Avukatın Baroya Bildirim Yükümlülüğü İhlali ve Sonuç Olarak Verilen Disiplin Cezası Kararı.
Özet: Şikayetli avukatın, başka bir avukat hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmadan önce barosuna yazılı bildirimde bulunmaması nedeniyle, TBB Meslek Kuralları'nın 27/2. maddesine aykırı davrandığı ve bu durumun disiplin suçu oluşturduğu gerekçesiyle, Baro Disiplin Kurulu'nun "uyarma" cezası kararına yapılan itiraz reddedilerek karar onanmıştır; bu kararda, madde ile avukatlar arasındaki dayanışmayı sağlamak ve meslek içi sorunları baro bünyesinde çözmek amaçlandığı vurgulanmıştır.
Tarih
11.11.2005
Esas
████████
Karar
████████

* Baroya yazı ile bildirim yükümlülüğü
(TBB Meslek Kuralları m. 27/2)

Şikayetli avukatın vekil sıfatı ile Bağcılar Cumhuriyet savcılığına verdiği dilekçede, şikayetçi avukat hakkında ağır iddialar kaleme aldığı, şikayetçinin kişilik haklarına saldırıda bulunduğu, TCK’da suç teşkil eden bazı eylemleri şikayetçiye isnat ettiği ve şikayette bulunmadan önce barosuna yazı ile bildirimde bulunmadığı iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda, şikayetli avukatın eylemi sabit görülerek Baro Disiplin Kurulunca disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetli savunmasında, vekil olarak müvekkilleri adına görevini yaptığını, suç duyurusu dilekçesinin üstlendiği vekalet kapsamında ve görevinin ifasıyla ilgili olduğunu, bunu engelleyen yasa ve meslek kuralı bulunmadığını, şikayetin temelini görevli ve yetkili mercilere teslim edilmiş suç duyurusu dilekçesinin oluşturduğunu, bu iddiaların yargılama merciinin baro olmadığından usul yönünden de şikayetin dayanaksız olduğunu bildirmiştir.
Şikayetli avukat, sırf suç duyurusunda bulunduğu için hakkında disiplin cezası verilmesinin, Avukatlık Kanunu, TBB Meslek Kuralları ve evrensel hukuk kurallarına aykırı olduğunu bildirerek Baro Disiplin Kurulunun kararına itiraz etmiştir.
Şikayetli avukatın, şikayetçi avukat hakkında Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmadan önce, barosuna yazı ile bilgi vermediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Baroya bilgi verilmediği hususu şikayetli avukat tarafından da kabul edilmektedir.
TBB Meslek Kuralları’nın 27/2. maddesine göre, “Bir avukat, başka bir avukata karşı asil ya da vekil sıfatıyla takip edeceği davayı kendi barosuna yazı ile bildirir.”
Maddenin amacı, avukatla avukat ve avukat ile iş sahibi arasında çıkan uyuşmazlığın baronun bilgisi ve öncülüğünde sulh yolu ile çözümlenmesi için baronun uyuşmazlıkla ilgili bilgi edinmesini sağlamak olduğu gibi, aleyhine dava açılan avukatın davaya konu eylem ve işleminin baroca değerlendirilip, gerekirse resen disiplin soruşturmasının açılmasını sağlamaktır. Bu konuda zaten şikayetli avukat da şikayetçi hakkında resen disiplin kovuşturması açılması gerektiğini savunma ve itiraz dilekçelerinde bildirmiştir.
Maddedeki bildirim amacının avukatı kontrol olmayıp, avukatlık onuru ve meslek düzeninin korunmasında baro organlarını daha aktif ve mesleki dayanışmaya zarar verecek uyuşmazlıkları gerekirse sulhen çözümlemekle sorumlu kılmak, avukatlık mesleğine olan saygı ve güvene uygun biçimde davranılmasını sağlamaktır. Madde ile getirilen yükümlülükle, avukatlar arasındaki dayanışmayı temin eden etik değerlerin korunması ve meslektaşlar arasındaki sorunların mümkün olduğu kadar baro bünyesinde çözümlenmesi amaçlanmıştır.
Bu sebeplerle, TBB Meslek Kuralları’nın (dolayısıyla 27/2. maddesinin) “nezaket kuralları” niteliğinde olduğu, başlı başına disiplin suçu oluşturmayacağı yolundaki şikayetli avukatın savunmasına bu nedenlerle itibar edilmemiştir.
TBB Meslek Kuralları’nın 27/2. maddesi bir avukatın, başka bir avukata karşı asil ya da vekil sıfatıyla takip edeceği davayı kendi barosuna bildireceğini kabul etmektedir. Yani avukat, asil yada vekil sıfatı ile açacağı davayı baroya bildirmekle yükümlüdür. Şikayetli avukatın, şikayetçi avukat hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na kamu davası açılması için yaptığı şikayet başvurusunu da barosuna bildirmesi zorunludur.
Bu sebeplerle, şikayetli avukatın eylemi TBB Meslek Kuralları’nın 27/2. maddesine aykırılık teşkil edip, disiplin suçunu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulunun eylemin disiplin suçu teşkil ettiğine ilişkin kararında hukuki isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, itirazın reddi ile İstanbul Barosu Disiplin Kurulunun “uyarma” cezası verilmesine ilişkin kararının onanmasına oybirliği ile karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!