
* Disiplin davalarında isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesinin, yazılı savunmasının istenmesinin ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınmasının zorunlu olduğu nazara alındığında, Baro Disiplin Kurulunca yukarıda belirtilen yasa maddeleri uyarınca usul ve yasaya uygun şekilde işlem yapılarak Şikâyetli Avukatın savunmasının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde karar tesis edildiği görülmüştür.
(Av. Yas. m.137, 144)
İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan kamu davası açılması üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında eylem sabit görülerek meslekten çıkarma cezası tayin edilmiş, Avukatlık Kanunu’nun 153/1.maddesi gereğince şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli 14.04.2023 kayıt tarihli itirazında özetle; hükme esas teşkil eden iddia ve eylemlerin kendisi tarafından gerçekleştirilmediğini, ceza mahkemesi kararına karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine giderek hukuki yolları kullanmaya devam ettiğini belirterek haksız bir hükme dayanılarak verilen meslekten çıkarma cezası ile tedbiren işten çıkarma cezasına itirazının kabulünü talep etmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 137. maddesinde, ‘Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur’ ve aynı Kanunun 144/1. maddesinde ise ‘Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen hallerde yönetim kurulunun iletmesi üzerine, disiplin kurulu incelemesini evrak üzerinde yapar. Disiplin kuruluna gönderilen dosya içinde avukatın sicili de bulunur. Avukatın isteği veya disiplin kurulunca gerek görülmesi halinde, inceleme duruşmalı olarak yapılır’ hükmüne yer verilmiştir.
Şikâyetli Avukatın 03.07.2017 tarihinde tutuklandığı, 15.01.2020 tarihinde Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna hüküm özlü olarak nakledildiği, hal böyle iken Baro Disiplin Kurulu’nca savunma istemine ilişkin mazbatanın şikâyetlinin MERNİS adresine gönderildiği, re’sen duruşma açılmasına rağmen Baro Disiplin Kurulu’nca şikâyetlinin cezaevinden tahliye edilip edilmediği araştırılmaksızın savunmasının alınmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca yürütülen disiplin davalarında isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesinin, yazılı savunmasının istenmesinin ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınmasının zorunlu olduğu nazara alındığında, Baro Disiplin Kurulunca yukarıda belirtilen yasa maddeleri uyarınca usul ve yasaya uygun şekilde işlem yapılarak Şikâyetli Avukatın savunmasının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde karar tesis edildiği görülmüştür.
Bu nedenle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde usulsüz tebligat yapıldığı değerlendirilmekle, itirazın kabulü ile kararın bozulması, Avukatlık Kanunu’nun 153/1.maddesi gereğince tesis edilen tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ve “Avukatlık Kanunu’nun 153/1.maddesi gereğince Tedbiren İşten Yasaklanmasına” ilişkin kararının BOZULMASINA,
2- Şikâyetli Avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 153/1.maddesi gereğince tesis edilen “Tedbiren İşten Yasaklama” kararının KALDIRILMASINA, kararın bir örneğinin Baro Başkanlığı’na gereği için gönderilmesine,
3-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.