Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

                                  ……………….

DAVACI		: …………………..

VEKİLİ		: Av. ……………..

DAVALI		: ………………

KONU			: Sözleşmeden doğan cezai şarttan ötürü 10.000,00
YTL’lik kısmi davamızdır.

I. OLAY

1) Davacı …  ve davalı ……..,  … ili     Merkez …. Köyü
1004, 1005, 1006 ve ………………. Parsel sayılı taşınmazları
üzerine inşaat yapma amacıyla her birisi  ½ oranında pay sahibi
olmak üzere ortaklaşa satın alırlar.  

2) Taraflar daha sonra söz konusu taşınmazlar üzerinde yapmayı
düşündükleri inşaat için Kas…A.Ş. isimli bir Anonim Şirketi
devralırlar. 

3) Bahsi geçen taşınmazlar Kas… A.Ş.’ye bedelsiz olarak
devredilir; taşınmazlar hâlen bu şirket adına kayıtlıdır.

4) İnşaatın yapımına başlandığı sırada çıkan anlaşmazlık
üzerine ............ ve ............ arasında  “… ili     Merkez
…. Köyü, ekli tapularda, 1004, 1005 ve 1006 Parselde bulunan ve
tarafların KAS… A.Ş. ortaklığı altında inşa etmek amacıyla
başladıkları Gelincik Konutları isimli evlerin inşaatının
ortaklığının ne şekilde giderileceği ve evlerin ne şekilde
yapılacağı ile ilgili hususların belirlenmesi” amacıyla dava
konusu sözleşme  imzalanır (EK 1). “Sözleşmenin Konusu”
maddesinde, sözleşmenin bu amaçla akdedildiği ifade edilmektedir.

5) “Sözleşme Konusu” başlıklı hüküm uyarınca, projeyi alan
taraf, Kas… A.Ş. kuruluş sözleşmesi, önceki projelere, bu
sözleşme hükümleri çerçevesinde inşaatı bundan sonraki tüm
masrafları kendisine ait olmak üzere yapacaktır. Aynı şekilde,
sözleşmenin “İşin Takribi Planı” başlıklı maddesinde yer
alan hükme göre, “projeyi alan taraf, kat karşılığı inşaat
yapar gibi inşaatı tüm masraflarını, her türlü SSK, vergi, iş
kazası tazminatı vs. de dahil olmak üzere anahtar teslimi kendisi
yapıp tamamlayarak, proje dışı kalan tarafa teslim edecektir…”

6) Sözleşmede proje dışında kalan tarafa hangi daire ve villaların
verileceği ve süresinde teslim edilmezse ne gibi yaptırımların
uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre:  Proje
dışı kalan davacı ............’e 

5 Adet 250’lik villa  		ki bir tanesinin değeri  450.000,00 TL 

5 Adet 140’lık villa  		ki bir tanesinin değeri  300.000,00 TL

6 Adet Tip 12 Apart Daire 	90metrekarelik olanın ki bir tanesinin
değeri			100.000,00 TL 70’lik olan bir tanesinin değeri 80.000,00
TL’dir.

2 Adet Tip 10 Apart Daire 	90metrekarelik olanın ki bir tanesinin
değeri			100.000,00 TL 70’lik olan bir tanesinin değeri 80.000,00
TL’dir.

Proje iki etaptan oluşmakta olup, ilk etap 31.12.2008 tarihinde
tamamlanarak teslim edilecektir.  

Yukarıda belirtilen villa ve dairelerden projenin ilk etabında 

3 Adet 250 lik villa (toplam değerleri 450.000,00 X 3 =      
1.350.000,00 TL)

3 Adet 140’lık villa  (toplam değerleri 300.000,00 X 3  =       
900.000,00 TL)

3 Adet 12’lik Apart (toplam değerleri (2X 90.000) + 80.000= 
260.000,00 TL)

1 Adet Apart 10 70’lik (toplam değeri                 =    70.000,00
TL)

olmak üzere sözleşme yılı itibariyle teslimi taahhüt edilen villa
ve dairelerin değeri  TOPLAM: 2.580.000,00 TL olarak taraflarca kabul
edilmiştir. 

Sözleşmenin,“İnşaatın Yapımı İle İlgili Genel Şartlar”
başlıklı maddesinde belirtildiği üzere, teslim süresine
uyulmadığı takdirde, gecikme cezası olarak proje dışı kalana
verilecek olan tüm dairelerin rayiç bedelleri 2006 rayiç
bedellerinden hesaplanacak ve her yıl için o yılki enflasyon
oranında (TEFE+TÜFE/2) artış konulacaktır. Teslim süresine
uyulmadığı takdirde proje dışı kalan taraf açıklanan oranda
parasını alacak veya binasının bitmesini bekleyecektir.

7) Anılan sözleşme uyarınca (18.10.06 tarihinde) yapılan kur’a
çekimi sonucunda projeyi alan taraf davalı ............,  proje
dışı kalan ise davacı ............ olmuştur.

8) Projeyi alan taraf olan ............, sözleşmede öngörülen iş
plânına uymamış,  2008 yılı sonunda teslim etmesi gereken on adet
villanın/dairenin içinde bulunduğu 1. Kısım inşaatına hemen hiç
başlamamıştır.  İşin takribi % 10’luk kısmı bile henüz
yapılmamış durumdadır. Bu nedenle proje dışı kalan davacı,
05.09.2008 tarihinde davalıya ……….. 1. Noteri vasıtasıyla
……… yev. Sayılı ihtarnameyi göndererek sözleşmeye uygun
davranması yönünde hatırlatmada bulunmuştur.  İşbu davamız
31.12.2008 itibariyle teslim edilmesi gereken daire/villaların teslim
edilmemesinden doğan ve sözleşmenin 4. Sayfasında yer alan cezai
şartın tahsili talebine ilişkin kısmi davadır.

II. TRAFLAR ARASINDAKİ HUKUKİ İLİŞKİNİN İZAHI

Ortaklığın Kuruluşuna İlişkin Hukuki Durum

............ ve ............’in, akdettikleri dava konusu sözleşmeye
göre,- kendilerine ait olup da bedelsiz olarak şirkete devrettikleri
ve hâlen şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde
daireler/villalar yapılacaktır.

- Proje, projeyi alan taraf olan davalı ............ tarafından
(Kas… A.Ş. kuruluş sözleşmesi, önceki projeler ve bu sözleşme
hükümleri çerçevesinde) gerçekleştirilecek/yönetilecek ve
masraflar onun tarafından karşılanacaktır.

- Proje dışı kalan davacı  ............, sözleşmede öngörülen
villaların/dairelerin kendisine teslimi karşılığında Kas…
A.Ş.’den ayrılacaktır.

Davacı ............ ve Davalı............’in önce ½ oranında
hissedar oldukları dört adet taşınmaz  satın almaları,  bu
taşınmazlar üzerinde yapmayı düşündükleri inşaat için Kas…
A.Ş.’yi  devralmaları, bahsi geçen taşınmazları bedelsiz olarak
şirkete devretmeleri, Kas… A.Ş.’de toplam % 99’un üzerinde paya
sahip olmaları önemle göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü
taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temeli budur. 

Dava konusu somut olayda hukuki anlamda ÇİFTE ŞİRKET durumu söz
konusudur. Şöyle ki: davacı ............ ile davalı  ............
arasında kurulan (1) adi şirket ile bu kişilerin de ortak oldukları
(2) Kas… A.Ş.

Gerçekten de, Kas… A.Ş. dışında, davacı ............ ile davalı
............ arasında, bu kişilerin akdettikleri sözleşme ve bu
sözleşme öncesi süreç göz önünde bulundurulduğunda, bir adi
şirket ilişkisinin varlığı görülmektedir.  Adi  şirket
sözleşmesi, sözleşme taraflarının ortak bir amaca ulaşmak için
güçlerini birleştirdikleri sözleşmedir (BK 520/I). Taraflar
arasında yapılmış olan adi şirket sözleşmesi, geçerlik şartı
olarak bir şekle tâbi değildir.  Tarafların, yani ............ ve
............’in ortak amacı, ilgili taşınmazlar üzerinde
villalar/daireler inşa etmek ve inşa edilen villaları/daireleri (veya
satış bedellerini) aralarında paylaşmaktır.  Bu amaçla, ½
oranında hissedar oldukları dört adet taşınmaz satın almaları, bu
taşınmazlar üzerinde yapmayı düşündükleri inşaat için Kas…
A.Ş. isimli şirketin çoğunluk paylarını devralmaları, bahsi
geçen taşınmazları bedelsiz olarak şirkete devretmeleri, örtülü
biçimde de olsa inşaat ve inşaat sonunda paylaşım için gerekli
olduğu takdirde Kas… A.Ş. genel kurulunda belli yönde oy
kullanmayı taahhüt etmeleri, bu suretle bir anlamda Kas… A.Ş.’nin
işletme ve yatırım politikalarını belirlemeleri, bu konuda güç
birliğini taahhüt etmeleri, davalı ............’ın Kas… A.Ş.
yönetim kurulu üyesi olarak inşaatı yapmayı taahhüt etmesi vs. adi
şirkete konulan sermaye olarak nitelendirilebilecek hususlardır.

Ortaklığın Giderilmesine İlişkin Hukuki Durum

	Taraflar arasında kurulmuş bulunan ortaklık ilişkisinin izahı bu
şekilde yapıldıktan sonra, “Gelincik Konutları isimli evlerin
inşaatının ortaklığının ne şekilde giderileceği ve evlerin ne
şekilde yapılacağı ile ilgili hususların belirlenmesi”
anlaşmasının (dava konusu anlaşmanın) hukuki durumunun saptanması
gerekmektedir.

2

8

ì

t

j

aflar arasında inşaatın yapım yöntemi ile bundan kaynaklanan hak ve
borçları düzenlemek üzere akdedilen dava konusu sözleşme, Kas…
A.Ş’de pay sahibi olarak kendi aralarındaki hukuki ilişki yanında,
bir anlamda kendilerinin Kas … A.Ş. ile olan ilişkilerini ve Kas …
A.Ş’nin tabi olmasını arzu ettikleri düzeni belirlemektedir. 

Tarafların başlangıçtan beri izledikleri hareket tarzı şu şekilde
gelişmiş; taşınmazlar satın almışlar, bu taşınmazlar üzerinde
yapmayı düşündükleri inşaat için Kas... A.Ş’ni devralmışlar,
bahsi geçen taşınmazları bu şirkete bedelsiz devretmişlerdir.
Taraflar  Kas… A.Ş’de  % 99’un üzerinde paya sahip olmaları
dolayısıyla hem birbirlerinin Kas… A.Ş. ile olan ilişkilerini ve
hem de Kas… A.Ş’nin tabi olmasını istedikleri rejimi düzenleyen
işbu sözleşmeyi tanzim etmişlerdir. İşte ortakların şirket ile
olan ilişkileri ve şirketin tabi olmasını arzu ettikleri rejimi
düzenledikleri, taraflar arasında adi şirket ilişkisinin
kurulmasına yol açan bu sözleşmeye Ticaret Hukuku Literatüründe
PAY SAHİPLERİ SÖZLEŞMESİ denilmektedir. Taraflar arasında adi
şirket ilişkisinin kurulmasına yol açan PAY SAHİPLERİ
SÖZLEŞMESİ’nin geçerliliği de Kanunda herhangi bir şekil
şartına bağlanmamıştır.

		Davaya konu “Gelincik Konutları isimli evlerin inşaatının
ortaklığının ne şekilde giderileceği” ne dair sözleşmenin
taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan bir sözleşme olduğu ve MK
706. Madde hükmü karşısında geçerli olup olmayacağı 
düşünülebilir; ki aşağıda açıklayacağımız üzere sözleşme
geçerlidir. Şöyle ki:

MK 706/I. Maddesinde taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan
sözleşmelerin geçerliliği bunların resmi şekilde yapılmış
olması şartına bağlanmışsa da, bu kuralın istisnaları mevcuttur.
Adi Ortaklıkta, ortaklar arasında kanundan doğan güven ve vekalet
ilişkisi söz konusudur (BK 530 – HGK 10.4.1991  1991/13-76 E
1991/199 K .)   Nitekim bir Adi Ortaklık ilişkisinde idareci ortağın
ortaklığın amacını gerçekleştirmek üzere kendi adına bir
taşınmaz satın alması halinde, idareci ortak ile diğer ortaklar
arasındaki ilişkiler BK 530/f.1 uyarınca vekâlet hükümleri
çerçevesinde düzenlenecektir. Vekile, müvekkili adına taşınmaz
mal edinme borcu yükleyen vekâlet sözleşmesi ise, BK'da şekle
bağlı tutulmamıştır. Gerçekten de vekile müvekkili adına ya da
hesabına taşınmaz mal edinme borcu yükleyen vekâlet sözleşmesinin
resmî şekilde yapılması gerekli değildir. Çünkü üçüncü
kişiyle satım sözleşmesinin kurulması vekâlet sözleşmesinin
konusunu teşkil etmeyip, sadece taahhüt edilen hizmetin yerine
getirilmesinden ibarettir

Bu bakımdan, Yargıtay, âdi şirkette, ortaklara tahsis amacıyla
idarecinin edindiği taşınmazın mülkiyetini devir borcu için resmî
şekli gerekli görmemiştir. BK.nun vekâletle ilgili 386 vd. maddeleri
birlikte incelendiğinde, dolaylı vekâlet ilişkisinde vekilin
(idareci ortağın) müvekkil (diğer ortaklar) için kazandığı
taşınmazı BK 392 uyarınca müvekkile (diğer ortaklara) geçirme
borcu altında olduğu ve bu borcun vekâlet ilişkisinin yasal bir
sonucu bulunduğu ortaya çıkar. Bunun için de burada resmî şekilde
düzenlenmiş ayrı bir sözleşmeye gerek yoktur [Y1HD. 22.1.1974,
73/11654, 74/266: YKD, 1975/1, s. 46-48; Y13HD. 10.12.1981, 6331/8105:
YKD. 1982/9, s. 1286-1289].  

Bunun dava konusu olay çerçevesinde açıklaması şu şekildedir:
Şirket pay sahipleri arasında yapılmış olan dava konusu sözleşme
tarafları ilzam etmekte olup; projeyi alan taraf olan ............,
sözleşme gereği üstlendiği villaları/daireleri inşa ederek,
sözleşmede belirlenenleri proje dışı kalan davacıya teslim etmek
veya davacıya sözleşmede tanınan seçimlik hak uyarınca cezai
şartı ödemek zorundadır. Somut olayda, üzerinde inşaat yapılacak
taşınmazların mülkiyeti sözleşmenin tarafları olan ............
ve ............ adına değil, bu sözleşmeyle kurulmuş olan Adi
Ortaklığın temelindeki anonim şirket (KAS… AŞ)  adına tescil
edilmiştir. Aslında, bu kişiler ½ oranında hissedar oldukları ve
üzerinde inşaat yapmayı düşündükleri taşınmazları şirkete
devretmişlerdir. Dolayısıyla proje alan ............, söz konusu
taşınmazlar üzerinde inşaat yapılması hususunda yönetim kurulu
üyesi sıfatıyla Kastur A.Ş. adına hareket edecektir. İnşaat
tamamlandığında ise sözleşmede öngörülen villaların/dairelerin
mülkiyetinin ............’e devredilmesi hâlinde bu kişi  Kas…
AŞ’den ayrılacaktır. ............’in gayrimenkullerini alarak
şirketten ayrılması, KAS… A.Ş. yönünden “sermaye
azaltılması” anlamına gelecek, dolayısıyla proje dışı kalan
(davacı) tarafın ortaklıktan ayrılmasının yolu, TTK 329/I ’in de
izin verdiği üzere şirket sermayesinin azaltılması yoluyla  (TTK
396 vd.) gerçekleşmiş olacaktır.  ............, tarafların Adi
şirketteki ilişkisi çerçevesinde, Kas … A. Ş tüzel kişiliği
ile olan dava konusu sözleşme çerçevesinde gayrimenkul yapımı ve
bir kısmının davacıya verilmesi işini davacıya vekaleten yerine
getirecektir.

                   Taraflar arasındaki ilişki ticari bir ilişki
olduğundan, davacı proje dışı kalan tarafından seçilen
“tazminatın ödenmesi” seçeneğinde,  sözleşmede belirlenmiş
vade olan teslim süresi itibarıyla (31.12.2008) alacağın ticari
(avans) faizi ile ödenmesi gerekecektir.  

		III. İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ

			Yukarıda izah edildiği üzere,  villa/dairelerin inşa edileceği
taşınmazlar tarafların sermaye olarak satın alıp, Kas… A.Ş’ne
devrettikleri taşınmazlardır.  Taşınmazlar tapuda şu an dava
dışı görünen Kas … A.Ş. adına kayıtlıdır. Ancak işbu
davanın esası, Kas… A.Ş.’nin % 99’dan fazla hissesini elinde
bulunduran iki yönetici ortağının şirketin bundan sonra tabi
olacağını kararlaştırdıkları rejimi belirleyen sözleşmedir.
Dolayısıyla taşınmazlar üzerinde bu sözleşmenin amacından
farklı her hangi bir tasarrufta bulunulması, işbu davanın ve
sözleşmenin sonuçsuz kalmasına sebep olabileceğinden, tarafların
Kas … A.Ş’ne ait gayrimenkuller üzerindeki tasarruf yetkisinin
kısıtlanması ile davacı ve davalının birlikte imzası olmadan
taşınmazlar üzerinde hiçbir tasarruf işlemi yapılamaması
konusunda ihtiyati tedbir kararı verilerek, Ticaret Sicil
Memurluğu’na ve Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını
talep ediyoruz.

KANITLAR			: Ekte Örneği sunulan dava konusu sözleşme (EK 1), Tapu
kayıtları, Ticaret Sicil Memurluğu ile yapılacak Kas Tur A.Ş. hisse
durumunu gösterir yazışmalar, ihtarname

SONUÇ			: Açıklanan nedenlerle:

Talebimiz tensip aşamasında ele alınarak, Kas… A.Ş’ne ait
gayrimenkuller üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanması ile
davacı ve davalının birlikte imzası olmadan taşınmazlar üzerinde
hiçbir tasarruf işlemi yapılamaması konusunda ihtiyati tedbir
kararı verilerek, Ticaret Sicil Memurluğu’na ve Tapu Sicil
Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına;

Ekli 18.10.2006 tarihli sözleşmenin dava konusu sözleşme uyarınca
projenin 1. Etap inşaatı kapsamında yapılarak 31.12.2008 tarihi
itibariyle teslim  edilmesi gereken villa ve dairelerin (toplam 10 adet)
teslim süresine uyulmamasından dolayı sözleşmenin 4. Sayfasında
yer alan cezai şart tutarı olarak işbu cezai şart anlaşmasından ve
sözleşmeden doğan diğer haklardan doğan fazlaya dair haklarımız
saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin teslim tarihi olan
31.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile 
davalıdan tahsili ve tarafımıza ödenmesine; 

Yargılama ve tespit giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar
verilmesini saygıyla arz ederiz. 

Davacı Vekilleri