
Şikâyetli avukatın kamu davasından beraat etmiş olması eylemin disiplin suçu oluşturmayacağı anlamına gelmez.
Av. Yas 140/3
İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli avukat hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03.01.2008 ve 2125-2007 sayılı “Olur”u ile “Müştekinin alacaklısı bulunduğu 1.800,00 Yeni Türk lirası bedelli bononun tahsili amacıyla borçlu D. hakkında takip başlatmak üzere ... Noterliğince düzenlenen 14.11.2005 tarih ve 5789 sayılı vekâletname ile şikâyetçinin vekilliğini üstlenip vekâlet ücreti ve masraflar için de 500,00 Yeni Türk lirası almasına rağmen, gereğine tevessül etmediği gibi, .. İcra Müdürlüğü’nün █████████ sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını söyleyerek de müvekkilini oyaladığı,” iddiası üzerine açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülmeyerek disiplin cezası tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukata usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ise de soruşturma ve kovuşturma aşamalarında savunma vermemiştir.
… Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunmuş olduğu savunmasında özetle; Şikâyetçinin önce …’de oturduğunu beyan ettiği bir şahıstan alacağı olduğunu, bu alacakla ilgili olarak … İcra Müdürlüğü’nün talimatı olduğunu beyan ederek alacağının tahsili hususunda şahıs hakkında araştırma yapması için kendisine sözlü talimat verdiğini, bu doğrultuda ayrıca masraflar için bir miktar para verdiğini, bu kişi hakkında araştırma yaptığını, kendisinin …’den ayrıldığını, orada sadece şirketinin kurulu bulunduğunu öğrendiğini, daha sonra da aynı kişiden alacağına ilişkin 1.800,000,00 YTL bedelli bir bonoyu tahsil etmesi için kendisine verdiğini, şayet talimat yoluyla takip edilen alacak tahsil edilirse 1.800,00 YTL’lik bonoyu da takip için işleme koyacaklarını, ancak şahsa ulaşamadığından zamanaşımı süresi geçmemesi bakımından 3 yıllık sürenin bitmesinden önce 1.800,000,00 YTL’lik bonoyu takibe koyduğunu, şikâyetçinin bu sürede kendisine ulaşamadığından noter vasıtasıyla ihtarname çektiğini, ihtarnamenin çekildiği adresin kendisinin eski adresi olduğunu, adresini değiştirdiğini, hakkındaki şikâyetten soruşturma dosyası dolayısıyla haberinin olduğunu, kendisinin tahsilât yapıp şikâyetçiye ödemediği düşüncesiyle öyle bir şikâyette bulunduğunu, şikâyetçiyle görüştüğünde şikâyetinden vazgeçeceğini söylediğini beyan ettiği görülmektedir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetçinin … Noterliği’nin 14.11.2005 gün ve 05789 Yevmiye No.lu vekâletnamesi ile şikâyetliyi vekil ettiği,
Şikâyetli avukat tarafından borçlusu D. olan 1.800,000,00 YTL bedelli 30.06.2006 vade tarihli senedin tahsil için meşruhatı ile Şikâyetli avukat tarafından 14.11.2005 tarihinde alındığı,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesi’nin ███████ Esas sayılı dosyası ile “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan açılan kamu davası sonucunda Mahkeme tarafından 27.11.2008 tarih ve ████████ Karar sayılı kararla şikâyetli avukatın üzerine atılı suçun unsurları oluşmaması ve dolayısıyla yüklenen fillin kanunda suç olarak tanımlanmaması sebebiyle beraatına karar verildiği, kararın 15.10.2012 tarihinde kesinleştiği,
Mahkeme tarafından, “hazırlık evrakı, sanığın savunması, … İcra Müdürlüğü’nün ████████ Esas sayılı takip dosyası, ... İcra Dairesi’nin █████████ Esas sayılı takip dosyası, … Noterliği’nce düzenlenen 15.06.2006 tarih ve 3046 yevmiye numaralı ihtarname, katılanın beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılan İ. tarafından borçlusu D. olan 1.800,000,00 YTL bedelli bononun tahsili için icra takibi başlatmak üzere 14.11.2005 tarihli vekâletname ile vekil tayin edilen sanık Av. A.’in, vekâlet ücreti ve gerekli masrafları da almasına rağmen vekil tayin edildikten yaklaşık yedi ay sonra bu icra takibini başlattığı, ancak sanığın bu eylemi neticesinde 5237 sayılı TCK’nın 257. maddesinde öngörülen ve tespit olunmuş bir “kişilerin mağduriyeti veya kamunun zararına neden olma ya da kişilere haksız bir kazanç sağlanılması durumunun” bulunmadığı, söz konusu icra takibinin halen geçici olarak durdurulmuş şekilde devam ettiği anlaşılmış olmakla sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmaması ve dolayısıyla yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraatına karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulduğu,
Kararın Yargıtay … Dairesi’nin █████████ Esas ██████████ Karar sayılı kararı ile onanarak 15.10.2012 tarihinde onanarak kesinleştiği,
Şikâyetçinin … Noterliği’nin 15.06.2006 gün ve 3046 Yevmiye No.lu ihtarname keşide ederek Kasım 2005’ten Haziran 2006 tarihine kadar hiçbir işlem yapılmadığı iddiası ile senet aslı ve ödediği 250,00 TL yargı giderinin geri verilmesini istediği,
… İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı dosyasında şikâyete konu senet hakkında 30.06.2006 tarihinde takip açıldığı,
Şikâyetli avukata Baro Yönetim ve Disiplin Kurullarının bildirdiği adreslerde olmadığı nedeniyle bila tebliğ döndüğü ve Tebligat Yasasının 35. maddesi uygulanarak yapıldığı,
… Barosu Başkanlığı’nın … Barosu Disiplin Kurulu’nun istemi üzerine 10.06.20018 gün ve 1678 sayılı yazı ile Şikâyetli avukat A.’in “Baromuz çevresinde gayrı resmi olarak serbest avukatlık mesleğini sürdürmeye devam ettiğinin” bildirildiği ve buna ilişkin … Kapalı Cezaevi evrakları ile duruşma zabtı örneklerinin gönderildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, 02.07.2010 tarihinde kesinleşmiş kınama ve 10.11.2012 tarihinde kesinleşmiş kınama cezasının olduğu,
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.07.2014 kayıt tarihli dilekçe ile “şikâyetli avukatın eyleminden dolayı Avukatlık Yasasının 140/3, 134 ve 135. maddeleri uyarınca disiplin cezası uygulanması gerektiği görüşü” ile karara itiraz ettiği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın kamu davasından beraat etmiş olması eylemin disiplin suçu oluşturmayacağı anlamına gelmez.
Avukatlık Yasasının 140/3. maddesi “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.” hükmünü amirdir.
Kesinleşen Mahkeme kararında, şikâyetli avukatın üzerine atılı suçun unsurları yönüyle oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiştir. Böylece beraat kararının gerekçesine ve hüküm fıkrasına göre, "eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması hali" nin söz konusu olmadığı ve “suçun unsurlarının oluşmaması” nedeniyle beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay …’nin 20.11.2006 gün ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında,
Avukatlık Kanununun 140.maddesinde, avukat hakkında başlatılmış olan ceza kovuşturmasının disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmayacağı eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemden dolayı disiplin kovuşturmasının o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelik farkları mevcuttur, işte bu sebepledir ki kanun koyucu ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki ayrı ve farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte bir düzenlemeye yer vermektedir.
Olayda, davacının eylemi nedeniyle her ne kadar adli yargıda ‘hizmet sebebiyle emniyeti suiistimal’ suçundan dolayı açılan kamu davasında delil yetersizliğinden beraat ettiği açık ise de, bu durumun disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, disiplin kovuşturmasına konu eylemin adli yargı kararından bağımsız olarak incelenebileceği açıktır.”
Gerekçesi ile Avukatlık Yasasının 140/3. maddesi “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle” beraat kararı verilmeyen hallerde, eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette ise, disiplin cezası tayin edilmesi gerektiğini açıkça bildirmektedir.
O halde, beraat kararı Avukatlık Yasasının 140/3. maddesinde öngörülen unsurları taşımıyorsa, dosyadaki bilgi ve belgelerden de yararlanmak suretiyle disiplin kovuşturmasını sonuçlandırmak ve eylem disiplin suçu ise eyleme uygun ceza tayin etmek Baro Disiplin Kurulu’nun görevidir.
Bu nedenle eylemler disiplin hukuku açısından değerlendirmeye alınmıştır.
Avukatlık Yasasının 34. maddesi, “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3.maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukatın vekâletname, senet aslı, yargı gideri almasına karşın 7 ay süre ile takip açmadığı, ihtarnameden sonsa takip açmak zorunda kaldığı dosya kapsamı ile tartışmasızdır. Her ne kadar Ağır Ceza Mahkeme’since zarar doğmadığı ve bu nedenle suçun unsurların oluşmadığı bildirilmekte ise de bu herekçe hayatın olağan akışına ve miktar itibarıyla borçlunun borcundan kurtulmaya yeter bir süredir ve asla zarar doğmamıştır denemez.
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, üstlendikleri görevleri zamanında ve düzgün yapmak kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.
Bu nedenlerle eylem Avukatlık Yasası 34, 13 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı olmakla Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmamış ve … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulü ile disiplin cezası tayini gerekmiştir.
Sonuç olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulü ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 21.04.2014 gün ve 2007/D.268Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILARAK, Şikâyetli avukat A.’in Uyarma Cezası İle Cezalandırılmasına,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,