İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/821 Esas, 2024/335 Karar Numaralı Ticari Satıştan Kaynaklanan İtirazın İptali Davasına İlişkin Karar Özeti
Özet: Davacı şirketin davalıya sattığı ürünlerden kaynaklanan 63.340 TL alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkeme davalının ayıplı mal iddiasını dikkate alarak bilirkişi incelemesi yaptırmış, bilirkişi raporunda davacının alacaklı olduğu ve faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir; ancak ürünlerin ayıplı olup olmadığı konusunda uzmanlık dışı olduğu belirtilmiştir.

T.C.

İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 1994 yılından itibaren ticari bir ilişkinin söz konusu olduğunu, davacı şirket tarafından davalıya şirkete ürün satışı yapıldığını, cari hesap gereğince davacının davalıdan 63.340 TL tutarında alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından ödeme emrine, borca, işleyen ve işleyecek olan faize ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ve görüşmeler sonucunda davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun itirazının iptali ile İzmir...İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takibin takip tarihinden itibaren takip dosyasında belirtilen faiz oranı uygulanmak suretiyle icra dosyasında belirtilen şartlarla aynen devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibin durmasına neden olunduğu için borçlunun alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talip ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında dezenfektan gibi temizlik ve hijyen malzemeleri konusunda alım satım yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin davalıya ödemlerini eksiksiz ve gününde yaptığını, ancak davacı tarafın ayıplı mal sattığından dolayı müvekkilinin zarar gördüğünü, müvekkilinin davacıdan satın almış olduğu ürünlerde ayıp bulunması halini kendi müşterilerinin tahlil istemesi neticesinde öğrendiğini ve derhal durumdan davacı şirketi haberdar ettiğini, davacının kasıtlı bir şekilde müvekkilimizi uğratmış olduğu zarar nedeniyle dava açma ve davacıdan talepte bulunma haklarımız saklı kalmak kaydı ile, davacının hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde açmış olduğu davasının ve inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyetli davacıdan takip konusu alacağın %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye fatura alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasından davacı tarafından davalı aleyhine cari bakiye borçtan kaynaklan 75.486,53-TL'nin faizleriyle birlikte talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/ davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya satımı gerçekleştirilen temizleyici ürünlere ilişkin 2 adet fatura düzenlendiğini faturalardan bakiye kalan alacağın ödenmediğini iddia etmekte, davalı taraf ise satıma konu ürünlerin ayıplı olduğunu savunmaktadır.
Ayıp ihbar süresi değerlendirildiğinde, davalı ayıba ilişkin davacıya bildirim yapıldığını belirtmekte, davacı ise TTK' nun 23. Maddesi gereği usulüne uygun ayıp ihbarının yapılmadığını iddia etmektedir. Dosya içeriğinde her ne kadar TTK' nun 23. Maddesine göre süresinde yapılan ayıp ihbarına yönelik yazı bir delil mevcut değil ise de davacı vekili tarafından cevap dilekçesine karşı sunulan beyan dilekçesi ile, davalının bildirimi üzerine satıma konu her iki ürünün de analizinin yapılması için davalı şirket merkezinden örnekler alındığını ve test yaptırıldığı belirtildiğinden ayıbın ihbarının süresinde yerine getirildiği kabul edilmiştir.
Mahkememizin █████/2022 tarihli celsesinin 3 nolu ara kararı gereğince, davalının ticari defterlerinin ve ürünleri üzerinden inceleme yapılarak davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup, tutulmadığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, gizli ya da açık ayıp olup olmadığı faturaların defterlerdeki kayıt durumu, davacının takip tarihinden takip miktarı kadar alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Afyonkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesine (ATM sıfatıyla) talimat yazılarak Bilirkişiden alınan █████/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre ; "- Dava konusu takip dayanağı belgeler nedeniyle ;Davacı’nın davalı’dan ; Takip ve dava tarihindeki asıl alacağı’nın 63.340,00 TL olduğu , davacının düzenlediği faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
- Ürünlerin ayıplı olup olmadığı, gizli yada açık ayıp olup olmadığı konularının uzmanlık alanım dışında olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin █████/2022 tarihli celsesi 2 nolu ara karar gereğince; Afyonkarahisar Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesi' ne (ATM sıfatıyla) talimat yazılarak, ürünlerin bulunduğu adreste keşif yapılarak keşfe bir kimya mühendisinin de katılımı sağlanarak dosya arasında yer alan analiz raporları ile davacı tarafından davalıya teslimi gerçekleştirilen ürünlerin yazı cevabı da incelenerek ayıplı olup olmadığı, bu durum belirlenirken ürün içinde yer alan maddelerin yüzdelik oranlarının da raporda gösterilmesi için Bilirkişiden alınan █████/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" Dosya kapsamındaki evrak ve belgelerden, ışığında;
"Davalı firma ürünleri kendisi sipariş vermiş ve ürünler piyasada satılan, kolaylıkla ulaşılabilecek olan ürünler olup kendileri için özel olarak üretimi yapılmış ürünler değldir.2020 Mart ayında ürünleri teslim almış 2020 Haziran ayında kendi müşterisinin talebi üzerine inceleme yaptırmıştır. Oysa ki bu ürünün alım satımını yapacak bir kişi ya da firma ürünleri alır almaz her bir ambalaj çeşidinden rast gele numuneler alıp analiz yaptırmalı idi. Ürünleri sipariş etmeden önce davacı firmadan MSDS malzeme güvenlik bilgi formunu , etiket bilgilerini , içerik bilgilerini istemeli bu bilgiler ışığında Biyosidal ürünler kategorisinde giriyosa o belgeyi de istemeli ve tüm bunlardan sonra siparişi geçip satışa başlamalıydı.
- Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcı açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip ayıp ihbarında bulunulmalıdır. Bu hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ticari Satış ve Mal Değişimi” başlıklı 23. Maddesinin (c) bendinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ilgili fıkrasında ise ; “(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
- Davalı firma ürünlerin ayıplı olduğunu söylemekle birlikte 31.03.2020 tarihine kadar parça parça ödemelerini yapmıştır.
- Mart 2020 tarihlerinde ülkemizi ve dünyayı saran koronavirüs salgını başlangıcında , 14 kural , temizlik ve hijyen kuralları kapsamında el hijyeninde ve dezenfektan kullanımına önem verilmiş ve bu salgın dönemi başlarında dezenfektan üretimi , maske üretimi gibi hijyen ürünleri , okul laboratuvarlarında , üretim yapabilecek gerekli ekipmanı olan her yerde üretilmiş ve olağan üstü bir salgın durumu söz konusu olduğundan üretim ve satış izni verilmiştir.
- Haziran 2020 de aldığı ürünlerin incelemesini yaptırmış olup , ayıplı olduğu kanaatine vardı ise hemen akabinde ürünlerle ilgili davacı firmaya dava acabilir, yazılı ihtarda bulunabilir ve bu süreçte ürünleri kapalı bir alanda güneş ısı rutubet ortamından uzak bir yerde bekletebilirdi.
Ekte resimleri yer alan ve keşif sırasında da görüldüğü üzere ürünler yapmur-kar- güneş ortamlarına maruz kalmış , oldukça kötü şartlarda muhafaza edilmektedir.
Ayıplı mal dahi olsa davacı tarafa iade edilmesi gereken ürünler bu sekilde muhafaza edilerek davacı tarafa zarar verilecek şekildedir.-
Davacı taraf muhasebe kayıtlarından da anlaşıldığı üzere resmi faturaları ve teslim ettiği ürünlerin fatura değerlerinden 63.340 TL sini tahsil edemediği için icra takibi başlatmış, davalı taraf bu tarihten itibaren ayıplı mal kavramını devreye sokmuştur.
Dosya içerisinde yer alan davacı tarafın vermiş olduğu güvenlik bilgi formunda bileşim içerikler hakkında bilgi kısmında Uni micro hand %40-60 oranında etil alkol içerdiği ( ek 1 ) , malzeme güvenlik bilgi formunda ise Unimicrohand hl nin %30 oranında İzo propil alkol içerdiği ( ek 2 ) belirtilmiştir.
Ege üniversitesi laboratuvarlarında yapılan analiz sonucuna gre ( ek 3 ) iki numune de verilen güvenlik bilgi formlarındaki aralıklarda alkol içerikleri çıkmıştır.
SGS test raporlarına göre propan-2-ol ( Propan-2-ol, çok çeşitli endüstriyel ve ev kimyasallarının imalatında kullanılır ve antiseptikler, dezenfektanlar ve deterjanlar gibi kimyasallarda ortak bir bileşendir. Propan-2-ol isimleri Propan-2-ol ayrıca 2-propanol, sek-propil alkol, IPA veya izopropanol olarak da bilinir.) %27,4 ve %27,7 oranlarında çıkmış, diğer SGS test raporunda ise ürün içerisinde etil alkol e rastlanamamıştır. Ancak dosyada yer alan numune resimlerinden testi yaptırılan ürünlerin Uni micro hand yada uni micro hand HL olduğu anlaşılamamaktadır.Etil alkolün görülmediği numuneler B kodlu 15ml Microhand GR Hand cleaner olarak görülmekte olup malzeme güvenlik bilgi formlarında bu bilgi yoktur.
- Alkol içeren bu ürünlerin malzeme güvenlik bilgi formlarında ek1 ve ek 2 de belirtilen şekilde iyi havalandırılmış bir alanda depolayın ve soğuk tutun ,serin ve kuru yerde saklanmalıdır, ibareleri yer almaktadır. 2020 yılından beri açıkta bekletilen ürünler çok sıcak ve çok soğuk hava şartlarına maruz kalmış , farklı hava şartlarında bırakılmıştır bu yüzden mevcut ürünleri yeniden analiz yaptırmak içerik değişikliği göstereceğinden dolayı uygun değildir. Ve dosyada yer alan test sonuçlarına göre değerlendirilmelidir.
Tüm bu nedenlerden dolayı
-DAVALI...; ürünleri almadan önce gerekli belgeleri istemedği , gerekli analizleri gelen ürünlerde yaptırmadığı , davacı taraf icra takibine başladıktan sonra kalan borç bakiyesini ödememek için ayıplı mal itirazında bulunmuş ve bu aşamadan sonra ise ayıplı olarak gördüğü malları uygun olmayan koşullarda muhafaza etmesinden dolayı , söz konusu icra davası uzmanlık alanım dışında olup alacak verecek hesabı bir hesap uzmanı tarafından yapılmalıdır. Ancak ayıplı mal itirazı konusu ile ilgili ... %80 oranında haksızdır.
DAVACI ... KİMYA SAN TİC A.Ş ; Dava sürecinde bahsi geçen Biyosidal ürün belgesini davalı tarafa vermediği , daha sonrasında aldığını belirtmiş ancak Sağlık Bakanlığının 19.12.2022 tarihli yazısında mevcut ürünlerin ruhsat sürelerinin dolduğu ve yenileme yapılmadığı görülmüştür.
Yine Sağlık bakanlığının... adresinde onaylı dezenfektanlar adresinde ...Kimya ya ait ürünlerin yer almadığı görülmüştür. Söz konusu icra davası uzmanlık alanım dışında olup alacak verecek hesabı bir hesap uzmanı tarafından yapılmalıdır. Ancak ayıplı mal itirazı konusu ile ilgili ...Kimya %20 oranında haksızdır."şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2023 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı gereğince; dosyaya sunulan bilirkişi raporunda mevcut test sonuçlarına göre bir değerleme yapılacağı belirtilmiş olmasına karşılık teknik olarak herhangi bir değerlendirmenin bulunmadığı anlaşılmakla; dosyanın resen seçilecek bir kimaya mühendisi bilirkişisine tevdii ile, 3 nolu celse 2 nolu ara karar gereği ve inceleme yapılması güncel olarak mümkün değil ise dosyada bulunan her iki analiz sonuçları arasında farklılık bulunup bulunmadığı var ise sebebinin açıklanmasının istenilmesine, ayrıca ayıp mevcut ise satıma konu ürünlerin kullanımına engel olup olmadığı yani üründen fayda sağlanıp sağlanamayacağının belirlenmesi için Bilirkişinden alınan █████/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "1- Fatura kesilip davalıya gönderildiği tarih itibariyle davacı tarafından biyosdal ruhsatı olmadan üretildiği ve piyasaya arz edildiği,
2-ÜTS kayıtlarının ve biyosidal ürün yönetmeliğine uygun onaylanmış etiket içeriklerinin olmadığı,
3-Analiz yapılan ürünlerin bir tanesi için izopropil alkol oranlarının birbirine yakın olduğu,sadece bir analizde hacim oranında diğer analizde ise ağırlık oranında sonuçların verildiği ve bu yüzden farklı imiş gibi anlaşıldığı ama birbirlerine dönüştürüldüğünde yakın değerlerde olduğu,
4-Analizi yapılan ikinci örneklerin davacı da farklı davalı da farklı ürün kayıt etiket bilgisine sahip olduğu ve birbirleri ile kıyaslanması veya içerikleri değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
5-Davalı ve davacı tarafından yaptırılan analizlerin aynı parti üretimine ait ürünler olup olmadığının net olarak tespit edilemediği,
6-Davalı ve davacı tarafından yapılan analizlerin birbirine yakın olmayan farklı tarihlerde yapılmış olduğu,
7-Davalının davacı ile arasında özel üretim sözleşmesinin bulunmadığı ve davacının kendi markası ile üretttiği ürünleri satın aldığını,
8-Dezenfektan olarak nitelendirilebilmesi için Sağlık Bakanlığıca akredite edilmiş laboratuvarlar tarafından bakteri,mikrop ve mantarlar üzerindeki etki analizleri yapılmış olmasının ve etkili olduğu bakteri ürünlerinin türlerinin etiket üzerinde belirtilmiş olması gerektiği fakat ürün etiketlerinde üzerinde böyle bir bilgi bulunmadığı,
9-Ürünlerin onaysız ve ruhsatsız içeriklerle dezenfektan olarak kullanılmasının mümkün olmadığı,genel amaçlı el temizlik solüsyonu olarak değerlendirilebileceği,
10-Uygun koşullarda saklanmayan ürünlerin hem ambalaj özelliklerinin hem de içeriklerinin orijinal değerlerinde olmasının mümkün olamayacağının ve bu yüzden amaca uygun kullanımının mümkün olmadığı"şeklinde rapor düzenlediği görülmüştür.
Somut olayda, taraflar arasında satım sözleşmesinin bulunduğu, davacının satıcı davalının ise satın alan, satıma konu ürünlerin temizleyici malzemeler olduğu ve ürünlerin davalıya teslim edildiği sabittir. İhtilaflı olan husus satıma konu ürünlerde ayıbın bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Ürünlerin niteliği gereği HMK' nun 266. Maddesine göre bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar vermiş ve sunulan ilk teknik bilirkişi raporunda mahkememiz ara kararında belirtilmiş olmasına karşılık dosyaya sunulan test sonuçlarının değerlendirilmediği görülmekle hükme esas alınmamıştır. Alınan rapora göre satıma konu ürünler uygun saklama koşullarında bekletilmediğinden ürünlerin bulunduğu yerde keşif yapılması ve yeniden analiz yapılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı kanaatine varılarak dosya üzerinden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve sunulan son rapora göre, ürünlerin dezenfektan olarak kullanılabilmesinin ruhsat bulunmadığından mümkün olmadığı belirtmiş ve mahkememizce T.C. Sağlık Bakanlığı' na yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda da davacının satıma konu ürünlere ilişkin teslim ve üretim tarihi itibari ile gerekli ruhsatının bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili ürünlerden Unimicrohand - HL' nin helal sertifikasına sahip olduğu iddia edilmiş ise aynı yazı cevabi içeriğinde helal sertifikasına dair herhangi bir genelge veya mevzuatın bulunmadığı T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından belirtildiğinden ürünlerin istenilen amaca uygun olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine, davacı takibinde haksız ve kötü niyetli olmadığından ve bu hususta somut bir delil sunulmadığından davalı lehine tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ,
2-Davalının tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan harcın davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yatırılan ve harcanan 2.500,00 TL bilirkişi masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip...
E imza
Hakim ...
E imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!