Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          İSTANBUL VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

İSTANBUL

 

                           

    
DAVACI  ............................................................................:                                                    

                         

 

    
ADRESİ.............................................................................:                                   

                      

    VERGİ KİMLİK
NO..............................................................  :

                          

 

   
DAVALI....................................................................:
...Vergi Dairesi
Müdürlüğü                                                                          

 

 

    VERGİ /                     (TARİHİ                     :

    CEZA                           (NUMARASI             :

    İHBARNAMESİNİN  (TEBLİĞ TARİHİ               :

 

 

                                          

                                    (NEVİ                    
               : ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI    

   CEZANIN..............

                                     
(MİKTARI                             : 1.180 YTL

    

                        
                                                                                            

 VERGİLENDİRME DÖNEMİ                                             : 2005

 

1- ) Açıklamalarım       

            Şahsıma ………………..şirketine ait yukarıda ‘’ Davanın konusu ‘’
kısmında yazılı bulunan vergi ve cezalar 26./…/.2014 günü tebliğ
edilmiştir.
Davalı idarenin tarafıma gönderdiği vergi ve cezaların ……. Vergi Dairesi
Başkanlığı ……..vergi dairesi Müdürlüğü Takdir Komisyonunca 05-344 Vergi
Usul Kanunu 341 maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebep
verildiğinden bahisle düzenlendiği görülmektedir.
Bir Başka anlatımla salınan vergi ve cezalar Bir inceleme veya tahakkuka
dayanmayan Komisyonun Res’en takdiridir.

2- Vergi Ve Cezaların Dayanağı Takdir Komisyonu Kararı somut verilere
Dayanmalıdır      

            Takdir komisyonları takdir işlemini gerçekleştirirken,
mutlak suretle gerekli araştırmaları ve incelemeleri yapmak
zorundadırlar. Takdir komisyonu hiç bir araştırma ve inceleme
yapmaksızın ve gerekçe göstermeksizin, genel ifadelere dayanarak matrah
takdir edemez.
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 31/8 maddesinde öngörülen
hususları ihtiva etmeyen takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan
tarhiyatta yasal isabet yoktur. 
(Danıştay 4. Daire 1998/3642)

            Takdir Komisyonlar 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 72.
Maddesi uyarınca inceleme yetkisine sahip olduklarından, inceleme raporu
düzenlenmeksizin takdire sevk edilen konularda somut verilere
dayanarak matrah takdir etmeleri gerekmektedir. ( Danıştay Vergi
Daireleri Kurulu 1998/125)

 

            Davalı İdarenin Res’en düzenlemiş olduğu vergi ve cezalara
dayanak olarak gösterdiği takdir komisyonu kararı hiçbir somut verilere
dayanmadığı gibi, konuya yönelik bir inceleme yapmadığı görülmektedir.
Kaldı ki firmamız anılan dönemlerde faaliyette bile değildir. 
Takdir Komisyonlarınca matrah belirlenirken yükümlülerin faaliyette
bulunup bulunmadıkları, ne kadar gelir elde ettikleri gibi hususların
araştırılması gerekmektedir. 
( Danıştay 4. Daire 1998/2116) 

            213 Sayılı vergi Usul Kanunu’nun 30. Maddesinde Res’en vergi
tarhı; vergi tarhının tamamen veya kısmen defter veya belgelere veya
kanuni ölçülere göre saptanmasına olanak bulunmayan hallerde takdir
komisyonlarınca veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca
düzenlenmiş raporlarda belirtilen matrah veya matrah farkı üzerinden
vergi tarh edilmesi şeklinde tanımlanmıştır. Res’en takdir için gerekli
koşulların gerçekleşmiş olması tek başına takdir olunan matrahın hukuka
uygunluğunu göstermez. 

            Öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 134. Maddesinde,
vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu
araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu, 141. Maddesinde ise
inceleme esnasında lüzum görülen hallerde vergilendirme ile ilgili
olaylar ve hesap durumlarının ayrıca tutanak ile tespit edileceği,
ilgililerin itiraz ve mülahazaları varsa bunların bir tutanağa
geçirileceği, bu surette düzenlenen tutanakların bir suretinin yükümlüye
verileceği hükme bağlanmıştır.

3-) 2008 Dönemine ait vergi ve cezalar Tarh Zaman Aşımına uğramıştır

            Vergi hukukunda, zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi
alacağının ortadan kalkması olarak tanımlanmış ve vergi alacağının
doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl
içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına
uğrayacağı hükme bağlanmıştır (VUK md.113, 114/1).

            Malum olduğu üzere, mükellef ile devlet arasında vergiden
kaynaklanan hukuksal ilişki sadece alacak-borç ilişkisi değil, aynı
zamanda bir karşılıklı ödev ilişkisidir. 
(Anayasa md.73). Söz konusu karşılıklı ödev gereği, mükelleflerin
yükümlülüklerini zamanında, usulüne uygun ve eksiksiz yerine getirmesi,
idarenin de vergiyi zamanında tarh, tebliğ, tahakkuk ve tahsil etmesi
gerekir. Bu anlamda, zamanaşımı vergi idaresini alacaklarını takip etme
konusunda dikkatli olmaya yönelterek disipline etmekte ve etkinliğini
artırmayı amaçlayan bir kurumdur. Çünkü, zamanaşımı mükellefin müracaatı
olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade etmektedir (VUK md. 113/2).

            Dolayısıyla, tarh zamanaşımı süresinin dolmasıyla vergi
idaresinin inceleme yapma, vergiyi tarh, tebliğ, tahakkuk ve tahsil
yetkisini sona erdirmektedir. Verginin alınmasının bir süreyle
sınırlanması, hukuk devleti ilkesinin yansımaları olan hukuki güvenliğin
ve hukuki belirliliğin zorunlu sonucudur (Anayasa md.2).Hukuki güvenlik
ve hukuki belirlilik ilkeleri, mükellefiyetin hem kişiler hem de idare
yönünden belli ve kesin olmasını, yasa kuralının, ilgili kişilerin
mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar
doğurabileceğini makul bir düzeyde öngörmelerini mümkün kılacak şekilde
düzenlenmesini gerektirir. 
            Zamanaşımı, alacak hakkının, belirli bir süre kullanılmaması
nedeniyle "dava edilebilme" niteliğinden yoksun kalınmasını ifade ettiği
gibi sürüp giden eylemli durumu, kesin ve dokunulmaz hukuki duruma
çeviren bir kurumdur. Yasa koyucu, zamanaşımının amacını göz önünde
tutarak olayın niteliği ve önemi ile borçlu ve alacaklıların durumuna
göre uygun göreceği zamanaşımı sürelerini öngörürken hukukun genel
esaslarına ve özellikle Anayasa'nın temel ilkelerine bağlı kalmak
zorundadır (Anayasa Mahkemesi'nin 15/10/2009 tarih ve E.2006/124,
K.2009/146 sayılı kararı; RG: 08/01/2010-27456).

 

            Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın
başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ
edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, vergi dairesince
matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını
durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine
tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam
eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.
(213 Sayılı Kanun 114/2) Bu nedenle2008 dönemine ait vergi ve cezalar
tarh zaman aşımına uğramıştır. 

4-) Yasal Dayanaklar       

            2577 s.k. 193 s.Kanun 213 S. Vergi Usul Kanunu, 6183 Sayılı
Kanun, Diğer kanun , tebliğ ve yönetmelikler.

5- Sonuç ve İstem

1-      2577 sayılı kanun gereğince uygulanması halinde telafisi güç
zararlar oluşacağından derhal yürütmenin durdurulmasına ve davamın
kabulüne karar verilmesine,

2-      Davamın konusu kısmında belirttiğim adımıza düzenlenen tüm vergi
ve Fer’ilerin iptal edilmesine ve tamamının kaldırılmasına karar
verilmesine,

3-       Yargılama giderlerinin Davalı daireye yükletilmesine karar
verilmesine,

Saygılarımla arz ve talep ederim.

 

 

Ekleri           :

 

1-      2 Ad Vergi Ceza İhbarnamesi fotokopisi

2-      1 Ad Takdir Komisyonu Kararı Fotokopisi

3-      Tebliğ Zarfı Fotokopisi