
* Zimmet suçu nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmünün dava konusu işlemin tesisinden önce 18.10.2018 tarihi itibarıyla (hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine) kesinleştiği, 7249 sayılı Kanun’un davacının hukuksal durumunda bir değişiklik getirmediği açıktır. Buna göre, şikâyetlinin zimmet suçundan dolayı 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın 18.10.2018 tarihinde kesinleştiği de göz önüne alındığında Şikâyetlinin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
(Av. Yas. m. 5, 154)
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi’nin 12.03.2021 günlü kararının Kurulumuza intikali üzerine dava dosyası incelendi:
Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına ilişkin; 16.10.2020 gün ve ████████ esas, ████████ karar sayılı Kurulumuz kararının iptali istemiyle açılan davada,
İdare Mahkemesinin 09.02.2021 gün ve █████████ esas sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği,
Kararın Kurulumuza intikali üzerine, Kurulumuzun 04.03.2021 günlü kararı ile İdare Mahkemesinin 09.02.2021 gün ve █████████ esas sayılı yürütmenin durdurulması kararına UYULMASINA, Kurulumuzun, 16.10.2020 gün ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ve “Tedbiren İşten Yasaklanmasına” ilişkin 04.11.2019 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının BOZULMASINA, Şikâyetli hakkındaki “Tedbiren İşten Yasaklama” kararının KALDIRILMASINA, karar verildiği,
Mezkûr karara karşı itiraz edilmesi üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi’nin 12.03.2021 günlü ilamı ile “…Davacı vekili Hakan Özbey tarafından, zimmet suçundan dolayı 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararın █████/2020 tarihli dilekçesi ile Avukatlık Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa 59. maddesine eklenen fıkralar uyarınca bozulması, kesinleşmesinin kaldırılarak devam eden infazın durdurulması talep edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen 24.08.2020 tarih ve E: █████████, K: █████████ sayılı ek kararla; hükümlü hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Dairemizce verilen kararın CMK 286.madde hükmünce kesin nitelikte olduğu, 7249 sayılı Yasanın 10.maddesi ile değiştirilen 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 59. maddesine eklenen fıkra ile (Ek fıkra: 11/7/2020-███████ md.) Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/███████ tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz.’ hükmünün getirildiği, madde düzenlemesi ile avukatların görevlerinden doğan ve görev sırasında işledikleri suçlarla ilgili verilen tüm kararlara karşı temyiz yolunun açıldığı, ancak usul hükmü olan bu düzenlemenin geçmişe yönelik kesinleşen kararlar hakkında uygulanamayacağı, lehe kanun uygulamasına ilişkin TCK 7/2 madde hükmünün genel ve özel ceza kanunlarının uygulanmasına ilişkin olduğu usule ilişkin hükümlere hasredilemeyeceği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin ████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamında da belirttiği üzere usul hükümlerinin yürürlüğe girmesi ile birlikte derhal uygulanacağı, geçmişe yönelik uygulanabilmesi için kanun koyucunun bu hususta açık düzenleme yapması gerektiği, örnek olarak; 24.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Yasa ile CMK 286’ya eklenen temyiz edilemeyecek olsa bile temyizi mümkün hale getirilebilen bazı suçlarla ilgili yasa koyucu tarafından aynı Yasanın 31. maddesi ile 5271 sayılı CMK’ya eklenen Geçici 5. Madde ile bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlara karşı taraflara 15 günlük ek temyiz süresi hakkı tanındığı, dosyamızda temyiz talebine konu olan 7249 sayılı Yasada yapılan değişiklikte ise buna benzer nitelikte özel bir düzenleme bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde temyize konu kararın kesin nitelikte olduğu ve 7249 sayılı Yasanın 10.maddesi ile yapılan düzenlemenin taraflara geçmişe yönelik kesin hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından vaki temyiz talebinin ve CMK 296/2 maddesi gereğince infazın durdurulma talebinin reddine karar verildiği; anılan karara yapılan temyiz başvurusunun ise Yargıtay 5.Ceza Dairesinin █████/2020 tarih ve E: █████████; K: ██████████ sayılı kararı ile reddedilerek ek kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince; davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ve tedbiren işten yasaklanmasının nedeni, hakkında ‘zimmet’ suçundan açılan kamu davasında … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve E:███████, K;████████ sayılı kararı ile 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf incelemesi neticesinde … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 18.10.2018 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile istinaf başvurusu reddedilerek 18.10.2018 tarihinde kararın kesinleşmesi olup, 15.07.2020 tarih ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Avukatlık Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 59. maddesine eklenen hüküm uyarınca avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin kararları hakkında 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz yoluna başvurulabileceğine yönelik düzenleme uyarınca davacı tarafından temyiz yoluna başvurulduğu ve anılan kararın temyiz incelemesinin devam ettiği, bu durumda her ne kadar … Barosu Disiplin Kurulu karar tarihi itibariyle davacı hakkında 2 yıldan fazla bir kesin mahkumiyet hükmü bulunmakta ise de, daha sonraki tarihli yasal düzenleme uyarınca halen Yargıtay’da temyiz incelemesi devam eden kararın kesinleşmiş olduğundan söz edilemeyeceğinden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a ve 136/1. maddeleri uyarınca dava konusu Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 154/1. maddesinde hakkında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmış ise de, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacı hakkında anılan Kanun hükmünün uygulanmasının da hukuken mümkün olmayacağı sonucuna varılmakla dava konu Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Olayda; davacı tarafından 7249 sayılı Avukatlık Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 59. maddesine eklenen hüküm uyarınca temyiz talebinde bulunulması nedeniyle zimmet suçu nedeniyle hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği ileri sürülmekte ise de; yukarıda anılan … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen 24.08.2020 tarih ve E: █████████, K; █████████ sayılı ek karar ile bu ek kararın onanmasına ilişkin Yargıtay 5.Ceza Dairesinin 21.12.2020 tarih ve E; █████████; K: ██████████ sayılı kararı incelendiğinde; davacı hakkında zimmet suçu nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmünün dava konusu işlemin tesisinden önce 18.10.2018 tarihi itibarıyla (hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine) kesinleştiği, 7249 sayılı Kanun’un davacının hukuksal durumunda bir değişiklik getirmediği açıktır. Buna göre, … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararı ile zimmet suçundan dolayı 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın 18.10.2018 tarihinde kesinleştiği de göz önüne alındığında davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir. Öte yandan dava konusu işlemin uygulanması halinde davacının baro levhasına yeniden yazılması söz konusu olacağından telafisi güç ve imkânsız sonuç doğuracağı açıktır.” gerekçesiyle, İdare Mahkemesinin 09.02.2021 gün ve █████████ esas sayılı yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararının kaldırılmasına, yürütmenin durdurulması hakkındaki davacı isteminin reddine karar verildiği anlaşıldı.
Gereği düşünüldü:
1-Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi’nin 12.03.2021 günlü kararına UYULMASINA,
2-Kurulumuzun, 04.03.2021 gün ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının tesis edildiği tarihten itibaren KALDIRILMASINA,
3-Hukuka aykırılık bulunmayan 16.10.2020 günlü kararımızdaki gerekçelerle, şikâyetli vekilinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ve “Tedbiren İşten Yasaklanmasına” ilişkin 04.11.2019 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının ONANMASINA,
4-Kurulumuzun 04.03.2021 günlü kararı ile şikâyetli hakkındaki tedbiren işten yasaklama kararı kaldırıldığından, Şikâyetli avukatın TEDBİREN İŞTEN YASAKLANMASINA, gereği için kararın bir örneğinin Baro Başkanlığı’na gönderilmesine,
5-Kararın onay için Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
6-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.