Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

                ANKARA 1. İŞ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE

DOSYA NO: 2014/ E.

(Cevap/Delil Sunan)

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVACI :Ali Kadri)

VEKİLLERİ :

T.KONUSU :Davaya karşı cevaplarımızın ve delillerimizin sunulması ile
haksız ve mesnetsiz açılan davanın REDDİNE karar verilmesi talebidir.

  DAVA DİLEKÇESİNDEKİ TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ‘... müvekkilinin davalıya ait
iş yerinde 15.10.1997-31.08.2013 tarihleri arasında Coğrafya Öğretmeni
olarak çalıştığını, son aylık ücretinin 2.400,00-TL olduğunu; iş akdinin
davalı okul tarafından davacının 60 yaşını doldurması dolayısıyla haksız
yere feshedildiğini, zira iş sözleşmesinde yaş haddine ilişkin bir
düzenleme olmadığını; haksız yere iş akdini fesheden davalı işverenliğin
ihbar tazminatı ödemediğini, aynı şekilde her yıl yenilenen sözleşmeye
bağlı olarak ödenmesi gereken 2013 yılı Temmuz ve Ağustos ayı
ücretlerini ödemediğini, ilaveten kıdem tazminatı hesabında okul
tarafından düzenli olarak sağlanan servis ücreti, 24 Kasım Öğretmenler
Günü İkramiyesi ve ek ders ücretinin dikkate alınmadığı, ayrıca tavan
aylık tutarının eksik tutulduğunu, davacının davalı okula başvurduğunu
ancak bir sonuç alamadığını, davacının kıdem tazminatı hesaplamasında ek
ders ücretinin dikkate alınmamasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
ek ders ücretini fazla çalışma gibi izah ettiğini ancak davalı
işverenliğin uygulamasında fazla çalışmanın akşam saat 18.00’dan sonrası
veya haftasonu yapılan etkinliği, kurs gibi faaliyetleri kapsadığını, ek
ders ücretinin ise ders verilse de verilmese de her ay düzenli ödenen
bir kalem olduğundan ücrete dahil olduğunu; davacıya imzalatılan
ibraname adındaki belgenin süreler ve usul açısından yasa ve Yargıtay
içtihatlarına aykırı olması nedeniyle makbuz niteliği taşıdığını..’
belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutmak
suretiyle, kısmi miktarlarda kıdem ve ihbar tazminatı ve fazla ücretin
tespit edilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAPLARIMIZ

Yukarıda kısaca özetlediğimiz haliyle dava konusu edilen taleplerin
yargılama aşamalarında toplanacak deliller doğrultusunda haksız ve
mesnetsiz olduğu ve netice itibariyle davanın reddi gerekeceği ortaya
çıkacaktır. Ancak öncelikle davalı Vakıf okullarında kurulan iş ilişkisi
ve uygulamaları belirtmek isteriz. Şöyle ki;

Davalı Vakıf okullarında her öğretmen için 5580 sayılı Özel Öğretim
Kurumları Kanunu çerçecesinde 1 (bir) yıllık belirli süreli iş
sözleşmesi yapılmaktadır. İşbu sözleşme gereği Vakıf tarafından her
öğretmene iş sözleşmesinin bitiminden önceki Mayıs ayı başında, bir
sonraki eğitim-öğretim yılında davalı Vakıf okullarında çalışmak isteyip
istemediğini soran matbu bir yazı sunulur. Aynı şekilde sözleşmesinin
çeşitli nedenlere bağlı olarak okul yönetimince yenilenmeyeceği
kararlaştırılan öğretmenlere de sözkonusu durum Haziran ayı sonunda
resmi olarak bildirilir. Ancak her iki durumda da sözleşmesinin bitim
tarihine kadar Okul, öğretmenin maşını ödemeye devam eder.

Ek olarak, 5580 sayılı Özel Öğrenim Kurumları Kanunu ve Yönetmeliği
çerçevesinde, davalı Vakıf Okulları’nda çalışan öğretmenlere bu
okulların dengi resmi okullardaki aylık ders ve ek ders düzenlemeleri
aynen uygulanmakta, ek olarak Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim
Kurumları Yönetmeliği’nin Sözleşme başlıklı 43. Maddesinin 3. Fıkrasına
göre ‘Okullarda yöneticilik, eğitim ve öğretim hizmeti yapanlara,
kıdemlerine göre (emekliler hariç) dengi resmî okullarda ödenen net
aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret
verilemez’ hükmü gereği, -davacı emekli olmasına reğmen- dengi resmî
okullarda ödenen net aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme
tutarının üzerinde ödeme yapılmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi okullardaki ders saati
uygulamsında, Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve
Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar’ın 5. maddesine göre genel bilgi ve
meslek dersleri öğretmenleri haftada 15 saat aylık ders
alabilmektedirler. Aylık 15 saatin üzerinde ders saati olanlara da aynı
Karar’ın 6. maddesinde ‘kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim
kurumlarında görevli olup, aylık karşılığı ders görevini tamamlayan
genel bilgi ve meslek dersleri öğretmenlerine 6 saati zorunlu olmak
üzere haftada 15 saate kadar alanlarında, alanlarında ek ders görevi
verilemeyen veya kısmen verilebilenlere, ihtiyaç halinde ve istekleri
üzerine alanları dışında da ek ders görevi verilebilir’ denilmektedir.
Davalı Vakıf Okulları da aylık 15 ders saati üzerinden ücret ile
öğretmenlerle belirli süreli iş sözleşmesi yapmakta, öğretmenlerin aylık
15 ders saatinin üzerinde görevlendirmeleri yahut derse girmeleri
halinde de -15 saate kadar- ek ders ücreti ödemektedir.

I.  Davacı öğretmen ile davalı Vakıf arasında her biri bir eğitim yılını
      kapsayan belirli süreli iş sözleşmesi akdedilmiştir.

Davacı yanın da kabulünde olduğu üzere davacı öğretmen, müvekkil Vakıf
lisesinde 15.10.1997 ile 31.08.2013 tarihleri arasında her yıl 4857
sayılı Kanun m.11/3’te bahsi geçen esaslı nedene dayanılarak yenilenen
belirli süreli iş sözleşmesi ile Coğrafya Öğretmeni olarak çalışmıştır.
Bilindiği üzere 5580 sayılı Özel Öğrenim Kurumları Kanunu’nun Özlük
Hakları ve Sorumluluklar başlığı altındaki 9. Maddesine göre Kurumlarda
çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile
kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az
bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikle belirtilen esaslara göre
yazılı olarak yapılır. (Ek-1- 15.10.1997 ile 31.08.2013 tarihleri
arasında imzalanan belirli süreli iş sözleşmeleri)

Belirli süreli iş akdinin yapılmasının objektif (esaslı) bir nedeni
varsa ve bu neden devam ediyorsa veya yeni bir objektif neden ortaya
çıkmışsa belirli süreli sözleşmeler yinelenebilir. Aynı şekilde, belirli
süreli iş akdinin kurulması yasa gereği ise, bunu izleyen zincirleme
sözleşmeler belirsiz süreli iş akdine dönüşmezler, belirli süreli
kalmaya devam ederler. Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9.
maddesinin 1. fıkrasına göre özel okul öğretmenleri ile belirli süreli
sözleşme yapılması zorunlu olduğundan, bu kişilerle zincirleme belirli
süreli sözleşme yapılması halinde dahi bu sözleşmeler belirsiz süreli iş
akdine dönüşmezler. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin aynı yöndeki
08.06.2012 tarih, 2011/10535 E. ve 2012/12767 K. Sayılı kararında aynen
‘... dosya içeriğine göre davalının işyerinde 5580 sayılı Kanun’un 9.
maddesinin 1. fıkrasına göre sınıf öğretmeni olarak çalışan davacının iş
sözleşmesi, devamsızlık nedeniyle feshedilmiştir. Davacı, 5580 sayılı
kanun kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi ile istihdam edilmiştir.
İş sözleşmesinin yenilenmiş olması, sözleşmenin belirli süreli
niteliğini değiştirmez...’ denilerek özel öğretim kurumlarında üst üste
yapılan belirli süreli iş sözleşmelerinin belirsiz süreli iş akdine
dönüşmeyeceğini karara bağlamıştır.(Ek-2- Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin
aynı yöndeki 08.06.2012 tarih, 2011/10535 E. ve 2012/12767 K. Sayılı
kararı)..

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Özel Şartlar başlıklı 6/f
maddesinde, sözleşmenin süresi sonunda kendiliğinden son bulacağı hüküm
altına alınmıştır. Ayrıca davalı Vakıf çalışanını mağdur etmemek adına,
sözleşmenin yenilenip yenilenmeyeceğini, sözleşmenin bitiminden önceki
Haziran ayı sonunda öğretmene yazılı olarak bildirmektedir. İhbar
önelleri belirsiz süreli iş sözleşmeleri için öngörülmüş olduğundan,
davacı da belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından ihbar tazminatı
talebi hukuken himaye edilemez. Müvekki Vakıf Okulları 24.06.2014
tarihinde davacının 60 yaşını doldurması nedeniyle kendisine kıdem
tazminatı ödenenerek sözleşmesinin yenilemeyeceğini bildirmiş;
04.09.2013 tarihinde de 46.363,05- TL tutarındaki kıdem tazminatını
Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nce yayımlanan
genelgedeki 2013 yılı kıdem tazminatı yıllık tavanı gözetilerek
ödemiştir. (Ek-3- Davacının kıdem tazminatının yatırıldığını gösterir
04.09.2013 tarihli banka dekontu)

II. Davacı ile davalı Vakıf Okulları arasında asıl ücret üzerinden
    belirli süreli iş sözleşmesi yapılmıştır.

Özel Öğrenim Kurumları’nda çalışan öğretmenlere, Milli Eğitim
Bakanlığı’na bağlı resmi okullarda çalışan öğretmenlerin sahip olduğu
asgari şartların sağlaması zorunluluğuna yukarıda kısaca değinmiştik.
Aynı şekilde müvekkil Vakıf Okulları’nda öğretmenlerin girmesi zorunlu
ders saatleri ile ek ders saatleri de Milli Eğitim Mevzuatı çerçevesinde
ve MEB’e bağlı resmi okullara paralel olarak düzenlenmektedir. Bu
bağlamda MEB’e bağlı resmi okullar ile müvekkil Vakıf Okulları’ndaki
düzenlemeyi kısa açıklama gereği hasıl olmuştur;

Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders
Saatlerine İlişkin Karar ile Bakanlık ‘aylık ders ücreti’ ile ‘ek ders
ücreti’ ayrımına gitmiştir. Kararda genel bilgi ve meslek dersleri
öğretmenlerinin haftada 15 saat ders okutmakla yükümlü oldukları hüküm
altına alınırken; kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim kurumlarında
görevli olup, aylık karşılığı ders görevini tamamlayan genel bilgi ve
meslek dersleri öğretmenlerine 6 saati zorunlu olmak üzere haftada 15
saate kadar alanlarında, alanlarında ek ders görevi verilemeyen veya
kısmen verilebilenlere, ihtiyaç halinde ve istekleri üzerine alanları
dışında da ek ders görevi verilebilir denilmektedir. (Ek-4- Milli Eğitim
Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin
Karar)

Müvekkil Vakıf da bu karar çerçevesinde emekli olduktan sonra Vakıf
Okullarında çalışmaya başlayan davacı öğretmen ile 15 saat aylık derse
girmesi karşılığı alacağı ücret üzerinden sözleşme yapmıştır. Davacı 15
saatin üzerinde bir çalışması söz konusu olduğunda da kanunen 15 saate
kadar ek ders yapabilmekte ve ek ders karşılığı ücretini alabilmektedir.
Yani davacı öğretmen -derse girse de girmese de- aylık ders ücreti
üzerinden maaş almaktadır; 15 saatin üzerinde derse girmesi halinde de
ek ders ücreti almaktadır. Bu bakımdan ek ders süreklilik arz etmemekte,
öğretmenin aldığı izin, rapor, haftanın veya ayın eksik ve fazla çeken
günlerine göre değişiklik arz etmekte, sabit bir ödemeye
bağlanamamaktadır. ( Ek-5- Yargıtay 9. HD 07.02.2001 tarih ve 2000/18321
E. ve 2001/1995 K. Sayılı Ek Ders Ücretine İlişkin Kararı)

İlaveten, davacının maaşı aylık ders ücreti ve bu saati doldurduğunda
aldığı ek ders ücreti olmak üzere iki ayrı bordro ile ödenmektedir.
Benzer şekilde MEB’e bağlı resmi okullarda da ek ders aylık ders ücreti
olarak değerlendirilmemekte, öğretmenlerin maaş kalemine
yansıtılmamaktadır. Burdaki en önemli husus ek ders uygulamasının fazla
çalışma olarak kabul görmesidir. Zira ek ders ücreti sadece okulların
açık olduğu süre boyunca (10 ay) ve salt maaş karşılığı girilen aylık 15
saat ders saatinin üzerinde okulda bulunulması halinde ödenen bir
ücrettir. Her ne kadar davacı ek ders ücretinin fazla mesai
sayılmayacağını, fazla çalışmanın yalnızca akşam saat 18.00 sonrası veya
haftasonu yapılan etkinlik, kurs gibi faaliyetleri kapsadığını iddia
etse de; yukarıda da açıkladığımız üzere öğretmenler, 15 saat aylık ders
ücreti, bunu aşan çalışması var ise 15 saate kadar ek ders ücreti ve
toplamda 30 saati aşan bir çalışma (haftasonu sınav/kurs) söz konusu ise
kurs/sınav ücreti almaya hak kazanırlar ve bu kalemler ayrı ayrı
bordolandırılır.

Ayrıca davacı yanın ileri sürdüğü ‘öğretmen derse girse de girmese de ek
ders ücreti almaktadır’ iddiası dayanaktan yoksun, afaki bir iddiadır.
Şöyle ki, davacı ile 15 saat aylık ders, 15 saat ek ders olmak üzere
toplamda 30 saatlik bir sözleşme imzalanması, yasal zorunluluktur. Aylık
ders ücreti ve ek ders ücreti ayrımını çok iyi bilen karşı taraf
davacının sözleşmesinde de açıkça aylık ücret karşılığı saat ile ek ders
karşılığı saat ayrımına gidilmiştir. Bu şekilde öğretmen aylık ücret
karşılığı maaşını almakta, bu çalışmasını aşan durumlarda da 15 saate
kadar ek ders ücreti almaktadır. Başka bir deyişle, Öğretmen 15 saat
dersin üzerine girdiği ders saati ya da katıldığı etkinlik saati kadar
ek ders ücretine hak kazanır ve bu çalışmalar ve dersler yasal mevzuat
çerçevesinde 30 saati aşamaz. Yani öğretmen ancak ve ancak ders ya da
bir etkinliğe fiilen katılması halinde ek ders ücreti almaya hak
kazanacaktır. Sonuç olarak; öğretmenin fiilen bir katılımının sözkonusu
olduğunda hak edeceği ve süreklilik arz etmeyip değişkenlik gösteren ek
ders, bir maaş kalemi değildir; dolayısıyla kıdem tazminatı hesabına
dahil edilemez.

Ekte sunulan davacıya ait haftalık ders programında davacının toplamda
20 saat derse girdiği, ilave olarak 2 saat okuldaki IB sınıflarında
derse girdiği görülmektedir. Kalan sürelerde de öğrencilere takviye
niteliğinde ders dışı çalışma ve rehberlik faaliyeti göstermekte ve bu
nedenle ek ders ücreti alabilmektedir. (Ek-6- Davacıya ait haftalık ders
programı)

Görüldüğü üzere, davacının ek ders ücretinin esas ücrete dahil edilmesi
talebi hiçbir mevzuatta ve uygulamada karşılığını bulmadığı gibi, bu
iddianın ne resmi okullarda ne de diğer özel öğrenim okullarında hiçbir
uygulama alanı, emsali bulunmamaktadır.

III. Müvekkil Vakıf Yönetim Kurulu Kararı ile Vakıf Okullarında Çalışma
     Yaş Haddi 60 Olarak Belirlenmiştir.

Her ne kadar davacı dilekçesinde taraflar arasında akdedilen sözleşmede
Vakıf okullarında çalışma yaş sınırı olmadığını belirtmişse de, Vakıf
Yönetim Kurulu ilk olarak 28.05.2007 tarihli toplantısında 1947 doğumlu
öğretmen ve idaricilerin sözleşmesinin yenilenmeyeceğini karara
bağlamıştır. 28.05.2007 tarih ve 734 sayılı toplantı zaptında ‘gelişen
ve değişen çağımız koşullarının öğretmen, öğrenci ve veli ilişkilerinin
canlı, hareketli ve daha yoğun yaşanmasını gerektirdiği; eğitim
biliminde de hızlı gelişmeler yaşandığını, gerek öğretmen, öğrenci ve
veli arasında daha dinamik ilişkilerin sağlanması, gerek hızla değişen
eğitim teknolojilerinin yakalanması gerekliliği nedeniyle Vakıf
okullarında görev yapan Genel Müdür, Okul Müdürleri, Genel Müdür
Danışmanları ve Yönetim Kurulu Danşmanları hariç olmak üzere 1947
doğumlu ve daha büyük yaşlardaki öğretmen ve idarecilerin
sözleşmelerinin yenilenmemesi’ hüküm altına alınmıştır.

Yine müvekkil Vakfı Yönetim Kurulu’nun 23.06.2009 tarih ve 792 sayılı
toplantısında da ‘Vakfımız Okullarına görev yapan idareci ve
öğretmenlerimizden 2009-2010 eğitim-öğretim yılı ve takip eden eğitim
öğretim yıllarınan 60 yaş ve üstü olanların sözleşmesinin
yanilenmemesine ve uygulamanın bu konuya ilişkin ikinci bir karar
alınıncaya kadar bu şekilde yürütülmesi hususunda Genel Müdürlüğün
yetkilendirilmesine’ karar verilmiştir. Vakıf Yönetim Kurulu’nun
30.03.2010 tarihli toplantısında ise bir önceki karara ekleme yapılması
yönünde karar alınarak bahsi geçen karara ‘öğretmen 60 yaşını
doldurduğunda sözleşmesi yenilenmez. Belirtilen yaş sınırı için
öğretmenin, öğretmenliğe başladığı tarihteki nüfus kaydında yazılı doğum
tarihi esas alınır’ şeklindeki ifadenin eklenmesi kararlaştırılmıştır.
Gerçekten, hızla gelişmekte olan bilgi teknolojileri, içinde olduğumuz
teknoloji çağının olmazsa olmazı olan elektronik cihazların kullanılıp,
program ve yazılımların uygulanması gerekliliği ve diğer okullarla
rekabet etme zorunluluğu karşısında böyle bir uygulamaya gidilmesi
mevcut şartlar gereğidir. Kaldı ki bu şekilde sözleşmesi yenilenmeyen
davacının 2007 yılından beri okulun süregelen yaş haddi uygulamasından
haberi vardır. Bu bağlamda tüm hakları kendisine ödenen ve hiçbir
şekilde mağdur edilmeyen öğretmenin iddiları asılsızdır. ( Ek-7- TED
Ankara Koleji Vakfı Yönetim Kurulu Kararları)

IV. Davacı, Müvekkil Vakıf tarafından ‘YAZ HARÇLIĞI’ olarak belirlenen
    Temmuz ve Ağustos ayı ödemelerini hak etmemektedir.

Davacının iddialarına cevap vermeden önce açıklamak gereği duyduğumuz
bir diğer husus da Vakıf Okulları bünyesinde çalışan öğretmenlere
verilen yaz harçlığının Milli Eğitim mevzuatı dışında kalan bir konu
olduğudur. Şöyle ki, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları
Yönetmeliği’nin Sözleşme başlıklı 43. Maddesinin 3. Fıkrasında aynen
‘Okullarda yöneticilik, eğitim ve öğretim hizmeti yapanlara, kıdemlerine
göre (emekliler hariç) dengi resmî okullarda ödenen net aylık ile sosyal
yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemez.’ Yine
İlköğretim ve Eğitim Kanunu m.43’e göre İlköğretim okulların yaz tatili,
sınavların bitimi tarihinden yeni öğretim yılının başına kadar sürer;
Öğretmenler, yaz tatili içinde aralıksız iki ay izinlidirler. Ek olarak
MEB Yönetici Ve Öğretmenlerin Ders ve Ek ders Saatlerine İlişkin
Karar’ın 8. Maddesinde öğretmenlere yarıyıl ve yaz tatillerinde ancak
fiilen görevlendirilmeleri halinde ek ders ücreti verileceği hüküm
altına alınmıştır. Dolayısıyla resmi okullarda öğretmen, şayet okulda
bulunarak fiilen bir görev yerine getirmiyorsa, ek ders ücreti almaya
hak kazanmaz.

Ancak, Vakıf okullarında görev yapan öğretmenler arasında bir sonraki
yıl için sözleşmesi yenilenenlere bir sonraki yıla teşvik amacıyla yaz
harçlığı verilmesi uygulaması vardır. Bu uygulama ile bir sonraki
öğretim yılı için sözleşmesi yenilenenlere, yaz tatilinde ek ders ücreti
almamaları nedeniyle, öğretmenlere moral ve motivasyon sağlamak
amacıyla, ilerisi için emsal teşkil etmemek ve kazanılmış hak olarak
değerlendirilmemek üzere Temmuz ve Ağustos aylarında, öğretmenlerin
ünvanlarına göre yaz harçlığı ödenmektedir.

Müvakkil Vakıf Okulları tarafından yalnızca bir sonraki eğitim-öğretim
yılında görev yapacak öğretmenlere tanınan bu ayrıcalık, kanun,
yönetmelik yahut sözleşme gibi başkaca hiçbir yazılı kaynakta yer
almamaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, Vakıf Okulları’nın
eğitimden elde ettiği karın yine eğitimin teşviki için harcama
zorunluluğunun bulunmasıdır. Gerçekten kaynaklarını eğitim ve öğretim
için kullanmak zorunda olan müvekkil Vakıf Okullarının, eğitimin
özendirilmesi için yaptığı bu uygulamadan, kurumdan ayrılan
öğretmenlerin de istifade etmesi Vakfın kuruluş amacına aykırılık arz
etmektedir. Ayrıca bir sonraki yıl Müvekkil Vakıf Okullarında çalışmaya
devam edecek öğretmenlerin yeni eğitim-öğretim yılına başlarken moral ve
motivasyonunun yüksek tutulması da hedeflendiği için verilen bu
harçlığın, okuldan ayrılacak bir öğretmene verilmesi yaz harçlığı
uygulaması mantığına ters düşmektedir.

V.  Davacını kıdem tazminatına esas alınan kalemlerde bir eksiklik
    yoktur;

Davacı kıdem tazminatı hesabında okul tarafından düzenli olarak sağlanan
servis ücreti, 24 Kasım Öğretmenler Günü İkramiyesi ve Ek Ders ücretinin
yansıtılamadan kendisine ödendiğini ileri sürmektedir. Ek dersin bir
ücret kalemi olmadığı, öğretmenin iş sözleşmesinin yasal 15 saatlik ders
karşılığı ücret ile yapıldığını, işbu 15 saat çalışmasının üzerinde bir
çalışması söz konusu olduğunda ek ders ücreti alabileceğini yukarıda
açıklamıştık.

Davacının kıdem tazminatına eklenmesi talep edilen kalemlerden
Öğretmenler Günü İkramiyesi ise bir defaya mahsus olmak üzere davalı
Vakıf Okullarında çalışan öğretmenlere verilmiştir. Yerleşik Yargıtay
içtihatları doğrultusunda, bir defaya mahsus verilen ikramiyenin kıdem
tazminatı hesabına katılmayacağı tartışma götürmeyecek kadar açıktır.

Müvekkil Vakıf Okulları, çalışanlarının işe geliş ve gidişlerini kendi
araçları ve istihdam ettiği şoförleri ile sağladığından ve bu hizmete
ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığından talep edilen servis ücreti
davacının kıdem tazminatına yansıtılmamıştır.

Bilindiği üzere kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında, çıplak
ücretine ek olarak işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi
mümkün sözleşmeden ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde
bulundurulmaktadır. Müvekkil Okulların İncek Yerleşkesi’ne taşınmasından
sonra personelin okula ulaşımı konusunda zorluklar yaşandığından, Okul
kendi servis araçlarını satın almış ve yine kendi şoförleriyle
çalışanların ulaşımını sağlamaya başlamıştır. Servis hizmeti, tamamen
Kurum’un kendi araçları ve personeli ile sağlandığından, araçların
yalnızca semtlere servis yapmadıkları, gün içinde başkaca işler için de
tahsis edilmeleri söz konusu olduğundan, ilaveten her semte servis
olmadığından sağlanan menfaatin para ile ölçülebilmesi mümkün değildir;
dolayısıyla davacının kıdem tazminatına yansıtılmamıştır.

Sonuç olarak; davacı ile Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği çerçevesinde
aylık 15 ders saati ücreti üzerinden belirli süreli iş sözleşmesi
yapılmış, süresi hitamında da davacıya sözleşmesinin yenilenmeyeceği
bildirilerek sözleşmede yazılı tutar üzerinden kıdem tazminatı
hesaplanarak kendisine ödenmiştir. Hatta söz konusu yönetmelikte
emeklilerin istisna tutulmasına rağmen davacıya diğer öğretmenlere
ödenen maaşın altında bir ödeme dahi yapılmamıştır. Davacının ek ders
ücretinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması talebi ise eşi
benzeri görülmemiş bir iddia ve talep olup yasal ve uygulanmakta olan
hiçbir dayanağı yoktur. Yine Vakıf Okulları ile sözleşmesi devam eden
öğretmenleri özendirme amacıyla verilen yaz harçlığının, iki ay boyunca
okulda dahi bulunmayan davacı tarafından talep edilmesi, Vakfın eğitimi
teşvik ve özendirme amacına aykırılık arz etmektedir. Yine bir defaya
mahsus verilen Öğretmenler Günü ikramiyesi süreklilik arz etmediğinden;
okula ulaşım da okula ait araç ve okul personeli şoförler ile
yapıldığından yani para ile ölçülebilir bir menfaat olmadığından bu
kalemlerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alnıması mümkün değildir.
Benzer şekilde süresi hitamı sonunda müvekkil Vakıf Okulları tarafından
tüm yasal hakları ödenmek suretiyle sona erdirilen sözleşmenin haksız
fesih anlamı taşıdığı iddiası hukuken himaye edilemez bu nedenle açılan
davanın reddi gerekmektedir.

  DELİLLERİMİZ

Başkaca delil ve tanık bildirme haklarımız, davacı tarafça bildirilecek
delil ve tanıklara, yargılama aşamalarında ortaya çıkacak yeni durumlara
yönelik delil ve tanık bildirme haklarımız saklı kalmak üzere
delillerimizi sunuyoruz;

1.  15.10.1997 - 31.08.2013 tarihleri arasında imzalanan belirli süreli
    iş sözleşmeleri

2.  Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin aynı yöndeki 08.06.2012 tarih,
    2011/10535 E. ve 2012/12767 K. Sayılı kararı

3.  Davacının kıdem tazminatının yatırıldığını gösterir 04.09.2013
    tarihli banka dekontu

4.  Yargıtay 9. HD 07.02.2001 tarih ve 2000/18321 E. ve 2001/1995 K.
    Sayılı Ek Ders Ücretine İlişkin Kararı

5.  Davacıya ait maaş ve ek ders bordroları

6.  Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek ders
    Saatlerine İlişkin Karar

7.  Davacının emekli olduktan sonra davalı Vakıf Okullarında Çalışmaya
    başladığını gösteren yazı

8.  Gerekli görülmesi halinde Milli Eğitim Bakanlığı’na Müzekkere
    yazılması

9.  Tanıklar (Tanık isim ve adresleri bilehare bildirilecektir)

10. Bilirkişi incelemesi

HUKUKİ NEDENLER: 4857 sayılı İş Kanunu, 5580 sayılı Özel Öğrenim
Kurumları Kanunu, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları
Yönetmeliği, 6100 sayılı Hukuk Muhalemeleri Kanunu

SONUÇ ve İSTEM :Yukarıda sunulan nedenlerle, davaya cevaplarımızı ve
delillerimizi sunuyor; haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın
REDDİNE, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine
karar verilmesini vekâleten saygılarımla arz ve talep ederim. 26.03.2014

  Davalı Vakıf Vekili

EKLERİ

1.  15.10.1997 - 31.08.2013 tarihleri arasında imzalanan belirli süreli
    iş sözleşmeleri ve ücret bordroları

2.  Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin aynı yöndeki 08.06.2012 tarih,
    2011/10535 E. ve 2012/12767 K. Sayılı kararı

3.  Davacının kıdem tazminatının yatırıldığını gösterir 04.09.2013
    tarihli banka dekontu

4.  Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders
    Saatlerine İlişkin Karar

5.  Yargıtay 9. HD 07.02.2001 tarih ve 2000/18321 E. ve 2001/1995 K.
    Sayılı Ek Ders Ücretine İlişkin Kararı

6.  Davacıya ait (.......) Vakfı Özel Lisesi 2012/2013 Öğretim Yılı
    Haftalık Ders Programı