş bildirerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği sonucuna varmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Sanayi ve Ticaret Limited ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı şirketin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 kurumlar vergisi indirimi uygulamasından faydalandırılması gerektiği ihtirazi kaydıyla verdiği █████/2021-█████/2021 kıst dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden, söz konusu çekinceye itibar edilmeksizin adına fazladan tahakkuk eden kurumlar vergisinin kaldırılması ve tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Davacının 2020 yılının Haziran, Ağustos ve Eylül ve 2021 yılının Mart ve Mayıs dönemlerine ait özel tüketim vergisi ve geçici vergi beyannamesini beyannamelerini pişmanlık talepli olarak kanuni süresinden sonra verdiği ve tahakkuk eden vergiyi kanuni süresinde ödediği, 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121 maddesinin ikinci fıkrasında, beyannameler üzerine tahakkuk eden verginin kanuni süresinde ödenmiş olması şartıyla kanuni süresinde verilen beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağının hükme bağlandığı dikkate alındığında adına tarhiyat yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmayan dolayısıyla diğer şartları ihlal etmediği anlaşılan davacının vergi indirimi hakkından yararlandırılması gerektiğinden yapılan tahakkukta hukuka uygunluk görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca haksız ve yersiz tahsil edilen verginin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak tecil faizi faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle kurumlar vergisinin dava konusu edilen kısmı kaldırılmış, tahsil tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davacı tarafından süresinde verilmeyen beyannamelerin, pişmanlık hükümlerinden faydalanarak verilmesi halinde Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen beyannamelerin süresinde verilmiş olması şartının ihlal edilmiş sayılmayacağı iddia edilmiş ise de ancak kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla beyanname verilmiş olması halinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde düzenlenen şartın ihlali sayılmayacağı, 2020 yılının Haziran, Ağustos ve Eylül ve 2021 yılının Mart ve Mayıs dönemlerine ait özel tüketim vergisi ve geçici vergi beyannamelerini kanuni süresi içinde vermediği ihtilafsız olan davacı şirketin 2018 yılı kurumlar vergisi yönünden vergiye uyumlu mükelleflere tanınan %5 vergi indiriminden faydalanma koşullarını taşımadığı anlaşıldığından yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, beyannameler üzerine tahakkuk eden verginin kanuni süresinde ödenmiş olması şartıyla, kanuni süresinde verilen beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağı hüküm altına alınmış olup davacının2020 yılının Haziran, Ağustos ve Eylül dönemleri ve 2021 yılının Mart ve Mayıs dönemlerine ait özel tüketim vergisi ve geçici vergi beyannamesini kanuni süresinden sonra pişmanlık talepli olarak verdiği, tahakkuk eden vergiyi kanuni süresinde ödediği dolayısıyla anılan hükme aykırı bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, hakkında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde sayılan diğer şartların ihlal edildiğine yönelik başka bir saptama bulunmayan davacının %5 oranında vergi indirimi uygulamasından yararlandırılmamasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Bu nedenle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacı şirket tarafından, ... tarihli dilekçesi ile █████/2021-█████/2021 kıst dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilecek vergiye 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 kurumlar vergisi indirimi uygulanması talep edilmiştir.Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, 2020 yılının Haziran, Ağustos ve Eylül ve 2021 yılının Mart ve Mayıs dönemlerine ait özel tüketim vergisi ve geçici vergi beyannamelerinin kanuni süresinden sonra pişmanlıkla verildiği ve söz konusu vergiler için tarhiyat yapıldığı belirtilerek davacının talebi yerine getirilmemiştir.Davacı şirketi tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 kurumlar vergisi indirimi uygulamasından faydalandırılması gerektiği ihtirazi kaydıyla █████/2021-█████/2021 kıst dönemine ait kurumlar vergisi düzeltme beyannamesi verilmiş ve tahakkuk eden vergi ödenmiştir.İLGİLİ MEVZUAT
:193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi" başlıklı mükerrer 121. maddesinin birinci fıkrasının uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan halinde, ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5'inin, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirileceği, hesaplanan indirim tutarının, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamayacağı, indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutarın, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebileceği, bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarların red ve iade edilmeyeceği, gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarının, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edileceği hükme bağlanmıştır.Anılan maddenin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, söz konusu indirimden yararlanabilmenin şartlarından birisi olarak indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması gerektiği belirtilmiş olup kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağı hükmüne yer verilmiştir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Pişmanlık ve Islah" başlıklı 371. maddesinin 1. fıkrasında, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin, kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında maddede yer alan bentlerdeki yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Vergisel yükümlülüklerini düzenli şekilde yerine getiren mükelleflerin kuralına yukarıda yer verilen düzenlemeler ile teşvik edilmesi ve ödüllendirilmesi suretiyle vergiye gönüllü uyumun dolayısıyla yatırımın, üretimin, istihdamın artırılması amaçlanmış belirtilen şartları taşımaları durumunda, vergiye uyumlu oldukları kabul edilen mükelleflere, diğer mükelleflerden farklı olarak ek bir vergi indiriminden yararlanma imkanı tanınmıştır.213 sayılı Kanun'un 371. madde hükmüyle, vergi ziyaına bağlı suçları kendiliğinden vergi dairesine haber veren, başka bir anlatımla, işlediği suçtan pişmanlık duyan yükümlülere belli şartları yerine getirme kaydıyla belirtilen suçlara ait cezaların uygulanmasının önlenmesi amaçlanmıştır.193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121 maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, beyannameler üzerine tahakkuk eden verginin kanuni süresinde ödenmiş olması şartıyla, kanuni süresinde verilen beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağı hüküm altına alınmış olup bendin devamında parantez içi hükümde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinin ancak süresinden sonra verilen beyannamelerde söz konusu olabileceği de açıktır.Bu durumda, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan şartı taşıdığı ve hakkında 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinde sayılan diğer şartların ihlal edildiğine yönelik başka bir saptama bulunmadığı anlaşılan davacının, %5 oranında vergi indirimi uygulamasından yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığından aksi yöndeki gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi Kararının bozulması gerekmiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne,2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.