İş Mahkemesi Kararı: 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 14/5. Maddesi Uyarınca Kıdem Tazminatı ve Yıllık İzin Ücreti Talebi.
Özet: Davacı işçinin kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkin davada, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay, hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ye aykırı olarak eksik hesaplandığı gerekçesiyle kararı düzelterek onamıştır, vekalet ücreti miktarı artırılmıştır, diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    YARGITAY KARARI
    A) Davacı İsteminin Özeti
    : Davacının,  23.07.1998 tarihinde davalı şirkette işletme mühendisi sıfatıyla vardiya amiri olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 15.11.2001 tarihinde askerlik sebebiyle iş akdine son verdiği tarihe kadar sürdüğünü, bu döneme ilişkin kıdem tazminatının ödendiğini, 18.09.2002 tarihinde yine aynı işyerinde çalışmaya başladığını ve 16.06.2014 tarihinde iş akdini sona erdirene kadar devam ettiğini, toplam sigortalılık süresi 15 yıl, prim ödeme gün sayısı 3600 günü doldurduğundan kıdem tazminatını alarak işten ayrılabilmek için SGK ... İl Müdürlüğüne başvurduğunu, kurum tarafından 20 Yil sigortalılık süresi ve 5377 gün prim ödeme gün sayısı bulunduğu gerekçesiyle 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi uyarınca kıdem tazminatı ödenerek işten ayrılabileceğinin bildirildiğini, SGK'dan aldığı yazıyı ve iş akdine son verildiğini Bursa 19. Noterliği'nin 16.06.2014 tarihli ve 8905 yevmiye nolu ihtarnamesini ile davalı işverene bildirdiğini fakat kıdem tazminatının ödenmediğini, 20 günlük yıllık izin hakkının kullandırılmadığını ve karşılığının da ödenmediğini, ücretinin Finansbank Fomara Şubesine yatırıldığını iddia ederek  kıdem tazminatı ve  yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    B) Davalı cevabının özeti
    : davanın HMK 109. Maddesindeki dava şartlarını taşımadığını, e davacının, 18.09.2002 tarihinde müvekkili işyerinde çalışmaya başlayıp 18.06.2014 tarihine kadar sürdürdüğünü, iş sözleşmesini 1475 sayılı Yasanın 14/5 bendi gereğince feshettiğini müvekkili şirkete keşide ettiği ihtarname ile bildirdiğini, bu ihtarnameye müvekkili tarafından Bursa 9. Noterliğinden keşide edilen 19.06.2014 tarih 10220 yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, davacının emeklilik maaşına hak kazanabilmesi için uzun yıllar hiçbir yerde çalışmadan beklemesi gerektiğini asıl iradesinin "yaşını dolduruncaya kadar beklemek" olmadığını, yaşının çok genç olması ve işyerinden aldığı çalışma belgesinin bu durumu ortaya koyduğunu, Yargıtay kararlarında ve hukuk literatüründe tartışılmaz bir şekilde kabul edilen hayatın olağan akışına aykırılık normu karşısında davacının durumu incelendiğinde bir hakkın suistimali içinde olduğunun anlaşılacağını, davacının hiçbir ücret alacağının da bulunmadığını savunarak  davanın reddini talep etmiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
    :
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz
    :
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    E) Gerekçe
    :
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Davada, 40.342,33 TL kıdem tazminatı, 725 TL yıllık ücretli izin, olmak üzere toplamda 41.067,33 TL kabul edilmiş olup, mahkemece davacı lehine 4.011,62 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
    Karar tarihindeki AAÜT. sinin 13. maddesine göre ;
    (1). Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
    (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
    Somut uyuşmazlıkta; davacı lehine 4.817,40 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 4.011,62 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
    F) Sonuç
    :
    Hüküm fıkrasının davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 3 numaralı bendindeki “4.011,62” rakamının çıkartılarak yerine “4.817,40” rakamının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/ 8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, 27.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!