6. Hukuk Dairesi Kararı: Asfalt ihalesi sözleşmesinin feshine ilişkin davada, ekonomik dalgalanma ve tesis kurulumu sorunları gerekçe gösterilerek sözleşmenin uyarlanması veya feshinin mücbir sebep sayılması talebi reddedilmiştir.
Özet: Davacı, belediye tarafından yapılan asfalt ihalesini kazandıktan sonra ekonomik dalgalanmalar ve döviz kurundaki artışlar nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, tesis kurmak için yaptığı yatırımın atıl kaldığını, ihalelerden men edildiğini ve bu durumun mücbir sebep teşkil ettiğini ileri sürerek zararlarının tazminini talep etmiştir. Davalı belediye ise davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini, mücbir sebep iddiasının geçerli olmadığını ve davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının zamanında işe başlamadığı ve kur farkının öngörülebilir olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çerkezköy 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça 15.11.2018 tarihinde ihalenin feshedildiğini, 15 Temmuz 2016 tarihindeki hain darbe teşebbüsünden sonra ekonomik alanda dalgalanmalar yaşandığını, inşaat sektöründe ham madde fiyatlarında artışlar yaşandığını, ihale tarihi itibari ile ekonomik durumdaki değişmelerin öngörülemez olduğunu ve ABD dolarında % 100 nispetinde artış gözlemlendiğini, davacı tarafından ihale konusu asfalt kaplama işinin yapılmasının, davacı şirketin ekonomik olarak mahvına neden olabilecek bir hale geldiğini, ihale konusu işin yapılabilmesi için asfalt üretim tesisinin kurulması gerektiğini, Belediye'ce yerin tahsis edildiğini ancak ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 10.08.2018 tarihli yazısı ile tahsis edilen yerin uygun olmadığının bildirildiğini ancak belediye tarafından yeni bir yer tahsis edilmediğini, davacı tarafından yapılan 5 milyon TL'lik tesisin atıl hale geldiğini, bu süreçte belediye tarafından davacıya iki kez işe başlanılmasının ihtar edildiğini, davacının 19.10.2018 ve 12.11.2018 tarihli dilekçeler ile Belediye'ye müracaatta bulunarak makul bir süre beklenilmesini, bu talep kabul edilmezse sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu talep de kabul edilmezse ülke genelinde yaşanan olağanüstü ekonomik gelişmelerin mücbir sebep olarak kabul edilmesini talep ettiğini, sözleşmesinin feshedildiğini, özellikle döviz kuru ve Bitüm fiyatlarında % 100'ün üzerinde gerçekleşen fiyat artışlarının öngörülemez ve taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olduğunu ve mücbir sebep olduğunu, sözleşmenin feshedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıya 1 yıl süre ile ihalelere katılmaktan men yasağı verildiğini, davacının finansal kredibilitesinin zarar gördüğünü, davacı lehine geçici ödeme kararı verilmesini, sözleşme için ödenen karar pulu, damga pulu, teminat bedeli, asfalt plenti için ödenen finansal kiralama bedeli, tesis kurulum bedeli, sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kalınan kar payı bedeli olmak üzere davacının zararının tespiti ile fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını İdare Mahkemelerinde açması gerektiğini, asfalt plentinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından mühürlendiğini, davacının sözleşmenin ifa edilmemesinde tek ve asli kusurlu olduğunu, davacının 15.05.2018 tarihli dilekçesi ile belediyenin stok sahasına geçici süre ile asfalt plenti kurmak için izin verilmesini talep ettiğini ancak belediyenin izin yazısında 'tesis kurulmasında herhangi bir sakınca yoktur' ibaresinin yer almadığını, davacının iddia ettiği gibi tesis kurarken yaptığı 5 milyon TL'lik yatırımın kendi kusurundan kaynaklandığını ve belediyeye yüklenemeyeceğini, tesis kurarak işi yapmayı davacının tercih ettiğini, davacının ekonomik kriz ve TL'nin değer kaybetmesi hususlarının kanunda sayılan mücbir sebeplerden olmadığını, davacının belediyeye herhangi bir sözleşme uyarlama talebinde bulunmadığını, ihaleden yasaklama kararını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın verdiğini, davanın ... ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na ihbar edilmesini, davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme gereği davacının on gün içerisinde işe başlaması gerekirken bu sürede işe başlamadığı gibi işe başlamamasına neden olan duruma ilişkin geçerli bir mazeret içerir talebini belediyeye sunmadığı, belediyenin işe başlanması hususunu davacıya ihtar etmesi üzerine asfalt plentinin raporunun beklendiğini bildirdiği, belediyenin ikinci ihtarına rağmen de davacının işe başlamaması nedeniyle haklı sebeple sözleşmenin feshedildiği, davacı kur farkı nedeniyle mücbir sebep iddiasında bulunmuş ise de ihale tarihi olan 20.02.2018 tarihi ve sözleşme tarihi olan 29.03.2018 tarihi öncesinde de kur farkı nedeniyle bitüm birim fiyatının değişken olduğunun tespit edildiği, basiretli bir tacir olan davacı şirketin ihale ve sözleşme tarihinde bu durumu bilebilecek durumda olduğu, olağanüstü ve öngörülemez bir durumun söz konusu olmadığı, davacı tarafından fesih tarihi itibariyle imalatın yapılmadığı veya meydana getirilen herhangi bir işin olmadığı haklı feshi nedeniyle de davacının alacağının olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;a.Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası'nın öngöremediği kur artışının müvekkilinden öngörmesinin beklenmesinin hukuka aykırı olduğunu,b.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 26.10.2018 tarihli yazısında kur artışlarına ilişkin olarak "ihalesi yapılmış ancak başlanmamış veya başlama aşamasındaki projelerin askıya alınmasının uygun olacağı" hususunun belirtilmesine rağmen davalı tarafından sözleşmenin alelacele feshinin haksız olduğunu,c.Sözleşmenin altıncı maddesi kapsamında belediye tarafından tesisin kurulacağı yere dair yer tesliminin tam anlamıyla uygun şekilde yapılmadığını, belediye tarafından verilen yere valilik tarafından izin verilmediğini,d.Dava dosyası içerisinde yer alan; Sayın Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları, Bakanlık açıklamaları, Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı'nın açıklamaları, Tüpraş'ın bitüm fiyatları, Cumhurbaşkanlığı'nın yayınladığı Orta Vadeli Program, 2019 yılında, ekonomik krize özgü olarak yapılan yasa değişikliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Belediyelere gönderdiği tavsiye yazısı, Belediye Başkanı'nın açıklamaları yokmuş gibi kabul edildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinin haksız feshi iddiasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Taraflar arasında 29.03.2018 tarihli ihale sözleşmesi yapıldığı, sözleşme bedeli 6.1. maddesinde 11.762.912,80TL olarak tespit edildiği, 9.1 maddesine göre 10 gün içinde yer teslimi yapılacağı belirtildiği, 9.2 maddesinde taahhüdün tümü işyeri teslim tarihinden itibaren 510 gün olarak tespit edildiği görülmüştür. Dosyaya ihale teklifleri, tesis kurum masrafları, ihale masrafları suretleri dosyaya ibraz edilmiştir. 30.10.2018 tarihli uyarı yazısı işe 10 gün içinde başlanmadığı takdirde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, 15.11.2018 tarihli yazında sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir.Mahkemece bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edildiği,10.08.2020 tarihli tanzim edilen raporda; sözleşme gereği davacının on gün içerisinde işe başlaması gerekirken bu sürede işe başlamadığı gibi işe başlamamasına neden olan duruma ilişkin geçerli bir mazeret içerir talebini belediyeye sunmadığı, belediyenin işe başlanması hususunu davacıya ihtar etmesi üzerine asfalt plentinin raporunun beklendiğini bildirdiği, belediyenin ikinci ihtarına rağmen de davacının işe başlamaması nedeniyle haklı sebeple sözleşmenin feshedildiği, belediye işlemlerinin yasal düzenlemelere uygun olduğunun belirtildiği tespit olunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olduğu bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.1 maddesine göre 10 gün içinde yer teslimi yapılacağının belirtildiği, 9.2 maddesinde taahhüdün tümü işyeri teslim tarihinden itibaren 510 gün olarak tespit edildiği, yüklenicinin sözleşme maddelerine aykırı hareket etmesi neticesinde yüklenicinin kusuru ile davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin feshedilmiş olduğu, yüklenicinin kusuru ile fesih halinde iş sahibi idarenin irat kaydettiği teminat bedelini isteyemeyeceği yine davacı tarafından fesih tarihi itibariyle imalatın yapılmadığı veya meydana getirilen herhangi bir işin olmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda yasaya ve hukuka aykırı bir durum tespit edilmiştir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.