Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          …………….. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DAVACI : ………………..( Adres:………………..Cep Tel. No:…………….)

DAVALI : İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü

………………………………….

KONU : Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (GİGM)’ne bağlı olarak ………. Emniyet
Müdürlüğü Yabancılar Şubesinin idaresindeki ………. Geri Gönderme Merkezi
(GGM)’nde idari gözetim altında tutulan davacının, uluslararası koruma
başvurusuna karşılık GİGM’NÜN ……….. tarihli olurları ile ………. TARİH VE
…………………… sayılı yazısına istinaden Kendisine ……………… tarihinde ………………
dosya No.lu tebellüğ belgesi ile tebliğ edilen, RED (MENFİ) kararının
İPTALİ istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ : ………………….

AÇIKLAMALAR

Alınan karar; usul ve hakkaniyete aykırıdır. Tebliğ edilen karar bu
haliyle uygulanır ve davacı sınır dışı edilirse davacının bir daha
telafi edilemeyecek zulüm görmesi, hatta hayati zarara uğraması ve
öldürülmesi ihtimali vardır. Bu nedenle alınan kararın iptali ile
davacının uluslararası koruma başvurusu hakkında olumlu karar verilmesi
gerekmektedir. Şöyle ki;

A. USULİ NEDENLER:

1. Başvurucu ile yapılan mülakat Yabancılar ve Uluslararası Koruma
Kanunu (YUKK)’nun Mülakat başlıklı madde 75’e uygun yapılmamıştır.
Aşağıda kanunun ilgili maddesinden de anlaşılacağı üzere “başvuru
sahibinin talebi üzerine avukatı gözlemci olarak katılır” şeklinde
belirtilmesine rağmen avukat mülakata alınmamıştır. Avukat ve
başvurucunun müteaddit defalar başvurusuna rağmen avukatın mülakata
gözlemci olarak katılamayacağı ifade edilerek mülakata alınmamıştır.

(Mülakat MADDE 75 – (1) Etkin ve adil karar verebilmek amacıyla, başvuru
sahibiyle kayıt tarihinden itibaren otuz gün içinde bireysel mülakat
yapılır. Mülakatın mahremiyeti dikkate alınarak, kişiye kendisini en iyi
şekilde ifade etme imkânı tanınır. Ancak, aile üyelerinin de
bulunmasının gerekli görüldüğü durumlarda, kişinin muvafakati alınarak
mülakat aile üyeleriyle birlikte yapılabilir. Başvuru sahibinin talebi
üzerine, avukatı gözlemci olarak mülakata katılabilir.)

(4.1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 6: Adil Yargılanma Hakkı

1. Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili
uyuşmazlıklar ya da cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası
konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir
mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde
görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir. Ancak,
demokratik bir toplum içinde ahlak, kamu düzeni veya ulusal güvenlik
yararına, küçüklerin çıkarları veya bir davaya taraf olanların özel
hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde veyahut aleniyetin adil
yargılamaya zarar verebileceği kimi özel durumlarda ve mahkemece bunun
kaçınılmaz olarak değerlendirildiği ölçüde, duruşma salonu tüm dava
süresince veya kısmen basına ve dinleyicilere kapatılabilir.

2. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit
oluncaya kadar masum sayılır.

3. Bir suç ile itham edilen herkes aşağıdaki asgari haklara sahiptir:

a) Kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden en kısa
sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek;)

2. İptali istenen uluslararası koruma başvuru talebinin REDDİ kararı
TAMAMEN GEREKÇESİZDİR. Öyle ki, matbu kopya olarak evvelce hazır olduğu
belli olan tebliğ belgelerinde sadece “talebinizin reddine (MENFİ) karar
verildiği” şeklinde bir ifade söz konusudur. Oysa 04.04.2013 tarihinde
kabul edilerek 11.04.2014 tarihinde yürürlüğe giren Yabancılar ve
Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) madde 78/6 açıkça “olumsuz karar
tebliğinde, kararın maddi gerekçeleri ve hukuki dayanakları da
belirtilir” şeklinde amir bir düzenlemeye sahiptir. Bu haliyle ne
başvurucu tarafından, ne de vekili olarak bizim tarafımızdan kritik
edilemeyen, başvurucunun hangi beyanının niçin kabul edilmediği
anlaşılamayan bir karar söz konusudur. Dolayısıyla bu kararın iptaline
yönelik açılan işbu davada da kararın içerik ve esas yönünden kritik
edilmesi ve tartışılması mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle kanunun amir
hükmüne aykırı oluşturulan kararda şekli eksiklik vardır ve bu husus
kararın iptalini gerektirir.

3. Başvurucuya sadece başvurusunun reddedildiğine ilişkin olarak EK-1’de
sunulu “TEBLİĞ TEBELLÜĞ BELGESİ” imzalatılmış ve bir örneği kendisine
verilmiştir. (EK-1 …………. tarihli Tebliğ Tebellüğ Belgesi) Bunun
haricinde davacıya hakkında düzenlenmiş olan mülakat formları ve ret
kararının bir örneği verilmemiştir. Böylelikle başvurucunun söylediği
bilgilerin ne kadarının mülakat formuna yansıdığı ve ne kadarının
değerlendirildiği anlaşılamamaktadır. Başvurucunun verdiği bilgilerin
nasıl ve hangi kriterlerle değerlendirildiği, hangi menşe ülke
bilgilerinin kullanıldığı, bu bilgilerin güncel olup olmadığı
görülememiştir. Dolayısıyla SAVUNMA HAKKINA açık bir aykırılık
uygulandığı ortadadır. Dosyasını yeterince inceleyemeyen bir kişinin
sağlıklı ve içerikli bir dava açılabilmesi mümkün değildir. Bu uygulama
Yabancılar Şube ve GİGM tarafından bir rutin olarak uygulanırsa
Mahkemeye avukatlar ve başvurucular tarafından her zaman matbu
dilekçelerle dava açmak zorunluluğu doğacak, bu da belki matbu kararlara
netice verecektir. Bu ise Türkiye’de göç hukukunun gelişmemesine neden
olacaktır. Bu durum Avukatlık Kanunu ve YUKK’a aykırı olduğu gibi YUKK’a
bağlı olarak çıkarılan “Uluslararası Koruma Genelgesi” madde 17.5’e de
açık bir aykırılık oluşturmaktadır:

[]

4. 3 no.lu paragrafta dile getirilen hususlara bağlı olarak;
başvurucunun uluslararası koruma talepleri gerekçesiz ve hukuki
dayanaktan yoksun olarak oluşturulunca, ……………...’lu olan başvurucunun
YUKK madde 62 yanı sıra ikincil korumaya ilişkin 63. Madde kapsamında da
başvurularının değerlendirilip değerlendirilmediği, değerlendirildi ise
bunun niçin kabul edilmediği anlaşılamamıştır. ……………’daki yoğun ve
yaygın iç çatışma durumu, vatandaşlarının maruz kaldığı olağanüstü
ayrımcılık politikaları göz önüne alındığında başvurucunun 62. maddeden
ziyade 63. madde kapsamında olumlu bir karar almaları beklenmekte iken
bunun değerlendirilmemiş olması büyük bir eksikliktir ve bu nedenle
anılan kararın iptali gerekir.

B. ESASA İLİŞKİN NEDENLER / Genel Olarak

5. İltica, tarihin her dönem ve coğrafyasında genel kabul görmüş,
“geleneksel hukuk” içinde her ülke tarafından uygulanmış, öğretide
birinci kuşak haklardan sayılan temel bir insan hakkıdır. 1948 tarihli
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB) madde 14’te yazılı hukuk
alanında ifade edilmiştir. Hemen sonrasında oluşturulan ve ilk BM
Sözleşmelerinden olan “Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Sözleşme” 1951
yılında Cenevre’de kabul edilmiştir. Türkiye de bu sözleşmenin
hazırlayıcısı ve ilk imzacı ülkelerinden olup halen bu Sözleşmenin
Yürütme Komitesi (EXCOM) üyesidir. Ancak 1951 Sözleşmesinin imzalanması
aşamasında koymuş olduğu coğrafi sınırlamayı sonrasında taraf ülkelerin
1967 yılında New York’da imzaladığı genişletme Protokolünde muhafaza
etmiştir ve halen 1951 Sözleşmesini dünyada coğrafi sınırlama ile
uygulayan 3 ülkeden birisidir. 1951 Sözleşmesi halen dünyada sığınma
arayan kişiler için en temel uluslararası insan hakları hukuku
düzenlemesidir. 1. Madde “mülteci” yi ilk kez yazılı hukuk kapsamında
tanımlamıştır. Sözleşmenin özellikle 33. maddesi geleneksel hukukta
“non-refoulement” olarak bilinen ve uluslararası korumanın temel taşını
oluşturan “geri gönderilmeme” ilkesini içermektedir.

6. Bunun dışında Türkiye’nin de taraf olduğu BM İşkenceye ve Diğer
Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı
Sözleşmenin 3. maddesi açık bir şekilde kişinin iade edileceği ülkede
işkence ve kötü muameleye uğrama riski varsa bunu taraf ülkeye
yasaklamaktadır. Yine, Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi (AİHS) 3. Maddesi kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
(AİHM)’nin oluşturduğu içtihat külliyatı sadece 1951 Sözleşmesinde
tanımlanan durumlarda değil, adi suçlardan dolayı dahi ülkesini terk
eden kişilere duruma göre sığındığı ülkeden sınır dışı edilmeme
konusunda bir koruma sağlamaktadır.

7. 1982 Anayasası madde 90/son “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş
Milletlerarası Sözleşmeler kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya
aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (EKLENMİŞ CÜMLE
KANUN NO: 5170/7 RGNO: 25469 RGT: 22.05.2004): Usulüne göre yürürlüğe
konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla
kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek
uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır” hükmünü
içermekle Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin hukuk
sistemimiz ve hiyerarşisi içindeki yerini net olarak ifade etmektedir.

C. ESASA İLİŞKİN NEDENLER / Özel olarak

9. Başvurucu, ……….. uyrukludur. ………… …………….’e karşı verilen özgürlük
mücadelesinden sonra Cumhuriyet rejimini kabul ederek altı sene bu
yönetim şekliyle idare edildi. Fakat 1980 senesinde yapılan bir hükümet
darbesi neticesinde, ülke yönetimi askerlerin eline geçti. Ülkede halen
darbe hükümeti görev yapmaktadır. Ülkeden gelen haberlerde artık
özgürlük mücadelesinden, devrimden değil de, darbelerden, deniz kıyısına
atılan oy sandıklarından, beş yaşını doldurmadan açlıktan ölen her dört
çocuktan biri, bir işçinin 10 DM'lik maaşı karşısına dikilen 25 DM'lik
pirinç çuvallarından, sokakta bırakılan cesetlerden ve kolera
salgınından bahseder. Ancak ……………’da yaşayan sıradan insanların hayatı
pamuk ipliğine bağlıdır. Her an kaçırılma ve öldürülme riski mevcuttur.

10. Başvurucunun ……………. ülkesini terk etmesinin sebebi, “ekonomik
nedenler” değildir. Tamamen can güvenliğinin tehdit altında olması
nedeni ile emniyet endişesidir. Somut olaya bakıldığında başvurucunun
içinde bulunduğu koşullar, 6458 sayılı “Yabancılar Ve Uluslararası
Koruma Kanununun” 63/1-c maddesine tamamen uygunluk göstermektedir.
Başvurucunun içinde bulunduğu koşullar, bu haliyle “ikincil koruma”
statüsünü hak etmektedir. İdari personelinin başvurucu ile yapmış olduğu
yetersiz mülakat neticesinde, başvurucunun ülkesini terk etmesi yanlış
nedenlere bağlanmış, 63. madde koşullarına yönelik hiçbir araştırma
yapılmadan başvurucunun koruma başvurusu reddedilmiştir. Bu nedenle bu
işlemin iptal edilmesi gerekir.

(Madde 63 – (1) Mülteci veya şartlı mülteci olarak nitelendirilemeyen,
ancak menşe ülkesine veya ikamet ülkesine geri gönderildiği takdirde;

a) Ölüm cezasına mahkûm olacak veya ölüm cezası infaz edilecek,

b) İşkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz
kalacak,

c) Uluslararası veya ülke genelindeki silahlı çatışma durumlarında,
ayrım gözetmeyen şiddet hareketleri nedeniyle şahsına yönelik ciddi
tehditle karşılaşacak,

olması nedeniyle menşe ülkesinin veya ikamet ülkesinin korumasından
yararlanamayan veya söz konusu tehdit nedeniyle yararlanmak istemeyen
yabancı ya da vatansız kişiye, statü belirleme işlemleri sonrasında
ikincil koruma statüsü verilir.)

11. Bu nedenle, başvurucu uluslararası hukuktan kaynaklı korunma
taleplerini Türkiye’de deklare etmiştir.

12. Bilindiği üzere ……….. darbe ile başlayan süreçten sonra güvenlik
açısından bir türlü durulmamıştır. Son süreçte darbe hükümeti ülkede
yaygın bir kaos ortamının oluşmasına neden olmuştur. Ülkede hemen her
gün çatışma yaşanmakta, bir yerlerde bombalar patlamaktadır. Ülkede
genel ve yaygın bir çatışma ve iç karışıklık hali yaşanmaktadır. Başta
BM raporları olmak üzere dünyada saygın insan hakları örgütleri olan
Uluslararası Af Örgütü (AI) ve Human Rights Watch (HRW)’un ……………’daki
yaygın şiddet ortamına ilişkin birçok raporu vardır. Bu nedenle BMMYK da
………...’dan kaçan insanlara bireysel anlamda “mülteci” statüsü tanımasa
da ülkedeki yoğun ve yaygın şiddet ortamını dikkate alarak ……………..’a
dönüşleri son derece riskli görmekte ve yoğunlukla “extandate mandate”
statüsü tanımaktadır. Bu kavram YUKK’da madde 63’de düzenlenen “ikincil
koruma” statüsüne denk düşmektedir.

13. Yukarıda ayrıntılı olarak beyan ve izah edildiği üzere; başvurucu
hakkında tebliğ edilen ret kararı tamamen gerekçesiz olduğu için bu
bilgilerin nasıl değerlendirildiği ve başvuruların niçin reddedildiği
anlaşılabilmiş değildir. Oysa ……….. hakkında menşe ülke bilgisi olan
uzman statü belirleme memurlarının bir uzman değerlendirmesi yapması
gerekirdi. Tüm bu değerlendirmeler yapılmadan müvekkil hakkında böylesi
hayati bir karar vermek doğru değildir, bu nedenle anılan kararın iptali
gerekir.

HUKUKİ NEDENLER : İYUK, MHK, YUKK ve ilgili mevzuat

DELİLLER : İlgili kişilerin GİGM nezdindeki dosyaları, menşe ülke
güvenilir raporları, tebligat metinleri, ekteki belgeler

SONUÇ VE İSTEM : Arz ve izah etmeye çalıştığımız nedenler ile davacının
uluslararası koruma başvurusuna karşılık GİGM’NÜN ……….. tarihli olurları
ile ……….. tarih ve …………………. sayılı yazısına istinaden kendisine ………….
tarihinde …………… dosya No.lu tebellüğ belgesi ile tebliğ edilen, RET
(MENFİ) kararının İPTALİ ile buna bağlı fer’i sonuçlara, yargılama
giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini
saygılarımla arz ve talep ederim. …………………

DAVACI BAŞVURUCU

…………………………….

EKLER :

EK-1:…………….. tarihli Tebliğ Tebellüğ Belgesi