Avukatlık Kanunu'nun 157/7. maddesi uyarınca, TBB Disiplin Kurulu'nun 2/3 çoğunluk sağlayamaması ve Adalet Bakanlığı'nın itiraz gerekçesinin kabulüyle, baro disiplin kurulu kararının onanmasına karar verilmiştir; bu karar, FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik suçlamasıyla açılan kamu davası nedeniyle başlatılan disiplin soruşturmasıyla ilgilidir ve Adalet Bakanlığı'nın süre yönünden yetersiz bulduğu cezaya ilişkindir.
Özet: Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu, bir avukatın FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan aldığı hapis cezası ve Adalet Bakanlığı'nın işten çıkarma cezasının yetersiz olduğu yönündeki itirazı üzerine, avukatlık kanunundaki nitelikli çoğunluk sağlanamadığı ve bakanlık görüşü yasal zorunluluk taşıdığı için itirazların reddine ve baro disiplin kurulu kararının onanmasına karar vermiştir; bu kararda avukatın savunmaları ve mahkeme kararları dikkate alınmıştır.
Tarih
17.06.2023
Esas
████████
Karar
████████

Bu durumda, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesindeki “… Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir” düzenlemesi karşısında 2/3 nitelikli çoğunluk oluşmadığından ve Bakanlık görüşü, yasa gereği kabul edilmek zorunda kalındığından, itirazların reddine, Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir

           

 

                              (Av. Yas. m. 5, 34, 157/7 )


Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 30.05.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 01.04.2023 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı,

 

“Bu itibarla, eylemin niteliği ve ağırlığı, Mahkemece verilen ceza miktarı ile Avukatlık Kanunu’nun 158/1. maddesinde öngörülen ilkeler nazara alındığında Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, Baro Disiplin Kurulunun 1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair kararının, düzeltilerek onanmasına karar verilmek suretiyle tayin edilen üç ay süre ile işten çıkarma cezasının süre yönünden hafif kaldığı, eylem ile ceza arasında adaletli bir dengenin kurulmadığı, hak ve nesafet kurallarına uygun bulunmadığı anlaşılmıştır.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.

 

Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:

 

... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.05.2020 günlü yazısı ile, şikâyetli avukat hakkında; “FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan kamu davası açıldığı hususunun Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

 

Şikâyetli savunmasında özetle; üniversite yıllarında maddi imkânsızlık sebebiyle bahsi geçen yapılanmaya ait evlerde kaldığını, bu yapı içerisinde mesleki hiçbir faaliyet icra etmediğini, üniversite bittikten sonra herhangi bir ilişkisi kalmadığını, 15 Temmuz 2016 tarihinden önce bu yapının terör örgütü olduğuna dair bir karar bulunmadığını, bu nedenle bu tarihten önceki üyeliğin terör örgütü üyesi olduğu anlamına gelmeyeceğini, ceza mahkemesi tarafından hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, bu kapsamda açıklanmayan hükmün tüm sonuçlarından ari olması gerektiğini, ayrıca Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesindeki düzenlemenin mesleğe başlamadan önceki eylemleri kapsamadığını bu nedenle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

 

İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 19.01.2022 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukat Kanunu’nun 34. maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,

 

Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 25.11.2020 günlü ve ████████ sayılı kararı ile sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3/1.maddesinin yollamasıyla TCK’nın 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. maddesi ve TCK’nın 221/4 ve 62. maddeleri gereğince neticeten 1 Yıl 6 Ay 22 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, CMK’nın 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 03.12.2020 günü kesinleştiği,

 

Mahkemenin; “…sanığın ByLock kaydının bulunmadığı, örgüt ile alakalı SGK kayıtlarının bulunmadığı, örgüt, demek ve vakıf üyeliğinin olmadığı, örgütün üst düzey yöneticileri ile telefon irtibatlarının bulunmadığı, Bank Asya’da artan hesap bilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek beyanlarda bulunmuş, örgütle nasıl tanıştığını, nasıl irtibat kurduğunu anlatmış kendisi ile irtibat kuran ve örgüt üyesi olan şahısları teşhis etmiştir… Yukarıda ayrıntısına değinilen sabit ve ardışık arama verileri, sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesi ve tanık beyanı itibariyle sanığın yasadışı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne katıldığı, organik bağla bağlandığı, örgüte hâkim olan hiyerarşik gücün emrine girdiği ve üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun bu haliyle sübut bulduğu kanaatine varılmıştır… Sanığın gerekçeli kararın III. Bölümünde belirtildiği üzere FETÖ/PDY örgütünün silahlı bir örgüt olması nedeniyle sanığın eylemine uyan suçtan TCK’nın 314/2 maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir neden bulunmaması nedeniyle takdiren alt sınırdan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığa verilen ceza 3713 sayılı Yasanın 5/1 maddesi ile artırılmıştır. TCK 221/4. maddesinde ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi hâlinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi hâlinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.’ hükmü yer almaktadır. Yakalamadan sona sanığın örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi ve pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi sanığın savunmaları, kolluk makamlarının cevabi yazıları ile anlaşılmakla ve sanığın verdiği bilgilerin sanığın örgüt içindeki konumu ile doğru orantılı olduğu kanaatine varılmakla TCK’nın 221/4 maddesi gereğince sanığın cezasından takdiren 3/4 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın müsnet suçun işlenmesinden sonraki tutum ve davranışları ile yargılama sürecinde gözlemlenen olumlu hal ve hareketleri sanığın lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığa verilen ceza TCK’nın 62/1 maddesine göre takdiren 1/6 oranında indirilmiştir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varıldığından CMK 231/5 maddesi gereğince sanık hakkındaki belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.”  gerekçesiyle karar verdiği,

 

Baro Disiplin Kurulu’nca, “Kurulumuz tarafından, tüm bu hususlar çerçevesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan ‘Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar’ kapsamında yargılanan ve suçunu kabul eden şikâyet edilen avukat hakkında, 5/a kapsamında suç işlediği ve meslekten ihracı gerekecekken etkin pişmanlık gereği almış olduğu ‘Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması’ kararı gereği bir alt cezaya hükmedilmesine; Avukatlık Kanununun, Baro Disiplin Kurullarına süreli işten çıkarma cezası yönünden ‘3 aydan 3 yıla kadar’ şeklinde tanıdığı takdir yetkisinin, şikâyet edilen avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle yargılandığı, maddi gerçeği araştırmakla görevli ceza mahkemesinin değerlendirmesi doğrultusunda, mahkemece öngörülen ceza miktarına paralel olarak kullanılarak, 1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma cezası verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.”  gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,

 

Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,

 

… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.01.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5.maddesinin (a) bendi ile 136.maddesinin 1.fıkrası gereğince şikâyetlinin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekirken, süreli işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu görüldüğünden kararın kaldırılmasının kamu adına talep edildiği,

 

Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği,

 

Şikâyetli avukatın 10.02.2023 kayıt tarihli ve duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle, HAGB kararının kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmadığını bu nedenle gerekçeye esas alınarak karar verilemeyeceğini, maddi gerçeğin araştırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,

 

Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.

 

Dosya incelendi;

 

Kurulumuzca yapılan değerlendirmede; 4 üye, “Şikâyetli avukatın, eylemiyle orantılı olarak, alt hadden 3 ay süreli işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının hukuka uygun olduğu” gerekçesiyle önceki kararda ısrar edilmesi yönünde, diğer 3 üye de Bakanlık görüşü doğrultusunda işlem yapılması yönünde oy kullanmıştır.

 

Bu durumda, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesindeki “… Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir” düzenlemesi karşısında 2/3 nitelikli çoğunluk oluşmadığından ve Bakanlık görüşü, yasa gereği kabul edilmek zorunda kalındığından, itirazların reddine, Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. 

Gereği düşünüldü:

 

1-Kurulumuzun 01.04.2023 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına ilişkin olarak; Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği nitelikli çoğunluk sağlanamadığından, BAKANLIK GÖRÜŞÜ DOĞRULTUSUNDA KARAR VERİLMESİNE,

 

2-İtirazların reddine, ... Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “1 Yıl 6 Ay 22 Gün Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 18.11.2022 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının ONANMASINA,

 

3-Sonucun, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,

 

4-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!