Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          BAKIRKÖY 23. İŞ  MAHKEMESİ 

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

	

									2010/… E.

DAVACI	                    :   

………………Esenler/İSTANBUL

VEKİLİ                             :  ……………………….    
                

			     	 		……………

DAVALI                           : ……………………

			         …………….

VEKİLİ                             :  ………………..

                     			

KONU		        :Yargılamaya konu davaya ilişkin ek beyanlarımız
hakkındadır. 

AÇIKLAMALAR             : 

	30/09/2013 tarihinde yaşanan elim hadise sonucu gerçekleşen uzuv
kaybına ilişkin olarak müvekkilimin ……………….. HASTANESİ
BAŞTABİPLİĞİ’nce tanzim edilen 07.11.2014 tarihli sağlık kurulu
raporunda ( 6277137-7336-07.11.2014/SAĞ. KRL.-6277137): “Tek parmak
(tam) (kısmi) diğer travmatik ampütasyonu  (DOMİNANT ELDE TOPLAM 4
FALANKS YOKLUĞU YADA YOK HÜKMÜNDE OLMASI) ”  demek suretiyle
askerliğe elverişli olunmadığını açıkça belirtilmiş
bulunmaktadır.  Henüz ömrünün yirminci yılını yaşayan kazazede
müvekkil, işverenin keyfi uygulamaları, iş sağlığı ve
güvenliği hususunda üzerine düşen yükümlülüğü yerine
getirmemesi dolayısıyla ömrünün geri kalanını uzuv eksikliğini
hissederek yaşayacak ve temel ihtiyaçlarını dahi tek başına
karşılayamaz halde hayatına devam etmeye mecbur olacaktır. 

P

†

h

P

†

„ 

^„ 

 eksiltilerek bir denge sağlanmış olacaktır. Ayrıca 22/06/1966 gün
7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda benimsenen ve
Yargıtay’ın çoğu kararında yinelenen hususta “ hükmedilecek
manevi tazminatın bir sadaka niteliği taşımasından sakınılması
ve buna karşılık da tatmin işlevini yerine getirip zarara uğrayanda
bir huzur hissi, bir tatmin duygusu yaratması gerektiği”ni
vurgulamıştır.

	Ayrıca bu hususta manevi tazminatın telafi ve tatmin amacı yanında
“caydırıcılık” ölçütünü de göz önünde bulundurmak
gerekir. İşverenlerin keyfi uygulamalarla işçilerin hayatını
karartmamaları için takdir edilecek manevi tazminat miktarının
caydırıcı etkiye sahip olması gerektiği kanaatindeyiz. Nitekim
görüşümüze paralel olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: “Manevi
tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından
çıkarılarak CAYDIRICILIK unsuruna da ağırlık verilmektedir.
Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı
yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin
duygusu yanında CAYDIRICILIK uyandıran oranlarda manevi tazminat
takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin
önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler
gözetildiğinde, aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın
yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir
değerin gidermesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir
parça olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı
da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla
CAYDIRICI olabilmektir.” (HGK.23.06.2004, E.2004/13-291 –
K.2004/370)  demek suretiyle takdir edilecek manevi tazminatın işveren
için caydırıcı etkiye sahip olunmasına dikkat edilmesini
vurgulamıştır.

NETİCE-İ TALEP             :   Yukarıda arz ve  izah edilen
nedenlerle; yaşanan ve yaşanacak olan mağduriyetin giderilmesi
adına, bu hususun takdir edilecek maddi ve manevi tazminat miktarında
nazar-ı itibara alınmasını  saygı ile bilvekale arz ve talep
ederim. 02/12/2014 

      	                              						   Davacı Vekili

							………………………………………

EK 1: Kasımpaşa Asker Hastanesi Baştabipliği’nce tanzim edilen 
…………….. tarih ve ……………. sayılı Sağlık Kurulu
raporu.