8. Ceza Dairesi'nin kararında, ruhsatsız silah bulundurma suçundan verilen hükmün kanun yolu bildirimindeki eksiklik nedeniyle kesinleşmediği ve bu nedenle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddinin hukuki olmadığı belirtilerek, kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.
Özet: Vezirköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ruhsatsız silah bulundurma suçundan verdiği mahkumiyet kararına yönelik kanun yararına bozma istemi, sanığa usulüne uygun kanun yolu bildiriminde bulunulmaması ve hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin ek kararların hukuki değerden yoksun olduğu gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıVezirköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4. maddesi uyarınca 7 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve 28.12.2022 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.Hükümlünün yeniden yargılama talebine ilişkin Vezirköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.04.2023 tarihli kararı ile yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiği, itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,, 04.10.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 318/1. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda ilk yargılamada görev alan Hakim ...'ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda da görev almış olduğu anlaşılmakla, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunu'nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.2. Somut uyuşmazlıkta; başka suçtan hükümlü olup son duruşmada hazır edilen sanığın yüzüne karşı verilen hükmün kanun yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmemesi karşısında; kanun yolu başvuru hakkının kullanılmasında sanıkta yanılgı oluşturulduğundan, 16.12.2022 tarihli hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır.3. Henüz kesinleşmediği belirlenen hükmün, sanık tarafından 13.02.2023 tarihinde itiraz edildiği anlaşılmakla, mahkemesince itirazı incelemek üzere mercine gönderilmesi gerekirken 14.02.2023 tarihli ek kararla talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.4.Sanığın 20.02.2023 ve 28.03.2023 tarihli itiraz dilekçelerinde de hükmün tebliğ edilmeden cezasının kesinleştiğini ve 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi gerektiğini talep etmiştir. İnceleme konusu 03.04.2023 tarihli ek karar ile bu talebi inceleme yetkisi olmayan ilk yargılamada görev alan hakim tarafından reddedilmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında, mahkemesi tarafından sanığa kanun yolu bildirimin usulüne uygun bir şekilde yapılmadığından 16.12.2022 tarihli hükmün kesinleşmediği, kesinleşmeyen hükmün yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı, 14.02.2023 ve 03.04.2023 tarihli ek kararın hukukî değerden yoksun olup hukuki geçerliliğinin bulunmaması karşısında, Vezirköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin belirtilen kararlarına ilişkin kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.