Bütün evraklar
Giriş yap
Kayıt ol

          ANKARA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ’NE

D. KONUSU		: Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, hak
kazanmış olduğu halde Davacı Müvekkile ödenmeyen malullük
aylığının, Müvekkilin Kuruma başvuru tarihi olan 10.12.2003
tarihinden malullük aylığının bağlanma tarihi olan 01.03.2009
tarihine kadar ödenmesi talebinden ibarettir. 

HARCA ESAS DEĞER: 1.000,00-TL

AÇIKLAMALAR	:

	Davacı Müvekkil, Davalı Kurumun ………….tarihinden beri
…………….nolu Bağ – Kur sigortalısıdır. Davacı Müvekkil
çalışmakta iken Askerlik sürecinin başlaması üzerine yani sevk
eri iken, yapılan rutin muayene sırasında rahatsızlığından
şüphe duyularak İstanbul Fatih Askerlik Şubesi tarafından
Kasımpaşa Deniz Hastanesi’ne sevk edilmiştir. İsmi geçen
hastanede yapılan tetkikler neticesinde 1792/9.6.2000 tarihli raporla
Müvekkil 1 yıl sevk geciktirmesine tabii tutulmuştur. Davacı
Müvekkil 1 yıllık sevk geciktirmesinin süresi sona erdikten sonra bu
kez Siirt Askerlik Şubesi tarafından Diyarbakır Askeri Hastanesine
sevk edilmiş ve bu hastanede de yapılan muayene ve tetkik sonucunda
08.06.2001 tarihinde düzenlenen raporla “Askere Elverişli
Değildir” kararı verilmiştir. 

	Yukarıda bahsi geçen durumlar sonrasında, Davacı Müvekkil malulen
emekli olabilmek için Kanun tarafından belirlenen 5 yıllık
sigortalılık süresini tamamlamış ve malulen emekli olabilmek adına
Davalı Kuruma 10.12.2003 tarihinde dilekçe ile başvurmuştur. Ancak
Davalı yan (Devredilen Bağ – Kur) Müvekkilin bu talebini
reddetmiştir. Şöyle ki; 

Müvekkilin talebi sonrasında, Müvekkil öncelikle Kurum tarafından
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilmiştir. Söz
konusu sevk sonrasında Müvekkil hakkında düzenlenen 18.12.2003
tarihli Sağlık Kurulu Raporunda “Kronik Böbrek Yetmezliği”
olduğu belirtilmiştir.

Daha sonra Kuruma bu rapor yetmemiş olacak ki, bu kez de yine
Müvekkilden ilk kez diyalize girdiği yerden onaylı epikriz raporu
alması istenmiş, Müvekkilde bu talep üzerine Damla Diyaliz
Merkezinden 27.02.2004 tarihinde ilk kez 03.02.2001 tarihinde diyalize
girdiğine dair onaylı epikriz almıştır. Ayrıca bu noktada Sağlık
Kurulu Raporundan ve Askeri Hastaneden alınan rapordan da açıkça
görüleceği üzere Davacı Müvekkilin talep tarihinden önce sadece 4
aydır diyalize girdiği açıktır.  

Ancak belirtilen tüm bu hususlara rağmen Davalı Kurum 17.03.2004
tarihinde Davacı Müvekkilin talebini “sigortalının raporunda
belirttiği hastalığın Kurumumuza sigortalı oluş tarihinden önce
de mevcut olduğu tespit edildiğinden (1479 S.K. 28/2 maddesi
gereğince)” denilerek maluliyet talebinin reddine karar vermiştir. 

Söz konusu ret kararından sonra Davacı Müvekkil 28.06.2004 tarihinde
Kuruma itiraz etmiş, Kurumda itiraz üzerine Müvekkile ait evrakları
29.12.2004 tarihinde Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu’na
göndermiş, ancak Yüksek Sağlık Kurulu da başka hiçbir araştırma
yoluna gitmeden Müvekkilin talebini   “Kurum verilen ret kararının
yerinde olduğunu” belirterek, yapmış olduğunu itirazını yine
reddetmiştir. Ancak daha sonra her nasıl olduysa Kurum işbu ret
olayından sonra 01.03.2009 tarihinde Müvekkile malullük aylığı
bağlamış, ancak bağlanması gereken süreçte de Müvekkil mağdur
edilmiştir.  

Ayrıca yine her ne kadar Davalı Kurum tarafından gerekçe olarak
sadece sigortalılık başlangıç tarihinde rahatsızlığının
bulunduğu iddia edilmişse de; 

4958 sayılı kanunda belirtilenlere göre:

          - MADDE 33; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 53 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.   

Kimlerin malûl sayılacağı 

␃愃̤摧ㆍ_

.

8

X

d

 

  

ሀMadde 53.- A) 1- a) Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun
sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi
sonucu çalışma gücünün en az 2/3'ünü yitirdiği, 

b) 34 üncü madde gereğince yapılan tedavi sonunda Kurum sağlık
tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek usulüne uygun rapor ve
dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en
az 2/3'ünü yitirdiği, 

c) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma
gücünün en az % 60'ını yitirdiği, 

Kurumca tespit edilen sigortalı malûllük sigortası bakımından
malûl sayılır. 

2- Meslek hastalığı sonucu, meslekte kazanma gücü azalma oranının
tespiti Kurumun meslek hastalıkları hastanelerince yapılır. 

	Hükümleri uyarınca Müvekkilin maluliyetini gerektirecek derecede
rahatsızlığının mevcut olduğu Kurum tarafından kabul edilmiştir.


	Sosyal Güvenlik hakkı, bireylerin geleceğe güvenle bakmalarını
sağlayan bir insan hakkıdır. Aynı zamanda; sosyal güvenlik, Sosyal
Hukuk Devleti içerisinde yer alan ve bu ilkeyi oluşturan temek
kavramlardan birisidir. Bu esası göz önüne alan Anayasa koyucu
Sosyal Güvenlik hakkını da düzenlemiş ve 60. madde ile “Herkes
Sosyal Güvenlik Hakkına sahiptir. Devlet bu güvenliği sağlayacak
gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” hükmünü
getirmiştir. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın,
müvekkilin maluliyet aylığı talebini, sağlık kurulu raporlarına
itibar etmeyerek ve hukuka aykırı davranarak reddetmek suretiyle
kişinin en doğal hakkı olan ve Anayasanın yukarıdaki maddesi ile
ifade edilen Sosyal Güvenlik Hakkının elinden alınması sonucunu
doğurmuştur ki bu da Anayasaya aykırı bir durum ortaya
çıkarmıştır. Yukarıda belirtilen süreçlerde Müvekkil Kanunda
sayılan şartları taşıdığı halde Sosyal Güvenlik Hakkından
mahrum bırakılmıştır.   

Davalı Kurum tarafından ileri sürülen maluliyeti gerektirecek
rahatsızlığının sigortalı oluş tarihinden öncede var olduğu
iddiası tamamen mücerret olup, Kurum tarafından yapılan işlemin
haksızlığı sonraki aşamada ortaya çıkmıştır. Ancak geçen
süreçte Müvekkil hak kazandığı halde sırf Kurumun haksız ve
Kanuna aykırı varsayıma dayalı gerekçesi nedeni ile aylıklarının
ödenmemesine sebep olmuştur. Müvekkile bağlanan malullük aylığı
sonrasında, Müvekkilin hak kazanmış olduğu halde ödenmeyen
aylıklarının Kurum tarafından ödenmesi için işbu davayı açma
zarureti hasıl olmuştur. 

HUKUKİ DELİLLER	: İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Mevzuatı ve ilgili
Kanun

DELİLLER			: Müvekkile ait davalı Kurumda mevcut şahsi sicil
dosyası, müvekkile ait sigortalı hizmet dökümü, Çeşitli
hastanelerden alınmış Sağlık Kurulu Raporları, Askerliğe
elverişli olmadığına dair belge, Kurum tarafından verilen maluliyet
talebinin reddine ilişkin belgeler, bilirkişi incelemesi ve her
türlü sair deliller.

SONUÇ VE İSTEM	: Yukarıda kısaca sunmaya çalıştığımız ve
resen dikkate alınacak nedenler doğrultusunda, davamızın kabulü ile
Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, hak kazanmış
olduğu halde Davacı Müvekkile ödenmeyen malullük aylığının,
başvuru tarihi olan 10.12.2003 tarihinden malullük aylığının
bağlanma tarihi olan 01.03.2009 tarihine kadar ödenmesine ve vekalet
ücreti ile yargılama giderlerinin Davalı yana yükletilmesine karar
verilmesini bilvekale saygı ile talep ederim. 17.02.2014

				

									    DAVACI VEKİLİ

									

EKİ	: Delillerde belirtilen belgeler