Avukatın Müvekkili Aleyhine İcra Takibi Başlatması ve Baroya Bildirmemekle İlgili Disiplin Cezası Kararı ve İtirazların Değerlendirilmesi
Özet: Bir avukatın müvekkili aleyhine ücret alacağı için icra takibi başlatıp bunu baroya bildirmemesi üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında, baro disiplin kurulu uyarma cezası vermiş, hem avukatın hem de müvekkilin itirazları üzerine, avukatın itirazının süresinde yapılmaması nedeniyle reddine, müvekkilin itirazının da yerinde görülmeyerek reddine ve baro disiplin kurulunun uyarma cezası kararının onanmasına karar verilmiştir, zira avukatın bu eylemi meslek kurallarına aykırıdır.
Tarih
7.02.2009
Esas
████████
Karar
███████

* Avukatın ücret alacağı için müvekkili aleyhinde başlattığı icra takibini baroya bildirmesi yükümlülüğü
(1136 sayılı Av. K. m. 107, 157; TBB Meslek Kuralları m. 47)

Şikayetli avukatın, müvekkili/şikayetçi aleyhinde ücret alacağı için icra takibi başlatmasına karşın baroya bildirmediği iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetli savunmasında, hakkındaki şikayetlerin dayanaksız olduğunu, şikayetçinin avukatlık ücretini almasına engel olmak için şikayette bulunduğunu bildirmiştir.
Baro Disiplin Kurulu, şikayetlinin eylemini sabit görerek şikayetlinin uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş, Baro Disiplin Kurulu kararına şikayetçi ve şikayetli tarafından itiraz edilmiştir.
Şikayetli itirazında, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’ndan 39. maddesinin yararı kalmadığını, hakkında tayin edilen disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmiştir.
Şikayetçi ise vekili marifetiyle yaptığı itirazında, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, birden fazla şikayet konusu olmasına rağmen tek eylem nedeniyle ceza verilmesinin yasaya aykırı olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, disiplin kurulu kararının şikayetliye 02.07.2008 tarihinde tebliğ olunduğu, 30 günlük itiraz süresinin 02.08.2008 tarihinde dolduğu, itiraz dilekçesinin ise süre dolduktan sonra 01.09.2008 tarihinde verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle şikayetlinin itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Şikayetçinin de itirazında bildirdiği gibi, şikayet dilekçesinde karar verilen konu dışında başka iddialara da yer verilmiş ise de Baro Yönetim Kurulu sadece Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 47. maddesine aykırılıktan dolayı disiplin kovuşturması açılmasına karar verdiğinden, Baro Disiplin Kurulunun da disiplin kovuşturması açılan konuda inceleme yapıp karar vermesi Avukatlık Yasası’nın 107. maddesi hükmüne uygun bulunmaktadır.
Şikayetlinin, müvekkili olan şikayetçi aleyhine Antalya 5. İcra Müdürlüğünün 2006/… sayılı dosyası ile 10.000,00 TL vekalet ücretinin tahsili amacıyla icra takibi başlatması, ancak icra takibi başlattığını baroya bildirmemesinden ibaret eylemi Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 47. maddesinde yazılı olan “ücret davası açacak avukat önce baro yönetim kuruluna bilgi verir.” düzenlemesine aykırı olmakla eylem disiplin suçunu oluşturmaktadır.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulunun eylemin disiplin suçunu oluşturduğuna ilişkin kararında hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak kararda her ne kadar Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 39. maddesine aykırılıktan bahsedilmiş ise de, olayda eylem Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 47. maddesine aykırı olduğu kabul edilerek, Baro Disiplin Kurulunun uyarma cezası verilmesine ilişkin kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, şikayetlinin Avukatlık Yasası’nın 157. maddesinde yazılı 30 günlük itiraz süresi geçtikten sonra verdiği itiraz dilekçesinin süre yönünden reddine, şikayetçinin itirazının reddi ile Antalya Barosu Disiplin Kurulunun uyarma cezası verilmesine ilişkin kararının onanmasına oybirliğiyle karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!