Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          ………………SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Gönderilmek Üzere

……………SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO : 2015/………… D. İş

SORUŞTURMA NO : 2015/ ……….

TUTUKLAMAYA

İTİRAZ EDEN

( ŞÜPHELİ) : …………..

MÜDAFİİ : Av. .

TALEP KONUSU : ……. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2015/….. D. İş ve 07.05.2015
tarihli tutuklama kararına itiraz dilekçesidir.

İTİRAZ NEDENLERİ :

……….. Cumhuriyet Savcılığı müvekkil hakkında atılı suçu işlediğine dair
kuvvetli suç şüphesinin varlığı gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına
karar verilmek üzere mahkemeye sevk etmiş, …………. Sulh Ceza Hakimliği de
07/05/2015 tarih ve 2015/……. D. İş sayılı kararı ile tutukluluk halinin
devamına karar vermiştir.

Müvekkil, savunma ve ifadelerinde bahse konu uyuşturucu maddelerden
haberinin olmadığını, emanet paketi Van ilinden tanımadığı bir şahsın
kendisine verdiğini, kendisine verilen emanetin içeriği hakkında
bilgisinin olmadığını, yaşanan durumdan dolayı pişman olduğunu ve üzüntü
duyduğunu savcılık ve kolluktaki ifadelerinde samimi olarak beyan
etmiştir.

Müvekkile isnat edilen suçlamaların maddi unsurları oluşmadığı gibi,
tutuklanmasını gerektirecek durumlar söz konusu değildir. Şüpheli sabit
ikametgâh sahibidir, kaçma ihtimali mevcut değildir, delilleri karartma,
müşteki ve tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimali yoktur. Ayrıca
müvekkil evli ve iki çocuk sahibidir. Eşinin ve çocuklarının tüm
ihtiyaçlarını müvekkil karşılamaktadır. Müvekkil tutuklu kaldığı sürece
çocukları ve eşi mağdur.olacaktır. Tutukluluğun uzun sürmesi halinde bu
mağduriyet daha da artacaktır. Bu sebeple müvekkilin ailesinin mağdur
olmaması için adli kontrol hükümlerinin uygulanması gerekirdi.

Ceza yargılamasının tutuksuz yapılması asıldır. Koruma tedbiri
niteliğinde olan tutuklama ise istisnai nitelik taşımaktadır.
İstisnanın, kural haline dönüştürülmesi masumiyet karinesi ve adil
yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı ilgili Yargıtay
kararlarında da sabittir.

Tutuklama kararı verilirken adli kontrol uygulamasının yetersiz
kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere de yer verilmelidir. Adli
kontrol hükümlerinin neden yetersiz kaldığını açıklanmamıştır. Tutuklama
sebepleri var olsa bile adli kontrol yönünden bir değerlendirilme
yapılmalıydı. Çünkü tutuklama gerçekten bir cezalandırma yöntemi
olmayıp, güvenlik amaçlı kullanılmalıdır. Adli kontrol güvenliği
sağlayacağından bireylerin en kutsal hakkı olan özgürlükleri
kısıtlanmamış olacaktır.

Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; müvekkilin atılı suçları işlediğine
dair, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği gözetilmeden, tutuksuz
yargılanması yerine dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle
tutuklama kararı verilmesi usul ve yasalara aykırıdır.

NETİCE ve TALEP :

Yukarıda arz ve izah edilen ve resen göz önüne alınacak sebeplerle,
müvekkil hakkındaki tutuklama kararının, mevcut delillerin toplanmış,
müvekkilin sabit ikametgahının oluşu,isnat edilen suçun işlendiğine dair
kesin, somut, net deliller olmayışı göz önüne alınarak itirazen
kaldırılmasına ve bihakkın tahliyesine karar verilmesini sayın
mahkemeniz aksi kanaatteyse evli ve iki çocuk sahibi olması, ailesinin
geçimini müvekkilin tek başına sağlaması da gözetilerek adli kontrol
kararı verilmesini ve dosyanın tekrar incelenmek üzere …………….. Sulh Ceza
Hakimliği’ne gönderilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
11/05//2015

Şüpheli Müdafii

Av.