Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          YARGITAY İLGİLİ HUKUK DAİRESİ’NE

Gönderilmek Üzere

ANKARA ……... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO : 2010/……….E-2015/……….. K

TEMYİZ EDEN

DAVACILAR :Küçük ………………..’ya velayeten kendi adına asaleten;

  1-………………….

  2-………………………

VEKİLİ : Av. ………………………

DAVALI : ……………………….

VEKİLİ : Av. ……………………

KONU : Gerekçeli temyiz talep ve itirazlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR :

Yukarıda esas numarası ve tarafları yazılı bulanan, haksız fiil
sebebiyle manevi tazminat davasının yapılan yargılaması neticesinde
verilen karar, miktar yönünden yasalara, maddi gerçekliğe ve hakkaniyete
aykırı olup, aşağıda açıkladığımız maddi ve hukuki gerekçeler
doğrultusunda yerel mahkeme kararının temyiz itirazlarımız doğrultusunda
BOZULMASI yönünde hüküm kurulmasını talep ediyoruz.

I-YEREL MAHKEMECE DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMİŞTİR. FAKAT
MÜVEKKİLLERİM LEHİNE HÜKMEDİLEN TAZMİNAT MİKTARI HAKKANİYETE AYKIRIDIR.

Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse, kendisine
manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Zarar görene ödenecek bir
miktar para, belli bir oranda da olsa huzur ve rahatlama duygusu
yaratacaktır. Her ne kadar kişi varlığındaki eksilmenin para ile
ölçülmesi olanaksız ise de, eksiltilen veya yok edilen değerin yerine
yeni bir değer konularak kişi varlığındaki azalma onun malvarlığı
çoğaltılarak ve zarar verenin malvarlığı azaltılarak bir denge sağlanmış
olacaktır.

Temyiz ettiğimiz işbu dosya kapsamında, davalı yan, haksız eylemlerini
müteaddit kez tekrarlamış, müvekkillerimin çevresine karşı küçük
düşmesine sebep olup huzur ortamını bozarak manevi zarara uğramalarına
sebep olmuştur. Davalının haksız ve hukuka aykırı eylemlerinin müvekkil
davacılar açısından yarattığı manevi zararların giderilmesi amacıyla,
Ankara …… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/…….. E. Sayılı dosyası ile
tazminat davası açılmış ve açılan dava neticesinde müvekkiller lehine
tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Ancak, davalı gerek mahkeme
nezdinde, gerekse günlük yaşantıda sözlü, yazılı ve görüntülü olarak
hakaret, küfür ve ağır sözler içeren tavır ve davranışlarını devam
ettirmiş, bu sefer de davacı müvekkillerin bağlı olduğu meslek oda
kuruluşlarına, müzik derneklerine müvekkiller hakkında hakaret boyutunu
aşan mailler göndermiş, müvekkilleri iş çevresinde küçük düşürmüştür.
Davalının bu haksız fiilleri sebebiyle Ankara Sulh Ceza Mahkemesi’nin
2009/…….. E sayılı dosyasıyla kamu davası açılmış, ancak mahkemenin
kapatılmasıyla bu dosya Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/…….
Esasına kaydedilmiştir. Bahsi geçen davada mahkemece verilen 20.10.2014
tarih ve 2014/……… Sayılı karar ile davalının beyanlarının hakaret suçunu
oluşturduğu sabit görülerek davalı cezalandırılmış ve hüküm
kesinleşmiştir.

Davalı yan, ceza yargılamasına konu bu eylemleri ile davacı küçük …………
adına “………………….. .com” adresli bir WEB sitesi kurmuş ve bu sitede “…………
adlı yetenek ve kapasite olarak vasat, mimik ve hareketleriyle rahatsız
edici ve itici” diğer müvekkiller anne-baba hakkında da “cahil ve kötü
kalpli anne-baba …….. çiftinin ürünü” şeklinde ifadeler kullanmıştır. Bu
ifadeleri ve çeşitli hakaret ve tehdit içeren mailleri, müvekkil
davacıların bağlı oldukları meslek kuruluşlarına, derneklere ve müzik
derneklerine göndermiştir. Davalı tarafın eylemlerine ara vermeden devam
etmesi, müvekkillerin gerek mesleki gerekse özel hayatları yönünden
manevi zarara uğramalarına sebebiyet vermiştir. Davalı yanın haksız ve
hukuka aykırı bu eylemleriyle müvekkillerimi manevi zarara uğratmasının
yanında müvekkillerimin ekonomik geleceğini sarstığı hususu da izahtan
varestedir.

Tüm bunlar dikkate alınarak belirlenecek manevi tazminat miktarında
yalnızca tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının soruşturulması
yeterli değildir. Zararın etkisi bakımından müvekkillerin sıfatı ve
işgal ettikleri makam da dikkate alınmalıdır. Müvekkillerden ……………
başarılı bir cerrah, anne ……………….. sağlık alanında başarı kazanmış tıbbi
teknolog, küçük ……………… da küçük yaşına rağmen müzik çevresinde kendine
yer edinmiş ………………….. çalan bir sanatçı adayıdır.

Manevi tazminat miktarı belirlenirken; müvekkillerime karşı işlenen
suçun kasten işlenmesi, davalının sabıkalı oluşu, eylemin sesli, yazılı
ve görüntülü ileti ile işlenmesi, daha önceden benzer eylemleri tekrar
etmiş oluşu dikkate alınmalıdır. Ayrıca suç oluşturan bu eylemin
müvekkillerin sosyal çevresinde ve özel yaşantılarında yarattığı etkinin
derecesine göre bir değerlendirme yapılarak hükmedilecek tazminatın
caydırıcı etkisi de göz önünde bulundurulmalıdır.

Tarafların yalnız sosyal ve ekonomik durumlarına göre değil, onların
kişisel özelliklerine, eğitim ve kültür düzeylerine, davranış
biçimlerine, özyapılarına ve davalının suç işleme eğilimine dikkat
edilerek, zarar göreni “yatıştırıcı” zarar vereni “caydırıcı” bir manevi
tazminat tutarı belirlenmesi gerekirken Yerel Mahkeme’nin yazılı şekilde
hüküm kurması hatalı olmuştur.

Yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda, hâkimin hukuk ve adalete uygun
karar vermesi gerekir. Takdir edilecek tazminat miktarı, zarara uğrayan
kişilerde elde edilmek istenilen tatmin duygusunu ve manevi huzuru
doğurmayı gerçekleştirecek, zarar veren açısından da caydırıcılığı
sağlayacak kadar olmalıdır.

Davacı müvekkiller lehine her bir davacı için 1500’er TL olmak üzere
toplam 4500 TL olarak hükmedilen manevi tazminat miktarı, yukarıda
açıkladığımız nedenlerle müvekkillerimin uğradığı manevi zararı
karşılayacak nitelikte olmadığı gibi davalı yan tarafından da manevi
tazminatın caydırıcılık işlevini yerine getiremeyecek niteliktedir. Bu
sebeplerle hakkaniyete uygun olarak hükmedilmeyen ve caydırıcı nitelik
taşımayan yerel mahkeme kararının tazminat miktarı yönünden BOZULMASI’NI
talep ediyoruz.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz edilen ve Yüksek Mahkemenizce de re’sen göz
önünde bulundurulacak nedenlerle; temyiz gerekçelerimizin kabulü ile
Ankara ………. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/……….. E-2015/…….. K sayılı
kararının temyiz itirazlarımız doğrultusunda BOZULMASINA karar
verilmesini, saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. 14/05/2015

Davacılar Vekili

Av. …………………………………