Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

                ……………………….ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA  NO                                :  ……………………..

TEMYİZ EDEN SANIK 		 :  ………………………

DAVACI			:  K.H

KATILAN			: …………………Mal Müdürlüğü

KONU                              	 : Usulsüz tebligat nedeni
ile……………… Asliye Ceza Mahkemesi’nin kesinleşmeyen
…………….. E.- ………….. K. Sayılı kararına karşı,
infazın durdurulması talepli, temyiz dilekçemizin kabulü ile, usul
ve yasaya aykırı olan kararın temyizen bozulması istemimizden 
ibarettir.

TEMYİZ SEBEPLERİMİZ	:

USULSÜZ TEBLİĞ NEDENİLE SÖZ KONUSU KARAR KESİNLEŞMEMİŞ,
KESİNLEŞEN KARAR NEDENİ İLE MÜVEKKİLİMİZ, CEZANIN İNFAZI
NEDENİ İLE CEZAEVİNE GÖNDERİLMİŞTİR. BU NEDENLE
MÜVEKKİLİMİZİN SAVUNMA HAKKI KISITLANMIŞ OLUP, ÖNCELİKLE SÖZ
KONUSU CEZANININ İNFAZININ DURDURULMASI GEREKMEKTEDİR. Şöyle ki;

…………………. Asliye Ceza Mahkemesi,  ……………… E.-
……………….. K. Sayılı kararı ile sanık müvekkilimizin 213
sayılı VUK’un 359/b-1 maddesine muhalefet nedeni ile, 5237 sayılı
TCK’nın 61 maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile
cezalandırılmasına, söz konusu suçu aynı takvim yılı içerisinde
mağdura karşı farklı aylarda işlenmesi nedeni ile 5237 sayılı
TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 2/4 oranında arttırım
yapılarak , 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,5237
sayılı TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında
indirim yapılarak neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile
cezalandırılmasına karar vermiştir. Söz konusu karar müvekkilimize
usulsüz olarak yapılmış, müvekkilimizin haberi olmadan usulsüz
olarak kesinleşmiş ve cezanın infazı için müvekkilimiz apar topar
cezaevine gönderilmiştir. Müvekkilimiz halen cezaevinde cezanının
infazını çekmektedir.

Tarafımız söz konusu hususu, usulsüz olarak kesinleşen dosyaya,
08.06.2015 tarihinde vekaletnamemizi koyduktan sonra öğrenmiş
bulunmakta ve dosyayı usulsüz tebligat nedeni ile süresinde temyiz
etmiş bulunmaktayız.

Söz konusu karar, müvekkilimizin evde bulunmaması nedeni  mahalle
muhtarına tebliğ edilmiş ve tebliğ mazbatasının üzerinde
görüleceği üzere (EK-1) yalnızca kapıya 2 No’lu haber kağıdı
yapıştırıldığı belirtilmiştir.

Oysa söz konusu tebligatta  muhatap olan sanık müvekkilimizin 
adreste geçici veya devamlı olup olmadığı yolunda belirleme
yapılmamıştır. T.C Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2004-16885 E.-
2005/177 K.) Bu nedenle geçersiz tebligatlar nedeni ile temyiz süresi
işlemez.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebliğ imkânsızlığı ve
tebellüğden imtina" başlıklı 21.maddesinde; "Kendisine tebligat
yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat
yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya
tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o
yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir
ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini
ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına
yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak
şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın
komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi
sayılır." hükmü yer almaktadır. Madde bu haliyle iki hali birlikte
düzenlemiştir. Bunlardan ilki "adreste bulunmama", diğeri ise
"tebellüğden imtina" dır.

0

2

v

x

Œ

Î

  h¦

Ð

ü

Î

Ð

ú

ü

>

 i gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama
sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar
kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik
ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması,
imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması
gerekir." hükmü öngörülmüştür.

Burada Tüzüğün 28.maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste
bulunmadığını "tahkik etme" görevini yüklemiştir. Buna göre
tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak
yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede
açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu
şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, hâkim
tarafından denetlenebilir.

Muhatabın tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun
süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat
saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde
ancak; maddede sayılan kişilerden birisine, imza karşılığı
tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve
komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir. 

Bu itibarla; Tüzüğün 28.maddesinde öngörülen şekilde ve maddede
belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, şayet
imzadan çekinmeleri halinde bu husus da belirtilerek; muhatabın
adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra
geleceği "tevsik edilmeden", Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre
yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Zira bu belgeleme işlemi,
devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup
olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği
isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır.

21.maddeye göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son
cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin yani
ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin
bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun
yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine
bağlıdır.

Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.10.1965 gün ve E:2/793
K:366, 16.09.1981 gün ve E:7/2371 K:604, 29.12.1993 gün ve E:18/778
K:876, 08.10.1997 gün ve E:2/499 K:783 ve 02.06.1999 gün E:1999/18-480
K:1999/486, 25.01.2006 gün ve E:2005/2- 772 K:2006/17 sayılı
kararlarında da istikrarlı bir biçimde benimsenmiştir.

Müvekkilimize yapılan tebliğ muhtırasının üzerinde görüleceği
üzere, müvekkilimizin nerede olduğu, söz konusu adreste neden
bulunmadığı belirtilmemiş, adreste bulunmayışının geçici yada
devamlı surette olup olmadığı , en yakın komşusuna, apartmanın
yöneticisine ya da kapıcıya haber verilmemiştir. Bu surette
müvekkilimize yapılan tebligat usulsüz olup, ilgili kararın temyiz
süresi işlememiş, söz konusu karar kesinleşmediği için
müvekkilimizin cezasının infazı işleminin derhal durdurulması
gerekmektedir. 

NETİCE VE TALEP : Mahkemeniz kararının, müvekkilimize usulsüz
olarak tebliğ edilmesi nedeni ile geçerliliği bulunmamakta, bu
cihetle müvekkilimizin savunma hakkı kısıtlanmakta ve müvekkilimiz
halen kesinleşmeyen kararda belirtilen cezanın infazı için
cezaevinde yatmakta olduğundan, söz konusu cezanın infazının
durdurulmasını mahkemenizden saygılarımızla arz ve talep ederiz.

İNFAZIN DURDURULMASINI TALEP EDEN

SANIK VEKİLİ

         AV. ………………………….

EKİ: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

 2009/12-257 E.N , 2009/315 K.N.