Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          YARGITAY ( ) CEZA DAİRESİ’NE

Gönderilmek Üzere

MARMARİS 4. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ

DOSYA NO :2014/ E.

TEMYİZ EDEN

SANIK :

VEKİLİ :

DAVACI : K.H.

KONU : Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/ E. 26.03.2015 Tarihli
kararın temyizen bozulması istemlidir.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkilim olay tarihinde Datça karayolu üzerinde aracıyla seyrederken
polisler tarafından durdurulup ehliyet, ruhsat ve alkol kontrolü
yapılmıştır.

Alkol kontrolü alkol metre ile yapılmış ve 124 promil alkollü olarak
tespit edilmiştir. Fakat müvekkilime alkol metrenin çıktısı verilmemiş.
Memurlar kendi aralarında tutanak düzenleyerek durum tespiti
yapmışlarıdır.

Müvekkilimin itirazlarına rağmen en yakın sağlık ocağına
götürülmemiştir. Alkol metrenin bu konuda sağlıklı sonuçlar vermediğini
ve bu sebeple doktor kontrolünden geçip bu konuda sağlıklı sonuçlar elde
etmek istediğini belirten müvekkilim itirazları kabul görmeyerek tutanak
düzenlemişlerdir.

Müvekkilime Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/ E. Sayılı davasında
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3 delaletiyle 179/2 maddesi
uyarınca 2 Ay 15 Gün hapis cezası ile cezalandırılmıştır.

Yargıtay Ceza Kurulu 2010/2-131 E. 2010/181 K. 05/10/2010 Tarihli
kararında ‘5237 sayılı TCK’nın 179/3. Maddesinde belirtilen trafik
güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluşması için, kişinin alkol ya da
uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle emniyetli bir şekilde
araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına karşın, araç kullanması
gerekir. Oluşa dosya içindeki bilgi ve belgelere göre olay sırasında
sanığın emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde
olduğuna dair dışa yansıyan herhangi bir davranışı saptanmamış olup,
17/06/2005 günlü tutanağı düzenleyen zabıt mümzileri dinlenerek sanığın
olay sırasında emniyetli bir şekilde araç kullanamayacağına ilişkin dışa
yansıyan davranışlarının olmadığı sorularak ve olay sırasında sanığın
196 promil alköllü olduğunun belirlenmesi karşısında belirlenen alkol
düzeyine göre emniyetli bir şekilde araç sevk edip edemeyeceği hususunda
konunun uzmanlarından rapor alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki
durumunun takdir ve tayini gerekirken, açıklanan şekilde araştırma
yapılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı
gerektirmiştir.’

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2007/2-103 E. 2007/111 K. 22.05.2007 Tarihli
kararında ‘5237 sayılı TCK’nın 179. Maddesinin 3. Fıkrasında yaptırım
altına alınan eylem, alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle ‘emniyetli bir
şekilde’ araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanmasıdır. Bu
suç kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf
kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmayıp, kişinin bu
halde emniyetli şekilde araç kullanamayacağını bilerek araç kullanması
gerekmektedir. Kişinin emniyetli şekilde araç kullanamayacak durumda
olduğunun her somut olayda saptanması zorunludur. Alkol veya uyuşturucu
madde kullanmasına rağmen kişinin emniyetli bir şekilde araç
kullanabildiği hallerde bu suçun oluşması olanaksızdır.’

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2007/10012 E. 2007/9265 K. 21.06.2007 tarihli
kararında ‘Alkollü olarak araç kullandığı belirlenen sanığın araç
kullandığı sırada alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir
sebeple emniyetli bir biçimde araç sevk ve idare edemeyecek halde
olduğuna dair tıbbi bulgular veya sanığın dışa yansıyan davranışlarına
bağlı olarak yapılan bir tespit ve delil olmaması karşısında sanığa
atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluşmayacağından, sanığın
yalnızca alkollü olarak araç kullanma eyleminin ayrıca 2918 S.
Karayolları Trafik Yasası 48. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu
madde gereğince idari işlemlerin yetkili mercii tarafından yapılması
gerekecektir.’

Yukarıda ki kararlar ışığında müvekkilim hakkında verilen ceza eksik
araştırma yapılarak verilmiştir. Hem olay anında yapılan itirazlar
dikkate alınmamış hem de yargılama esnasında herhangi bir sağlık
kuruluşundan rapor, görüş alınmamış sadece polis memurların alkol
metreyle yaptıkları ve aralarında düzenledikleri tutanak ve tanık olarak
polis memuru dinlenmiş bu iki duruma göre karar verilmiştir.

Müvekkilim hakkında tutulan tutanak da aracı sevk ve idare edip
edemeyeceği belirtilmemiş ve dinlenen tanığa bu husus hakkında beyanı
alınmadan ayrıca adli tıp kurumu gibi herhangi bir uzman sağlık
kuruluşunun raporu ve/veya görüşü alınmadan müvekkilim hakkında verilen
bu ceza usul ve yasaya açıkça aykırıdır.

SONUÇ ve İSTEM :

Yukarıda izah etmeye çalıştığımız nedenlerle ve Sayın Dairenizin resen
tetkik edeceği hususlar dâhilinde Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesi
2014/437 E. Sayılı dosyasında verilen kararın temyizen incelerek
BOZULMASINI saygılarımla arz ve talep ederiz.15.04.2015

Ekler – Bir adet onaylı vekâletname örneği

Emsal Yargıtay Kararları (Dilekçede belirttiğimiz kararlar 3 adet)

  Sanık Vekili